Ana Sayfa BLOG Fotoğraf Tarihine Kısa Bir Yolculuk

Fotoğraf Tarihine Kısa Bir Yolculuk

_

19.yüzyıl için bir icatlar yüzyılı demek sanırım yanlış olmaz. Çünkü 19. yüzyılın başından itibaren birçok bilim adamı ve araştırmacı, yaptıkları çalışmalarla insanoğlunun yaşamını derinden etkileyecek birçok buluş gerçekleştirmişlerdir. Bu dönemde kronolojik olarak lokomotif, buharlı gemi, silindirli baskı makinesi, bisiklet, demiryolu, alüminyum, elektrikli telgraf, odundan kağıt yapılması ve lastik tekerleklerin bulunuşu gibi birçok icat, teknolojik gelişmelerin bir sonucu olarak ortaya çıkmış ve toplumsal değişimlere bir ivme kazandırmıştır. 1800’lü yıllarda gerçekleşen teknolojik gelişmeler ile ekonomik ve toplumsal değişimler, bir yandan varolan sanat dallarının biçimlerinin değişmesine, yeni formlar kazanmasına diğer yandan da yeni sanat dallarının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Fotoğraf tarihi de böyle başlamıştır.

19. yüzyılın en önemli icatlarından ve ortaya çıkan sanatlardan birisi de fotoğraftır.

Bu anlamda insan yaşamını büyük ölçüde değiştiren icatlar arasında fotoğraf önemli bir yere sahiptir. Fotoğraf, icadının ilk yıllarında önceleri salt teknolojik bir araç olarak görülmüş, daha sonra toplumsal ve kültürel işlevlerinin yanında estetikle olan ilişkisi değerlendirilerek bir bilim ve sanat dalı olarak kabul edilmiştir. Yeni bir buluş olarak topluma sunulan fotoğraf, önceleri salt teknik ve araçsal işlevi olan bir etkinlik olarak düşünülmüş, zamanla araçsal işlevinin yanısıra toplumu değiştirme, biçimlendirme, yönlendirme özelliği ve estetikle ilişkisi fark edilerek 20. yüzyılın başlarında da bir sanat dalı olarak kendini göstermeye başlamıştır. Fotoğrafın teknik bir araç olmaktan çıkıp sanatsal bir ifadeye ve özgün bir dil yetisine kavuşması, fotoğrafın mucitlerinin daha ilk yıllarda gösterdikleri üstün çabalarla mümkün olmuştur.

Fotoğraf, eğitimden belgelemeye, iletişimden bilim ve sanata kadar insan yaşamının hemen hemen bütün alanlarında kullanılan bir araçtır. Fotoğrafın icadı ve kullanım olanakları sayesinde iletişim, “söz ve yazı”dan “görüntü”ye dönüşmüştür. Toplumsal ve ekonomik yaşamın önemli ölçüde değişmesine neden olan teknolojik ilerlemeler, 19. yüzyılın ilk yarısında fotoğrafın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Fotoğrafın mucitleri, yaptıkları teknik deneyler, araştırmalar ve uygulamalar ile fotoğrafı, yaşamın vazgeçilmez bir parçası durumuna getirmiştir.Hem bir etkinlik, hem bir kitle iletişim aracı hem de bir sanat olarak fotoğrafın varlığı kabul edilmiş ve kendine özgü anlatım olanaklarına kavuşturulmuştur.Bir sanat alanı olarak değerlendirilmesinde ve görsel sanatlar içerisinde önemli bir konuma gelmesinde 19.yüzyıl boyunca yapılan teknik araştırmaların ve estetik yaklaşımların büyük rolü olmuştur.

Fotoğraf Tarihi ve Onun İçerisinde Kısa Bir Yolculuk
L. Mande DAGUERRE (1838)

Fotoğraf, 20. yüzyılın başlarında peş peşe ortaya çıkan sanat akımlarının içinde de yerini almış, birçok deneylere ve arayışlara girişilmiş, fotoğrafın çağdaş sanat akımlarıyla ilişkileri ve bu akımların ideolojilerinin fotoğrafa etkileri değerlendirilmiştir.

Teknik uygulamalar fotoğrafa müdahalenin temellerini oluşturmuştur.

Toplumsal değişimler, sosyal, kültürel gelişmeler, teknik ilerlemeler ve sanat alanındaki yeni tavırlar kuşkusuz fotoğraf sanatını da etkilemiştir. Bu etkileşim, fotoğrafın türlerini, konularını ve tekniklerini değişime uğratmıştır. Fotoğrafta uygulanan teknik, estetik ve ideolojik amaçlı müdahale yöntemleri fotoğrafın kendine özgü dilinin oluşmasını sağlamış ve anlatım olanaklarının sınırsızlığının farkına varılmıştır. Böylece fotoğrafa müdahale anlayışı yeni bir boyut kazanmıştır. Bilgisayar teknolojisinin sağladığı olanaklarla ortaya çıkan sayısal fotoğrafik dil, yeni anlatım olanakları kazanmış ve fotoğrafta farklı estetik arayışlar zorunlu hale gelmiş, teknik olanakların gelişmesi ve fotoğrafın çoğaltılabilirlik özelliği kitle iletişimindeki önemini artırmıştır.

19.yüzyıla ait bilime inanma, bilime dayanma, aydınlanma felsefesinin toplumları etkilemesinin sonuçları, pozitivist düşüncenin gelişimi, aynı zamanda fotoğrafın bilimsel olarak ele alınıp değerlendirilmesini de gündeme getirmiştir. Fotoğrafı ortaya çıkaranların, teknik olanaklarını araştıranların, fotoğrafa estetik açıdan yaklaşarak onu, tekniğin de ötesinde bir sanat biçimi olarak ele alanların, belgesel işlevinin yanında sanatsal bir dilinin de oluşmasını sağlayanların teknik, estetik ve ideolojik yönden fotoğrafa bakışları, fotoğrafın bir sanat dalı olarak kabul edilmesinde önemli roller üstlenmiştir.

Fotoğraf Tarihi ve Onun İçerisinde Kısa Bir Yolculuk
Eadweard MUYBRIDGE (1878)

Fotoğraf hem bir faaliyet, hem bir kitle iletişim aracı, hem de kendine özgü kuralları olan, toplumda ve sanat alanında geçerliliğini koruyabilen bir sanat olarak, çağdaş sanatların içinde yerini almıştır. Sanatların birbirinden bağımsız olmadığı ve sanatın artık tek başına ele alınmamaya başladığı günümüzde fotoğraf sanatı da diğer sanatlarla birlikte kullanılmaktadır.

Çünkü fotoğraf, başlı başına bir materyaldir. Yani malzeme ve teknik olarak çeşitli biçimlerde kullanılabilme özelliğine sahiptir. Çünkü fotoğraf, sadece mekanik ve teknik bir işlem değil, onun da ötesinde diğer sanat dallarıyla bütünleşmeye en yatkın etkinliklerden birisidir.

Bütün sanatlar arasında bir ilişki vardır ve bu ilişki, farklı sanat alanlarında kullanılan teknikler yoluyla her bir sanat alanının gelişimini, yaratılan eserleri ve birbirleri arasındaki bağları etkiler.

Artık sanat dalları arasındaki sınırlar giderek yok olmaya başlamış, farklı sanat dallarının kaynaşmasından da yeni sanat alanları ortaya çıkmıştır. Çalışmalarında müdahale yöntemlerini olabildiğince kullanan fotoğrafçılar, fotoğraf sanatı ile diğer sanatlar arasında bir ilişki kurmuşlar ve sanat dallarıyla bütünleşmeye en yatkın araçlardan biri olduğunu göstermişlerdir. Yenilikçi sanatçılar yapıtlarında kullandıkları yöntemlerle, fotoğrafın dilinin yeni biçimler kazanmasını sağlamış ve klasik “fotoğraf çekmek” eylemini “fotoğraf yapmak” kavramına dönüştürmüşlerdir. Böylece çağdaş fotoğraf sanatında teknik olanakların yanısıra anlatım olanaklarının da sınırları aşılmaktadır.

Fotoğraf Tarihi ve Onun İçerisinde Kısa Bir Yolculuk
Andy WARHOL

Fotoğraf; günlük etkinliklerimizle birleşmiş ve aynı zamanda da hayatın evrelerini belirleyen önemli fenomenlerden birisidir. Bütün cüzdanlarda, çantalarda, okul sıralarında, oturma ve yatak odalarının duvarlarında fotoğraflar yer alır. Bunlar bazen ailenin, acı anılarıyla, saygı duyduğu ölüleriyle dolu küçük kutsal merkezlerdir. Güvenlik yönetimi, polisiye durumlara, arama-taramalara, adli hatalara karşı koruması amacıyla insanları vesikalık fotoğraf çektirmeye zorlar. Vesikalık fotoğraflarımız öylesine kusursuz erdemlere sahiptir ki, kendi öz kişiliğimizin gerçekten yerine geçer ve hatta kendi kendimizden daha gerçek hale gelir.

Fotoğraflarla gezilerin ve sevdiğimiz yerlerin sadık anısını da saklamasını isteriz.

Bir süre sonra tanıklık, gerçekten daha canlı olur. 1900’lü yılların başında fotoğraf kartpostalları tanıtılarak bütün dünyaya yayıldı. Yüzyıldan fazla bir süredir de tüm dünyada gidilen yerlerin kartpostallarından satın alarak dostlarımıza, gittiğimiz yerlerin birer kanıtı – belgesi olarak göndeririz. Fotoğraf 18 Ağustos 1839 tarihinde resmen bir icat olarak kabul edildi ve aristokrasinin kendi portrelerini çektirerek varlıklarını ölümsüzleştirmek amacıyla kullanılan bir araç konumuna geldi. Portre fotoğrafçılığına Disderi yeni bir boyut getirdi ve fotoğraf levhasını dörde bölerek portre fotoğrafları çekmeye başladı. Boyutların küçülmesi ile birlikte poz süresi de kısalmaktaydı. Portre halka mal olmaya başlamıştı. Toplumun tüm sınıflarından insanlar temiz ve düzgün kıyafetleriyle makine önünde poz veriyordu. Fotoğrafçı vitrinlerinde ünlü ve soylularla halktan kişiler yan yana duruyordu ve “çok ünlü kişilerin fizyonomisinde hiçbir anlam kalmadığı” konuşuluyordu. Ailelerde albümler oluşturuluyor, kendi fotoğrafları yanında ünlü ve önemli kişilerin de fotoğrafları saklanıyordu. Bu fotoğraflar yalnızca portrelerden oluşmuştu ama bir ailenin, bir toplumsal sınıfın, bir partinin portreleriydiler ve bu albümler ülkelerinin görsel panoramasını oluşturuyordu. Hiçbir zaman insan, geçmiş yüzyıllarda kendi görüntüsünü bu kadar çok bulma fırsatını bulmamıştı.

1860’lardan itibaren polis kayıtları, askeri istihbarat, ansiklopediler, aile albümleri, kartpostallar, antropolojik kayıtlar, savaş muhabirliği, foto-röportajlar ve vesikalık fotoğraf gibi hemen her yerde kullanılmaya başlandı. 1888 yılına kadar fotoğraf makinası seçkinlerin kullanacağı bir araç konumundayken, Kodak halkın da kolaylıkla kullanabilmesi için ucuz ve pratik fotoğraf makinasını üretti ve piyasaya sundu. Kullanım olanaklarının çok geniş olması ve hızlı bir biçimde yaygınlaşması, fotoğraf endüstrisinin ve teknolojisinin de hızla gelişmesini sağladı. Taşınabilir fotoğraf makinasının icadı, fotoğraf çekimini bir tören olmaktan çıkarıp, bir “refleks”e dönüştürdü.

1960 ve 70’li yıllarda savaş, özellikle de Vietnam Savaşı, insanlar tarafından fotoğraf aracılığıyla tanınmış ve anlaşılmıştır.

Özellikle savaşa karşı çıkışta, fotoğrafın payı önem kazanmıştı. Asya, Afrika ve Latin Amerika’daki ulusal kurtuluş mücadeleleri, sömürgecilerin yaptıkları ve sömürgenin batışı fotoğraf aracılığıyla beyinlerde daha iyi kavranabilmiştir.

John Berger, fotoğrafın birbirinden çok farklı iki kullanımından sözeder ve bu ayrımın da belirlenmesi gerektiğini söyler. Birincisi, özel yaşantılarla ilgili fotoğraflardır. Örneğin; bir insanın portresi, aile fotoğrafları, arkadaş grupları ya da içinde yer alınan herhangi bir toplumsal grup içindeki kişisel fotoğraflar, belleğe katkıda bulunmak üzere bir hayattan alınmış görüntülerdir. İkincisi genel amaçla kullanılan fotoğraflardır. Genel fotoğraflar, çoğu zaman başlangıçta bizimle hiçbir ilişkisi olmayan bir olayı ya da yakalanmış bir görünümler dizisini sunar. Bu tür fotoğraflar bize tüm yaşanmış deneyimlerden kopmuş bilgi verir. Kendi içlerinde belli bir anlam taşımadıkları, tümüyle yabancı birinin -yani fotoğrafçının- belleğindeki imgelere benzedikleri için fotoğraflar her türlü kullanıma açıktırlar.

Fotoğraf Tarihi ve Onun İçerisinde Kısa Bir Yolculuk
Eugene SMITH

Portre, manzara, vesikalık, gezi fotoğrafları, araştırma ve inceleme amaçlı yapılan seyahatlerde çekilen fotoğraflar uzun süre fotoğrafçılığı tekeli altına alan temalardır. Ancak fotoğraf teknolojisindeki gelişmeler, uygulama alanlarını artırmış ve fotoröportajı gündeme getirmiştir. Belgesel nitelik taşıyan fotoröportaj; günü gününe tarihi oluşturan siyasal, askeri, dinsel, ekonomik ve toplumsal hayatın görüntülerini çok çabuk çoğaltan güncel röportajdır. Fotoğraf makinesi, gözümüzden daha duyarlı, elimizden daha sadık bir araç olarak bütün deney ve araştırma alanlarında çok önemli bir işlev üstlenmiştir. Özellikle bilimsel araştırmalarda araştırmacı ve bilim adamlarının vazgeçilmez araçlarından birisi haline gelmiştir.

Yaşamdaki irili ufaklı birçok olayların fotoğraflanması, insanoğlunda bilinçlenmeyi teşvik etmiştir. Milyonlarca insan fotoğraf aracılığıyla gerek geçmişten gerekse günümüzden bilgiler toplamakta ve deneyim kazanmaktadır. Bu nedenle de fotoğraf, içinde bulunduğumuz yüzyılımızın hala en önemli anlatım ve kullanım araçlarından bir tanesidir.

Sonuç olarak;

Fotoğraf makinesi sosyologlar için mükemmel bir araç konumundadır ya da elinde fotoğraf makinesi olanlar birer amatör sosyolog konumundadır. Çünkü fotoğraf, gerçekliği yalnızca yorumlamakla kalmayıp bir bakıma dünyanın da birer yorumudur. Susan Sontag’a göre ‘fotoğraf çekmek’ bir olay, üstelik olup bitene müdahale etmek, ideolojik bir mesaj vermek, saldırmak ya da küçümsemek gibi haklara sahip bir olaydır.

Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Doç. Dr. A. Beyhan Özdemir
1965 yılında Gaziantep’te doğdu. 1982-1986 yılları arasında Ankara Üniversitesi DTCF Macar Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okudu. 1986’da girdiği Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi “Sinema-TV Fotoğraf” Bölümü’nden 1990 yılında mezun oldu. 1992’de DEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Çağdaş Macar Sineması” konusundaki master teziyle Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. 1992 yılında TRT İzmir TV’sinde yardımcı yönetmen olarak çalıştı. DEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü’ndeki Doktora çalışmasını 1996 yılında tamamladı. Fotoğrafın ortaya çıkışı, bir sanat olarak değerlendirilmesi ve günümüzde fotoğrafa müdahalenin teknik, ideolojik ve estetik boyutlarının incelendiği doktora teziyle “Bilim Doktoru” ünvanı aldı. Bugüne kadar yurtiçinde ve yurtdışında 36 kişisel sergi açtı. Çeşitli dergilerde yazıları yayınlandı, ulusal ve uluslararası toplantılarda konferanslar verdi. 60’tan fazla karma sergiye katıldı, dia gösterileri yaptı. 3 tanesi uluslararası olmak üzere toplam 20 ödül, çok sayıda sergileme aldı. Çeşitli fotoğraf yarışmalarında jüri üyelikleri yaptı. 40’a yakın ülke ve 300 civarında şehre fotoğraf yolculuğu yaptı. 2013-2015 yılları arasında TFSF Başkan Yardımcılığı yaptı. Gaziantep Fotoğraf Sanatı Derneği (GAFSAD) ve İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği (İFOD) üyesidir. Halen Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) Başkanı ve DEÜ GSF Fotoğraf Bölümü öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

Abone ol
Bana bildir
guest
Makale Değerlendirme
Makaleyi 5 yıldız üzerinden değerlendirin
Yorum formu, web sitesinde yer alan yorumları takip etmemize izin vermek için Adınızı, e-Postanızı ve içeriğinizi kaydeder. Yorum göndermek için lütfen web sitemizdeki Koşulları ve Gizlilik Politikamızı okuyun ve kabul edin.
7 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Satır İçi Geribildirimler
Bütün yorumları göster
Sebahattin Demir

Beyhan hocam,

Bu anlamlı ve güzel katkılarınız çok teşekkür ediyoruz.
Bunun, gelecekteki güzel yeni yazılarınızın habercisi olmasını diliyoruz.

Selam ve sevgilerimle.

Hüseyin Ç.

Güzel, düzgün ve anlaşılır bir dille kaleme alınmış, çok güzel bir derleme yazısı olmuş. Beyhan beye bu anlamlı çalışma için teşekkür ediyorum. Faydalanacağım çok bilgi var bu yazıda.

gulay

tesekkurler..print aldim.. okulumdaki ogrencilerimle paylasacagim. emeklerinize saglik

burhan

selam…yazıda beyhan hocanın kendi çekmiş olduğu fotolardan örneklerde göreydik çok daha memnun olurduk.bizim gibi amatörler için böyle fırsatlar çok önemli çünkü.sabahattin hocam teşekkürler bizim fotoğraf dünyasından değerli kişiler ile tanışnamızı sağlıyorsunuz.renk canlılık getirdiniz tebrikler…

Okyar Atilla

Burhan bey, hem blog yazarı hem Beyhan hocanın yakın fotoğrafdaşı olarak söylediğinizin gelecek diğer yazılarında olacağının garantisini gönil rahatlıyla verebilirim. Değerli hocamızı “şu işin başından ele al, arkadan yazacağın yazılarla bütünlük oluşsun” diye yönlendirme yaptığımız için fotoğrafın ilk sayfasını açtı. Değerli yorumunuz için ben kişisel olarak teşekkür ediyorum. Ne mutlu ki takipçilerimiz düşündüklerini çekinmeden paylaşıyor. İyi akşamlar diliyorum.

burhan

okyar hocam cevap için saolun..daha şimdiden heyecanlandim :)…çok iyi gidiyorsunuz…bizde faydalanıyoruz..selamlar

Öner BÜYÜKYILDIZ

Beyhan bey hoşgeldiniz.
Güzel yazınızı keyif alarak okudum. Değerli katkılarınız için teşekkür ederim.
Yeni yazılarınızla sizi aramızda daha sık görmek ümidi ile.
Sağlıcakla kalın.

POPÜLER İÇERİKLER

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

ISO; fotoğraf makinenizin ışığa duyarlılık düzeyidir. ISO numarası ne kadar düşük olursa ışığa duyarlılık o kadar düşük olur, ISO sayısı arttıkça fotoğraf makinenizin hassaslığı artar.

Tipik olarak ISO değerleri 100-200 (Baz ISO)'dan başlar ve geometrik olarak katları şeklinde artış gösterir. ISO dizisi: 100, 200, 400, 800, 1600, 3200, 6400, 12500, 25000 vb.

Buna benzer birçok yazı
E-Posta Kutunuza
gelsin ister misiniz?

Bültenimize abone olun, yeni içerikler ilk size gelsin.

Teşekkürler. Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyin.

7
0
Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x