KVKK kapsamında fotoğraf çekerken almamız gereken önlemler ve ihlalin sonuçları

_

Bugün sizlerle paylaşacağım konu; son dönemlerde çok sık konuşulan aslında 07.04.2016 tarihinden bu yana mevzuatta yer alan ancak çok da bilinçli olmadığımız Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında fotoğraf çekerken almamız gereken izinler, önlemler ve ihlalin sonuçları üzerine. Sizlerin de bildiği üzere, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 07.04.2016 tarihinde yayınlanarak Türk hukuk sitemine giriş yaptı. Mevzuat içeriği çok geniş ve ayrıntılı olması nedeniyle hemen hemen herkes ilk başta kanun içeriğini anlamakta zorluk çekti. Kişisel Verilerin Korunması Kurulu tarafından seminerler ve kongreler düzenlenerek eğitimler verilmeye başlandı ve halen daha eğitimler verilmeye devam etmektedir. Gelin biz de fotoğraf ve görüntü kaydı yönünden mevzuatı inceleyelim. (Sizlerin de internetten 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununu mutlaka incelemenizi tavsiye ederim.)

Öncelikle kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlanmaktadır. Kanunda, kişisel veriler sınırlı sayma yoluyla belirlenmediğinden, her somut olayın özelliğine göre kişisel verinin kapsamının genişletilmesi de mümkündür. Bu kapsamda, gerçek bir kişinin adı soyadı, kan grubu, motorlu taşıt plakası, mülakat sonuçları, kullandığı elektronik cihazların IP adresleri, ses ve görüntü kayıtları, konum bilgisi, adli sicil kaydı, kredi kartı ekstreleri, sosyal medya beğenileri, parmak izleri vb. bilgiler de kişisel veri olarak tanımlanabilmektedir. Buradan hareketle “fotoğraf”ın da kişisel veri kapsamına girdiğini içerikten anlayabiliyoruz.

Kişisel verilerin korunması kurulunun resmi twitter hesabından 25.09.2019 tarihli tweetinde “Sadece kendimizin değil, başkalarının da veri güvenliği önemli! Kalabalık mekanlarda çekilen fotoğraflarda, rızası dışında üçüncü kişilerin yer almamasına özen gösterilmeli, bu mümkün değilse fotoğraf üzerinde ‘’karartma’’ işlemi uygulanmalıdır.” denmiştir. Açıklamada karartma işlemi kişisel verilerin bütünün kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilmeyecek şekilde üstlerinin çizilmesi, boyanması veya buzlanması işlemleri olarak tarif edilmiştir. Kurum, açıkça izni olmayan kişilerin fotoğraflarını çekme ve paylaşma eyleminin kanuna aykırı olduğundan ve ihlal neticesinde yaptırımlar uygulanacağından bahsetmiştir. Yapılan açıklamayı çok önemli buluyor ve üzerinde durulması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca yine KVKK’nın resmi web sitesinde “Yayınlar” bölümünde de anlatılan konuyu sizlerle paylaşmak ve dikkatinizi çekmek istiyorum. Katıldığınız bir konferansta fotoğrafınızın çekilmemesini veya yayınlanmamasını istemek sizin en temel hakkınızdır! Kişisel Verileri Koruma Kurulunca toplantı ve seminerlerde aydınlatma ve açık rıza uygulaması vardır. Toplantı salonu girişinde ilgili kişilerin okuyabileceği şekilde aydınlatma metinlerinin panoya asılmış olması gerekir. Aydınlatma yapıldıktan sonra katılımcıların görüntü kayıtlarının alınması ve sosyal medyada paylaşılması için açık rıza alınması gerekmektedir.

Örneğin etkinliğin düzenlendiği salonda koltukların bir kısmı yeşil bir kısmı da kırmızı etiketlerle ayrılarak oturma düzeni oluşturulur. Kırmızı etiketli koltukların bulunduğu bölümde fotoğraf ve video görüntüsü alınamazken, yeşil etiketli koltukların bulunduğu bölümde çekim yapılabilir ve ilgili yayın organlarınca paylaşılabilir. Ayırca salon girişinde sunulan yeşil renkli kokartları açık rızaları ile yakasına takan katılımcıların fotoğraf ve videoları çekilirken kırmızı renkli kokart takan katılımcıların görüntüleri alınmaz.

KVKK

Tüm bu verilen örneklerin ihlali durumunda Kanun kapsamında verilen idari para cezaları 5.000 TL’Den 1.000.000 TL’ye kadar olabilmektedir.  Buradan hareketle aslında fotoğrafı çekilen kişilerin haklarını bilerek tam tersi düşünceyle fotoğraf çeken sanatçılar olarak bu konuya artık eskisinden daha hassas davranmalıyız diye düşünüyorum. Bültene abone olan bir okuyucum geçtiğimiz aylarda sokak fotoğrafçılığında izin konusunun detaylı anlatılmasını istemişti. Aslında bu konu ile sokak fotoğrafçılığında izin konusunun daha ciddi hale geldiğini ve aslında ciddi yaptırımlara sebebiyet verdiğini ve vereceğini söylemek gerekecektir. Eğer ki kanuna aykırı davranılması halinde şahsın kurula başvurup şikayet etme hakkı olup yapılan şikayet neticesinde denetimlerin ardından ihlaller var ise hem idari para cezaları ile karşılaşabilmekte hemde Türk Ceza Kanunu anlamında cezai yaptırımlar uygulanabilmektedir. Türk Ceza Kanununda yer alan kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme, verme, ele geçirme, silmeme suçları kısaca aşağıda şöyle yer almaktadır:

Madde 135-  Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Madde 136-  Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.

Madde 137-  Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların; a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle, b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, İşlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Madde 138–  Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

Madde 139- Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.

Not : Bir annenin üçüncü kişilere vermemek ve veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklere uymak kaydıyla, aynı konutta yaşadığı çocuğu veya eşinin fotoğraflarını cep telefonuyla çekmesi, kaydetmesi, kimlik bilgilerini rehbere işlemesi gibi durumlar Kanun kapsamı dışında kalmaktadır.

Yakında sizlerle paylaşacağım diğer yazılarım yayınlandığında ilk siz haberdar olmak isterseniz, aşağıdaki bölüme e-posta adresini yazıp “Abone Ol” linkine tıklamanız yeterli.

Saygılarımla.

Av. Fulden ELVERİR

Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

avatar
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bana bildir
Sebahattin Demir
Yönetici

Fulden hanım merhaba,

Öncelikle bu çok önemli konudaki bilgilendirmeler için teşekkürler.
Yazdıklarınıza bakılırsa, kamusal alanda fotoğraf çekmek neredeyse imkansızlaşıyor.
Haksız mıyım, ben mi yanlış anlıyorum?
Konferans vb gibi ortamlar için tamam, onu haklı buluyorum.
Ama, örneğin bir yakınımı kalabalık bir ortamda fotoğrafladıysam, doğal olarak o mekanda olan kişiler de bir şekilde fotoğrafta yer alacaktır. Ben bu fotoğrafı sosyal medyada yayınlarsam ve mekanda o sırada bulunan diğer kişilerden birisi bu kanuna göre problem çıkartabilir mi? Her kişiden tek tek izin alamayacağıma göre, bu nasıl olacak?

Selamlar.

Aydın Küçükoğlu
Ziyaretçi
Aydın Küçükoğlu

Benim de ilk aklıma gelen bu soru idi. Cevabı merak ediyorum.

Fulden ELVERİR
Ziyaretçi

Sebahattin Bey Merhabalar,

Kişisel Verilerin Korunması konusunu gerçekten çok önemsiyorum. Çünkü Avrupa’da çoktan geçilmiş olan bu sisteme biz yeni yeni uyum sağlıyoruz ve kültürümüzde de hukukumuzda da ancak yeni gelişen somut olaylar üzerinden gelişme gösterecek. Bu nedenle henüz bu konuda ihlaller veya şikayetle olmadan net bir şey söylemek mümkün değil. Ancak şunu ifade etmek isterim, KVKK gereğince (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) bu kanundan sorumlu olan kişiler şirketlerdir yani özel hukuk tüzel kişileridir. Kanun, gerçek kişiler ile kamu hukuku tüzel kişileri kapsamamaktadır. Yani biz insanlar ve devlet bu kanun kapsamında sorumlu değiliz. Ancak buna rağmen KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kurulu) 25.09.2019 tarihinde atmış olduğu tweet ile “Sadece kendimizin değil, başkalarının da veri güvenliği önemli! Kalabalık mekanlarda çekilen fotoğraflarda, rızası dışında üçüncü kişilerin yer almamasına özen gösterilmeli, bu mümkün değilse fotoğraf üzerinde ‘’karartma’’ işlemi uygulanmalıdır.” diyerek burada çekilen ve paylaşılan fotoğrafların aslında bir şirket hesabı üzerinden yapılması hallerini kastetmiştir diye düşünüyorum. Her ne kadar bu tweeti ile ilgili bir açıklık bulunmasa da Kanun kapsamından biz gerçek kişilerin etkilenmediğini düşündüğümüzde, sorumlu tutulamayız.

https://twitter.com/KVKKurumu/status/1176890004620140549 ( Bu hesaptan tweeti ve yorumları okuyabilirsiniz.)

Okyar Atilla
Ziyaretçi
Okyar Atilla

Fulden merhaba,
Diğer yazıların gibi parmak basacak noktayı çok iyi seçiyorsun. Eline sağlık. Benim an-ma-dığım,” kişisel veri” denilirken içeriği nasıl dolduruluyor. Örneğin, banka hesap numarası, telefon numarası adresler kişisel veridir. Buna sahip olan şirket yayınlayamaz ve paylaşamaz.Ancak bir fotoğrafta geri planda görünen kişiler nasıl bu kapsama dahil olur? Bana mantıksız geliyor.Yazdıklarından anladığım ise hızla sulandırılacak bir yaklaşım var.

Burada en çarpıcı örnek ise, Boyner grubunun kendine kayıtlı müşteri (Advantage card müşterileri) listesini HSBC ye satmasıdır. Önceleri bilmediğim bir numara arar ürün tanıtımı yapmaya kalkardı. İlk “numaramı kimden aldınız, lütfen söyle misiniz?” dediğimde ise telefonu yüzüme kapatırlardı. Geri arayınca da açmazlardı. Şimdi artık yapamıyorlar.

Ancak bu iş sosyal medyaya geçti. İnstagram hesabıma takip etmediğim bir çok yerden reklam geliyor. Üşenmeden şikayet butonuna basıp işlem yapıyorum. Bence bu da aynı şey. Ya da elektronik posta adresime sürekli “Şahin sucukları” nın reklamı düşüyor. Siliyorum yine düşüyor. Bu da benzer şey.

Yani bütün saçmalıkları ve ihlallerin içinde işi fotoğrafa getirmeleri saçmalığın daniskası. Herhalde bundan dolayı yabacı fotoğrafçılarda ciddi oranda soyut, minimal, manzara ve kavramsal fotoğrafa yönlenme var.

Sevgi ve saygılarımla

Fulden ELVERİR
Ziyaretçi

Okyar Bey Merhabalar,

“Kişisel veri”yi kapsamlı düşünebiliriz, örneği şirkete girişlerde verilen parmak izi, okutulan göz retinası, yüz çehresi de bir kişisel veridir. Buradan hareketle kişinin bedeni de kişisel veri kapsamındadır ve onay/izin vermedikçe kişisel verilerin ihlali kapsamına girebilir. Bu zaten aslında bizlerin çok uzun zamandır tartıştığı sokak fotoğrafçılığında onay konusuna benzerlik göstermektedir. KVKK ise daha ağır yükümlülükler içermektedir.

Sizin de dediğiniz gibi uygulama tartışmaya çok açık ve henüz mevzuatta netlik olmayan çok fazla konu var ve oluşacak.

İnstagramda önümüzde çıkan reklamlar için ben de aynısını düşünüyorum. Umuyorum tüm hepsi için çözüm bulunacaktır.

Okyar Atilla
Ziyaretçi
Okyar Atilla

Açıklama için çok teşekkürler.

Öner BÜYÜKYILDIZ
Ziyaretçi
Öner BÜYÜKYILDIZ

Okyar bey, farkında olmadan sizde yaptınız firmanın reklamını. Para verseler yaptıramazlardı 🤣

Öner BÜYÜKYILDIZ
Ziyaretçi
Öner BÜYÜKYILDIZ

Mesleğim gereği (bankacı), çok içli dışlı olduğum bu kanun ile ilgili bir yazı yazmanıza sevindim Fulden Hanım. Avrupa’da bu kanun ne derece yerleşmiş bilemiyorum ama bizde hem hala yeterince yerleşmedi, hem yanlış anlama ve istismara açık, hemde hukuki sonuçlar alınması zor (şikayet, ispat, dava süreci vs)
Benim aklıma takılan ise şu: Malumunuz attığımız her adım bir şekilde kayıt altında. Mobeseler, güvenlik kameraları adım adım takip ediyor bizleri. Devlet yada kurumsal firmaların kayıtları tamam ama, isteyen herkes istediği şekilde bir güvenlik kamerası kurabiliyor ve kayıt alabiliyor. Bu cihazların yaptığı kayıtlar kimlerin elinde depolanıyor, nerelerde kullanılıyor kontrol imkanımız yok, ve olay rızamız dışında. Buda bir kişisel veri ihlali. Ve sanırım bu konunun kapsamı çok geniş olduğu için hukukçuların işi çok zor.
Bizleri bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür eder selam ve saygılarımı sunarım.

Fulden
Ziyaretçi

Öner Bey Merhabalar,

Şu an kurumsal firmaların kurdukları güvenlik kameraları bizlere aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde örneği tabelalar asarak bilgilendirmek zorundadır. Ancak bu şirketler dışında asılan güvenlik kameraları var ise bu kişiler henüz kanun kapsamında veri depolayan sıfatıyla sorumlu değildir. Sistemin düzene girmesi ile birlikte gerçek kişilerin de kapsama alınacağını ve bu bahsedilen örneği kişisel veri ihlali kapsamında kalacağını düşünüyorum.

Saygılarımla

Arslan Turegun
Ziyaretçi
Arslan Turegun

Merhabalar.
Bilgilendirici yazılarınızı ilgiyle okuyorum.
Genellikle sokak fotoğrafçılığı yapmasam da benim de bilmek istediğim bir konu var.
Biliyorsunuz, ülkemizde “yasak” kelimesi sık sık kullanılıyor. Neden yasak, kime ve neye göre yasak kendileri de bilmiyor.
Bir fotoğrafçının (amatör-profesyonel fark etmeksizin) hakları nedir? Örneğin bir ören yerinde, parkta vb yerlerde fotoğraf çekerken yanımıza gelip de “yasak” dediklerinde ne yapmalıyız.
Başımdan geçen bir olayı anlatayım.
İzmir Konak meydanında bir protesto gösterisini fotoğraflarken bir polis gelip “yasak” dedi. Niye yasak” diye sorunca, “bizleri çekiyorsun” dedi. Ben de hemen arkalarındaki Yalı Camii’ni göstererek “camiyi çekiyorum ama siz önünde duruyorsunuz” deyince uzaklaştı.

Fulden
Ziyaretçi

Arslan Bey Merhabalar,

Öncelikle verdiğiniz örnek için çok teşekkür ederim. Bu kapsamda bir gösteriyi/protestoyu fotoğraflamak elbetteki yasaklanamaz. Burada polisin söylediği cümle tamamen bilinçsiz ve ezberletilmiş olmuş. Çünkü kendilerine de aynen söylenen şu “tamam bu protestoya izin verdik ama medyaya çok yayılmasın fotoğraf video çekilmesini engelleyin, çok yankı getirmesin” Bu amaçla söylenen cümle gereği polisin aldığı emir doğrultusunda sizlere ” yasak” demesi tamamen doğal. Peki yeni gelen kanun tüm bu hususlarda değişiklik yaratacak mıdır ? Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den az olan gerçek veya tüzel kişi veri sorumlularından ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olmayanların; Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğünden istisna tutulmasına karar verilmiştir. Bu nedenle gerçek kişilerin bu kapsam dışında kaldığını söylemek mümkündür.

Arslan Turegun
Ziyaretçi
Arslan Turegun

Fulden hanım teşekkür ederim.
Bununla bağlantılı olarak şöyle iki soru daha aklıma geldi.
1- Herhangi bir görevlinin fotoğraf makinemi, veya görüntüleri kaydettiğim kartları alması yasal değil diye biliyorum. Benim başıma gelmedi -daha doğrusu “el sürersen suç duyurusunda bulunurum” deyince bıraktı- ama bu tarz olayların yaşandığını duydum. Bu gibi durumlardaki haklarımız nedir?
2- Özellikle halk olayları esnasında kamusal alanda iken görevlinin basın kartı sorması. Bu gibi durumlarda açık açık basından olmadığımı, bulunduğum yerin kamusal alan olduğunu, görüntü alınmasına ilişkin herhangi bir yasak uyarı işaretinin olmadığını söyleyince uzaklaşıyorlar ama, gerçekten bu gibi durumlardaki haklarımız nedir?
Teşekkür ederim.

Fulden ELVERİR
Ziyaretçi

Arslan bey söylediğiniz konu çok daha uzun kapsamlı incelenmesi gereken bir konu. Bu yönde fotoğrafçıların hakları konulu ayrı bir yazıyı en kısa zamanda paylaşacağım. Takipte kalınız.

Teşekkür ederim.

anıl gülhan
Ziyaretçi
anıl gülhan

Bu konuların kvkk yı ilgilendirmeyeceğini temel hak ve özgürlükler kapsamında değerlendirileceğini düşünüyorum . Siz her hangi bir fotoğraf hakkında dava açtığınızda aynı zamanda kvkk ya başvurursanız . Hukuksal süreç ilerlediği için kurul bu bizi ilgilendirmez diye bilir . “6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 15 inci maddenin (2) numaralı fıkrasında 01.11.1984 tarihli ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun 6 ncı maddesinde “Yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olan” ihbar veya şikâyetlerin incelemeye alınmayacağının hükme bağlandığı, şikayete konu iddiaların Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca suç unsuru barındırdığı ve bunların da bireysel suç niteliğinde olduğu, bu kapsamda ilgili kişi tarafından da konunun yargıya intikal ettirilmiş olduğu dikkate alındığında, söz konusu başvurunun Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğine,”

Fulden
Ziyaretçi

Anıl Bey Merhabalar,

Kurul, şikayet üzerine veya ihlal iddiasını öğrenmesi durumunda resen görev alanına
giren konularda gerekli incelemeyi yapar. Bu inceleme, şikâyete ya da resen öğrenilen
ihlal iddiasına münhasır olacaktır.
Kurul, şikayet tarihinden itibaren altmış gün içinde bir cevap vermediği takdirde,
talep reddedilmiş sayılır. Dolayısıyla, şikâyet tarihinden itibaren altmış günlük sürenin
geçmesiyle idari yargıda dava açma süresi başlayacaktır.
Kurul tarafından, şikâyet üzerine veya resen yapılacak inceleme sonucunda, ihlalin
varlığının anlaşılması halinde Kurul, tespit ettiği hukuka aykırılıkların ilgili veri sorumlusu
tarafından giderilmesine karar vererek, kararı ilgililere tebliğ eder. Bu karar, tebliğden
itibaren gecikmeksizin ve en geç otuz gün içinde yerine getirilmelidir.
Kanunda bu hususta özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte, herhangi bir suç
unsuruna rastlanılması halinde Türk Ceza Kanunu gereğince yetkili makamlara da ayrıca
bildirimde bulunulacaktır.

anıl
Ziyaretçi
anıl

Merhabalar,

Her hangi bir şirkete yada organizasyona bağlı olmadan çekilen bireysel fotoğraflar için ulaşabileceğiniz bir veri sorumlusu bulamazsınız yada doldurabileceğiniz bir form olmayacaktır. KVKK telefonla şikayette bulunmak istediğinizde ilk soru “veri sorumlusuna ulaştınız mı ?” oluyor. Ortada veri sorumlusu olmadığı için başvuru yapmak imkansızlaşıyor.
Kurulun bireysel başvuruya verdiği karara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/5462/2019/47

Fulden ELVERİR
Ziyaretçi

Çok doğru tam da söylediğiniz gibi işliyor süreç

Sebahattin Demir
Yönetici

Fulden hanım,

Bir soru da benden:
Geçenlerde, blogumuzda yayınladığım ND filtre yazımın çekimleri için büyükçe bir parka gitmiştim. Saat sabahın erken saatiydi, sanırım 07:30 gibi. Amacım değişik filtrelerin açık havada fotoğrafa etkisi anlatmaktı. Parkın en kenarındaki yürüme yolu üzerindeki bankların bir tanesine oturdum. Üçayağı kurdum, kameramı yerleştirdim ve objektifimi gökyüzüne karşı yönlendirdim. Boş gökyüzü çekiyordum ama değişik filtreler ile. Yanıma parkın güvenlik görevlisi geldi “Burada fotoğraf çekemezsiniz, yasak” dedi. Ben de “Bu yasak nerede yazıyor, hiçbir yerde göremedim” dediğimde kararın belediyeye ait olduğunu, parkın belediyenin parkı olduğunu, çekim yapmak için belediyeden önce izin alınmasının gerektiğini, parka gelenlerin rahatsız olduğunu söyledi. Parkta bir ben ve bir de güvenlik görevlileri vardı, saat sabahın 07:30’u! Çekimime devam ettiğimde, daha kalabalık bir güvenlik ordusu başıma geldi ve taciz başladı. İşim zaten bitmişti, ekipmanımı topladım ve oradan ayrıldım.

Bir başka gün, başka bir amaçla aynı parka gittiğimde mezuniyet kıyafetleriyle birçok öğrencinin parkta profesyonel bir fotoğrafçıyla fotoğraflarının çekildiğini gördüm. Fotoğrafçının yanına gidip önce biraz sohbet ettim, ardından “Burada fotoğraf çekebilmek için izin alınıyor mu?” diye sordum. Bana şaşkınca baktı “Hayır, biz hep burada çekim yaparız, hiç izin almadık” dedi.

Uzun oldu farkındayım. Soruma geleyim:
Park görevlilerinin, belediyelerin, kamusal alanda fotoğraf çekilmesini engelleyici karar almaları yasal mıdır? Ben o parkta fotoğraf çekmeye devam etseydim, beni yasal anlamda ne bekliyor olurdu?

Selamlar.

anıl
Ziyaretçi
anıl

Aynı sorunu ben Metro istasyonlarında yaşıyorum .Güvenlik nedeniyle metro istasyonlarında ve trenlerde dslr-slr fotoğraf makinesiyle fotoğraf çekmek yasak.Metro istasyonları için izin almanız gerekiyor.İzin için istasyonları boş olduğu bir zamanı belirtmeniz gerekiyor ve izni her seferinde Esenlere gidip almanız lazım. Trenlerde çekim yapmaya izin yok . Ama cep telefonuyla yada gopro gibi cihazlarla istasyonlarda ve trenlerde fotoğraf çekmenize izin veriyorlar.

Fulden ELVERİR
Ziyaretçi

Sebahattin Bey sorunuz üzerine örnek olması açısından Bornova Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile Hukuk departmanı ile görüştüm. Kendileri hiçbir şekilde bunun mümkün olmadığını kendi işleyişlerinde böyle bir şeyle karşılaşmadıklarını, başka yerlerde veya belediyelerde de bu konuda bir karar alınamayacağını belirttiler. Tabi doğa, parki bahçe, kuşlar vs çekme üzerine söylüyorum. Zaten bir kimseyi çekmek istememiz halinde bunun izin durumlarını detaylı konuşmuştuk.

Ayrı bir örnek olarak da İZBAN içeriğinde fotoğraf çekilmesine yönelik ;https://www.izban.com.tr/Sayfalar/Single.aspx?MenuId=28 Yolculuk kuralları başlıklı “Gecikmesiz ve emniyetli bir yolculuk için” alt metin içeren yazısında “İstasyonlarda ve trenlerde fotoğraf, kamera vb. çekimler yapılması özel izne bağlıdır.” denmektedir. Her ne kadar bu kuralların kendi iç tüzüklerinde mi yazıldığı yoksa bu konuda İZBAN bünyesinde kararlar mı çıkarıldığı konusunda bir netlik göremesek de sizinle paylaşmak istedim.

Bu makaleyi paylaş

Av. Fulden Elverirhttp://www.elverirhukuk.com.tr
Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, İzmir’de Elverir Hukuk & Danışmanlık Bürosunun kurucusu. Zorlu ve stresli meslek hayatının yanında AIESEC, YGA, TEDX, ELSA gibi kuruluşlarda da üyeliğini yürüterek kendisine sosyal bir alan yaratmaya çalışıyor. İzmir Barosu Kadın Hakları Hukuk ve Araştırma Merkezinin aktif üyesi ve aynı zamanda yerel bir gazetede hukuk alanında konuk köşe yazarlığı da yapıyor. Noterlik ve Uzlaştırmacı unvanlarına hak kazandı. Çocukluğundan bu yana yağlı boya resim ile ilgileniyor. Folklorik danslar ve latin danslara da olan merakı nedeniyle bu alanlarda da amatör şekilde uğraşısını devam ettiriyor. Üniversitede okuduğu dönemde Fotoğrafçılık Topluğuna üye olarak ilk defa fotoğraf ile tanıştı, fotoğraf çekmeye olan merakının artmasıyla en son Yönetim Kurulunda da görev aldı.

POPÜLER İÇERİKLER

Sokak Fotoğrafı

Sokak Fotoğrafı

8
Sokakta gerçekleşen fotografik eylem, fotoğrafçıyı negatif konuma düşürmeye çok elverişlidir. Dikkatli ve titiz olunsa bile bazen yanlışa düşülebilir. Bıçak sırtı bir ortam olduğu söylense yeridir. Diğer yandan sokakta gerçekleşen fotografik eylem, bir yığın olumsuzluğa parmak basabilir, problemli halleri işaret edebilir, bu itibarla bireysel ve toplumsal duyarlılığa yol açabilir ve hayatın iyileşmesine vesile olabilir.
Arthenos | Diyafram nedir, fotoğrafta diyafram ayarları nasıl yapılır, alan derinliği nedir, ISO nedir, perde hızı nedir, doğru pozlama nedir

Diyafram Nedir? Fotoğrafta Diyafram Ayarları

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

Buna benzer birçok yazı
E-Posta Kutunuza
gelsin ister misiniz?

Bültenimize abone olun, yeni içerikler ilk size gelsin.

Teşekkürler. Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyin.