Merhaba! Ben Okyar,

Sebahattin, “Eeee, artık seni anlatan bir ‘Hakkımda’ yazısının zamanı geldi” deyince sanki kendi kendimin dedikodusunu yapacakmışım gibi hissediverdim birden. Biraz düşününce gerçek de bu. Ben kendimi anlatacağım.

Şimdi eteklerimdeki taşları dökeceğimi bekliyorsunuz değil mi? Çok beklersiniz.

Kim kendini anlatırken karanlık yanlarını da ortaya koymuş ki ben koyayım? Buradaki felsefi düşüncem Özdemir Asaf’ın iki mısralık şiirindedir;

            “Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu
             Birinciliği beyaza verdiler…”

Bir kasaba çocuğuyum. Salihli. Üniversitede okumak için bir çıktım, çıkış o çıkış… Ailemin kökleri oradadır, hala gider gelirim. Sanırım İstanbul’un en güzel –bana göre- dönemlerinde ucu ucuna parası yeten bir öğrenci olarak öğrenci olaylarından nasibini almış bir şekilde İTÜ Elektronik Fakültesini bitirebilme şerefine sahip oldum.

Sonraki bütün iş hayatım ara sıra başka ülkelerin ve şehirlerin de araya girmesine rağmen hep İzmir oldu. Mühendislikten yöneticiliğe çok kısa sürede geçiş yapıp çooook uzun yıllar orta ve üst kademe yöneticilik yaptım. Hala da devam ediyorum. Durmak yok.

Hayatımın fotoğrafla olan kısmını detaylı olarak buradan okuyabilirsiniz. Burada kısaca fotoğrafçılık tarafımın Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi ile olan ilişkisini anlatıvereyim; fotoğrafa başlama nedenim etrafımdaki her şeyin ve herkesin zaman içinde yok olup gideceğinin farkına 1972 yılında varmamdır. Buna rağmen babamın tek kare fotoğrafını çekmek nasip olmadı. Sonrasında fotoğraf çekmek geçim kaynağımdı. Okul harçlığımı fotoğraf çekerek çıkarmaya başladım. Bakın hala Maslow’un birinci seviyesindeyim. Üçüncü seviyenin sonu ve dördüncü seviyeye geçişim 1988’lerde oldu. Hala her şey ve herkes yok olup gidiyordu…

Ve nihayetinde beşinci seviyede, ki bu 2000’li yıllara denk geliyor, fotoğraf hayatımda boşalttığım her zamanı ele geçirmişti. Ve hala her şey ve herkes yok olup gidiyordu…

İFOD‘a 2014 yılında katılmamla, birlikte olduğum fotoğrafçı arkadaşların fikirleri ve tarzlarıyla birlikte, fotoğraf kavramı okuduğum onlarca kitaptan öğrendiğim fikirler ve yılların bana verdiği “alaylı” deneyimi ile çok daha anlamlı olmaya başladı. Artık kaydettiğim görüntüler arasında “fotoğraf” diyebileceklerimin sayısı artmıştı. Birçok karma sergiye katıldım ve tek başıma sergiler açtım. Birçok yarışmada derecelerim var. Bunları sadece yaptığım işlerin bir göstergesi olarak değerlendiriyorum. Şimdi bir itiraf yapabilirim; “Ne zamandan beri fotoğraf çekiyorsun?” diye sorarsanız, ilk makinayı elime 1967 yılında almama rağmen fotoğraf çekmeye 2004 yılında başladım. İlk on bin fotoğrafı da saymazsak 2011 yılı doğru tarihtir diyebilirim. Ve hala her şey ve herkes yok olup gidiyordu…

Takıntılarım var. Analog makinaya dönüş yaptım. Bir taraftan da film çekip banyo yapıyorum. Değişik film banyolarının formüllerini araştırıp eski topraklar neler yapmış inceliyor ve deniyorum. Cep telefonu ile fotoğraf çekmeyi seviyorum. Büyük rahatlık.

Sebahattin ile tanışmam fotoğraf hayatıma farklı bir boyut getirdi. Hayatlarımızdaki birçok benzerlik, yöneticilik vasıflarımız ve fikir olarak anlaşabilmemiz fotoğraf için yeni projeler üretmek konusunda beni motive ediyor.

Canlı cansız görebildiğimiz ve algıladığımız her şeyde sevecek bir yan bulabiliyoruz. İnsanları seviyoruz. Fotoğrafı seviyoruz ve paylaşıyoruz. Ve hala her şey ve herkes yok olup gidiyor…

Bilginin paylaştıkça değerleneceğine inanıyoruz.
Bizimle bilgilerinizi, düşüncelerinizi paylaşır mısınız?

Blogumuzda yayınladığımız yazılarımızdan ilk siz haberdar olmak istiyorsanız,
yalnızca e-postanızı belirterek abone olabilirsiniz.

Manşet

Kamera Ölçüm Sistemi her zaman doğru mu ölçer?

Kamera Ölçüm Sistemi her zaman doğru mu ölçer?

28
İlk başladığım yıllarda, "Kameralarda zaten bir ölçüm sistemi var, ne gerek var harici bir ışıkölçere" diyordum. Bugün geldiğim noktada kameralarımızın ölçüm sisteminin her sahne için o kadar da mükemmel olmadığını daha doğrusu olamayacağını anladım, bunu defalarca deneyimledim. Bu makalemde, kamera ölçüm sistemi ile harici -el tipi- bir ışıkölçer arasındaki farkları nedenleriyle açıklamaya çalışıyorum.

POPÜLER İÇERİKLER

Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

24
Dijital kameralar hayatımıza girdiğinden beri megapiksel yarışı devam ederken, son birkaç yıldır özellikle kamera çözünürlüğü alanında büyük bir artış yaşandı, 41 Megapiksel kameralı telefonlardan...
Nikon D810 Ayarları

Nikon D810 Ayarları

Buna benzer birçok yazı
E-Posta Kutunuza
gelsin ister misiniz?

Bültenimize abone olun, yeni içerikler ilk size gelsin.

Teşekkürler. Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyin.