Kristal'e Mektuplar

Kompozisyonda Negatif Alan

Bu yansıma fotoğrafından çok etkilendim, üzerinde konuşmadan geçemedim, fotoğrafın olumlu etkilendiğim birçok özelliği var, öncelikle bunları açmamı isteyeceğinizi sanıyorum, açıklayayım.

Birçok yansıma fotoğraflarıyla karşılaşıyoruz, bunların çoğu fotoğrafçının karşılaştığı, kendine ilginç gelen ve hoşuna giden görüntülerin fotoğraflarının çekilip paylaşılması yoluyla görüyoruz.

-

Merhaba Kristal.

Bu yansıma fotoğrafından çok etkilendim, üzerinde konuşmadan geçemedim, fotoğrafın olumlu etkilendiğim birçok özelliği var, öncelikle bunları açmamı isteyeceğinizi sanıyorum, açıklayayım.

Birçok yansıma fotoğraflarıyla karşılaşıyoruz, bunların çoğu fotoğrafçının karşılaştığı, kendine ilginç gelen ve hoşuna giden görüntülerin fotoğraflarının çekilip paylaşılması yoluyla görüyoruz.

Günümüzde sosyal medya insanların en önemli oyalanma alanı olmuştur ve bu ortamlarda da iyi olan ile olmayanı ayırmak zordur, çünkü insanların çoğunluğu beğeni sayısına bakıyor.

Beğeni ise paylaşımı yapan ismin tanınırlığına, beklentileri karşılama umuduna, yaptığı beğeni sayısına ve (her ne kadar sosyal medyada ‘yorum’ olarak adlandırılsa da, çoğunlukla karşılaştıklarımız ‘gerçek bir yorum’ niteliğinde olmadığından ‘övgü’ diyeceğim için beni bağışlayın) fotoğraf altına düştüğü ifadelerin çokluğuyla orantılı olarak artar veya azalır.

O nedenle sosyal medya paylaşımlarında en çok özen göstermemiz gereken unsur; fotoğrafın aldığı beğeni ve emoji sayısı olmamalı, niteliğine önem vermeliyiz.

Tabii ki bir fotoğrafın niteliğini ölçmek de birikim gerektirir. Herkes birikiminin güçlü ve yerli olduğuna inanır ama gerçek öyle değildir. Bu anlamda bir söz var ki, çok değer veririm; “Cahil her şeyi bildiğini zanneder, âlim ise hiçbir şeyi…”

Bir tespit daha var, bir konuda ‘iyi’ olmak için ciddi şekilde 10.000 saat emek vermek gerekiyor. 18 yaş altı kemancılar arasında yapılmış bir araştırma sonucunda; 10.000 saat ve üzeri çalışmayla sahneye çıkanların resitalde başkemancı olarak çalacak yeteneğe sahip olduklarını, 8.000-10.000 saat çalışanların onların ardında orkestrada yer alabildiklerini, daha az çalışanların ise böyle bir etkinlikte kendilerine yer bulamadıkları ortaya çıkmıştır.

Bilinç konusunda sanırım bu örnek güçlü bir kaynaktır.

Fotoğraf da farksızdır. En azından ciddi emek verenleri değerlendirmek ve onlardan ilham almak bizi her zaman güçlü kılacaktır. Tabii ki kendini yeterli görmeyip, öğrenme açlığını ruhunda hissedenler, başarıdan başarıya koşacaklardır. İşte onların izinden gitmek gerekir.

Bu fotoğrafın, birçok yansıma fotoğraflarından ayıran özelliğinden etkilendiğimi açıklamamın zamanı geldiğini düşündüğünüzü sanıyorum, anlatayım.

Yansıma fotoğraflarıyla çoğunlukla iki türlü karşılaşıyoruz, doğada çekilen manzara yansımaları ve bu fotoğrafta olduğu gibi, yağmurlu bir zamanda sokakta çekilenler. Bu fotoğrafı konuştuğumuz için manzara yansımalarına değinmeyeceğim.

Fotoğrafta eğer ayıklama ve sadelik iyi yapılmamışsa bunlar izleyici rahatsız eder. Sokakta çekilen yansıma fotoğraflarında da aynı etki vardır.

Ben çok karşılaştım, siz de karşılaşmış olmalısınız, isterseniz örnek üzerinde konuşalım;

Su birikintisinin ardından geçen insana ait bot ya da çizmenin bir kısmının kadrajda yer aldığı birçok fotoğrafla karşılaşmışızdır. O görüntülerde bilekten kesilmiş çizmenin bulunduğu görüntünün, ters çevrilerek sanatsal bir vasıf kazandırıldığı düşüncesiyle paylaşıldığı fotoğraflar beni olumlu etkilemiyor, kompozisyondaki eseri olarak bulunan objeye ait gerçek görüntü rahatsız ediyor. Biz burada çizmeyi örnek olarak gösterdik ama benzer her kesilmiş görüntü aynı olumsuz etkiye sahiptir.

Yansımalarda çizme gibi ana unsura ait kesintilerin negatif alanda bulunması ya da çok fazla objenin yer alması; dikkat çeker, gözü objeden uzaklaştırır, zihni bulanıklaştırır, fotoğrafın sevilmemesinin ve beğenilmemesinin kaynağı olur. Siz bakmayın sosyal medyadaki eş-dostun beğenilerine, önemli olan fotoğrafın bilinçli ve uzaktaki kişilerin düşüncelerinde neler şekillendirdiğidir.

Kadrajda ana objeye ait görüntülerin bulunması, yansımayı oluşturan su birikintisine modelin çok yakın olmasından kaynaklanır. Biraz açıkta yer aldığında böyle bir olumsuzluk kompozisyona yansımayacaktır.

Bu fotoğrafta pozitif ve negatif alanların başarıyla doldurulduğunu görüyoruz, eğer bu özelliğe sahip olmasaydı, izleyenler üzerinde yaşama dair güçlü bir etki yaratan yansıma fotoğrafı olmazdı.

Bu anlamda kompozisyondaki pozitif ve negatif alanların üzerinde konuşulması gerekir, açıklayayım.

Her fotoğraf bir anlatıya sahip olmalıdır.

Ana objeyle öykünün, mesajın, duygunun işlendiği ve aktarıldığı alan ‘pozitif alan’  olarak tanımlanır. Bu fotoğrafta pozitif alan şemsiyeli modeldir.

Anlatıyı içeren lekeyi, konuyu çerçeveleyen alan ise kompozisyondaki ‘negatif alan/boşluk’ olarak nitelendirilir. Fotoğrafta su birikintisi ve yaya kaldırımının karo döşemesi olarak yer almış.

Negatif alanın/boşluğun, gerçekte boşluk olmadığını iyi fotoğrafçılar çok iyi bilirler… Çünkü anlatımı destekleyen de, perdeleyen de odur. Kompozisyonu olumlu ya da olumsuz etkilediği için her zaman özen gösterilmesi gereken unsurlar arasında yer alır.

Fotoğrafçının mesajını kolay anlaşılır olması, negatif alanın çok fazla dikkat çekmemesine, minimal özellikler taşımasına bağlıdır. Geniş boş alanlara sahip fotoğraflar daha çok ilgi çekerler.

Konunuzun çevresine dikkat çekici öge yerleştirmezseniz, fotoğrafınız daha çok ilgi görecektir. Özneniz, gücünü negatif alandan alır…

Objeyi sarmalayan boş alanların abartılması, izleyicide yanılsamalara yol açar. Geniş diyafram açıklığıyla çekilen fotoğraflarda konu netleştirilerek, arkaplanı/fonu oluşturan negatif alan ise bulanıklaştırılarak, yanılsama ve konunun önüne geçecek dikkat çekici yapı önlenir.

Fotoğrafçı çekim öncesi ve sonrası, mesajını ileten ana lekeyi ve negatif alanı incelemelidir. Her leke üzerinde ayrı ayrı düşünerek “Bunun varlığı fotoğrafı olumlu etkiliyor mu, çıkarılması daha iyi mi olur?” diyerek ilk eleştirel bakışını kendi fotoğrafına yöneltmelidir.

