Ana SayfaÜRÜN İNCELEMEKameralarFujifilm X-E3 ve XF 18-55mm f/2.8-4.0 incelemesi: Sayfa 2

Fujifilm X-E3 ve XF 18-55mm f/2.8-4.0 incelemesi: Sayfa 2

-

Fujifilm X-E3 ve XF 18-55mm f2.8/4.0 OIS incelemesinin 2. sayfasına oojgeldiniz beyaa! İlk sayfada daha çok teknik özellikler ve kullanıma bakmıştık. Bu sayfada fotoğraf ve video kalitesine bakacağız.

Biliyorsunuz ki Fujifilm deyince aklımıza film benzetmeleri geliyor. Bazı insanlar Provia, Velvia, Astia, Chrome vs.. gibi film benzetmeleri yüzünden Fujifilm sistemini seçiyorlar. Abartmıyorum. Aşağıdaki karşılaştırmalarda genellikle Provia (standart seçim) kullandım ama bir-iki durumda Pro.Neg Std. seçmişim, orada da bunu hatırlattım zaten.

Ek olarak, X-E3’ün RAWlarını Capture One 21 Express ile işledim. Ne zaman Adobe veya başka bir yazılım kullansam Fujifim kullanıcıları “ama Capture One varken Fujifil’e haksızlık ediyorsun” diyorlardı, bu yüzden burada bin bir işkenceye katlanıp Capture One kullandım. İşkence şuradan başladı:

Capture One programında dosya yönetimi bir veritabanı ile yapılıyor, bu yüzden dosyaları işlemeden önce bunları o veritabanına aktarmanız lazım. DxO PhotoLab’da klasöre gidip doğrudan işlemeye başlıyorsunuz. Şu incelemede bu iki sistemin avantaj ve dezavantajlarından bahsetmiştim.

Sebahattin hoca kızacak ama ben Capture One’a hala ısınamadım. Ara yüzü eski geliyor bana, aradığım şeyleri her zaman bulamıyorum. On1, Luminar, DxO ve Adobe yazılımlarını kullanmak daha rahat gibi ama belki sorun bendedir. Her neyse, diyeceğim odur ki X-E3’e “haksızlık” olmasın diye cidden uğraşıp diğer gövdelerin RAWlarını Adobe ve DxO’da işledim, X-E3’ünkileri de Capture One’da işledim. Yani “ama Adobe kullanınca X-Trans’ın hakkını vermiyorsun” diye itiraz etmeyin 🙂

X-Trans’ın güzellikleri ve eksikleri… Bayer olsa her yazılımla sorunsuz işleyecektik.

Yukarıda bir manzarada 3 farklı film benzetmesi görüyorsunuz. X-E3’te tek çekimde aynı anda 3 farklı film benzetmesi kaydetme ayarı var. İyi bir şey ama nedense ayrıca 3 ayrı RAW kaydediyor. Halbuki tek RAW kaydet, geri kalanlar JPEG olsun (Olympus EM1 II böyle yapıyor mesela).

Bir örnek daha. Soldan sağa Provia, Velvia, Classic Chrome

Yukarıdaki fotoğraf -3 EV’de ISO200’de Samyang 12mm f/2.0 ile f5.6’da çekildi ve Capture One’da sadece pozlamayı +2.2 EV açtım (3EV hoşuma gitmedi, 2.2 EV yeterince iyiydi). Soldaki fotoğrafın tamamı, sağdaki %100 hali. Gürültü azaltma bile yok, sadece EV ayarı var. X-E3 RAWlara da biraz gürültü azaltma uyguluyor (daha çok renk gürültüsünü azaltıyor) ama sonuç cidden çok iyi bence. Asıl fotoğraf çok karanlık, sağdaki son halinde hemen her detay görünüyor. Bazı sitelerdeki “-5EV az pozla, sonra RAW’da +5EV aç” ile uğraşmadım çünkü şimdiye kadar -5EV az pozlama yaptığımı hatırlamıyorum.

X-E3’e geçmeden önce 18-55mm lense bakalım isterseniz.

NOT: Fotoğrafların tam boyutlarını görmek için üzerlerine tıklayın.

Fujinon XF 18-55mm f/2.8-4.0 R LM OIS

Fujifilm’in bu lensinin adı uzun geldiyse size başka bir örnek vereyim: Tamron AF 18–250 mm f/3.5-6.3 Di II LD Aspherical [IF] Macro 🙂

18-55mm X sisteminin ilk kit lensiydi. Hatta ilk değişken odaklı ve ilk titreşim azaltmalı lensiydi. İlklerin lensi 🙂 Tam çerçeve görüş açısı eşleniği 27-84mm. Rakiplerinin kit lensleriyle karıştırmayın; bu lensin dışı metal (rakipleri polimer), diyaframı f/2.8-4.0 (rakipleri f/3.5-5.6), sessiz ve hızlı sayılabilecek odak motoru var (18-55 çıktığından piyasadaki 18-55mm kit lenslerin bazıları yavaş ve sesli odaklıyordu). Yalnız bu lens rakip “kit” lenslerden de bayağı pahalı (hak eder mi hak etmez mi, onu aşağıda göreceğiz).

Ek olarak, bu lens 16MP algılayıcılarda optik olarak çok başarılıydı. Ben X-E2’de beğenmiştim ama 24/26MP APS-C algılayıcıda hiç denememiştim.

Lensin solunda iki anahtar var

XF 18-55mm f/2.8-4 OIS lensin dışı metal. En dipten en uca kadar 3 halka var: Diyafram (en ince, gövdeye en yakın halka), odak uzunluğu değiştirme ve odak mesafesi ayarlama halkaları. Sol tarafında titreşim azaltma aç/kapa ve diyafram halkasını aktifleştirme anahtarları var. Bazı yeni lenslerde (mesela Sigma ve Tamron’un bazı ucuz lenslerinde) hiçbir anahtar yok, her ayarı gövdeden yapmak zorundasınız ki fotoğraf çekerken menüye dalmak can sıkıcı oluyor.

Canon’un RF lenslerinde de 3 halka var ama 3. halkayı özelleştirmek de mümkün. Mesela RF 24-105mm f4L IS’teki 3. halkayı diyafram, ISO veya pozlama telafisini değiştirmek için kullanabiliyorsunuz. Fujifilm’den de aynı güzelliği bekliyorum şahsen 🙂 Belki yeni versiyonda böyle bir fonksiyon da gelir…

Lens 18mm’de f2.8, 21mm’de f3.2, 33mm’de f3.6, 37mm civarında f4.0 oluyor. Bazı sitelerde 24mm’de f4.2 oluyor diyorlar ama bendeki kesinlikle 23mm’nin altında f3.2 oluyor. 18mm’de boyu en ufak, 55mm’de yaklaşık %70 daha uzun oluyor.

18-55mm güneşlikle ve arka kapakla beraber 350 gram civarında. Toz/nem geçirmezlik yok. 55mm’de 0,15x büyütme veriyor ki bayağı az. Filtre çapı 58mm, titreşim azaltma yaklaşık 3.5 durak avantaj sağlıyor (Fujifilm’in rakamı, bence 2.5-3.0 durak civarı). Odak halkası lens elemanlarına bağlı değil (fly-by-wire sistemi var) ama elle odaklamak yeterince hassas geldi bana. Halkayı hızlı çevirirseniz odak mesafesi hızlı değişiyor, yavaş çevirirseniz odak mesafesi yavaş değişiyor.

Keskinlik en açık diyaframda orta bölgede yüksek, kenarlarda idare eder. En keskin odak mesafesi 35mm gibi gördüm ama 18mm f2.8’den 55mm f4’e kadar da orta bölgede iyi sayılır. f2.8’de köşeden köşeye keskinlik beklemezseniz lens işinizi genel olarak görecektir. En açık diyaframda da keskin olsun derseniz bütçenizi daha da yükseltmeniz gerekli. Yani bu lens ile 18mm’de f2.8’de manzara çekemezsiniz. Bir de şunu söylemeden geçmeyeyim: 18mm’de 18mm f/2.0 lensten daha iyi, yani bu lensiniz varsa 18mm f/2.0’a gerek yok çünkü orta ve köşelerde by 18-55mm lens 18mm lensten daha iyi.

Geometrik bozulma ve köşe kararması doğal olarak biraz yüksek çünkü lens f2.8 diyaframa rağmen ufak sayılır. Sony 16-50mm kit lens kadar berbat değil ama 18mm’deki geometrik bozulmayı düzeltince sanki lens 1-2 mm daralıyor gibime geldi:

Soldaki düzeltilmemiş RAW, sağdaki düzeltilmiş JPEG. Manzara çekimlerinde geometrik bozulma (bombelik diyeyim) çok rahatsız etmez, sadece buradaki gibi biraz açı kaybı olacak ki birçok “modern” aynasız lenste bu var zaten. %100 görünüm için resme tıklayın.

Capture One bu bombeliği çok daha dramatik düzeltiyor:

Dikkat ederseniz Capture One 18mm’de düzeltme yapınca çitler bile kalmamış (varsayılan düzeltme olan 100 ayarında)

Panasonic 14-45mm f3.5-5.6 OIS Panasonic’in 45-200mm ile beraber ilk kit lensleriydi. Bu 14-45mm lens keskinliğiyle meşhur. Ek olarak GH4 üzerinde Olympus 12-100mm f4 Pro’yu da denedim ki 18-55mm gerçekten keskin bir lensin karşısında nasıl duruyor.

Video sırasında odak uzunluğunu değiştirmek de yumuşak sayılır. Örneğin Panasonic’in 14-45mm lensi keskin ama videoda odak mesafesi ayarlamaya çalışırsanız video “zıplıyor” çünkü mesela 14’ten 20mm’ye yumuşak değil kademeli şekilde geçiyor (“zoom” halkası Fujinon lens kadar hassas değil).

Fujifilm X-E3 ve Fujinon 18-55mm f/2.8-4.0 OIS

Aşağıda hem X-Trans algılayıcı hem Fujinon lensin performansını örneklerle ve karşılaştırmalarla gösterdim. Elimizde binlerce Dolarlık ölçüm cihazları olmadığından tarlaya bayıra şehre çıkıp iyi tanıdığım gövde ve lenslerle karşı karşıya koydum.

Sonsuza odakta 18mm

“P” ile başlayan dosyalar GH4, “D” ile başlayan X-E3 RAW sonucu (makine çıktısı JPEG değiller). Panasonic’in RAWları DxO Photolab 4 Elite, X-E4’ünki Capture One 21 ile işlendi.

Üstteki sıradaki lens Olympus 12-100mm f4 Pro, altta soldaki Lumix 14-45mm, sağ alttaki Fujinon 18-55mm. Hepsi en açık diyaframdalar (Olympus f4, Fujinon f2.8, Panasonic f3.5). Olympus’u hem 12mm hem 15mm’de kullandım.

Capture One 21’de her türlü lens düzeltmesini açtım. Işık saçılması, lens keskinliği, renk bozulması düzeltmesi vs.. Ne varsa. Sonuç değişmedi. Çerçevenin en köşesinde en açık diyaframda (f2.8) bu lens Olympus ve Panasonic’in gerisinde kalıyor. Panasonic lensin en açık diyaframda en köşede bu kadar keskin olmasına şahsen şaşırdım.

Orta bölgeye bakalım:

Orta bölgeler. Fujinon lens en açık diyaframda gene geride.

Fujinon f2.8 olduğundan biraz dezavantajlı ama arada önemli fark var. Buradaki en ucuz lens olan Panasonic 14-45’in bile gerisinde.

Şimdi f4’e bakalım. Bu sefer Olympus’u çıkardım ve Fujinon’u sadece Panasonic ile karşılaştırdım:

Üstteki sıra Fujinon, alt sıra Panasonic. Soldakiler makine çıktısı JPEG, sağdakiler RAW’dan işlendi.

f4’te Fujinon lens en kenarda bayağı toparlamış ve makine çıktısı JPEGlerde 24-16 MP fark sayesinde biraz daha fazla detay veriyor gibi. RAW’da durum biraz daha farklı. DxO Photolab varsayılan olarak tanıdığı lensin hatalarını Capture One’a göre daha iyi düzeltiyor gibi duruyor. Capture One’da da biraz keskinlik verdim ama Fujinon lensi Panasonic lens seviyesine getiremedi. RAWları işledikten sonra 16-24MP farkına rağmen arada detay farkı yok.

Acaba benim lenste mi bir hata var? Orta bölgeye bakalım (sadece makine çıktısı JPEGlere):

Soldaki Fujinon sağdaki Panasonic

Orta bölgede Fujinon biraz daha detaylı. JPEG işlemeden de 24-16MP farkından da geliyor olabilir. Orta bölgede doğal olarak optik kusurlar daha az.

f5.6 ve f8’e bakalım:

Soldaki f5.6, sağdaki f8

Gözleriniz yanlış görmüyor. X-E3 ve 18-55mm lens hem f5.6’da hem f8’de doğru odak yapamamış! Bunu sonradan farkettim. Mesela 35mm f11’de ve 55mm f4’te de odak hatası olmuş (çok hafif ama keskinliği etkiliyor). Benzer hataları X-H1 ve X-T3’te 56mm f1.2 ve 16-50mm kit lens ile de alıyordum arada. Yani makine “odakladım, çekebilirim” diyor ama aslında odak hatalı. %99 orta noktayı kullandığım halde bu böyle. Çok sık olmuyor ama nerede ne zaman böyle yapacağını anlamadığımdan artık her çektiğim fotoğrafı %100 yaklaştırıp odak kontrolü yapıyorum. Aynasız makinelerde böyle odak yanlışlarının olmaması lazım (tekli odakta).

Not: Yaklaşık 300 fotoğraf ve video örneği çektiğimden odak hatası olan fotoğrafları yenilemedim (geri gidip aynı ayarlarda fotoğraf çekmedim).

Soldakiler Fujifilm 18mm f8 sağdakiler Panasonic 14mm f7.1. İkisi de varsayılan makine çıktısı JPEG. Büyük hali için üzerine tıklayın.

Yukarıdaki örnekte de Fujifilm 18-55mm lens f8’de bile kenarlarda Panasonic’in biraz gerisindeyken orta bölgede 24MP avantajı sayesinde biraz daha iyi. Bir de DxO PhotoLab ile GH4’ün RAW dosyasını işledim ve dosya boyutunu 24MP’ye getirdim. Bakalım ne olacak:

İkisi de 24MP. Hangisi Fujifilm hangisi Panasonic?

Fujifilm 18mm f8, Panasonic 14mm f7.1. Hepsi makine çıktısı JPEG:

Son 18mm örneği. Burada RAW dosyaları kontrastlı bir sahnede bayağı bir pozlama-gölge-parlak alan ayarı yapmam gerekti, renklerin doygunluğunu arttırdım, beyaz ayarlarını biraz sıcak hale getirdim. “DSC” ile başlayanlar Fujifilm, “P” ile başlayanlar Panasonic:

Yukarıdaki gibi “rahat” düzenlemeler için X-E3’ün algılayıcısı zaten çok yeterli. Hatta GH4’ün “eski ve ufak” algılayıcısı bile yetmiş.

Son olarak 18mm’de f8’e bakalım:

Sonsuza odakta 35mm

Sol üsttan sağ alta: 35mm f3.6, f4.0, f5.6 ve f8 (f11’de odak hatası vardı, buraya almadım) Bunlar çerçevenin en sol kenarları.

35mm’de Fujinon lens en iyi performansını veriyor. Yukarıdakiler makine çıktısı JPEGler. RAWları biraz işlersem performans çok daha iyi olacaktır. f8’de en kenarlar bile çok iyi. Orta bölgede f3.6’da bile çok keskin (35mm’de). Şimdi bir de Panasonic 14-45mm ve GH4 ile karşılaştıralım:

Soldaki Fujifilm, sağdaki Panasonic

Panasonic’in JPEG çıktısı biraz daha keskin ama Fujifilm’in 24MP-16MP avantajı bunu biraz kapatıyor gibi.

Fujinon 35mm f8 Panasonic 25mm’de f7.1, işlenmiş RAWlar:

Soldakiler Fuji sağdakiler Panasonic. Üst sıra orta bölge alt sıra kenar.

Sonsuza odakta 55mm

55mm’de f4’te Fujinon lens çok az odak hatası yapmış o yüzden keskinlik az görünüyor. Yukarıda f5.6’yı verdim. 55mm’de f5.6 iyi.

Burada RAWları da işleyip acaba Fujinon lensin performansını daha iyi gösterebilir miyim dedim:

Soldaki makine çıktısı JPEG (Provia), sağdaki Capture One 21’de RAW’un işlenmiş hali

Capture One 21 detayları ve kontrastı biraz daha yerine getirdi.

Fujinon 55mm f8 Panasonic 45mm’de f7.1, işlenmiş RAWlar:

Son olarak bir de limandan örnek (Fujinon 55mm f8, Panasonic 45mm f8):

Lensin keskin olduğu yerde ISO200’de X-E3 tartışmasız daha fazla detay veriyor, diğer yandan kenarda (en azından bendeki Fujinon lenste) f8’de bile GH4’ün gerisinde (lens farkından).

Yakına odakta 55mm

Lensler sonsuza odakta ve yakına odakta farklı performans verebilirler. Bendeki Fujinon lens orta mesafe veya yakına odaklayınca sonsuza odağa göre çerçeve içinde daha iyi performans veriyor. Dikkat ederseniz kenarda f4’te bile idare ederken f5.6’da çok keskin. Belki de bu yüzde 1-2 metreden çekilen MTF grafiklerinde iyi performans verirken sonsuza odakta biraz zayıf kalıyor.

Güneşe karşı dayanıklılık

18mm:

35mm:

Üstteki sıra Fujinon alttaki sıra Panasonic 14-45mm. Aradaki fark bariz. 55mm’de de durum aynı (burada örnek vermedim).

Fujinon lens karşıdan gelen ışığa karşı bayağı iyi davranıyor. Ucuz Panasonic lenste karşıdan gelen ışık kontrast azalmasına ve çerçevenin bazı bölgelerinde renk haleleri oluşturmasına rağmen Fujinon lenste böyle sorunlar minimumda. İyi performans.

Orta mesafeye odakta 18mm

Duvar yerine 3 boyutlu bir şey çekeyim dedim:

Soldaki Fujinon 18mm f5.6, sağdaki Panasonic 16mm f5.6. İkisinin RAWlarını da Capture One 21 ve DxO PhotoLab Elite 4 ile işledim. Fotoğrafları büyütün ve kararı siz verin.

Dinamik aralık

Bu yazıyı okuyunca ya da lafı duyunca artık dinamik olarak kaçmak istiyorum. İnsanlar dinamik aralıkla kafayı yedi, sadece bir markanın ileride olduğunu göstermek için normalde yapmadıkları şeyleri yapıyorlar. Mesela sahneyi 5 durak az pozlayıp çekiyorlar, sonra gidip bir RAW işleme programında onu açıyorlar, ve: “İşte xxx markası yyy markasından daha iyi!”.

Burada insani koşullarda kalıp normal kullanımda X-E3’ün algılayıcısı nasıldır, bir de GH4’ün eski ve ufak algılayıcısına karşı nasıl duruyor ona bakacağız. Basit, herkesin anladığı şekilde.

Yazının en başında verdiğim liman örneğini gördüyseniz zaten X-E3’ün çok iyi bir dinamik aralığa sahip olduğunu anlamışsınızdır. En azından gölge performansı çok iyi. Bu aslında hemen hemen tüm APS-C ve tam çerçeve algılayıcılar için geçerli. Kısmen yeni bir fotoğraf makineniz varsa ve “makinemin dinamik aralığı kötü olduğu için kötü fotoğraf çekiyorum” derseniz kendinizi kandırırsınız.

Sony’nin APS-C algılayıcılarında gölge detayları çok iyi ama parlak bölgeler konusunda m43 algılayıcıların biraz gerisinde. Daha önce de X-H1 incelemesinde E-M1 II ile karşılaştırıp göstermiştim. Aşağıda başka bir örnek vereyim. Aşağıdaki fotoğrafı X-E3’te ISO200, f8 ve 1/210’da GH4’te ISO200 f8 ve 1/250’de çektim. Panasonic biraz daha az pozlama yapmasına rağmen iki fotoğrafın RGB değerleri aynı (Camera RAW’da karşılaştırdım). Sonra ikisinin RAWlarına da -4EV uyguladım:

Fotoğraf bu. Gökyüzü patlamıştı.

Göreceğiniz gibi hem XE3 hem GH4’ün RAWlarını iki ayrı RAW düzenleyici ile açtım. Göreceğiniz gibi GH4’te güneşin etrafında daha çok detay var. Pratikte XE3’ün dinamik aralığını GH4’ten biraz daha iyi gördüm ama parlak bölgelerde GH4 daha iyi.

YÜKSEK ISO

Fujifilm’in X-Trans algılayıcılarının çok yüksek ISO değerlerindeki JPEG çıktılarını seviyorum. Ufak detayları yumuşatsa da genel olarak fotoğrafın görünüşü rakip APS-C gövdelere göre biraz daha iyi (ISO12800 ve üzerinde). Yalnız şunu da unutmayın: Fujifilm’in ISO12800 dediği aslında diğer markaların ISO6400’ü. Fujifilm resmi olarak “bizim ISO anlayışımız farklı” diyor, yani karşılaştırmalara bakarken bunu göz önüne alın.

X-E3 ISO 51200’e kadar çıkıyor ama biz ISO25600’le başlayalım:

RAWları işledim, X-E3’ü 2/3 EV telafi verdim (aynı parlaklık değerine getirebilmek için):

Soldaki X-E3 sağdaki GH4

DxO PhotoLab Elite’teki gürültü azaltmanın üstünlüğü gene gözler önünde. Normalde X-E3’ün yaklaşık 1/2 durak üstünlüğü var GH4’e karşı ama RAWları işleyince DxO GH4’e önemli avantaj sağlıyor.

ISO51200, makine çıktısı JPEG. f8, 1/56:

Nedense biraz karanlık ve %100 yaklaşınca ufak detaylar kaybolmuş ama ufak boyutlarda kullanılabilir.

ISO6400:

RAWları işlersek:

En soldaki X-E3 ve Capture One (aynı parlaklığa getirmek için 1 durak açmak zorunda kaldım), ortadaki GH4 ve DxO, en sağdaki GH4 ve Adobe Camera RAW

ISO6400’de RAWları işleyince çok fark göremedim ben.

Daha aşağıdaki ISO örneklerini vermeyeceğim çünkü senaryo şöyle: ISO3200’de makine çıktısı JPEGde X-E3 yaklaşık yarım durak daha iyi, RAWları işleyince arada fark yok (MP farkı haricinde, bu konuda X-E3 avantajlı). ISO1600 ve altında JPEGlerde bile fark yok (gene MP farkı haricinde).

Son bir karşılaştırma daha vereyim de X-E3’ün yüksek ISO’da JPEG’inin ne kadar iyi olduğunu anlayın:

X-E3 burada en iyisi! Biraz “hile” yapıp Provia değil Pro Neg Std. kullandım ve biraz da bu yüzden siyahlar kapkara değil. RAWlara bakarsak hikaye değişiyor:

Özetle, X-E3’ün yüksek ISO başarısı diğer Fujifilm makineler gibi: ISO değerleri rakiplerinden farklı standart kullanıyor; makine çıktısı JPEGlerde (ISO12800 ve üzerinde) rakiplerinden daha iyi. Özetin özeti: Piyasadaki en iyi APS-C makine kadar iyi yüksek ISO performansı var.

Video Kalitesi

X-E3, abilerindeki gibi detaylı video ayarlarına izin vermiyor ama perde hızı, diyafram, ISO, mikrofon seviye ayarı, film benzetimi gibi izin veriyor. Ayrıca videoda sürekli otomatik odaklama da çalışıyor (ama pek tavsiye etmem). F-Log, 10 bit çıkış, 200 mbit gibi seçenekler yok, Eterna bile yok ama Astia film benzetimi seçip kontrast ve doygunluğu azaltıp biraz “nötr” bir video elde etmek mümkün.

“Jöle efekti” de denen, düşey çizgilerin kameranın hareketi sırasında yamulması etkisi X-E3’te bayağı kontrol altında gördüm. Bu konuda tüm Sony APS-C ve hemen tüm tam çerçeve gövdelerin önünde (A7S III’ün gerisinde tabii ki):

55mm’de 4K video. Jöle efekti çok az.

GH4’te de böyle görünüyor:

GH4’ü sağa sola sallayınca düşey çizgiler böyle görünüyor

Youtube sıkıştırması videoyu biraz bozuyor aslında, ama bu makineyi alanların profesyonel video ile uğraşmayacaklarını ve videolarını Youtube’dan paylaşacaklarını varsayarsak ISO 6400’de Provia ile 4K video böyle görünüyor:

GH-4’te standart görüntü modunda 4K video (ISO 6400):

Burada seçilen film modu da çok etkili ama gene de ISO6400’de X-E3’ün GH-4’e göre yaklaşık 1 durak avantajı var. G-H4’te 4K videoda kesme çarpanı da olduğundan çok yüksek ISO’da belirgin gürültü oluyor.

Film benzetimini Astia seçtim, kontrast ve doygunluğu en aşağı çektim, sonuç böyle oldu:

Yukarıdaki video X-E3’ten alabileceğiniz ve log formatına en yakın görünüm. Gürültü azaltma uygulayıp biraz işlerseniz (doygunluğu arttır, kontrastı düzenle, gölgelere biraz dokun) bayağı kullanılabilir bir videonuz olacak ama gene de X-E3’ün videoları 10bit Log kadar esnek değil.

Sonuç: X-E3

X-E3’ü fiyatına göre beğendim. Ufak, hafif, becerikli bir alet. Norveç’te gövde ve 18-55mm lense ödediğim fiyata Fujinon XF 16-55mm f2.8 veya tek bir X-E4 gövde bile alamıyorum, ayrıca gene bu kit Sony A6100 + 16-50mm kit lensten de %22 daha ucuzdu.

Güzel tarafları:

  • Ergonomi olarak X-E4’ten daha iyi
  • İyi 4K video kalitesi
  • İyi fotoğraf kalitesi (hem RAW hem JPEG). İyi bir lensle kullanırsanız her ISO değerinde piyasadaki her APS-C makine ile yarışır.
  • Boyutu ve fiyatına göre göreceli kolay kullanım
  • Dokunmatik ekran
  • X-Trans algılayıcıya ucuz ulaşım (sevenler için)
  • Ortalamanın üzerinde pil ömrü (Sony’nin gerisinde, diğer rakiplerinin önünde)
  • İyi ayarlanırsa çok iyi JPEG kalitesi
  • Yüksek ISO’da (bence) rakipsiz JPEG kalitesi
  • USB’den şarj edilebilmesi
  • Genel olarak mantıklı menü sistemi
  • WiFi ve Bluetooth LE bağlantı
  • X-E3, Fujinon 18-55mm, Pergear 35mm f1.2 ve Samyang 12mm f2.0’yi ufak bir omuz çantasında taşıyabiliyorum.

Güzel olmayan tarafları:

  • Video çekmeye zor ulaşım, ayrıca video modundan fotoğraf moduna da dönmeyi hatırlamanız lazım
  • Kutudan tutuşu kolaylaştırmak için bir aparatın çıkmaması (ayrı para vermeniz lazım, yoksa 18-55mm bile bir süre sonra tek elle zor tutuluyor)
  • Sabit ekran
  • Ufak sayılabilecek elektronik bakaç (gene de Sony A7C gibi tam çerçeve bir gövdedekinden büyük 🙂 )
  • Videoda tutarsız odak takibi
  • Fotoğrafta odak takibinde rakiplerinin gerisinde olması
  • Düşük ışıkta tekli odaklamada da zorlanması
  • Varsayılan ayarda baz ISO’da bile gürültü azaltma yapması (gürültü azaltmayı en dibe çekmenizi öneririm)
  • Kart takmanın ve çıkarmanın neredeyse imkansız olan SD kart yuvası
  • WiFi veya Bluetooth ile bağlanmanın neredeyse imkansız olması (Samsung Note 10+, IPhone 11 ve IPad 12.9″ Pro ile denedim!). Gerçi benden şanslı olanlar da varmış ama ben 1-2 kere haricinde bağlanamadım.
  • RAW dosyalarının DxO PhotoLab Elite tarafından desteklenmemesi
  • Bazen tekli odaklamada bile odak hatası yapıyor

Sonuç: Fujinon 18-55mm f/2.8-4.0

Bu lens Fujifilm camiasında çok tutulan bir lens.

Güzel tarafları:

  • Geniş diyafram
  • Metal dış yapı
  • Diyafram halkası var
  • 2 adet ayar anahtarı
  • Yumuşak dönen halkalar
  • Sessiz ve hızlı sayılabilecek otomatik odaklama
  • Karşıdan gelen ışık fotoğraf kalitesini çok bozmuyor
  • Renk bozulması (chromatic aberration) böyle kompleks bir lens dizilimi için minimumda
  • Orta bölgede iyi görüntü kalitesi
  • Videoda iyi titreşim azaltma
  • Bokeh fena değil

Güzel olmayan tarafları:

  • Fotoğrafta titreşim azaltma modern rakiplerinin gerisinde
  • Toz/nem geçirmezlik yok (bu fiyatta beklerdim)
  • Kenar ve köşelerde ortalardaki gibi başarılı değil (bendeki kopyada biraz kalite kontrol sorunu var gibi ama diğer birçok sitede de benzer yorumlar gördüm)
  • Sonsuza odakta kenar ve köşelerde görüntü kalitesi yakına odağa göre çok daha düşük
  • X-E3 ile bazen otomatik odaklama hatası yapıyor

Sonraki aşama

Şimdi bir X-T200 aldım çünkü bu alette X-Trans yerine Bayer algılayıcı ve hareketli dokunmatik ekran var, bakacı biraz daha büyük, kontrol sistemi daha çok DSLR gibi ve USB’den bilgisayara bağlayıp kamera gibi kullanabiliyorsunuz (Teams, Skype, Zoom için mesela). İkisini biraz daha elimde tutup beğenmediğimi satacağım (dev ve hareketli ekranı ve Bayer algılayıcısı sayesinde X-T200 kalacak gibi duruyor ama dur bakalım…).

Dolayısıyla sonraki yazının konusu: X-E3 ve X-T200 karşılaştırması.

İlişkili İçerikler

E-POSTA ABONELİĞİ

Ertan Öztürk
X tarihinde doğdum Y tarihinde öleceğim. Bu iki an arasında insanlara bildiklerimi aktarmak istiyorum. Şu anda Norveç’te yaşıyorum. Yedisi uzun süreli olmak üzere 12 ülkede çalıştım. Proje yönetimi, nicel (quantitative) risk analizi, iş planı, maliyet analizi, projede iş takibi (ilerlemesi), fotoğraf, bisiklet, Uzay Yolu 😊 gibi konularda bildiğim kadarıyla yardımcı olabilirim; konuyu bilmesem bile beraber araştırıp öğreniriz. Olabildiğince düzgün yazmaya çalışırsanız iyi anlaşırız.

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

Abone ol
Bana bildir
guest
1 Yorum
Beğenilenler
En yeniler Eskiler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Öner BÜYÜKYILDIZ
Öner BÜYÜKYILDIZ
9 gün önce
Makale Değerlendirme :
     

👏🏻👏🏻👏🏻

🙋🏻‍♂️🙋🏻‍♂️🙋🏻‍♂️

Manşet

Fujifilm X-T200 ve X-E3 karşılaştırması

Fujifilm X-T200 ve X-E3 detaylı karşılaştırması

Fujifilm X-T200 modeline bakıp X-E3 ile karşılaştırıyoruz

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Fotograf çekmek mutlu ediyor

Fotoğraf Çekenler Daha Mutlu Oluyor

Fotoğrafçılar mutlu insanlar. Bunu ben demiyorum, Amerikan Kişilik ve Sosyal Psikoloji Dergisi tarafından yayımlanmış kapsamlı bir çalışma söylüyor. "Fotoğraf çekin, her şeyden daha fazla keyif alacaksınız" diyor.

POPÜLER İÇERİKLER

Diyafram Nedir? Fotoğrafta Diyafram Ayarları

Diyafram Nedir? Fotoğrafta Diyafram Ayarları

Diyaframın kökeni dilimize Fransızca “diaphragme” kelimesinden gelmiştir, İngilizcede "Aperture" olarak tanımlanır ve “açıklık” anlamına gelir.

Fotoğrafta diyafram ayarlarını çekmek istediğiniz sahnenin ne olacağına göre siz belirlersiniz. Fotoğrafınızda nelere etki edeceğini anlamak için okumaya devam edin.
1
0
Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x