Kristal'e Mektuplar

İmgeye Anlam Yüklemek

O yukarıda V şeklindeki açıklık sanki bir ceketin yakasını hissettirdi bana. İçinde ise açık renkte bir yelek ile koyuca gömlek gördüm. Abartıdan uzak, gösterişsiz, sade ama eğitimli, tevazu sahibi bir bireyin efendilik yansıtan duruşunu hissettim.

Belki şimdi siz “amma da uydurdunuz, yakıştırma, yok böyle bir şey!” diyeceksiniz, bence sorun değil, diyebilirsiniz.

Ya da dönüp fotoğrafa bir daha bakıp “evet ya, ben görememişim” diyebilirsiniz.

-

Merhaba Kristal.

Fotoğrafı görünce şaşırmış olmalısınız, ben de şaşırdım…

Uzun süredir takibimde olan bir sanatçı Tekin Ertuğ Hoca.

Hiç karşılaşmadım, sohbetimiz olmadı ancak fotoğrafa gönül verdiğini düşünüyorum. “Nereden biliyorsunuz?” diyecek olursanız “Yazdığı kitaplardan, kitap haline getirdiği söyleşilerden ve dostlarından öğrendim” cevabını rahatlıkla verebilirim.

Merak ettiğim için araştırdım, yıllardır ülkemizde fotoğrafçılığın bir oyalanma alanından çıkarılarak ‘fotograf’ olup sanatlaşması için elinden ne geldiyse yapmaya gayret ettiğini gördüm.

Kitaplar yazıyor. Kitap yazmak zordur, hele hele sanata dair kitap yazmak çok zordur. Söyleşiler yapıp bunu kitaplaştırmak ise hiç kolay değildir. Dört gün, her gün üst üste onar saat sanatsal açıdan donanımlı bir insanla sohbet etmek, onu uzun uzun konuşturmak ve ortaya kapsamlı bir sanat kitabı çıkarmak ise bence mucizedir…

Ülkemizde fotoğrafa gönül verenleri, hizmet edenleri bulup onların sanatsal açıdan biyografilerini çıkarmak ve ilham alınacak ciltler dolusu kaynak bırakmak çok büyük emekler ister. Fotoğrafta iz bıraktığı için biyografi kitabına girmesi gerektiğine inanarak yapılan bazı söyleşilerin yazılı hale getirilip, düzeltilmesi için söyleşi yapılana verilmesine rağmen, sadece küçük bir iş olan okuyup düzeltilmemesiyle karşılaşmanın yükünü çekmenin çok acı olduğunu anlıyoruz.

Böylesi zor ve ağır yükün altında kalmayarak, Türk Fotoğraf Sanatına hizmet ettiği için minnettarım, ben de yararlandım.

Çok merak ettiğim bir şey vardı, fotoğrafları…

İmge diyebileceğimiz bir nitelikle, çoğunlukla kırsal alanda terk edilmiş konut ya da barınakların pencere fotoğrafları ile ne işi vardı ki? Bana göre estetik ve teknik bir kaygı peşinde değildi Tekin Hoca. Sanki protest bir manifestoydu onlar ama çözemiyordum. Anlamak için çok emek verdim, kitaplarını okudum, kendileriyle yapılan söyleşiye uzandım ama açıkçası yine anlatmak istediğini tam olarak anlayamadım. Fakat eserlerini okumakla sanatsal açıdan beslendim. Endülüs’ün Rönesans’ın kaynağı olduğunu çok açık şekilde öğrendim. Post moderni de yeterince anlamlandıramazdım, artık onu da anladım.

Ama fotoğraflarında verilen mesajı anlamak önemliydi, ta ki bu fotoğrafla karşılaşana kadar o imgeleri açmayı beceremedim.

İmgeye anlam yüklemek
Fotoğraf: Tekin Ertuğ

Bu fotoğrafta muhtemelen resim kartonları alınmış, düşündüğü mesajı verecek şekilde biçimlendirilmiş ve fotoğrafı çekilerek paylaşılmış. Bana “ne gördünüz ki?” diyebileceğinizi düşünüyorum Sevgili Kristal, anlatayım.

O yukarıda V şeklindeki açıklık sanki bir ceketin yakasını hissettirdi bana. İçinde ise açık renkte bir yelek ile koyuca gömlek gördüm. Abartıdan uzak, gösterişsiz, sade ama eğitimli, tevazu sahibi bir bireyin efendilik yansıtan duruşunu hissettim.

Belki şimdi siz “amma da uydurdunuz, yakıştırma, yok böyle bir şey!” diyeceksiniz, bence sorun değil, diyebilirsiniz.

Ya da dönüp fotoğrafa bir daha bakıp “evet ya, ben görememişim” diyebilirsiniz.

Veya benden de derin yorumlayıp çok daha zengin bir içerik de bulabilirsiniz.

Belki de bir kanyon ve delta görmüş olabilirsiniz…

Kim bilir, bir çocuk uçurtmasını uçuruyor da olabilir.

Bunların hepsi olağandır ve kabul edilir yaklaşımlardır. Çünkü bir eseri her fert farklı algılar. Zaten bir imgeye farklı anlamlar yüklendikçe değerlenir, sanatın önemli özelliklerden birisi de yorumlanabilir yapıda olması değil midir?

Ben gördüğümü sevdim…

Selam; alçak gönüllü, hizmet eri bilge kişilere gitsin.

Mikdat Besni

İlişkili İçerikler

Tutku

Uzun pozlama bir fotoğraf görüyoruz. Bulutlardaki ve deniz yüzeyindeki hareketin pozlama süresince hareket ettiği alan boyunca yayılmasının algılayıcı tarafından tespit edilmesi nedeniyle, hareketin olduğu alanlarda konturların emilmesine yol açılmıştır. Pozlama karmaşayı emer, sadeliği ve belirginliği ise destekler. Hoşa gider bu yapı, çünkü sakinlik ve romantizm hissettirir.

Şunu unutmayınız ki; insan duygusuna hitap eden fotoğraf iyidir, sanatsaldır, sevilir…

Selam mesleğine tutkuyla bağlı olup iyi işler çıkaranlara gitsin…

Bir fotoğraf yarışmasının analizi

Bu kez sizinle sohbetimi yarışmalar konusu üzerine yapmak istiyorum. Niçin? Diye sorabilirsiniz, açıklayayım… Her yarışmacı yarışmalara, uygun ve iyi olduğuna inandığı fotoğrafıyla katılmakta; kaybettiğinde haksızlık yaşadığına inanmakta, hatayı nerede yaptığını bilememekte, jürinin aradığını öğrenememektedir.

Yıldırımlar yaratan…

Bir kaleyi sarıp sarmalayan bu fotoğraf bana önce “Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız” diye başlayan harbiye marşını, ardından da bu marşın yazılıp bestelenmesini sağlayan istiklal mücadelesini anımsatır.

Fotoğrafın sahibi Suat Hocam "Bu fotoğraf bana Allah'ın lütfu..." diyor ama bir gerçek var ki; Allah herkese hak ettiğini verir, kesinlikle adaletsiz değildir, adam kayırmaz. Bence hiç bir şey şans değildir, önümüze çıkan fırsattır, görüp yakalayan olur ya da olamaz. Konfüçyüs' ün dediği gibi; "Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır." Başarı; savaşanların ulaştığı yüceliktir.

Uzay Bükücü Aydın Büyüktaş

İlk fotoğrafıyla 2016 yılında “Fotoistanbul Beşiktaş Uluslararası Fotoğraf Festivali Sergisini” gezerken karşılaştım. O sergide birçok fotoğrafla karşılaştım ama sadece Aydın Büyüktaş’ın fotoğrafını unutmadım.

Onlarca dakika fotoğraflarını tek tek izledim, nasıl çekilir kafa yordum, bir çıkış noktası bulmaya çalıştım.

Fotoğrafta bir mekânın hem üstten, hem de karşıdan görüntüsünü tek karede veriyordu. Bazı fotoğraflarda kadraj içerisinde hareket eden insanlar ve araçlar vardı ama sanki bunlar tek karede çekilmiş gibi dondurulmuştu.

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

Abone ol
Bana bildir
guest
Makale Değerlendirme
Makaleyi 5 yıldız üzerinden değerlendirin
Yorum formu, web sitesinde yer alan yorumları takip etmemize izin vermek için Adınızı, e-Postanızı ve içeriğinizi kaydeder. Yorum göndermek için lütfen web sitemizdeki Koşulları ve Gizlilik Politikamızı okuyun ve kabul edin.
5 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Öner BÜYÜKYILDIZ
Makale Değerlendirme :
     

Ellerinize sağlık Mikdat hocam. Tekin Hocam’ı da sizin gibi Arthenos sayesinde tanımıştım. Kitaplarını kısa sürede edindim ve severek okuyorum. Sosyal medyadan takip ediyor ve eserlerini izliyorum. Onun da sayesinde diğer birçok kıymetli ustalarımızı tanıyor ve fikirlerinden faydalanıyorum.

Başta siz ve sizin nezdinizde tüm değerli ustalarımıza saygılarımı sunuyorum. Ellerinize yüreğinize sağlık. Usta çırak ilişkisi bence çok önemli, Kendimi bu işte sizin gibi değerli ustalara çırak olarak hissetmek bile benim için çok değerli. Çalışmalarınızın, başarılarınızın hak ettiği ilgi ve değeri görmesi dileklerimle.

Selam ve saygılarımla.

Mikdat Besni

Öner bey her zamanki gibi itici bir güçsünüz.
Varlığınıza teşekkürlerimle…

Sebahattin Demir
Makale Değerlendirme :
     

Bir ustanın kaleminden diğer bir ustayı dinlemek.
Ve üstelik her ikisi ile de aynı çatı altında yazılar yazıyor olmak.
Bu şansı ve mutluluğu gururla yaşamak…

Tekin bey, Mikdat beyin bu yazısının altına yorum yazmak yerine bunu “Hoş Bir Sürpriz” başlığı ile özel bir yazıyla yanıtlamak istemiş.

Her iki ustaya selam olsun.
Saygılar.

Öner BÜYÜKYILDIZ

Ve böyle büyük bir ailenin bir ferdi olmak…

Yazan, sunan, yorumlayan, emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Birlik ve beraberliğimizin daim olması dileklerimle…

Mikdat Besni

Fotoğraf sanatına katkıda bulunmak ve bu sanata gönül verenlere yararlı olmak için çırpınıp duran değerli bir Hocayı anlamaya ve anlatmaya çalışmak görevim olmalıydı.
Bu fırsatı verenlere selam olsun.

Makale yazarı

Mikdat Besni
Veteriner hekim olarak kamuda çalıştı. Sayısal teknoloji ve interneti fırsat bilerek fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Sadece çekip paylaşmak ve izleyerek fotoğrafın öğrenilemeyeceğini öğrendi. Ciddi yayınlardan kaynak oluşturdu. Verdiği fotoğraf kursları sayesinde fotoğrafın inceliklerini öğrendi. Çeşitli ortamlarda iyi fotoğrafları yorumlayarak bilincin gelişmesine destek olmaya çalışmaktadır. Susurluk Fotoğraf ve Sanat Akademisi Derneğinin Başkanlığını yürütmektedir. Fotono21 ve ASFOD onur üyeliklerini fotoğraftan aldığı en büyük ödüller olarak görmektedir.

Manşet

İzmir'in Garları

İzmir’in Garları

Neden Osmanlı Hükümeti birdenbire demiryolları sevdasına düşmüştü ve neden Ege bölgesi öncelikliydi? Kendilerince Rum, Yahudi, Ermeni toplulukları arasında anlaşmazlıklardan çıkan çatışmalara ve yöredeki zeybek, Çerkez, Yörük çetelere karşı hızlıca asker sevk edebilmek. İngilizlerin derdi ise yörenin yeraltı ve yerüstü zenginliklerini üç otuz paraya ihraç etmek. Yani tam bir “Win-Win” durumu.

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Kamusal alanda fotoğraf görgü kuralları

Profesyonel Fotoğrafçı Olmamanın Dayanılmaz Hafifliği

Yolda yürürken Temel'in yolunu hırpani bir adam kesmiş "Allah rızası için, acıyın şu fakire" demiş. Temel, acıklı acıklı adama bakmış "Çok aciyrum sana uşağum" demiş ve yürümeye devam etmiş.
5
0
Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x