İşte bu fotoğrafı değerli kılan en önemli özelliği bence, yansımanın ve çerçeveleyen negatif alanın sade yapıda olması, dikkat dağıtan lekelere sahip olmaması, negatif alanın model için yalın bir çerçeve oluşturması, anlatıdan rol çalmamasıdır.

“Fotoğraf fondur” sözü biraz beylik söz gibi görünse de gerçektir. Burada fon olarak kastedilen, negatif alandır. Konuyu anlatan obje dışında kalan boşluğun neyle doldurulduğu çok önemlidir. Fotoğrafın ilgi çekmesi ya da izleyiciyi uzaklaştırması negatif alanın yapısıyla doğru orantıda bir bağlantıya sahiptir.

Negatif alan, dokusuz bölge anlamı taşımamaktadır. Bu bakımdan ana lekeyi çevreleyen boşluklar hiçbir zaman dokusuzluğa sahip olmamalıdır. Fotoğraf makinesiyle ters ışıkta flaş kullanılmadan çekilen siluet fotoğraflarda, fotoğraf teknikleri kullanılmıştır ancak dokusuzluk nedeniyle ‘grafik’ tanımı onlar için daha çok uygundur.

Negatif boşluğun yapısı kadar kapsadığı yüzeyin büyüklüğü de önemlidir, çok dar bırakılması sıkışık bir kompozisyona yol açarak izleyeni uzaklaştırır.

Bir başka dikkat etmemiz gereken yapı ise modelin ardında ve önünde kalan ‘negatif alanın’ birbirleriyle oranıdır. Modelin ön tarafındaki boşluk ‘bakış/hareket boşluğu’ olarak adlandırılır. Bu kısım eğer arkadaki negatif alandan daha geniş ise fotoğrafı izleyende, mutluluk, sevinç gibi olumlu duygular yaşatır. Tam tersi yani bakış boşluğu art alandan daha dar olan fotoğraf; karamsarlık, sıkıntı gibi olumsuzluk çağrıştıran duyguları tetikler.

Fotoğrafta zarif bir modelin şemsiyesini yukarı kaldırmış vaziyette açıyor olması da fotoğrafı durağanlıktan aktif bir yapıya dönüştürmüş, dinamik durum olumlu katkılarda bulunuyor.

Fotoğrafın gri tonda paylaşılması da bence iyi olmuş, çünkü fotoğrafı incelediğimizde kumlanma/grenler görüyoruz. Loş ortamda çekim yapıldığı, az ışık nedeniyle kameranın algılayıcısının renk tespitinde kararsızlık yaşayıp gürültü/noise sebep olduğu ve bunu gidermenin en iyi yolunun renkten kaçınmak olduğunu fotoğrafçı görmüş ve sorunu perdeleyen bir çıkış yolu bulmuş olmalı. Böylece gri yapı yağmurlu atmosferle birleşerek, pürüzlü yapı/grenin de katkısıyla fotoğrafa masalsı bir hava katmış, sevdim bu özelliğini.

Az ışıklı ve parlak alanlarda dokusuzluğa yol açılmadığını görüyor ve bu tercihin örnek alınması gerektiğine inanıyorum. Zaten dokusuz bir yapıya sahip olsaydı bu fotoğraf benden yorum almazdı. Ansel Adams Bölge Sistemi/Zone System ile fotoğrafçılığa büyük bir armağan vermiş, saygı duyarım.

Ancak fotoğrafın ışık dağılımı konusunda ‘sorunsuz’ diyemeyeceğimi açıklayıp dürüst davranmalıyım. Bence açık ve koyu ton yelpazesi daha geniş olmalıydı. PS de fotoğrafı düzeyler katmanında 11-236 değerleri arasında yeniden tonlayınca, az ve çok ışıklı bölgedeki boşluklar dokuyla doldu, teknik anlamda histogram bir fotoğraftan istenilen fotonlara sahip olduğu işaretini verdi, görsel anlamda ise zıtlığın/kontrastın daha artıp, fotoğrafın da güçlendiğini ve içerdiği verinin ikiye katlandığını gördüm.

Ama bunlar olacaktır, zaten mükemmel fotoğraf henüz yapılmadı…

Leyla İlham Kazdal Hanıma ait bu fotoğrafın yorumu hak ettiğini düşünüyorum, çünkü çoğunlukla karşılaştığımız banal tabirle ‘kopya’, biraz daha saygın ifadeyle ise ’taklit’ fotoğraflardan değil, kendi içinde bilinçli seçimle birlikte gelen yaratıcılık içeriyor. Bu özelliği nedeniyle hafızalarda yer tutacak bir eser olarak görüyorum. Bence olumlu özellikleri nedeniyle bu fotoğraftan ilham alınmalı, taklit edilmemeli ama takip edilmeli, çünkü ‘takip’ gelişmenin basamaklarından birisidir…

“İsmiyle müsemma” denilen geçmişe dair bir tanımlama vardır, “isminin anlamına uygun nitelikte olmak” manasını taşır. Bu fotoğrafı; sahibinin “ismiyle müsemma” özellikte görüyor ve birçok fotoğrafçı için ilham kaynağı olacağını düşünüyorum.

Selam takip edilecek nitelikler taşıyanlara gitsin…

Mikdat Besni

İlişkili İçerikler

Eğilmez Başın Gibi

Halit Dokuzoğuz' un uzun süre önce paylaştığı bu fotoğrafı unutamıyorum... Nasıl unuturum? Fotoğraftaki Efe'nin görkemli hali, hayalimden silinmiyor, "Eğilmez başın gibi, gökler bulutlu efem" diyor.

İnsanı Anlatmak

Açıkçası bu kez çok farklı duygular içerisindeyim Sevgili Kristal. Bu fotoğraf beni sardı sarmaladı, modelin ifadesiyle bütünleştim, bir an kendimi onun yerine koydum, sanki kendim yaşamışım gibi hissettiklerim onun ağzından klavyemin tuşları olup akıverdi.

Tutku

Uzun pozlama bir fotoğraf görüyoruz. Bulutlardaki ve deniz yüzeyindeki hareketin pozlama süresince hareket ettiği alan boyunca yayılmasının algılayıcı tarafından tespit edilmesi nedeniyle, hareketin olduğu alanlarda konturların emilmesine yol açılmıştır. Pozlama karmaşayı emer, sadeliği ve belirginliği ise destekler. Hoşa gider bu yapı, çünkü sakinlik ve romantizm hissettirir.

Şunu unutmayınız ki; insan duygusuna hitap eden fotoğraf iyidir, sanatsaldır, sevilir…

Selam mesleğine tutkuyla bağlı olup iyi işler çıkaranlara gitsin…

İmgeye Anlam Yüklemek

O yukarıda V şeklindeki açıklık sanki bir ceketin yakasını hissettirdi bana. İçinde ise açık renkte bir yelek ile koyuca gömlek gördüm. Abartıdan uzak, gösterişsiz, sade ama eğitimli, tevazu sahibi bir bireyin efendilik yansıtan duruşunu hissettim.

Belki şimdi siz “amma da uydurdunuz, yakıştırma, yok böyle bir şey!” diyeceksiniz, bence sorun değil, diyebilirsiniz.

Ya da dönüp fotoğrafa bir daha bakıp “evet ya, ben görememişim” diyebilirsiniz.

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

Abone ol
Bana bildir
guest
Makale Değerlendirme
Makaleyi 5 yıldız üzerinden değerlendirin
Yorum formu, web sitesinde yer alan yorumları takip etmemize izin vermek için Adınızı, e-Postanızı ve içeriğinizi kaydeder. Yorum göndermek için lütfen web sitemizdeki Koşulları ve Gizlilik Politikamızı okuyun ve kabul edin.
21 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Neslihan
Makale Değerlendirme :
     

Ben de çok sevdim bu fotoğrafı
Bu gibi fotoğraflar çekmeyi sevdiğimden sanırım
Çok estetik geldi bana
Yorumlarınızı okuyunca ne kadar eksiğim olduğunu anladım. İyi ki Arthenos var, sizler varsınız! Akşam evde birkaç defa daha okuyacağım bu yazıyı.
Emeklerinize kaleminize sağlık.
Selamlar

Mikdat Besni

Neslihan Hanım ilginiz ve güzel sözlerinizle mutlu oldum, teşekkürlerimi iletiyorum…
Eksiğiniz olduğuna yoğunlaşmayın lütfen, benim de çok eksiğim var ve her gün yeni bir şeyler öğrenerek gelişiyorum.
Yazıyı bir kaç defa daha okuyacak olmanızı öğrenmek beni onurlandırdı.
Varlığınıza teşekkürlerimle…

Hüseyin Ç.
Makale Değerlendirme :
     

daha birini anlamaya çalışırken yine ne çok öğrenilecek şeyler yüklediniz bize Mikdat hocam 🙂 🙂 .
tamam öğrenmenin yaşı olmazmış ama bu kadarı beni yoruyor 🙂
şakası bir kenara çok teşekkür ederim bu engin bilgileri bizimle paylaştığınız için
ekip muhteşem
emekleri geçenlerin emeklerine sağlık
saygılarımla

Mikdat Besni

Hüseyin Beyim eğer sizleri bilgilendiriyorsam bu beni sevindirir.
Beni yazmaya yönlendiren teşvik edici sözleriniz için minnettarım.
selamlarımı ve sevgilerimi iletiyorum…

Taner Baysan

Bizler, fotoğrafı öğrenmeye çalışanlar için değerli katkılar sunan bir yazı. Elinize sağlık.
Evet maalesef çektiğimiz fotoğraflar çoğunlukla ezber ya da taklit, bilinen fotoğraflar. Asıl bunların dışına çıkıp kendimize özgü, farklı ve yaratıcı fotoğraflar çekmeye başladığımızda sanırım başarmış olacağız.
Sevgiyle.

Mikdat Besni

Taner Beyim kişiler için tüm sanatsal aktiviteler başlangıçta taklitle başlar.
Sonrasında bunu yeni arayışlar takip eder.
Sonrasında bizi etkileyen eserlerden daha iyisini ve farklı olanını yapmaya hedefleniriz.
Bu yolculukta durmayan, yoluna devam eden her zaman daha iyi yapıtlar çıkaracaktır.
Bu yolda size katkı sunarak eşlik edebildiğim ölçüde mutluluk yaşarım.

İlginiz ve güzel sözleriniz için teşekkürler…

Vahap
Makale Değerlendirme :
     

Bilgilendirici eğitici yazılara bir yenisini daha eklemişsiniz Mikdat bey. Ellerinize emeğinize sağlık. Tebrikler

Mikdat Besni

Vahap Bey doğru bilgiye o kadar ihtiyacımız var ki…
Güç verdiniz.
İlginiz için teşekkürler…

Süleyman Bıçkıcı

Teşekkürler

Mikdat Besni

Süleyman Bey teşekkürler…

Yasar Aykac

Mikdat Bey Merhabalar,

Ufuk açıcı bilgilerle dolu olan yazınız için teşekkürler, umarım ilerde bu yazıları derleyip bir kitap hayata geçirirsiniz ve size imzalatıp keyifle okuruz 🙂

Konuyu her detayıyla ele aldığınız için ayrıca teşekkür ederiz. İnternetin geldiği noktada bir yerden sonra suya yazmaya dönüşmüş gibi görünse de yazılarınızı merakla bekliyor ve düşünerek okuyoruz.

Sevgi ve saygılarımla.

Mikdat Besni

Yaşar Beyim güç veren desteğiniz için minnettarım.
Yararlı olduysam mutlu olurum.
Yazılarımın kayaya yazılmış olduğunu öğrenmek çok daha fazlasını yaşattı.
Teşekkürlerimi ve selamlarımı iletiyorum.

Mikdat Besni

Yaşar Beyim şu anda işlediğimiz konu Kompozisyon olarak kitap olmak üzere hazırlanıyor.
Ancak basılı kitaplar her ne kadar ele alındığı için daha yararlı olsalar da, ülkemizde özellikle fotoğraf konulu eserlerin baskı maliyetini satışların karşılaması zor ihtimal.
Bizde ilk kitabımızı e-kitap yapısında ücretsiz olarak paylaştık.
Size linkini vereyim.
İşinize yarayacaktır.
Selamlar.

https://issuu.com/mehmetkilicoglu/docs/e_kitap?fbclid=IwAR2Wzj45Yi9Q4nO7BLvV2jqkkRf5zOHWA6a1NoIHQJeEyL4qKr64Ixd-mjY

Yasar Aykac

Mikdat Bey Merhabalar,

Kitabınızı ilgiyle okudum, ülkemizdeki baskı maliyetleri konusunda haklısınız, diğer taraftan e-kitap olması daha güzel, genişlemeye müsait bir medya, yeni ek ve revizyonlar zaman içinde yapılabilir.

Sevgi ve saygılarımla,

Mikdat Besni

Yaşar Beyim selamlarımı iletiyorum.

Bülent Erol

Mikdat hocam zevkle okudum ve inceledim…Tebrikler…

Mikdat Besni

Saygıdeğer dostum teşekkürlerimi iletiyorum.

Hakan Bahceci
Makale Değerlendirme :
     

İlgi ve iştiyakla okudum. Bilgilendirici olduğu kadar keyifli idi, sohbet edercesine kurulan cümleler, dikkatimizin dağılmasına mani oldu. Özellikle fon ve ana konu ilişkisi dikkate değer bir nokta… Hem fotoğrafı çeken eli hem de yazan kalemin sahibini tebrik ediyor ve teşekkür ediyorum. Selam ve hürmet ile…

Mikdat Besni

Hakan Ustam düşüncenizi öğrenmekle yolum aydınlandı…
Teşekkürlerimi iletiyorum.
Selamlar.

Öner BÜYÜKYILDIZ
Makale Değerlendirme :
     

Verdiğiniz bilgiler ve değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederiz Mikdat hocam. Ellerinize, emeğinize sağlık.

Selam ve saygılarımla.

Mikdat Besni

Öner beyim sevgilerimi ve selamlarımı iletiyorum…

Makale yazarı

Mikdat Besni
Veteriner hekim olarak kamuda çalıştı. Sayısal teknoloji ve interneti fırsat bilerek fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Sadece çekip paylaşmak ve izleyerek fotoğrafın öğrenilemeyeceğini öğrendi. Ciddi yayınlardan kaynak oluşturdu. Verdiği fotoğraf kursları sayesinde fotoğrafın inceliklerini öğrendi. Çeşitli ortamlarda iyi fotoğrafları yorumlayarak bilincin gelişmesine destek olmaya çalışmaktadır. Susurluk Fotoğraf ve Sanat Akademisi Derneğinin Başkanlığını yürütmektedir. Fotono21 ve ASFOD onur üyeliklerini fotoğraftan aldığı en büyük ödüller olarak görmektedir.

Manşet

Eğilmez Başın Gibi

Eğilmez Başın Gibi

Halit Dokuzoğuz' un uzun süre önce paylaştığı bu fotoğrafı unutamıyorum... Nasıl unuturum? Fotoğraftaki Efe'nin görkemli hali, hayalimden silinmiyor, "Eğilmez başın gibi, gökler bulutlu efem" diyor.

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Beni şu an kullandığım kameradan neler vazgeçirebilir?

Beni şu an kullandığım kameradan neler vazgeçirebilir?

Her alanda olduğu gibi kamera teknolojisindeki ilerleme de devam edecek, bunu durduramazsınız. Buna inovasyon deniyor. Buna benzer şeyleri 10 yıl önce başka fotoğrafçılardan da duyuyorduk. "Ne var sanki" diyorlardı, "elimdeki kamera bana babamdan kaldı, hala çekiyorum". Eğer kamera üreticileri onları dinlemiş olsaydı, bizler hala 12 MP kameralarla çekim yapıyor olacaktık ve yanımızda büyük ve ağır kamera çantaları taşıyor olacaktık.

Ben bu ilerlemeler konusunda şahsen çok heyecanlıyım.
21
0
Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x