Dron Fotoğrafçılığı – Konulara Yukarıdan Bakmak

Genel tanımı ile hava fotoğrafçılığı, uzun yıllar uçakların ve helikopterlerin tekelindeydi. Daha sonra balon, paraşüt gibi nispeten insanları belli sürelerde havada tutabilen donanımlar sayesinde çeşitlilik kazanmaya başladı. Ancak yine de yaygın değildi. Ve para, daha da önemlisi cesaret isteyen bir işti.

_

Benim Dron fotoğrafçılığı ile tanışmadan önce bu konuda yıllar önce karşıma çıkan ilk isim Alp Alper olmuştu. Tesadüfen bir sergisini gezmiş sonrasında da sanal ortamda (@alp_alper) takip eder olmuştum.

Tabii bu iş profesyonel olarak yapan insanlarda var.

Yine adları şu anda aklıma gelmese de (İzzet Keribar olabilir) ayağı yere sağlam basan fotoğrafçılardan da hava fotoğraf çekimleri/denemeleri yapanlar olmuştur.

Multikopter tanımı altında önce çocuk oyuncağı olarak satışa sunulan küçük hava araçlarının gelişmesi ile hava fotoğrafçılığı kolayca erişilebilecek bir duruma geldi. Bu multikopterlere genel olarak “dron” diyoruz. Dron fotoğrafçılığı ile ilgili internette oldukça fazla bilgi ve video bulmak mümkün. Eline dron alan video çekip yayınlamış. Video çekmeyen de -benim gibi- yazıya döküyor.

Bu kadar genel tanımdan sonra artık asıl diyeceklerime gelsem iyi olacak.

Dron Fotoğrafçılığı nedir?

2016 yılında gerçekleştirdiğim ve “Pekin’de üç gün” yazımda sizinle paylaştığım Çin seyahatimde gözümü karartıp ve de paraya kıyıp (!) 100 USD verip bir dron aldım. Çin’deyiz ya, hesapta hesaplı alacağız. Döndüğümde aynı modeli daha uygun fiyata internet satış sitelerinde gördüğümde çok bozulduğum söylenemez 🙁 Nihayetinde bir “dron” um vardı. Ve artık havadan fotoğraf çekebilecektim. Dronu ilk havalandırdığımda rüzgârın etkisiyle ben “Geri gel, aşağı in” komutu vermeme rağmen o “Hayır” diyerek karşı apartmanın dördüncü kat balkonuna hızlı bir iniş yaptı. Kapıyı çaldım. On yaşlarında bir çocuk açtı. Ben, aynen çocukluğumuzda balkona topunu kaçırmış çocuk ifadesiyle “Şey, sizin balkona uçağım düştü” dedim. Çocuk bir şey demeden balkona gitti ve elinde benim sevgili dronumla gözleri faltaşı gibi açılmış konuşamadan bana uzattı, teşekkür edip kaçtım. Vermese vermez. Ya da “Bir daha görmeyeyim” diyerek pervanelerini kırıp verse top kesmek gibi bir şey olacak ve sesimi çıkaramayacağım.

Anladım ki aramızda şaka olsun diye söylediğimiz “İyi mal ağır olacak” lafı bir efsane değil, dibine kadar gerçekmiş. Yaşayarak öğreniyorsun. Ve benim ilk dron, sevdiğim bir arkadaşımın çocuğuna “Aman ha rüzgârlı havada uçurmayın” tembihi ile hediye gitti.  

Ben size Salihli’li olduğumu söylemiş miydim? Bunu kesin bir yerde kulağınıza çıtlatmışımdır. Bunu ifade etmek hoşuma gidiyor. Salihli, lise sona kadar gençliğimin en güzel yıllarını yaşadığım Ege kasabası. Hala bağlarım durur ve gitmek için kendime fırsat yaratırım. İşte bu güzel şehrin belediyesi 2018 Ekim ayında “Salihli Belediyesi 2 nci Fotoğrafçılar Buluşması ve Foto Maratonu, 11-14 Ekim 2018” düzenledi. Birincisine işlerim nedeniyle katılamamıştım.

Bu sefer sorun yoktu. Salihli bilgilerimi tazelemek için hem haritada hem de internette gezindiğimde şunu fark ettim; Salihli’yi bildiğimi sanıyormuşum. Özellikle çevre köyleri hakkında çok az bilgim varmış. Ciddi bir çalışma ile gidilecek yerlerin listesi oluşturuldu. Ne tarz kompozisyonlar oluşturacağım yazıldı. Ve tabii ki kafamdaki temel soru “Farklı ne yaparım ve nasıl yaparım?” idi. Yeğenimi de çağırdım. Niye mi?

“Onun dronu var

Güzel mi güzel…”   

Mekan seçimi

Hadi size bu gezideki önem verdiğim fotoğraf mekânlarını da söyleyeyim. Olur da bir gün Salihli’ye yolunuz düşerse gidersiniz demeyeceğim, bana haber verin birlikte gideriz;

Sart Harabeleri, Gökeyüp Köyü, Adala Kanyonu, Kemerdamları (Gölmarmara’nın Salihli ilçe sınırı içinde kalan köyüdür. Buradan göl kenarındaki balıkçıların yanına gidilir), Tren istasyonu, Çingene mahallesi (aman dikkatli olun ve yalnız gitmeyin), Demirköprü baraj gölündeki balık çiftlikleri (Gökeyüp köyüne giderken), Göçmen mahallesinde deri atölyeleri (artık kalmışsa). Buralar dron fotoğrafçılığı için harika yerlerdir.

Basit olarak dron, dört pervane, gimbal üzerine monte edilmiş bir fotoğraf makinası, güçlü pil ve kumanda aletinden oluşuyor. Kumanda aletine telefonunuzu bağlayıp dron programı ile uçuruyor, fotoğraf ve video çekiyorsunuz. Ayrıca oldukça pahalı olan sanal gerçeklik (virtual reality) gözlüğüne benzer bir şeyi takıp telefon olmadan direkt siz drondaymışsınız gibi uçuş yapabiliyorsunuz. Bu durumda telefona ihtiyacınız kalmıyor. Bu kullanım tarzı pilot ve fotoğrafçının -eğer dron kullanmasını bilmiyorsa- ayrı kişiler olması halinde oldukça güzel işe yarıyor. Tıpkı benim Salihli Fotomaratonunda yaptığım gibi.

12 Ekim 2018 sabah fotomaraton kaydımızı yaptıktan sonra Gökeyüp köyüne doğru yola çıktık. Köy sakindi ve ertesi gün köy meydanında nişan töreni olacağını öğrenerek ayrıldık. İkinci durak Sart harabeleriydi. Burada ilk hava çekimlerini gerçekleştirdik. Ben VR gözlüğü taktım, yeğenim dronunu havalandırdı. İstediğim pozisyonlara tarifle getirterek gözlük üzerindeki deklanşörden çekimleri yaptım. 13 Ekim Cumartesi sabahı yolumuz direkt Kemerburgaz üzerinden Gölmarmara kıyısı oldu. Yine aynı şekilde ben gözlükle göl kıyısına kadar balçıklara bata çıka gittim. Yeğenim geri planda uçuşu gerçekleştirdi. Yine telefonla pozisyon verdim ve çekimleri yaptık.

Yatay bakıp, dikey görebilmek

Eğer görüntü kaydetmek değil de fotoğraf elde etmek istiyorsanız, havadan çekimlerdeki en önemli konu nedir biliyor musunuz? Yatay (Horizontal) bakıp dikey (Vertical) görebilmek. Teknik resim çizimi yapanların kolayca yapabildiği bir şey olsa da zihninizde bir imge elde etmeniz gerekiyor. İşte bu çok zor. Bu anda bir uygulama yapalım; gözünüzü sıkıca kapatın ve mavi bir top hayal edin. Yapabildiniz mi? Sanmıyorum. Beynimiz o kadar meşgul ki bizim “mavi top” onun umurunda olmuyor.

Şimdi yandaki mavi top fotoğrafına tıklayıp açtıktan sonra, otuz saniye odaklanıp bakın ve gözlerinizi kapatıp mavi topu zihninizde canlandırın. Daha kolay oldu değil mi?

Bu alıştırmaya devam edip daha sonra farklı nesnelerin fotoğrafına bakarak yapmak gerekiyor. Sonunda bir nesne adı söyleyip buna bakmadan hayal edinceye kadar devam etmek iyi bir alıştırma oluyor. Benim yaptığım alıştırma boş masa üzerine bir şey koyup gözümü masa hizasına getirerek dikeyden ne göreceğimi düşünmek şeklinde devam etti.

Mavi top

Bu bir süre sonra genel uygulamada “fotoğraf yapmak” alıştırmasına dönüşüyor. Yani öncesinde kompozisyonu zihninizde kurguluyorsunuz sonra makinayı alıp çekiyorsunuz. Elektronik mühendisliği eğitimi alan birisi olarak hiç görmediğimiz, tutmadığımız şeyleri düşünüp, hesaplar yapmak, devrelere kurmak bizim işimizi kolaylaştırıyor. İşte bu kadar basit. Değil tabii ki…

Öğleden sonra dönüşleri Salihli Fotomaraton merkezine oluyordu. Burada birçok farklı şehirden gelen fotoğrafçı arkadaşlarla birlikte olduk ve sohbet ettik. Cuma akşamüstü sohbetinde Muğla Fotoğraf Derneği Başkanı (Deniz Aydemir) Sart harabelerinde yağmur damlalarının olduğu bir camın arkasından yapılacak fotoğrafın yarışmada şansı olduğunu söyleyince –vakit çok geç olmadığı için- kalkıp tekrar Sart’a gittim. Arabayı harabelerinin önüne kadar çektim, camına su fışkırttım ve fotoğraf çektim. Yani böyle durumlarda üşenmiyorsunuz, kalkıp gidiyorsunuz.

TFSF yönetimi de Fotomaraton boyunca Salihli’deydi. Güzel sohbetlerimiz oldu. Cumartesi akşamüstü geç vakit fotoğraflarımın işlemesini yapıp (Son bir değerlendirme ve rötüş için Beyhan Özdemir’den (@beyhanozdemir51) destek aldım) teslim etmek üzere kayıt masasına giderken ayaküstü Fujifilm İzmir’den Ediz Han Eren “Fotoğrafları bir görebilir miyim” dedi, birlikte baktık. Demez mi ”Sen işi bitirmişsin biz fotoğraf vermeyelim” diye. Karşılıklı gülüştük. Pazar günü ödül törenine kalmak gibi niyetim yoktu. Yola çıktık. Meşhur odun köftecisinde akşam yemeğini hallederken telefon geldi: çingene mahallesinde nişan töreni varmış. Haydiii gerisin geri… Mahalleye girdik. Ortam rahat. Ben daha önceden tanıdığım iki kişiyi de bulup sohbet edince iyice içlerine giriverdik. Kız evi. Ben müstakbel gelin adayını o güzel kıyafeti içinde fotoğraflarken bir ara yanıma sonradan Antalya’dan geldiğini öğrendiğim bir fotoğrafçı kız geldi. Bir kareyi aynı anda çektik. Birbirimize gösterdik. Aşağı yukarı aynı kare. Bana “Siz bunu vermeyeceksiniz ben vereyim” dedi. “En az bir sergileme alırsın” diyerek lafa devam ettim; “Ben fotoğraflarımı teslim ettim”.

Aydın Fotomaratonunda Karina’da uçurduğumda kıyı güvenlik jandarma yüzbaşısı otomatik tüfeğinin emniyetini açarak bana doğru koştu. Çok ucuz atlattım. Aydın Fotomaratonu da yeğenin dronu ile geçiştirildi. Bu serüvenden size sunabileceğim fotoğraf çıkmadı. Sildim hepsini ☹.  

Ve kendime bir dron aldım

Kullandığım dron kamerası yeni nesil ve markası Hasselblad. Oldukça değişik çekim modları var. En çok hoşuma giden “Spherical panoroma”. Bu çekimi yaptıktan sonra kısa bir videoyu kendi kendine yapıyor. Bunun haricinde sadece fotoğraf çekmek amacıyla kullanıyorum.

Bu işi dron yazılımı yapıyor. Eğlence olsun diye yaptım. Instagram’da paylaştığımda çok iyi fotoğraflarımdan daha fazla beğeni alması beni ziyadesiyle sevindirdi (!), gözlerim yaşardı…

En önemlisi uçuş yapacağınız zamanki hava, rüzgâr durumu ve yakın çevrenizdeki uçuşa yasak bölgeler. Bunun için UAV Forecast kullanıyorum, dron fotoğrafçılığı için tasarlanmış ve ben çok memnunum. Yaklaşık 45 km/saat hızındaki havada rahatlıkla uçurup fotoğraf çekimi yapabiliyorum.

Sıcağı sıcağına eşimin işi nedeniyle Nisan sonunda beş gün Konya seyahatimiz oldu.  İlk ciddi uçuşumu Soner Yaman ile birlikte meşhur kadınlar pazarının içinde yaptım. Bir sonraki durak Meke gölüydü. Arkasından Karaman’daki Kayaköy. İzmir dönüş yolunda Beyşehir gölünde çekim yaparım demiştim. Ancak fırtınaya yakın yağmurla karışık bir rüzgâr uçuş yapmamı engelledi. Aynı şey başıma giderken de Salda gölünde geldi ☹

Önemli bir sorun ise kuşlar. Özellikle martılar dronu (İHA) hiç haz etmiyor. Direkt saldırıyorlar. Kaçarsanız peşinizden gelip gagalamaya çalışıyorlar. Youtube’da martının düşürdüğü bir dron videosu izledim. Bana da deniz kıyısında saldırdılar. Ancak biz Atatürk çocuğuyuz. En iyi müdafaa hücumdur. Saldır… Kaçırdım hepsini 😊

İHA (İnsansız Hava Aracı) uçurmak dünyada olduğu gibi bizde de kurallara bağlı. Aracınızın SHGM (Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü) kaydı olması gerek. Bunula ilgili bir yönetmelik var. Amatör uçuşlar yani 500 gramdan hafif İHA’lar için izin başvurusu gerekmiyor. Ancak ben eğitimini alıp İHA-0 ve İHA-1 pilot sertifikası aldım. Bu şu demek; 25 kg kapasiteye kadar İHA uçurabilirim. Yani bir kurye firmasının İHA ile mal teslimatında görev alma imkânım var. Hedefim Tanzanya’da Viktorya gölünde bu işi yapmak;

Firma bu konuda yarışlar düzenliyor. Tahminim gelecekte birçok yerde İHA ile teslimatlara başlayacaklar. Bu konuya iki yıl önce Linked-in deki bir yazımda geçmişteki posta güvercinleri ile İHA ları karşılaştırarak son cümlede “geleceğin yeni mesleği İHA pilotluğudur” demiştim.

Amatör olarak çıkabileceğiniz en yüksek nokta 120 metre.

Namussuz alet 119 metrede (Meke Gölünde bu yükseklikdeydim) kalıyor. Ancak ayarlara girip 500 m seçimi de yapabiliyorsunuz 😊. Eğer programı kırarsanız 1000 metreye kadar çıkılabiliyormuş. Deneme ihtiyacı duymadım. 500 metre benim için yeterli. O da kırsal kesimde. 50 metreden sonra dronu göremiyorsunuz.

Yukarıdaki fotoğrafta 500 metre yukarıya çıktım. Tam gölün kenarında havalandırdım. İniş için en sevdiğim mod RTH (Return To Home) yani kalktığın yere in. İHA çok iyi bir GPS’e sahip olduğu için iniş noktasının hatası bir metreler civarında kalıyor. Bu sefer hemen arkamda çınar ağaçları vardı. Kendimden gayet emin RTH tuşuna bastım ve beklemeye başladım. Ancak ekrandaki görüntü bana biraz garip geldi. Sistem 50 metreye indiğini gösterdiği anda havaya baktığımda bir şey göremiyordum. Kulağıma birkaç köpeğin ortalığı yırtan bağrışları gelince ayırdına vardım. Benimki çınar ağacının arka tarafında çarşı içine sallana sallana inişe geçmiş. Hemen manuel moda alıp yükselttim ve görüş mesafeme getirerek elle indirdim. İHA’nın her tarafında engel algılayıcı sensörler olmasına rağmen çok ender de olsa bu hataları yapabildiğini daha sonra internetten öğrendim. 

Her şey sizin kumanda ekranınızda.

Büyük havaalanına 8 km mesafeden fazla yaklaşamıyorsunuz. Dronu 8 km uzağa kadar gönderebiliyorsunuz. Ben Bostanlı-Karşıya sahilinde 2 km kadar uzağa gönderdim. Şehir merkezinde zaten uçuramıyorsunuz. İnsan sayısı beş kişiyi geçti mi kalabalık bölge oluveriyor.

Bostanlı Sahili (Mavişehir tarafı), Karşıyaka, İzmir. Kırmızı dairenin içindeki benim. Nasıl Yakışıklı çıkmışım di mi?

Geçenlerde dron yüzünden Londra Stansted hava limanı kapatıldı. Muhtemele İngiltere dron fotoğrafçılığı ile ilgili yeni düzenlemelere gidecektir. Bizde ise iyice yaygınlaşınca ne olacağını hayal bile edemiyorum.  Mesela adamın kız arkadaşı uçakta, o da dronu götürmüş uçağın penceresinden fotoğraflamaya çalışıyor. Olur mu olur. 

Salihli fotomaraton sonuçlarını merak etmiyor musunuz? Tahmin etmiştim. Pazar günü töreni instagramdan canlı izlemeye başladım. İki fotoğrafım değerli bulunmuştu. Ve bu iki fotoğraf da dron ile Göl Marmara’da çektiğim fotoğraflardı.

Yarışmada derece alan tüm fotoğrafları bu linkte görebilirsiniz.   

Dron fotoğrafçılığı alanında sizin deneyimleriniz oldu mu? Bu deneyimlerinizi, okuduğunuz yazı ile ilgili yorum**-90*-larınızı aşağıdaki “Yorumlar” kısmından bizimle paylaşın.

Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

avatar
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bana bildir
Sebahattin Demir
Yönetici

Okyarcığım,

Bunu başlangıç olarak kabul ediyoruz öyle değil mi?
Seninle dron destekli fotoğraf projelerimizi ağızımdan kaçırabilir miyim burada?
Güzel yazı güzel çalışmalar,
Emeklerine sağlık.

Sevgiler.

Okyar Atilla
Ziyaretçi
Okyar Atilla

Sevgili dostum,
Öncelikle sana iyi yolculuklar diliyorum. Dönüşte güzel seyahat yazılarını bekliyoruz.

Dediğin gibi “Dron Fotoğrafçılığı” olarak temel bir yazı çıkarmaya çalıştım. Bu konuya merak eden arkadaşlarımızın araştırarak elde edebileceği bilgilerden ziyade benim tecrübelerimi ortaya koymaya çalıştım. Tabii ki elimizde böyle bir seçenek ile “yaparız” dediğimiz projelerin olması doğaldır. Mesela antik kentlerin dron ile fotoğraflanması gibi… Angor Wat-Kamboçya antik tapınağın bu tarz videosunu izlemiştim. Harika görüntüler. Yine bir çok fotoğrafçı arkadaşımız drone ile Türkiye’yi fotoğraflıyorlar. Zaman zaman videolarına internette rastlıyorum. Bakalım zaman ne gösterecek.

Sevgi ve saygılarımla

Soner Ali D.
Ziyaretçi
Soner Ali D.

Okyar bey tebrikler.
Böyle bir bilgiye ihtiyacım vardı tam da.
Ben de dronlara kafayı taktım son zamanlarda.
Siz hangi marka aldınız sakıncası yoksa. Memnun musunuz, tavsiye edermisiniz?
Selamlar.

Neslihan
Ziyaretçi
Neslihan

Aaaa dronlar da girdi işin içine, ne güzel.
Çok güzel kuş uçuşu projeler bizi bekliyor, harika.
Hadi bekliyoruzzzz…

Öner BÜYÜKYILDIZ
Ziyaretçi
Öner BÜYÜKYILDIZ

Öncelikle yeni oyuncağınız hayırlı olsun Okyar bey. Kırımsız uçuşlar dilerim.
“Bizde dron” deyince aklıma haftasonu oğlumla yaptığımız kamp geldi. Ben tutuşmamak için inat eden mangalı yellerken tepemizde uçan dronu görmüş ve “bunun rüzgarı mangalı iki dakikada tutuşturur” diye düşünmüştüm. Dron sahibi pek sıcak bakmadı bu fikrime ama belki siz denemeye değer bulursunuz 😀 Ne dersiniz 😀

Resit Mentesoglu
Ziyaretçi
Resit Mentesoglu

Vermis oldugunuz bilgiler icin tesekkur ederim. Drone almak bende istiyorum. Arastirma asamasindayim simdilik.

Önder Köktürk
Ziyaretçi

teşekkürler Okyar bey

Okyar Atilla
Ziyaretçi
Okyar Atilla

Değerli katkılarınız için ben teşekkür ederim.

Önder
Ziyaretçi
Önder

Hocam kolay gelsin elleriniz dert görmesin ❤️🧿hocam flaşlı çekim teknikleri ve modları yazınızı bekliyoruz heyecanla birhan önce sabırsızlanıyrouz

Okyar Atilla
Ziyaretçi
Okyar Atilla

Önder Bey çok teşekkürler. Flaş fotoğrafçılığı başlı başına bir uğraş alanı. Bu konuda kısa kısa ısınma çalışmaları yapıyoruz. Ancak temelde doğal ışığı tercihimiz yeteri kadar üzerine eğilmemizi geciktiriyor. Sebahattin ile konuşup bunun ciddi bir planını yapalım.

Bu makaleyi paylaş

Okyar Atilla
Geçmişte bir ara mühendisti. Şimdi tam zamanlı yönetici, gerçek zamanlı fotoğrafçı. Gündem "Fotoğraf" ise akan suları durdurur. Seyahat denildiğinde kapının önündedir. Klasik müzik ve kitap olmazsa olmazıdır. İki sokak köpeği, muhtelif sayıda kedi ile sürekli temas halindedir. Hızını alamadı mı dağda bayırda bulduğu gerçek köpeklerle konuşur. Sürekli sorgular. Merak ettiği bir konu olursa elinden kimse alamaz. "Bilgi ve sevgi paylaştıkça çoğalır" ilişkilerinin ana fikridir.

ÖZEL MAKALE

Fotoğraf ve Propaganda

Rembrandt - The Anatomy Lesson of Dr Nicolaes Tulp
Günümüz dünyasında görsellik, iletilerin yayılmasındaki en önemli unsurlardan biri olarak, ortak dil oluşturmaya zemin hazırlamaktadır. Görselliğin bu derece ön planda oluşu hiç kuşkusuz etki alanının geniş olması, dikkate değer bulunuluşu, bellekte uzun süre kalması, gerçek oluşu gibi konuları da beraberinde getirmektedir. Fotoğrafın ilk çıktığı yıllarda “gerçeklik” ve “inandırıcılık” gücünden hiç şüphe edilmemekteydi. Dolayısıyla kuşkusuz bir inançlar silsilesi, adeta sosyal bir belgeydi.

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Lens kalibrasyonu nedir, nasıl yapılır

Back-Front Focus Problemi Nedir, Nasıl Anlaşılır, Lens Kalibrasyonu Nasıl Yapılır?

Eğer Lens kalibrasyonu nedir, nasıl yapılır merak ediyorsanız, bu yazımda ayrıntılı açıklamaları ve örnekleriyle AF Sistemi (otofokus) hassas ayar yöntemlerini bulacaksınız.

POPÜLER İÇERİKLER

Arthenos | Diyafram nedir, fotoğrafta diyafram ayarları nasıl yapılır, alan derinliği nedir, ISO nedir, perde hızı nedir, doğru pozlama nedir

Diyafram Nedir? Fotoğrafta Diyafram Ayarları

Diyafram nedir?Objektiflerin önüne monte edilmiş, fotoğrafını çekeceğiniz objeden yansıyan ışınların, aynanın veya algılayıcının üzerine ne yoğunlukta düşeceğini belirleyen...
Rembrandt - The Anatomy Lesson of Dr Nicolaes Tulp

Fotoğraf ve Propaganda

Pozlama Ölçüm Modları

Pozlama Ölçüm Modları

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

Buna benzer birçok yazı
E-Posta Kutunuza
gelsin ister misiniz?

Bültenimize abone olun, yeni içerikler ilk size gelsin.

Teşekkürler. Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyin.