Kristal'e Mektuplar

Atatürk – 100. Yıl Anısına

Nereli olduğumu sordu. Türk olduğumu söyledim. Hiç beklemediğim bir cevap verdi; “Atatürk’ün çocuğusun yani” dedi. Heyecanlanmıştım. Sohbeti sürdürdüm. Birçok kimseye inanılmaz gelebilir ama bana şunları söyledi; “En büyük Müslüman Atatürk’tür. Biz Bangladeş olarak onun öğrettiği yoldan gittik ve özgürlüğümüze kavuştuk. Fakiriz ama onun yaptıklarını yaparsak fakirlikten de kurtulabiliriz. O sadece Türklerin değil tüm Doğu halkları için de büyük bir liderdir”…

-

ANILAR: Mehmet Ali Ergöz, Gemi Mühendisi

Yıl 1988, yer Ekvador’un Guayaquil şehri. Gemideki işim bitince, çevreyi tanımak için dolaşmaya çıktım. Bir okula rastladım. Okulun girişindeki alanda 5 tane büst gördüm. Birinci büst Simon Boli Var’a aitti. İkincisi Che Guavara, üçüncüsü Fidel Castro, Dördüncüsü Emiliyano Zaparta ve Beşinci büst Mustafa Kemal Atatürk’e aitti. Büstleri inceleyip İspanyolca açıklamaları anlamaya çalışırken, öğretmen olduğunu düzgün İngilizcesi ile söyleyen bir kişi geldi. Nereli olduğumu sordu. Türk olduğumu söyleyince, içtenlikli bir ilgi gösterdi. Atatürk hakkında konuşmaya başladık. Türk devrimi konusundaki bilgisi yüksekti. Atatürk’ü, saygı duyduğu diğer 4 devrimciden ayrı tuttuğunu söyledi. “O yalnızca ülkesini kurtarıp modern bir ulus yaratmakla kalmadı, ezilen uluslara evrensel bir örnek yarattı. İnsanlık tarihinde hiçbir lider bunu başaramamıştır” dedi. O an duyduğum övünç ve mutluluğu unutmam mümkün değildir.

Yıl 1999, Hindistan’ın Visakhapatnam limanındayız. Şehri dolaşırken büyük bir kitapçı dükkânına girdim. Çocuklar için kısaltılmış İngilizce dünya klasikleri dizisi olduğunu gördüm. İncelediğim listede ‘Atatürk’ün Hayatı ve Devrimleri’ isimli bir kitap bulunuyordu. Listede olmasına rağmen raflarda yoktu. Görevliyi buldum ve diğerleri ile bu kitabı istediğimi söyledim. Görevli, okulların yeni açıldığı, ilginin fazla olması nedeniyle kitabın kalmadığını, ısmarladıklarını ve bir hafta sonra uğramamı söyledi. Ertesi gün limandan hareket edeceğimiz için zamanım olmadığından bu kitabı alamadım. Bir yandan bütün kitabevi benim olmuş gibi mutlu oldum, diğer yandan, derin bir acı ve üzüntü duydum. Dünyanın öbür ucunda, çocuklara öğretilen Atatürk kendi ülkesinde üstü örtülmüş, Yetkili yerlere gelen kişiler O’nu bu ülke gençliğine öğretmemek için her şeyi yapmışlardı. Üzüntümün nedeni buydu…

Kristale Mektuplar

Fotoğraf: Hamit Yalçın
Instagram: @hamityalcn

Yıl 2003, Kamerun’un Douala Limanındayız. Kütük kereste yüklenecek. Yükün sahibi, gemiye yüklemeye nezaret edecek bir kaptan göndermişti. Kaptan Hırvat’tı. Zabitan odasına geldiğinde, gelenin karşısına düşen duvardaki Atatürk resmini görünce duraladı. Bir süre durduktan sonra resme doğru yürüdü. Saygı ifade eden davranışlarla resmi nazikçe düzeltti ve hepimizin yüreğine bir ok gibi saplanan şu sözleri söyledi; “Siz bu insanı ve ideallerini anlayamadınız. Anlamış olsaydınız bugün Avrupa kapılarında sürünmez, Avrupalılar sizin kapılarınızda bekleşirlerdi”…

Yıl 2017, Bangladeş’in Chittgong limanındayız. Gemiden inmiş limanın çıkış kapısına doğru gidiyordum. Takkeli, entari ya da şalvar giyimli, yaşlı birisi ile hafifçe çarpıştık. Nedeni o olmamasına karşın özür diledi ve konuşmaya başladık. Nereli olduğumu sordu. Türk olduğumu söyledim. Hiç beklemediğim bir cevap verdi; “Atatürk’ün çocuğusun yani” dedi. Heyecanlanmıştım. Sohbeti sürdürdüm. Birçok kimseye inanılmaz gelebilir ama bana şunları söyledi; “En büyük Müslüman Atatürk’tür. Biz Bangladeş olarak onun öğrettiği yoldan gittik ve özgürlüğümüze kavuştuk. Fakiriz ama onun yaptıklarını yaparsak fakirlikten de kurtulabiliriz. O sadece Türklerin değil tüm Doğu halkları için de büyük bir liderdir”…

Sevgili Kristal, tükenmişlikten başarı yaratmamıza rehberlik yapanlara bizden selam olsun…

Onları saygı, minnet ve şükran duygularıyla anıyoruz.

