Daha

    Kristal'e Mektuplar

    Kuralları Yıkmak

    Eğer ‘Kompozisyon Kuralları’ bizim için çok önemli ise ve katı kalıba sahip bir açıyla fotoğrafa bakarsak, fotoğraf bu haliyle bizi rahatsız edecektir. Çünkü insanın görsel olarak en önemli organları olan, annenin dudağı ve burnu ile çocuğun parmağı çerçeveler tarafından kesilmiştir. Gözümüz bu kesilen organlara takılacak, başka bir şeyi göremeyecek ve fotoğrafı yadırgayacaktır.

    Basmakalıp çerçeveler içerisine hapsetmemeliyiz kendimizi, bilim de, doğrular da değişiyor. Saplanıp kalacak mıyız kurallara?

    -

    Merhaba Kristal.

    Fotoğraf eğitiminde hocaların önem verdikleri konuların başında ‘Fotoğrafta Kompozisyon’ gelir. Bu konu benim için fotoğrafa başladığımda çok garip gelmişti. Çünkü kompozisyon denilince, ‘Edebiyat’ dersimizde bir konu ve olayı anlatmamızın istenildiği yazılı metin aklıma gelirdi. Öyle ya; bir olayı anlatmak söze dayalı, kelimelerden oluşan bir yazı idi, fotoğraf ise görsel bir şeydi, ne alaka?

    Zamanla öğrendim fotoğrafın bir şeyler anlatması gerektiğinin çok önemli ve bir dile sahip olduğunu… Anlatımı sağlarken de görsel ögelerin yerleştirilmesinin, başka bir ifadeyle bu dilin kompozisyon olduğunu.

    Hatta bu düzenlemenin fotoğraf sanatı için çok önemli olduğunu anlayıp konuyu derinlemesine öğrenmek istediğimde; rahmetli Hoca’nın ‘Fotoğrafın Yapısal Öğeleri ve Fotoğraf Sanatında Kompozisyon’ isimli kitabının elimin altında olması gerektiğini anladım. Bir değil iki tane imzalı kitabım oldu. Benim için çok kıymetlidir, çünkü bir başucu kitabıydı, kaynaktı, ara ara defalarca okudum.

    Sevgili Kristal sanırım sizi şaşırttım, kitabın yazarının ismini vermedim. Fotoğraf sanatında eğer isim verilmeden ‘Hoca’ olarak anılan bir kişi olduğunda, Prof. Dr. Sabit Kalfagil akla gelir. O hocaları yetiştiren hocadır, saygıyla anılır, ışıklar içinde uyusun.

    Neyse biz yine konumuza dönelim, kompozisyon; insanlık kültür ve sanat birikiminin binlerce yıllık kütüphanesinde, görsel olarak daha etkili, çekici ve anlatıma sahip fotoğrafa ulaşmak için, öge ve nesnelerin doğru yerleştirilmesi anlayışıyla gelişmiştir.

    Hoca da kitabında, fotoğrafta gözümüzün ‘Yaşam Ögesi’ ile karşılaştığında zihnin rahatladığından söz eder. Doğru der, yaşama dair ögelerin varlığı, fotoğrafa her zaman daha güçlü olmanın yolunu açar.

    Bu birikim ve kültürün ışığında verilen fotoğraf kurslarında insan ögesi konu edildiğinde, organların çerçeveler tarafından kesilmesinin hoş olmadığı kulaklara fısıldanmıştır.

    Kuralları Yıkmak
    Fotoğraf: Kemal Kaya

    Bu karede, söz konusu kuralın umursanmadığına tanığız, belki de ‘hiçe sayılmış’ dememiz bile yadırganmayacaktır.

    Ancak sevgili Kristal, bilinçli insan için; her alanda katı kalıplar içinde bulunmamak, anlamaya çalışmak önemli olmalıdır.

    Eğer ‘Kompozisyon Kuralları’  bizim için çok önemli ise ve böylesi katı kalıba sahip bir açıyla fotoğrafa bakarsak, fotoğraf bu haliyle bizi rahatsız edecektir. Çünkü insanın görsel olarak en önemli organları olan, annenin dudağı ve burnu ile çocuğun parmağı çerçeveler tarafından kesilmiştir. Gözümüz bu kesilen organlara takılacak, başka bir şeyi göremeyecek ve fotoğrafı yadırgayacaktır.

    Fakat peşin hüküm taşımayan, anlatıma yönelik bakış açısıyla dolu zihin; farklı düşünecek ve fotoğrafı çözmeye çalışacaktır. Böylesi bir görme kültürü, çocuğun ifadesine yoğunlaşacak, onun için en önemli yaşam kaynağı ve bakıcı kucağında olduğunu hissedecek, emin ellerde olmanın verdiği güven duygusunu çocuğun yüz ifadesinden okuyacaktır.

    İşte önemli olan budur sevgili Kristal…

    Basmakalıp çerçeveler içerisine hapsetmemeliyiz kendimizi, bilim de, doğrular da değişiyor. Saplanıp kalacak mıyız kurallara?

    Kompozisyon kuralları estetik görme kültürünün, geçmişten gelen birikimleriyle oluşmuş yapıdır. Çoğu kez doğruyu işaret eder, ancak tanrı buyruğu değildir, değişecektir, farklı ortamlarda daha estetik veya güçlü anlatıma sahip bakış açıları olacaktır.

    Bize düşen farklılığın zenginlik olduğunu kabullenmek ve ona saygı göstermektir.

    Selam kendini katı kurallara zincirlememiş, özgür ve araştıran zihinlere gitsin…

    Mikdat Besni

    İlişkili İçerikler

    E-POSTA ABONELİĞİ

    Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

    Abone ol
    Bana bildir
    guest
    4 Yorum
    Beğenilenler
    En yeniler Eskiler
    Satır içi geribildirimler
    Bütün yorumları göster
    Öner BÜYÜKYILDIZ
    Öner BÜYÜKYILDIZ
    5 ay önce
    Makale Değerlendirme :
         

    Bende sözlerime Prof.Dr.Sabit Kalfagil hocama rahmet dileyerek başlamak istiyorum. Sizinkiler gibi imzalı olmasa da bu esere sahip olduğuma çok memnunum. Benim için de tam bir başucu kitabı.

    Fotoğraf eleştirilerine yada yorumlarına baktığımda genel olarak şunu duyarım: “Işık dengesi yerinde, netlik sorunu yok ve kompozisyon kurallarına uygun.” Yani bir fotoğrafın genel geçer bir not alması için bu asgari şartları sağlaması yeterli oluyor genelde. Ama eser sahibi, kuralları yıkıp kompozisyon kurallarına aykırı bir eserle izleyicisinin karşısına çıkıyorsa güvendiği bir şey olmalı. O karede daha baskın olan ve kuralları yıkmasını mazur gösterecek bir unsur, bir anlatım olmalı. Bu eserde sizin de buyurduğunuz gibi çocuğun bakışı. Aksi halde hem fotoğrafta bir anlam gücü yok, hem kompozisyon kurallarına uyulmamış ise “hem kel hem fodul” hesabı, gözü rahatsız edici olur.

    Bu yolda sizin gibi ustalarımızın eserleri, yazıları ve yorumları benim gibi bu işe gönül vermiş insanlara yol gösterici olacaktır. Yazınız için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum Mikdat abim. Ellerinize, emeğinize sağlık.

    Selam ve saygılarımla.

    Mikdat Besni
    Mikdat Besni
    Yorumun sahibi  Öner BÜYÜKYILDIZ
    5 ay önce

    Sevgili Öner.
    eser sahibi, kuralları yıkıp kompozisyon kurallarına aykırı bir eserle izleyicisinin karşısına çıkıyorsa güvendiği bir şey olmalı” derken işi çok yerinde bir ifadeyle anlatmış oluyorsunuz.
    Katkınız için teşekkürler…

    Okyar Atilla
    5 ay önce

    Mikdat Bey her zaman olduğu gibi önemli noktaları gözümüze gözümüze sokuyor. Okuyunca çarpılıyorsunuz ve dikkat kesiliyorsunuz.

    Sabit Kalfagil, İFOD 3 ncü uluslararası fotoğraf günlerinin onur konuğuydu. Ve sevgili Beyhan Hoca bana “sen ilgileniyorsun” demişti. Üç gün birlikte geçirdim. Bir röportaj yaptım. Tam burada hayıflanmadan geçemeyeceğim; bu röportajı çözümleyip hem ses kayıtları hem de belge olarak İFOD’a teslim etmiştim. Ses kaydı kendime ait ses kayıt cihazındaydı. Kaybettiklerini düşünüyorum. Eğer böyleyse çok ama çok yazık.

    Mikdat Bey’in yazısına destek olarak kısaca ilave edeceklerim şöyle: Eğer bir kuralı ihlal etmek istiyorsanız önce o kuralı çok iyi biliyor olmanız gerekir ki ihlal ederken hata yapmayın. Usta işi fotoğraflarda gördüğümüz budur. Fotoğraflarda bunun bilinçli yapıldığını bize anlatan izleri okuruz.

    Bu ciddi eğitim işidir. Görme ve düşünme pratiğimizi eğiterek elde edebileceğimiz bir yetkinliktir ve çok ama çok zordur. Temelinde biraz da içgüdü, duygu ve “hise kablel vuku” yatar. Ve tahmin ettiğiniz gibi bunlar herkeste aynı değildir. Dolayısıtla fotoğrafın “mekanik” (Hakan Kalyoncu’nun lafıdır) olmasının önüne geçilir.

    Mikdat Bey elinize sağlık.

    Sevgi ve saygılarımla

    Mikdat Besni
    Mikdat Besni
    Yorumun sahibi  Okyar Atilla
    5 ay önce

    Çok doğru dersiniz Okyar Hocam.
    Eğer bir kuralı ihlal etmek istiyorsanız önce o kuralı çok iyi biliyor olmanız gerekir.”
    Üç gün eşlik ettiğiniz Hoca’nın dediği bir söz vardır “Bir takım acayiplikler sanat değildir.”
    Evet, kural yıkmakta aynısıdır, yetkinlik gerektirir.
    Kemal Hoca burada yetkinliğini kullanarak bu fotoğrafında sanki “Ben kural ihlali yapsam da, fotoğrafıma yüklediğim mesaj ve duygu, kural ihlalini perdeler…” demektedir.
    Katkınız için teşekkürler…
    

    Makale yazarı

    Mikdat Besni
    Veteriner hekim olarak kamuda çalıştı. Sayısal teknoloji ve interneti fırsat bilerek fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Sadece çekip paylaşmak ve izleyerek fotoğrafın öğrenilemeyeceğini öğrendi. Ciddi yayınlardan kaynak oluşturdu. Verdiği fotoğraf kursları sayesinde fotoğrafın inceliklerini öğrendi. Çeşitli ortamlarda iyi fotoğrafları yorumlayarak bilincin gelişmesine destek olmaya çalışmaktadır. Susurluk Fotoğraf ve Sanat Akademisi Derneğinin Başkanlığını yürütmektedir. Fotono21 ve ASFOD onur üyeliklerini fotoğraftan aldığı en büyük ödüller olarak görmektedir.

    MANŞET

    POPÜLER İÇERİKLER

    4
    0
    Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
    ()
    x