Mikdat Besni

İLİŞKİLİ İÇERİKLER

Sanatsal Fotoğrafın Yapı Taşları

Fotoğrafın, anlatım gücünün yoğun, insan mekân ilişkisinin güçlü, loş ışıklı bir ortam olmasına rağmen çok büyük oranda izleyiciye karanlık nokta sunulmadığını ve derinlik boyutunun da katkısıyla güçlü özellikleri dikkat çekmektedir.

Kristal’e mektup var

Yazılarımı özlemişsiniz. Yazdığınız mektup beni duygulandırdı. Beni seven ve yazılarımı arzulayanlara nasıl hayır diyebilirim ki…

Kristal’den Mektup Var

Posta kutuma düşen bir mektup sürpriz oldu. Kristal göndermiş. Kısaca, mektubunda Mikdat Bey’den uzun zamandır haber alamadığını ve merak ettiğini yazıyor ve bilgi rica ediyordu. Ben de kendisine, Mikdat Bey’le konuşmasak da sosyal medyadaki paylaşımlarından dolayı iyi olduğunu bildiğimi yazmaya niyetlendim.

10 Kasım’da Atatürk’ü düşünmek

Bugün yine 10 Kasım. Muhtemelen yine Anıtkabir ziyaretlerinde birçok yazı yazılıp, Atatürk’ün fikirleri ve işaret ettiği yol hakkında en ufak bilgisi olmayanların “Atam izindeyiz” dediği bir gün olacak. Ve görev savmanın dayanılmaz hafifliği ile hayata devam edilecek.

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

YORUM YAPILDIĞINDA BANA BİLDİR
Bana bildir
guest

4 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Öner BÜYÜKYILDIZ
Öner BÜYÜKYILDIZ
Makale Puanlama :
     

Anılarınızla gururlandırdınız bizleri, teşekkür ederiz Mikdat hocam.

Vefatının 82. yılında ulu önder Atatürk’ü saygı ve rahmetle anıyorum.
“Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime, And içerim”

Mikdat Besni
Mikdat Besni
Yorumun sahibi  Öner BÜYÜKYILDIZ

Hatırasına ve eserine saygıyla…
Teşekkürler…

Sebahattin Demir
Yönetici

Anlamlı günde, bu anlamlı yazıyla bir kez daha;
Hatırasına ve eserine saygıyla, minnetle.
Teşekkürler Mikdat bey.

Mikdat Besni
Mikdat Besni
Yorumun sahibi  Sebahattin Demir

Sebahattin Hocam bu makaleyi tekrar yayına almakla ne iyi yaptınız…
Minnetarım.
Çünkü o eşsiz insanın farklılığını, örnek bir insan oluşunu ve liderliğini, tekrar tekrar hatırlamamız gerekiyor.

Makale yazarı

Mikdat Besni
Mikdat Besni
Veteriner hekim olarak kamuda çalıştı. Son görev yeri olan Susurluk’ta yaşamaktadır. Sayısal teknoloji ve interneti fırsat bilerek fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Sadece çekip paylaşmak ve izleyerek fotoğrafın öğrenilemeyeceğini anlayınca, ciddi yayınlardan kaynak oluşturdu.Verdiği fotoğraf kursları sayesinde fotoğrafın inceliklerini öğrendi. Çeşitli ortamlarda iyi fotoğrafları yorumlayarak bilincin gelişmesine, iyi fotoğrafın ve fotoğrafçının ön plana çıkmasına destek olmaya çalışmaktadır. Susurluk Fotoğraf ve Sanat Akademisi Derneğinin Kurucu Başkanıdır. Fotono21 ve ASFOD onur üyesi olarak taltif edilmiştir. Fotoğrafın bir hobi aracı olarak görülmesini, sanatsal açıdan tuzak olarak görmektedir. Fotoğrafçıyım diyenlerin, yaratıcı yenilikler içerisinde olması gerektiğine inanmaktadır. Fotoğrafın Aksakallarının rehberlik yapması ve ufuk açıcı yeni çalışmalar içerisinde olması gerektiği düşüncesiyle, gerek şiir ve gerekse yorum olarak bir başyapıt olan Mihriban Türküsünü, ülkenin çeşitli yerlerinden 18 arkadaşıyla birlikte fotoğrafik olarak anlatan çevrimiçi Düşünme Biçimleri atölyesini, Fotono21 bünyesinde gerçekleştirmiştir.Bazı yurtiçi fotoğraf yarışmalarına jüri üyesi olarak davet edilmiştir. Bunlar içinde ülkemizin savunma destanı olan Çanakkale Savaşları Tarihi Alan 1. Fotoğraf Maratonuna yapılan çağrıyı fotoğraftan aldığı en büyük ödül olarak görmektedir.

MANŞET

POPÜLER İÇERİKLER