Ana Sayfa ÜRÜN İNCELEME Kameralar Nikon D810 Ayarları

Nikon D810 Ayarları

-

Yaklaşık çıktığı günden bu yana Nikon D810 gövde kullanıyorum. Aldığımdan beri bu model hakkında sayısız yayın okudum, eğitim videoları izledim, ustalarla çalıştım ve bizzat sayısız denemeler yaptım. Bu süreçte en fazla eksikliğini yaşadığım şey, anlaşılır ve hap gibi kullanılacak bir “Nikon D810 ayarları” konulu dokümandı. Sonunda bunu kendim yazmaya karar verdim. Bu yazı, birçok doküman ve video izlemelerinin sonucunda kendi deneyimlerimi de içerir. Lütfen unutmayın ki bunlar benim için olan doğrulardır, herkesin aynı ayarlarla çekim yapması gerektiği anlamına gelmez. Aşağıdaki bilgiler, kamera ile mücadele edenlere kılavuz olarak sunulmuştur ve sadece fotoğraf makinesinin ve onun bazı önemli özelliklerinin nasıl kullanıldığını açıklamaktadır.

Ben Nikon D810’umu İngilizce menü ile kullanıyorum. Bu dokümanda Türkçelerini mümkün olduğunca yazmaya özen gösterdim. Gözden kaçırdıklarım olabilir, şimdiden affınızı rica edeceğim. Siz Türkçe olarak kullanıyorsanız ya da Türkçe açıklama istiyorsanız bu durumda biraz çalışmanız gerekecektir.

> Otomatik odaklama modları
> Basamaklama ve Flaş
> Çekim Modu ve Kamera Modu
> Döner kadran seçenekleri
> ISO, Pozlama ölçüm modu, Beyaz dengesi ayarlarını değiştirme
> Çekim modları
> Çekim Menüsü
> Bazı önemli ayarlar
> RAW çekimi
> Beyaz Dengesi ayarı
> ISO Duyarlılığı ayarı
> Özel Ayar menüsü
> AF-ON özelliği
> Pozlama Gecikme modu
> Elektronik ön perde deklanşör
> F- Kontroller
> Video çekimi
> Ayarlar menüsü / Fotoğraf makinesi ayarları

Nikon D810 oldukça gelişmiş bir DSLR kamera ve birçok farklı menü ve ayarla birlikte geliyor.

Kamera menüsüne girmeden önce, makinenin gövdesindeki tuşlar ve kadranlarla yapabileceğimiz denetimleri kullanmaya başlayalım. D810’un birçok menü seçeneği mevcut, ancak yalnızca harici kontrollerle kontrol edebileceğiniz bazı özellikler de var.

Önerilen Nikon D810 ayarları

Otomatik odaklanma Modları

Fotoğraf makinesinin önünde sol tarafta (Şekildeki 3 numaralı büyük kırmızı daire içindeki alan) “AF” ve “M” seçeneklerinden oluşan bir anahtar göreceksiniz. Bu anahtarın “AF” konumunda olduğundan emin olun, aksi takdirde takacağınız objektif otomatik netleme yapmayacaktır. Herhangi bir nedenle objektifiniz netleme yapmıyorsa, öncelikle kontrol etmeniz gereken yer burasıdır. Anahtarın ortasındaki düğmeye basılı tutarak ve arka taraftaki kadranı çevirerek farklı netleme modları arasından seçim yapabilirsiniz.

Arthenos | Nikon D810 ayarları, neler yeni, nasıl yapılır, DSLR gövdeler, tam kare gövde Full frame
ŞEKİL 1

Bu işlemi yaparken üst LCD’ye bakın, kamera “AF-S” ve “AF-C” gibi AF Modları arasında geçiş yapacaktır. Her bir netleme modu hakkında hızlı bir özetleme yapmak gerekirse:

AF-S  Bu moda “Single servo AF” denir ve yalnızca hareketsiz, sabit konular için kullanılır. Deklanşöre yarım bastığınızda özneye otomatik netleme yapar ve netleme kilitlenir. Bu esnada özne hareket ederse netleme noktası değişmeyeceği için net olmayan bir fotoğraf elde edilecektir. Sabit konuları (manzara, mimari, vb.) fotoğraflamak için ve aşırı derecede düşük ışıklı ortamlarda çekim yaparken bu modu kullanmalısınız. Yetersiz ışık koşullarında otomatik netleme zorluğu nedeniyle makinenizdeki AF yardımcı ışığını kullanmanız gerekecektir. Bu ışığın yanması için de bu modu kullanmalısınız.

AF-C  Nikon’un dilinde “Sürekli-servo AF” olarak bilinen AF-C, hareketli nesnelerin fotoğrafını çekmek için kullanılır. Deklanşör düğmesine yarım bastığınızda nesneye odaklanacaktır ve nesne hareket ettiğinde kamera netlemeyi yeniden oluşturacak, nesneyi takip edecektir.

Hangisini kullanacağınıza karar veremiyorsanız, AF-S yerine sürekli izleme için AF-C moduyla kullanmanızı öneririm.

Anahtarın ortasındaki düğmeye basılı tutarak ön kadranı işaret parmağınızla döndürdüğünüzde AF Alan Modlarını seçebileceğiniz, “S”, “D 9”, “D 21”, “D 51”, “3D”, “GrP” ve “Oto” gibi birçok farklı seçenek ile karşılaşırsınız. Bu ayarlar, vizörde gördüğünüz odak noktalarını kontrol etmek içindir. Nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, kamerayı odaklama için kullanacağı tek bir odaklanma noktası seçmenize izin veren “S” (Tek) olarak bırakın.

AF Modları ve AF Alan Modlarını iyice özümsemek için Fotoğrafta Odaklama Teknikleri konusunda bilgi ve deneyim kazanmanız iyi olacaktır.

Basamaklama ve Flaş

AF / M anahtarının hemen üstünde iki ek düğme daha göreceksiniz.

Bunlar;

  • Flaş telafisini ince ayarlamanızı, ön / arka flaş senkronizasyonu gibi diğer flaş parametrelerini ayarlamanızı sağlayan, üzerinde flaş sembolü olan (Şekil-1 deki 2 nolu daire içinde gösterilen) düğmedir.
  • Diğeri üzerinde “BKT” yazan Basamaklama ayarlarınızı yapmanızı sağlayan (Şekil-1 deki 1 nolu daire içinde gösterilen) düğmedir.

Nikon D810’da Flaş ayarlarına şimdilik değinmeyeceğim, çünkü o başka bir uzun makale konusu olabilir.

Ama “BKT” düğmesine basılı tutarak ve ön kadranı kullanarak üst LCD’de “0.0” değerini gördüğünüzden emin olun. Benzer şekilde, düğmeyi basılı tutarak ve üst LCD’de çerçevenin kapalı olduğundan emin olun. Sol tarafta “0F” görünmelidir; Bu, basamaklanın kapalı olduğu anlamına gelir (“BKT” harfleri de yok olmalıdır). Ön kadran çevrilerek basamaklama adımlarının değiştirilmesi sağlanır ve arka kadran çevrilerek çekilen kare sayısı ayarlanır. Nikon D810, 9 kareye kadar ve 3 durağa (EV) kadar basamaklama oluşturmaya izin verir.

Bunun anlamı şudur;

Örneğin, siz çok karanlık ve çok ışıklı ortamları içerisinde barındıran bir kadraj belirlediniz. Pozlama için hangisini seçseniz diğeri patlayacak ya da çok karanlık çıkacaktır. Ortalama bir pozlama yaparsanız, bu kez gölgede kalan yerler daha gölgeli, ışıklı yerler fazla pozlanmış olabilecektir. Her durumda da istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz. Böyle bir durumla karşılaştığınızda aynı sahneyi birden fazla pozlamayla çekmeniz anlamına gelen “Basamaklama” imdadınıza yetişir.

 “BKT” düğmesine basılı tutarak

  • Ön kadran ile her çekimde hangi durak aralıklarıyla çekeceğinizi (1, ½, 1/3),
  • Arka kadran ile ardı ardına kaç kare çekeceğinizi (2,3…9) belirlersiniz.

Deklanşöre tam bastığınızda makine otomatik olarak, belirlediğiniz durak aralıklarında artı ve eksi yönlerde, belirttiğiniz adet kadar fotoğraf çekecek ve kaydedecektir. Ardından siz bu fotoğrafları Photoshop, Lightroom ve benzeri işleme programlarıyla birleştirdiğinizde, her yanı iyi pozlanmış bir HDR (High Dynamic Range) fotoğrafa sahip olursunuz. Bu işlemi BKT kullanarak otomatik olarak yapmak yerine HDR fotoğrafları Manuel olarak çekebilirsiniz

BKT modunun en sevdiğim özelliği Sürekli çekim modunda “Ch” (Şekil 3) seri çekim yaptığınızda bile 14Bit Sıkıştırılmamış/Kayıpsız sıkıştırılmış RAW çekim yapabilmenizdir.

Çekim Modu ve Kamera Modu

Fotoğraf makinenizin sol üst tarafında, üst kısmında düğmeler bulunan (Şekil-2 teki 4 nolu alan ve Şekil-3 te büyükçe gösterilen) gibi geniş bir kadran vardır. Bu döner kadranın başlıca işlevi çekim modunu ayarlamaktır. Üstte bulunan düğmeler Görüntü biçim ve kalitesini, Pozlama ölçüm metodunu, ISO ve Beyaz dengesi ayarını hızlı ayarlamak içindir.

Arthenos | Nikon D810 ayarları, neler yeni, nasıl yapılır, DSLR gövdeler, tam kare gövde Full frame
ŞEKİL 2

Arthenos | Nikon D810 ayarları, neler yeni, nasıl yapılır, DSLR gövdeler, tam kare gövde Full frame
ŞEKİL 3

Döner kadran seçenekleri;

  • “S” (Tek) çekim,
  • “Cl, Ch” (Sürekli düşük ve Sürekli yüksek) hızda çekim,
  • “Q” (Sessiz) mod,
  • “Qc” (Sessiz sürekli) çekim,
  • Zamanlayıcı
  • “Mup” (Ayna kalkık).

Bu bende genellikle deklanşöre bastığımda yalnızca tek bir çekim yapan “S” olarak ayarlıdır. Makinemin hareketli nesneleri birden fazla seri olarak çekim yapmasını istersem, “Ch” moduna geçerim. Nadiren diğer ayarları kullanıyorum, ancak titreşimleri azaltmak için ve üçayak kullanarak yaptığım manzara, mimari gibi çekimlerde kullandığım “Zamanlayıcı” özelliği (aşağıda daha ayrıntılı olarak anlatılıyor) çok işime yarıyor.

ISO, Pozlama ölçüm modu, Beyaz dengesi ayarlarını değiştirme

En üstteki düğmeler, “ISO”, “Pozlama ölçüm metodu” ve “Beyaz Dengesi” gibi önemli ayarları hızla değiştirmenizi sağlarlar. Burada görüntü kalitesini değiştirmeye yarayan “QUAL” düğmesinin konumudan pek hoşnut değilim. Çünkü birçok kez yanlışlıkla buraya basarak RAW çektiğimi zannederek aslında JPEG çekmişliğim vardır 🙂 

Pozlama Ölçüm modunu değiştirmek için düğmeyi basılı tutun, sonra arka ayar kadranını çevirin.

“ISO” düğmesine basılı tutarak arka ayar kadranı ile hızlı ISO ayarı değiştirme imkanına sahip olursunuz. Ön ayar kadranı ise “Otomatik ISO” yu açıp kapatmaya yardım eder. Bu makinede en sevdiğim özelliklerin başında gelen Otomatik ISO’yu hızlı bir şekilde açma ve kapatma kabiliyetimin yanısıra, kamera önündeki Fn (İşlev) düğmesini Otomatik ISO ayarlarıyla eşleştiririm. Böylece maksimum hassasiyet ve minimum perde hızında değişiklikler yapabilirim ( “Özel Ayar Menüsü” altındaki notlarımda açıklanmaktadır).

Son olarak, Beyaz dengesini ayarlamak / değiştirmek için “WB” düğmesinden bahsedelim. Bu düğmeye basılı tutarak arka ayar kadranı ile beyaz dengesini değiştirebilirken, ön ayar kadranı ile ince ayar yapabilirsiniz.

Makinenizin üstünde, sağ tarafta, LCD ekranın üst kısmında üç düğme daha göreceksiniz:

  1. Kamera modunu değiştirmek için “MOD” düğmesi,
  2. Video kayıt düğmesi (kırmızı nokta ile) ve
  3. Poz telafisi düğmesi.

Çekim modları

Makineyi aldığımdan beri hiç video kaydı yapmadım. O nedenle en çok kullandığım iki düğme MODE ve Pozlama Telafisi düğmeleridir. Geleneksel “PASM” kadranlı diğer kameraların aksine Nikon D810’da böyle bir kadran yok ve bunun yerine MODE düğmesini kullanmanız gerekiyor. Dolayısıyla, farklı kamera çekim modları arasında geçiş yapmanız gerekiyorsa, MOD düğmesini basılı tutmanız ve arka ayar kadranını çevirmeniz gerekiyor.

Bunu yaptığınızda,

  • “P” (Otomatik Program),
  • “S” (Enstantane Önceliği),
  • “A” (Diyafram Önceliği) ve
  • “M” (Manuel)

olmak üzere 4 farklı mod ile karşılaşırsınız.
D810’la çekim yaparken çoğunlukla Diyafram Öncelikli ve Manuel modları kullanıyorum.

Pozlama telafisi düğmesi, Diyafram Öncelikli modu ile çok iyi bir ikili oluşturuyor ve birbirlerini tamamlıyor. Arkadaki “AE-L / AF-L” düğmesi pozlamayı kilitlemem gerektiğinde gerçekten hayat kurtarıyor.

Çekim Menüsü

  • Ayarlarımı kontrol ederken yoğun kullandığım ilk yer “Çekim Menüsü” dür.
  • İlk önce kendi ayarlarımı paylaşıp, ardından önemli ayarlardan bahsedeceğim.
  • Çekim menüsü kümesi: A (default)
  • Genişletilmiş menü kümeleri: OFF-Kapalı
  • Kayıt klasörü: varsayılan
  • Dosya adlandırma: SDM (Adım ve soyadımdan oluşan kısaltma)
  • Birincil yuva seçimi: SD kart yuvası (*)
  • İkincil yuva işlevi: Yedekleme
  • Resim kalitesi: NEF (RAW)
  • JPEG/TIFF kaydı
  •      Resim boyutu: L (gri alan kullanıma kapalı)
  •      JPEG sıkıştırma: En iyi kalite
  • NEF (RAW) kaydı
  •      Resim boyutu: RAW L Büyük
  •      NEF (RAW) sıkıştırma: ON-Kayıpsız sıkıştırılmış
  •      NEF (RAW) bit derinliği: 14-bit
  • Görüntü alanı
  •      Görüntü alanı seç: FX (36×24)
  •      Otomatik DX kırp: ON-Açık
  • Beyaz dengesi: AUTO1-Otomatik
  • Picture Control ayarla: SD-Standart
  • Picture Control’ü yönet: Kaydet/düzenle > Standart
  • Renkli alan: Adobe RGB
  • Etkin D-Lighting: OFF-Kapalı
  • HDR (Yüksek dinamik aralık: OFF (gri alan ayara kapalı)
  • Vinyet kontrlü: OFF-Kapalı
  • Otomatik dağılma kontrolü: OFF (gri alan ayara kapalı)
  • Uzun pozlama KA: OFF-Kapalı
  • Yüksek ISO KA: OFF-Kapalı
  • ISO duyarlılığı ayarları
  • ISO duyarlılığı: 64
  • Otomatik ISO duyarlılığı kontrolü: ON
  • Maksimum duyarlılık: 3200
  • Minimum enstantane hızı: AUTO-Otomatik
  • Çoklu Pozlama: OFF-Kapalı
  • Aralıklı çekim: OFF-Kapalı
  • Zaman aralıklı çekim: OFF-Kapalı
  • Film ayarları
  • Çerçeve boyutu/kare hızı: 1920×1080; 60p
  • Film kalitesi: HIGH-Yüksek kalite
  • Mikrofon duyarlılığı: Otomatik duyarlılık
  • Frekans yanıtı: WIDE-Geniş aralık
  • Rüzgar sesini azaltma: OFF-Kapalı
  • Hedef: SD kart yuvası
  • Film ISO duyarlılığı ayarları
  • ISO duyarlılığı (mode M): 64
  • Otomatik ISO kontrol (mode M): OFF-Kapalı
  • Maksimum duyarlılık: 12800

Burada bulunan çok farklı ayarlar gözünüzü korkutmasın, pek çok ayarı belki de hiç  değiştirmeyeceksiniz.

Bana göre buradaki bazı önemli ayarlar şunlar.

Birincisi, “Çekim menüsü kümesi”. Bu, 4’e kadar farklı çekim menüsü ayarlarını saklamanıza izin veriyor. İyi haber, her bir kümeyi “Manzara”, “Portre” gibi özel bir adla isimlendirebilirsiniz. Kötü haber, bu ayarlar bence tamamen gereksiz! Ben de dahil olmak üzere pek çok Nikon kullanıcısı, Nikon’un uzun yıllardır değişmeyen menü kümelerinin uygulanmasıyla şaşkına dönmüş durumda.

Kullanıcıların ortak kanısı;

Özel ayar kümelerinde üç temel kusur var:

  1. Menü kümeleri, “Çekim Menüsü” ve “Özel Ayar Menüsü” olarak 2 ayrı bölümdür. Bu da ayarları iki yerde saklamanız ve bir değişiklik yapmanız gerektiğinde iki yerde de değişmenizi gerektirir. Tüm kamera ayarlarını tek yerde saklayabileceğimiz bir çözüm yok.
  2. Fotoğraf makinesinde bir kümeyi hızlı bir şekilde seçebilecek herhangi bir düğme yok. En hızlı yol arkadaki “i” düğmesine basmak ve daha sonra “ÇEKİM” veya “ÖZEL” için farklı bir banka seçmektir. D600 / D610 gibi alt uç Nikon DSLR’ler bu açıdan çok daha iyi, çünkü PASM kadranın hemen üzerinde U1 ve U2 seçenekleri var.
  3. Menü kümelerini kaydetmenin bir yolu ne yazık ki yok. Belirli bir küme seçerseniz ve ardından bu kümedeki herhangi bir ayarı o anlık değiştirirseniz, artık yeni ayar geçerli olacaktır. Bu da kümelerin kullanım amacına tamamen ters bir durum oluşturuyor.

O nedenle ben burayı çok sık kullanmıyorum. Yukarıdaki sınırlamalar kümeleri benim için gereksiz kılıyor. Nikon’un yapması gereken şey, kameranın MODE düğmesine U1, U2, U3 ve U4 gibi birkaç seçenek eklemek ve ardından tüm fotoğraf makinesi ayarlarını bu bellek bankalarına (otomatik odaklama ayarları dahil) kaydetmeye izin vermek ve sorunu çözmek.

Nikon’un neden aynı kullanışsız kümeleri üstün nitelikli DSLR gövdelere tekrar tekrar koyduğunu, bunda neden ısrarcı olduğunu anlayamadım. Bunun yerine her çekim başında önceden cep telefonuma not aldığım kontrol listemden, benim için önemli olduğuna inandığım ayarları bir kez daha gözden geçiriyorum.

Neyse, biz diğer çekim menüsü ayarlarına geçelim. Bir sonraki önemli ayar, “İkincil yuva işlevi”. Bu özellik birden fazla kartla çekim yaparken ikinci kart yuvası için bir rol seçmenizi olanak sağlar.

Fotoğraf makinesini görüntüleri üç farklı şekilde kaydedecek şekilde ayarlayabilirsiniz;

  1. Temel ayar, görüntüleri ilk karta kaydeder ve ilk kart dolduğunda kamera ikinci karta kaydetmeye başlar. Genellikle önemli olan bir şey üzerinde çalışmadığım ve yedek imajlara ihtiyacım olmadıkça, genellikle bu ayara “Kapasite aşımı” ayarlarım.
  2. İkinci ayar olan “Yedekleme” seçilirse, kamera fotoğrafları her iki bellek kartına da aynı anda kaydeder.
  3. Son ayar “RAW birincil – JPEG ikincil” ayarıdır. RAW dosyalarını bir karta ve JPEG dosyalarını diğer karta kaydetmenize olanak tanır.

Gün boyunca çok fazla adetli çekim yapacaksanız “Kapasite aşımı”nda bırakın,
eğer kartlardan birinin arızalı olmasından dolayı fotoğraflarınızın kaybolmadığından emin olmanız gerekiyorsa “Yedekleme” yi seçin.

RAW çekimi

Ben çekimlerimi hep RAW yapıyorum. O nedenle “Görüntü kalitesi” hep RAW olarak ayarlıdır. “NEF (RAW) kaydı” her zaman 14-bit Kayıpsız sıkıştırılmış olarak ayarlıdır. Kameranın verebileceği en iyi görüntü kalitesini elde etmek için 14-bit’i seçiyorum ve “Kayıpsız sıkıştırılmış” ayarlıyorum. Bu sayede fotoğraflarım “Sıkıştırılmamış” dan çok daha küçük dosya boyutlarında kayıt ediliyor ve böylece kartıma daha fazla fotoğraf sığdırabiliyorum.

Beyaz dengesi ayarı

“Beyaz Dengesi” ayarım “Otomatik”’tir ve (“Uzun Pozlama KA” hariç) RAW görüntüleri etkilediğinden Resim Kontrolleri, Aktif D-Aydınlatma, HDR vb. gibi diğer tüm ayarlar kapalıdır.

Unutmayın, RAW dosyalar manipüle edilmemiş veriler içerir ve işlem gerektirir. Fotoğraf makinenizin LCD ekranında gördüğünüz (her RAW dosyası) aslında tam boyutlu JPEG görüntüsüdür. Nikon’un Capture NX gibi tescilli yazılımını kullanırsanız, bu ayarlar RAW görüntülere otomatik olarak uygulanabilir.

Fotoğraflarımı saklamak ve işlemek için Photoshop ve Lightroom kullanıyorum. Görüntülerin fotoğraf makinesinin LCD ekranında nasıl gösterildiğini çok umursamıyorum, bu yüzden her şeyi kapatıyorum.

Renk alanı konusunda AdobeRGB ve sRGB seçimi olarak, RAW dosyaları için önemli olmasa da, AdobeRGB kullanıyorum. Çünkü doğru pozlamayı belirlemek için biraz daha doğru bir histogram veriyor.

“Çünkü kamera, RAW formatında çekim yapsanız dahi kendisi tarafından oluşturulan JPEG görüntüsüne dayalı histogramı gösterir.”

ISO duyarlılığı ayarı

En sık değiştirdiğim menü ayarı “ISO duyarlılığı ayarları”dır. Elde çekim yaparken çoğunlukla “Otomatik ISO” kullanıyorum, çünkü bu benim için çok zaman kazandıran harika bir özellik. Her çekim için ISO belirtmek yerine, “Otomatik ISO duyarlılığı kontrol”u aktif ediyorum,“Açık” duruma getiriyorum.

  • “ISO duyarlılığı” (yani minumum ISO) : 64
  • “Maksimum duyarlılık” (yani en fazla çıkmasını istediğim ISO) : 3200
  • “Minimum enstantane hızı” : Otomatik

ayarlıyorum.

“Otomatik” ayarı (en düşük perde hızı ayarı) harika bir özellik sunuyor. Çünkü lensin odak uzaklığını okuyor ve minimum enstantane hızını lensin odak uzaklığına otomatik olarak ayarlıyor. Elleriniz benim gibi titrekse, “Minumum enstantane hızı > Otomatik” kısmında “Hızlı”’ya bir adım daha yakın olacak şekilde değiştirebilirsiniz. Bu, asgari enstantane hızını temel olarak iki katına çıkarır. Örneğin, kameraya 50mm’lik bir lens takılıysa, minimum enstantane hızınız 1/100sn olacaktır. Bu ayarı sonuna kadar (Faster) ayarlarsanız, enstantane hızını 1/200sn’ye yükseltir. Bir VR lens kullanırken “Otomatik” minimum obtüratör hızını genellikle “Daha yavaş” bir seviyeye düşürüyorum. Ne yazık ki Nikon otomatik olarak VR’yi telafi etmenin bir yolunu henüz uygulamaya koymadı. Bu nedenle bu ayarı kullandığınız lense göre ayarlamanız gerekiyor. Üçayak ile Manzara veya mimari fotoğraf çekerken “Otomatik ISO” yu kapatıyorum ve en yüksek dinamik aralık ve en düşük kumlanma seviyeleri için ISO 64 ayarında kullanıyorum.

Özel Ayar Menüsü

Bu menüde de pek çok farklı ayar bulunuyor ve birçok insan bu ayarlar içinde kayboluyor. Şahsen kullandığım ayarlar şunlar:

  • a : Otomatik Netleme

  • a1: AF-C öncelik seçimi: Bırak + Netle
  • a2: AF-S öncelik seçimi: Netle
  • a3: Sabitken netleme izleme: AF 3 (Normal)
  • a4: AF etkinleştirme: Yalnızca AF-ON – bununla ilgili detaylı açıklama aşağıda
  • a5: Netleme noktası görüntüleme
  •       Manuel netleme modu: ON
  •       Dinamik alan AF görüntüleme: ON
  •       Grup alan AF görüntüleme: ilk seçenek
  • a6: Netleme noktası aydınlatması: Otomatik
  • a7: Netleme noktası sarmalı: Sarma
  • a8: Netleme noktası sayısı: AF51
  • a9: Konuma göre kaydet: Kapalı
  • a10: Dahili AF yardımcı aydınlatması: Açık
  • a11: AF-alanı modu seçimini sınıtlayın: Tümü seçili
  • a12: Oto. Netleme modu kısıtlamaları: Kısıtlama yok
  • b – Ölçüm/Pozlama

  • b1: ISO duyarlılık adımı değeri: 1/3
  • b2: Pozlama kontrolu için EV adımları: 1/3
  • b3: Pozlama/flaş telafisi adım değeri: 1/3
  • b4: Kolya pozlama telafisi: Kapalı
  • b5: Matris ölçümü: Yüz tanıma açık
  • b6: Merkez ağırlıklı alan: 12mm
  • b7: En iyi ince ayar pozlaması: —
  • c – Zamanlayıcılar/AE kilidi

  • c1: Deklanşör AE-L: Kapalı
  • c2: Bekleme zamanlayıcısı: 10s
  • c3: Otomatik zamanlama
  •       Otomatik zamanlama gecikmesi: 5s
  •       Çekim sayısı: 1
  •       Çekimler arası aralık: 0.5s
  • c4: Ekran kapanma gecikmesi: 1m
  • d – Çekim/Ekran

  • a1: Uyarı sesi
  •       Düzey: Kapalı
  •       Şiddet: Düşük
  • d2: CL modu çekim hızı: 3 fps
  • d3: Maksimum sürekli bırakma: 100
  • d4: Pozlama gecikme modu: Kapalı
  • d5: Elektronik ön perde deklanşörü: Etkinleştir
  • d6: Dosya numarası sırası: Açık
  • d7: Vizör kılavuz çizgi ekranı: Açık
  • d8: ISO ekranı ve ayarları: ISO duyarlılığını göster
  • d9: Ekran ipuçları: Açık
  • d10: Bilgi ekranı: Manuel
  • d11: LCD aydınlatma: Kapalı
  • d12: MB-D12 pil tipi: LR6
  • d13: Pil sırası: MB-D12
  • e – Basamaklama/Flaş

  • e1: Flaş senkronizasyon hızı: 1/320*
  • e2: Flaş enstantane hızı: 1/60
  • e3: Dahili flaş için flaş kontrol: TTL
  • e4: Flaş için pozlama telafisi: Tüm çerçeve
  • e5: Pilot flaş: Açık
  • e6: Otomatik basamaklama ayarı: AE ve flaş
  • e7: Otomatik basamaklama (Mode M): Flaş/hız
  • e8: Basamaklama sırası: MTR > alt > üst
  • f – Kontroller

  • f1: Işık düğmesi: LCD arka plan aydınlatma
  • f2: Çoklu seçici orta düğmesi
  •      Çekim modu: RESET-Merkezi netleme noktası seç
  •      İzleme modu: Zoom açık/kapalı -> 1:1 (100%)
  •      Canlı görüntü: RESET-Merkezi netleme noktası seç
  • f3: Çoklu seçici: OFF-İşlem yapma
  • f4: Fn düğmesi ata: Bas > En üst MENÜM ögesine erişim
  • f5: Önizleme düğmesini ata: Önizleme
  • f6: AE-L/AF-L düğmesini ata: Bas > AE/AF kilidi
  • f7: Enstantane hızı ve diyafram kilidi: — (Kapalı / Kapalı)
  • f8: BKT düğmesini ata: BKT- Otomatik basamaklama
  • f9: Ayar kadranlarını özelleştir: Hepsi varsayılan ayarlı
  • f10: Kadran kullanmak için düğmeyi bırak: OFF-Hayır
  • f11: Yuva boş bırakma kilidi: LOCK-Bırakma kilitli
  • f12: Ters göstergeler: – 0 +
  • f13: Film kayıt düğmesi ata: ISO duyarlılığı
  • f14: Canlı görüntü düğmesi seçenekleri: ON-Etkinleştir
  • f15: MB-D12 AF-ON düğmesini ata: AF-ON
  • f16: Uzak (WR) Fn düğmesini ata: OFF-Yok
  • f17: Objektif netleme işlemi düğmeleri: Yalnızca AF kilidi
  • g – Film

  • g1: Fn düğmesini ata: OFF-Yok
  • g2: Önizleme düğmesini ata: Bas > Dizin işaretleme
  • g3: AE-L/AF-L düğmesini ata: Bas > AE/AF kilidi
  • g4: Deklanşör düğmesini ata: Fotoğraf çek

Görüldüğü gibi çok seçenek var. Her ayar hakkında ayrıntılı bilgi veremeyeceğim, bu yüzden benim için gereken en önemli şeylerden bahsetme yetineceğim.

a – Otomatik Netleme” bölümü benim için oldukça önemli. Çünkü bu bölüm kameranızın otomatik odaklamasının ne şekilde olacağını kontrol eder. İlk iki ayar

  • AF-C öncelik seçimi” ve
  • AF-S öncelik seçimi“dir

ve Tek veya Sürekli modlarda çekime yardımcı olmak için vardır. Şahsen, “AF-C öncelik seçimi” ni “Bırak + Netle” olarak belirlemeyi tercih ediyorum. Bu ilk çekimden sonra netlemeye öncelik ver demektir. Nesne odakta değilse bu durumda fps hızını düşürebilir. Ancak D810 zaten süper hızlı bir fotoğraf makinesi değil, bu nedenle doğru odaklama fps’den daha önemlidir benim için. “AF-S öncelik seçimi”ndeki “Netle” ayarı, fotoğraf makinesini çekimi gerçekleştirmeden önce netlemeye zorlar. Netleme yapamazsa siz deklanşöre tam bassanız da çekimi gerçekleştirmeyecektir.

Bir sonraki ayar, genellikle “3 (Normal)” varsayılan ayarında tuttuğum “a3: Sabitken netleme izleme” seçeneğidir. Bu ayar, odaklanılan nesnenin önüne başka bir nesne girdiğinde Otomatik odaklamanızın ne kadar çabuk etkileşeceğini kontrol eder. Uçan kuşların çekimini yaparken, bu ayarı kısa gecikmelerle azaltmayı tercih ediyorum, çünkü odakladığım ve takip ettiğim kuşun önüne bir başka kuş girerse fazla beklemeden yeni kuşa odaklanmasını isterim. Çünkü o sırada “Seri çekim modu”ndayımdır ve makinem çekmeye devam etsin isterim. Netlikten taviz vermek istemem. Eğer kalabalık bir topluluk içinde oynayan çocuğunuzu çekmek istiyorsanız ve odağın hep onda olmasını istiyorsanız, bu ayarı “5 (Uzun)” şeklinde ayarlamanız gerekebilir. Çünkü araya başka çocuklar girdiğinde odağın onlara kaymasını istemezsiniz.

D810’umdaki en sevdiğim özellik; “AF-ON“.

Makinemdeki “a4: AF etkinleştirme” ayarı “Yalnızca AF-ON” ayarlıdır. Bunun anlamı şudur: netlemeyi artık deklanşöre yarım basarak yapamayacaksınız, bunun yerine netlemeyi kameranızın arkasında (size bakan yüzündeki) “AF-ON” düğmesine basarak yapacaksınız demektir. Bu özellik tüm kameralarımda varsayılan olarak her zaman kullandığım harika bir özelliktir. Bir kez AF-ON tuşuna basarak netlediğinizde elinizi kaldırsanız dahi siz bir kez daha basana kadar netleme kilitli kalacaktır. Şimdiye kadar denemediyseniz, mutlaka deneyin. Başlarda alışmak biraz zor gelse de, alışınca bırakamayacaksınız.

a6: AF noktası aydınlatması” ayarı, deklanşör düğmesine yarım bastığınızda (veya artık AF-ON tuşuna bastığınızda J) vizör odak noktasını (noktalarını) ve farklı ızgaraları kırmızı renkte aydınlatmak için kullanılır. Genellikle bunu “Otomatik” olarak bırakıyorum.

Köşelerdeyken odak noktalarımı ekranın diğer yanına kaydırmayı sevmiyorum ve tüm odak noktalarını etkinleştirerek çekim yapmaktan hoşlanıyorum. Dolayısıyla “a7: Netleme noktası sarmalı” özelliğini kapatıyorum, “Sarma” olarak ayarlıyorum.

a8: Netleme noktası sayısı” ayarını “51 nokta” olarak ayarlıyorum.

a10: Dahili AF yardımcı aydınlatması” ayarı, AF-S odak modunda çekim yaparken devreye giren kameranın önündeki lambanın ayarı. Nesne karanlıksa, öndeki pilot ışık yanar ve çektiğiniz nesneyi aydınlatır. Bu, otomatik netleme sisteminin doğru odaklanmasını sağlar. Düşük ışıklı ortamlarda yararlı buluyorum, bu yüzden bu ayarı açık tutuyorum. Eğer habersiz çekim yapıyorsanız ya da dikkat çekmek istemiyorsanız bu ayarı kapatın. Tatsız durumlarla karşılaşabilirsiniz 🙂 

Spor veya yaban hayatı çekiyorsanız, D810’da size büyük yardımı olacak birkaç yeni menü ayarı mevcut. Artık “AF-alanı modu” seçimini sınırlayabilirsiniz. En sık kullandığım ayar “Grup alan AF” dir. Fotoğraf makinesi seçtiğiniz bir netleme noktası grubu kullanarak netleme yapar, bu da fotoğraf makinesinin ana konu yerine arka plana netleme yapması riskini azaltır. Tek bir netleme noktası kullanarak fotoğrafı çekilmesi zor konularda bunu seçiyorum.

Dikkat: AF-S netleme modunda yüz algılanırsa, fotoğraf makinesi portre konularına öncelik verecektir.

b – Ölçüm / Pozlama” ayarlarından birçoğunu varsayılan değerlerde bırakıyorum.

c – Çekim / Ekran” menüsü altında, her zaman yaptığım ilk şey “d1: Uyarı sesi Düzey”ini kapatmaktır. Her odakladığımda kameramdan gelen bip sesleriyle çevremi rahatsız etmekten nefret ediyorum.

Pozlama gecikme modu

Manzara fotoğrafları çekerken sıklıkla güvenebileceğim en önemli ayar “d4: Pozlama gecikme modu”dur. Bu özellik, son Nikon DSLR’lerde bir mücevher niteliğinde bence. Çünkü kamera  önce aynayı kaldırıyor (ayna çok titreşim üretiyor), daha sonra belirli bir süre bekleyip fotoğrafı çekmek için deklanşörü aktif ediyor. Güzel olan şey korkunç olan “ayna titreşimi”ni tamamen ortadan kaldırabilen 3 saniyelik gecikmeyi belirtebilmenizdir. Bu özelliği keşfettikten sonra artık kablolu/kablosuz tetikleyicileri yanınızda getirmediğinize pişman olmuyorsunuz. Bu özellikle ilgili en iyi şey, kameranın zamanlayıcıyla bağlantılı olarak kullanabilmenizdir. Kameranın üst kısmındaki ikincil kadranı “Zamanlayıcı”ya ve “Otomatik zamanlayıcı gecikmesi”ni 5 saniye gibi ayarlarsanız, kamera sarsıntısını tamamen ortadan kaldırabilirsiniz. Temel olarak, başlangıçtaki 5 saniyelik zamanlayıcı, deklanşöre bastıktan sonra fotoğraf makinesinin içindeki mekanizmanın titreşimini azaltmak içindir. 5 saniye bekledikten sonra “Pozlama gecikme modu” özelliği başlar ve ayna kalkar. Kamera, ayna hareketinin yarattığı sarsıntıyı geçiştirmek için önce 3 saniye daha bekler ve ardından fotoğrafı çeker. Bu, manzara, mimari ve düşük ışık koşullarında / çok yavaş enstantane  hızlarında fotoğraf çekerken kullanmanızı kesinlikle önerdiğim harika bir özelliktir.

Yeni bir özellik “d5: Elektronik ön perde deklanşörü”

D810’daki yeni bir özellik de “d5: Elektronik ön perde deklanşörü” seçeneğidir. Bu yalnızca Ayna Kilitleme ve Ayna Kilitleme Modlu Canlı Görünüm’de etkiliyse de, perde kullanmadan pozlamaya başlayarak perdedeki titreşimleri tamamen ortadan kaldıran bir özelliktir. Bilindiği gibi; pozlama birinci perde kalkınca başlatılır ve ikinci perde indiğinde sonlandırılır. Bu mekanik hareket ne de olsa içerde bir sarsıntı yaratacaktır. Elektronik ön perde aktifse; birinci perde iner, algılayıcıya enerji verilir ve belirtilen veya kamera tarafından hesaplanan enstantane süresi boyunca pozlama başlar, süre bitiminde pozlama otomatik olarak durur (algılayıcının enerjisi kesilir), ardından ikinci perde iner. Böylece perde sarsıntısının yaratacağı negatiflik ortadan kalkar. Nikon bu özelliği herhangi bir Canlı Görünüm modunda da çalışacak şekilde düzeltirse daha kullanışlı olacaktır.

d7: Vizör kılavuz çizgi ekranı” vizöre dikey ve yatay çizgiler oluşturan güzel bir özellik. Ufkun yatay veya dikey olarak hizalanması ve kadrajımı çerçevelemem için, kompozisyonumda daha iyi bir görsel görünüme sahip olmak için bu kılavuz çizgilerini her zaman kullanıyorum.

Kendi başıma farklı bir makale konusu olduğu için “e – Basamaklama / Flaş” bölümlerine burada  girmeyeceğim. Bu konuyu başka bir yazımda detaylıca paylaşmayı planlıyorum.

F- Kontroller

f – Kontroller” bölümü sıklıkla kullandığım bir yerdir, çünkü bu bölümde zaman kazandıran bazı özellikler var. Nikon gelişmiş kameralardaki en sevdiğim gizli özellik ile başlayalım, “f2: Çoklu seçici orta düğmesi“. Bu özellik bana çok büyük bir zaman tasarrufu sağlıyor. Temel olarak, orta düğmeye bir kez basarak incelediğiniz fotoğrafın netleme noktasını yakınlaştırma (zoom) ve tekrar basarak uzaklaştırma (tam ekran) yapabilirsiniz. Bu ayarlı değilse; fotoğrafı çektiğinizde odakladığınız noktanın yeterince net olup olmadığını anlamanız için doğru büyütme seviyesine ulaşıncaya kadar “+” tuşuna defalarca basmanız gerekir. Bu da can sıkıcı ve zaman kaybettirici bir olaydır. O zaman bu özelliği çok seveceksiniz. Seçebileceğiniz üç büyütme seviyesi vardır: “Düşük büyütme (% 50)”, “1:1 (% 100)” ve “Yüksek büyütme (% 200)”. Kullanılacak en iyi ayar 1:1’dir, çünkü görüntüleri % 100 / piksel seviyesinde görüntülemenizi sağlar. Aynı düğmeye tekrar bastığınızda normal görünüme döner.

Bana göre bir sonraki önemli özellik “f4: Fn düğmesini ata” seçeneğidir. Bu ayar kameranın önündeki “Fn” (İşlev) düğmesini programlamaya izin verir. Farklı ortamlarda çok çekim yapıyorum ve bu nedenle “Otomatik ISO” ayarlarımı hızlı bir şekilde değiştirmem gerekiyor. Ne yazık ki, Otomatik ISO “Çekim Menüsü”ne gömülü ve ulaşması çok uzun sürüyor. Fn düğmesine basarak Otomatik ISO ‘ya erişebilmeyi seviyorum ve bunu yapmak çok kolay.

Nasıl mı?

  • Önce “Menüm” bölümüne gidin.
  • Ardından “Öğe ekle” > “Çekim menüsü”ne gidin. “ISO duyarlılığı ayarları”nı bulun ve “OK” düğmesine basın.
  • Bir sonraki ekran “Konum seç” demelisiniz, orada “ISO hassasiyet ayarları” nı göreceksiniz. Bir kez daha “OK”e bastığınızda bunu “Menüm” penceresinin üstünde göreceksiniz. Zaten sık kullanılan bazı ayarlarınız varsa, bunları en üste taşımayı unutmayın.
  • Bunu yaptıktan sonra, “Özel Ayarlar Menüsü”ne gidin ve “Kontroller” > “f4: Fn düğmesi ata ” kısmına gidin. Oradan, “Bas > En üst MENÜM ögesine erişim”i seçin ve “OK”e basın. Şimdi test edin; Menüyü kapatın, ardından fotoğraf makinesinin önündeki “Fn” düğmesine basın. Eğer her şeyi doğru yapmışsanız, arka LCD sizi “ISO hassasiyeti ayarları”na yönlendirecektir. Otomatik ISO özelliğini ayarlamanız gerektiğinde muhteşem zaman kazandırıyor.

Video çekimi

Nikon D810 ile video çekmediğimi belirtmiştim. Bu nedenle Nikon D810’un üst kısmındaki kırmızı noktalı “Film kaydetme düğmesi”ni ISO değiştirmek için ayarlıyorum. Bunu yaptıktan sonra ISO’yu değiştirmek için artık en üstteki ISO düğmesine ulaşmak zorunda değilsiniz, Film kayıt düğmesine basarak ISO ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Bu, ISO düğmesine bastığınız gibi çalışır, arkadaki ayar kadranı ISO’yu değiştirir ve ön ayar kadranı Otomatik ISO’yu açar veya kapatır. Artık vizöre bakarken ISO değerlerinizi kolayca değiştirebilirsiniz.

Bunların dışındaki ayarların geri kalanını olduğu gibi bırakırım.

Ayarlar Menüsü / Fotoğraf Makinesi Ayarları

Bu kısmı çok sık kullanmıyorum. Makinemi ilk aldığımda gerekli olan değişiklikleri yaptım, sonrasında hiç uğramadım desem yalan olmaz. Çünkü bu alan, Saat / Tarih ayarlama, Fotoğraflara  yorumlar ekleme, LCD parlaklığını ayarlama, hafıza kartını biçimlendirme gibi belirli görevler için kullanacağınız alandır. Yapacağımız tek şey “Telif hakkı bilgisi” alanını güncellemektir. Temel olarak bu ayar, çektiğimiz her fotoğrafta yer alan metin bilgilerini ekler. Bir kartınızı kaybettiyseniz ve birisi bunu bulursa Telif Hakkınıza ve / veya Adınıza bakarak size ulaşabilir. Artı, RAW dosyalarına veri yazıyorsunuz, bu nedenle bir fotoğrafın yazarı olduğunuzu ispatlamak isterseniz RAW dosyası iletişim bilgilerinizle birlikte mükemmel bir kanıt oluşturabilir. Ben her ihtimale karşı kullandığım tüm SD ve Kompak Flaş kartlarımın üzerine Adımı, Soyadımı ve cep numaramı CD kalemi ile yazarım.

Umarım bu makaleyi faydalı bulmuşsundur. Bir kez daha belirtmeliyim ki, bunlar benim için işe yarayan ayarlardır ve sizin ihtiyaçlarınıza uymuyor olabilirler. Mevcut tüm özelliklerden ve özelleştirmelerden yararlanmak için fotoğraf makinenizi keşfetmeniz ve her ayarı mümkün olduğu kadar çok öğrenmeniz en iyisidir.

Işığınız bol olsun.

Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Sebahattin Demir
Mühendis ama Tıp meraklısı. Profesyonel yönetici. Seyahat etmeyi seven bir fotoğraf gönüllüsü. Okumayı, araştırmayı, sorgulamayı sever. İnsan ilişkilerine ve saygıya önem verir. Bildiklerini paylaşmaktan mutluluk duyar. "Bilmiyorum" demekten çekinmez. Türkçe yazım kurallarına uymayanlarla arası iyi değildir.
avatar
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bana bildir
Murat
Ziyaretçi
Murat

Ellerinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş. Uzun zamandır D810 kullanıyorum bilmediğim ne çok nokta varmış bunu anlamış oldum sayenizde. Birde D850 versiyonunu bekliyoruz kısa zamanda 🙂

Poyraz
Ziyaretçi
Poyraz

Güzel yazı çok faydalandım
Belli ki çok emek harcamışsınız

turgay ışıkgöz
Ziyaretçi
turgay ışıkgöz

Sebahattin bey yazdığınız bilgileri makinamı alarak deneme yaparak sanki yeni makina almışım gibi inceledim
bizlere sağladığınız bu imkan için teşekkür ederim
inanın uykusuz kalmama değdi sıfırdan tüm ayar menülerini yeniden gözden geçirdim eksik olanları tamamladım
yeni yazılarınızı da merakla bekleyeceğim

tolga i.
Ziyaretçi
tolga i.

Harikasınız
1.5 yıldır d810 kullanıcısıyım böyle bir rehber görmemiştim. Ellerinize emeklerinize sağlık
Meğer bilmediğim yanlış yaptığım ne kadar çok ayar varmış
Teşekkürler sıkı takipçinizim bundan sonra
Blogunuza abonede oldum

Şenol
Ziyaretçi
Şenol

Merhaba; Nikon D810 da netlemede 51 noktanın tamamını nasıl seçiyoruz. Teşekkürler

Sercan
Ziyaretçi
Sercan

Fuji xt-10 ayarları için bir yazınız yokmu?
Valla nikon d810 sahiplerini kıskandım şimdi…

bayram yılmaz
Ziyaretçi
bayram yılmaz

tetikliyiciyle netleme ve cekim yavaşlıyor nedeni nedir

Erdal Özgür
Ziyaretçi
Erdal Özgür

Anlayamadığım bir şey var
Yalnızca bir kez basarak otomatik olarak 3 basamaklamalı (bkt) çekimi yapmak mümkünmü? Yani mup + live view + pozlama gecikme kullanırsam bunu yapabilirmiyim?

nejat atlam
Ziyaretçi
nejat atlam

Teşekkür ederim hocam 2el d810 aldım ve hemen bunları uyguladım elinize sağlık.

imdat
Ziyaretçi
imdat

merhaba 3 yıldır 810 kullanıyorum_en çekindiğim ya sd kart arıza yaparsa idi bugün sizi okudum cf karta da yedekleme yapabileceğimi öğrendim.hemn fotograf makinamı sd karta raw cf karta jpeg kaydedecek şekilde ayarladım_sd kart hata verse jpeg de olsa cf kart hayatımı kurtarır.(cf kartım 128 gb-cf kartım 8 gb cf raw için yetersiz)çok teşekkür ediyorum size sebahattin bey saygılarımı sunarım,sevgiyle kalınız.

lokman
Ziyaretçi
lokman

elinize emeğinize sağlık

ÖZEL MAKALE

Image Stack ile fotoğraftaki gürültüyü (kumlanmayı) yok etmek

Image Stack ile Fotoğraftaki Gürültüyü (kumlanmayı) Yok Etmek
Gece fotoğrafı çekiyorsunuz ya da karanlık bir kapalı ortamı fotoğraflamak istiyorsunuz. Tek çözüm Yüksek ISO kullanmak. Ama bu durumda Fotoğrafta gürültü yani kumlanma olacak. Peki bu gürültüden kurtulmanın bir yolu yok mu? Var elbette; Photoshop'un Image Stack Yöntemi.

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Bir gün yolda yürürken Temel'in yolunu hırpani bir adam kesmiş "Allah rızası için, acıyın şu fakire" demiş. Temel, acıklı acıklı adama bakmış "Çok aciyrum sana uşağum" demiş ve yürümeye devam etmiş. Adam arkasından yetişip tekrar önünü kesmiş "Karnım çok aç, kaç gündür ağzıma lokma koymadım" demiş. Temel "Bak işte pu olmadu uşağum" demiş, "Hiç değilse pi kaç lokma yemelisun". Evet, tok açın halinden anlamıyor. Diyelim ki fotoğrafı çok seviyorsunuz ve heves ediyorsunuz. Kendinize bir kamera almak amatör olarak fotoğraf çekmek istiyorsunuz ama nereden ve nasıl başlayacağınız hakkında hiçbir bilginiz yok. Ne yaparsınız? Bu konuda bilgi sahibi tanıdık eş dostlarınıza fikirlerini sorarsınız İlgili forum sitelerine danışırsınız Bir fotoğraf mağazasına gider, bilgi alırsınız Bol bol araştırma yapar, kitaplar okur, videolar izlersiniz. Belki de bunların birkaçını veya hepsini birden yaparsınız. Ama genellikle size verilen cevaplarda hep, sanki karşınızdaki profesyonelmiş de siz onların seviyesine çıkana kadar çook uzun yıllarınızı harcamanız gerekiyormuş gibi hissettirler size. Haydi gelin itiraf edelim; hangimiz bize danışan bir yeni başlayana böyle hissettirmedik? Baştan söyleyeyim, tersini söylerseniz inanmam! Fotoğrafçılıkta ne kadar çok düşman var! Işığın düşmanı karanlık, DSLR'nin düşmanı aynasız, Nikon'cular bir yanda Canon'cular bir yanda. Aynasız'cılar bile fraksiyonlara ayrılmış durumdalar; tam kareciler (Full frame), çarpanlı gövdeciler (APS-C) veya Mikro 4/3 fanları. Biter mi, daha var; Sony'ciler, Fuji'ciler, Pentax'çılar, Panasonic'çiler ... Makrocular, portreciler, manzaracılar, modacılar, ürüncüler, yemekçiler, düğüncüler, sokakçılar, her ne rastgelirseciler ... Ama bunların da önünde çok daha önemli bir ayrım var, PROFESYONELLER ve AMATÖRLER. Ben bu tanımları son zamanlarda iyice merak etmeye başladım, neye göre profesyonel, kime göre amatör? Bir kameraya sahip olanlar neden profesyonel olmak isterler? Ya da öyle görünmek isterler? İşimi gören, fazla sorun çıkartmayan, istediğim asgari konforu bana sunan arabam varken, neden bir Formula 1 yarışçısına heves edeyim? Seçenekler şunlar olabilir mi: Bir araba yarışçısı olmak harika ve heyecan verici! Teknolojisi benim için büyüleyici ve bu otomobillerde bu faslasıyla var! Kim bütün gün araba kullanmak ve üstüne deli para kazanmak istemez ki? İşimden sıkıldım, orta yaş bunalımına girdim, heyecan lazım! Yine de birçoğumuz otomobilimizi sadece bir araç olarak düşünmekten memnunuz. Öyleyse fotoğrafçılık neden farklıdır? Çoğumuzun bu alandaki EN'leri hedef almamızı, onlar gibi olmak istememizi sağlayan şey nedir? Hiç forum sohbetlerine katıldınız mı? Ya da yeni favori kameranıza veya lensinizi bir inceleme sayfasında okumaya çalıştınız mı? Ben bunları ne zaman yapsam, neredeyse her zaman o an sahip olduğum ekipmanım için yapmış olduğum seçimlerimden şüphelenirken ve bir sonraki satın alacağım ekipmanımı ararken bulurdum kendimi. Bir gün fark ettim ki: ben bu ölüm kalım soruları (!) ile uğraşırken bir şey yapmayı unutmuşum: fotoğrafçılıktan zevk almak. Photoshop'da fotoğraflarımla uğraştığım, saatlerimi harcadığım, ışıklandırma, kompozisyon, netlik ve benzeri takıntılarım nedeniyle kendimi hep üzgün ve yetersiz hissediyordum, kafamda hep o deli sorular vardı; daha iyisi nasıl olabilir acaba? Ve elbette, internette daha fazla zaman harcıyordum. Sonra, bunun sıkışıp kalmışlık ve basit bir kısır döngü olduğunu anladım. Belki de en iyi ekipman falınıza baktırabilirsiniz :) Bence fotoğrafçılık, sanat ve teknolojinin kutsal bir evliliğidir. İdealinde, bu iki bileşen arasında sağlıklı bir denge olmalıdır. Yeni başlayanlar da bu ideal dünyada her iki konuda da dengeli kaynaklar bulmalıdır. Asıl nokta ise, "Adım adım nasıl sanatçı olunur" gibisinden bir rehberin olmaması. Öte yandan, teknolojiyle ilgili öğrenilebilecek o kadar çok fazla bilgi var ki, en iyi sonucu elde etmek cebinizin ne kadar dolu olduğuna bağlı. İlk DSLR kameramı aldığımda, sadece birkaç günlük google araştırmalarımda, profesyonellerin profesyonel ekipmanlara sahip olduğu ve bu nedenle profesyonel fotoğraflar çektiği, daha iyi ve profesyonel olmanın birbiriyle bağlantılı olduğu hissine kapılmıştım. Amatör olmak veya amatör görünmek kötü bir şey mi? Bu soruyu cevaplamak için “Fotoğrafın konusu nedir?” sorusuna cevap bulmak gerek. Bu sorunun kitaplardaki cevabı şudur: Işığı yakalamak. Genel geçer cevapları ise: Anı yakalamak. En iyi kamera, en iyi ayarlar, en iyi lens, dışarı çıkıp denemeler yapmak yerine bunları düşünmek ve gerçekten o anı kaçırmak. Teknikleri ve teknolojiyi görmezden gelerek amatör olmayı mı kastediyorum? Elbette hayır. Bir araba kullanıyorsanız, göstergelerini kullanmanız, farları yakmanız, motor yağını kontrol etmeniz, kış lastikleri bulundurmanız gerekir. Ama aynı seyahati 15 yaşındaki bir Fiat ile, tıpkı yeni model bir Audi'de olduğu gibi yapabilir ve harika bir doğada, muhteşem manzara boyunca eşit derecede eğlenceli bir seyahat yapabilirsiniz. "Profesyonel, amatöre karşı" dilemmasına rastlamışsınızdır. Kendim için şunu net olarak söyleyebilirim; ben profesyonel değilim, amatör yerine fotoğraf gönüllüsü olmayı tercih ediyorum. Bir fotoğraf gönüllüsü olarak, fotoğrafa ilk başladığımda duymak istediğim bazı ipuçlarını ve püf noktalarını şöyle sıralayabilirim: Ekipman Ekipmanın aşırı bir önemi yoktur. Fotoğrafçılığa giren çoğu insan, ellerindeki ekipmanın ne kadar iyi olduğunu ve bunlarla neler yapabileceklerini es geçer. Eğer gerçek bir acemi iseniz, alabileceğiniz ilk giriş seviyesi kamerayı almanızı ve fotoğrafta Pozlama nedir, Doğru pozlama nasıl yapılır öğrenebilmek için manuel ayarlar ile kullanmanızı öneririm. Bunu yaparak, gelecekte yeni bir kamera isteyeceğiniz zaman, tercihlerinizin ne olduğu konusunda oldukça doğru bir fikre sahip olacaksınız. Eğer çoğunlukla etrafta koşan çocukları, hayvanları veya uçan kuşları fotoğrafladığınızı fark ederseniz, hızlı ve doğru otomatik netleme yapan modellere göz atmalısınız. Sıkça seyahat ediyorsanız ve bir de kilolarca ekipman taşımak istemiyorsanız,  küçük kompak kameralara bakmak isteyebilirsiniz. Büyük olasılıkla bir tam kare (Full frame) canavardaysa gözünüz, o zaman ayrı, kalbinizinden gelen bu sesi göz ardı etmeyin! Ben tüm seyahatlerimde Nikon D850 kameramı yanıma alıyorum. Peki, D850'min tüm potansiyelini kullanıyor muyum? Evet kullanıyorum. Neden şaşırdınız, hayır cevabı bekliyordunuz, itiraf edin. Evet kullanıyorum, çünkü o kamerayı bu özelliklerini kullanmak için aldım ben. Onun tüm özelliklerini blogumda anlatan onlarca yazı bulabilirsiniz. Onu seviyorum. Kesinlikle! Amatör olmanın en iyi yanı, ekipman satın almanın finansal değil duygusal bir karar olduğudur. Ben ekipmanımı bir yatırım olarak değil, bir iş ortağım olarak seçmeye çalışıyorum. Köyün birinde köy meclisi toplanmış, köyü ve köylüyü kalkındırmak için bir atılım yapmaya karar vermişler. Atalet içindeki köylüyü buna ikna için neler yapabiliriz diye düşünürken, içlerinden biri "Nasreddin hocayı davet edelim, bunu o anlatsın. Köylü onu dinler" demiş. Fikir çok benimsenmiş, hocaya gidip isteklerini iletmişler. Hoca "Gelirim ama bir şartla" demiş, "Bir kese altın isterim". Köylüler, "Aman hocam, nerden bulalım bu kadar altını" dedilerse de hoca isteğinden vazgeçmemiş. Çaresiz kabul etmişler, köye dönüp herkesten, elde avuçta ne varsa toparlayıp hazır etmişler. Gün gelip çatmış, hoca köye gelmiş. Tüm köy halkı meydana toplanmış, heyecanla hocayı bekliyorlar. "Önce altınları göreyim" demiş hoca. Vermiş köylüler. Almış cebine koymuş. Sonra başlamış konuşmaya. Hoca konuştukça, köylüler coşmuş, köylü coştukça hoca coşmuş. Muhteşem bir konuşmanın ardından hoca, köy heyetini çağırmış, cebinden keseyi çıkarıp onlara geri vermiş. Köylüler şaşkın! "Hocam ne oldu, neden geri veriyorsun" demişler. Hoca cevaplamış "Bu altını sizden iki nedenle istedim" demiş ve devam etmiş "Birincisi, para verdiğiniz için beni can kulağıyla dinlemek zorunda kaldınız. İkincisi, insan cebinde para olunca bir başka konuşuyor be" demiş. Artık buradaki kıssayı ve çıkacak hisseyi de size bırakıyorum :) Bir amatörün ihtiyaç duyabileceği şeylerden daha fazlasını sunan bir sürü harika kamera var. Ancak, sizin için gerçekten önemli olan veya hayatınızı kolaylaştıracağını düşündüğünüz ve bunun karşılığını ödeyebileceğiniz tek bir özelliği bile varsa: gidin alın! Çantanızdan her çıkardığınızla bayramda en sevdiği hediyeyi almış bir çocuk gibi hissedeceğinizden emin olun. Peki o zaman lensler? Kameralara benzer şekilde, en çok kullandıklarınızı belirleyin ve bunlara sadık kalın, çok sık lens değiştirmeyin. Arkadaşlarınıza tatil fotoğraflarınızı gösterdiğinizde, "Aaaa çok güzel çözünürlükte çekmişsin" mi der? İddia ediyorum hiç kimse farkına varmayacaktır. Ama ben genellikle prime yani asal lenslerimi kullanıyorum, arkadaşlarımın fotoğraflarımdaki çözünürlükleri farkedip, bunu bana söylemeleri için değil, sadece kendim için, onlarla daha zevkli çalıştığım ve onlardan büyük baskılar alıp ofisimin duvarlarına asmayı sevdiğim için. Sonra onların yerine yenisi geldiğinde ya da ofisime gelen bir dostum birini beğendiğinde, onları dostlarıma hediye etmekten çok büyük mutluluk duyduğum için. Aynısı aksesuarlar için de geçerli. Mümkünse satın almadan önce onları deneyin ve hangilerinin size gerçek bir fayda sağladığını görün. Örneğin, ben mutlaka üçayak kullanmaya özen gösteririm. Bunun benim için ne kadar önemli bir araç olduğunu biliyorum. Öyle ki, yurtdışı seyahatlerimde bile bir seyahat üçayağım vardır yanımda. Post prodüksiyon, fotoğrafı işleme aşaması İşte size kendi fotoğraflarınızdan nefret edebileceğiniz bir aşama! Kameranızı bir spor müsabakasına götürüp, oradan 1000'e yakın fotoğrafla eve döndünüz mü? Peki, hiç onları işlemeyi denediniz mi? Sizi iyi hissettirdi mi? Evet, ben de öyle düşünmüştüm. Bazılarının neden bu noktada yalnızca JPEG fotoğraf çekmeyi düşündüğünü anlıyorum. Adil olmak gerekirse, JPEG formatında çekilmiş bir fotoğraf kusursuz olmayabilir, ama yine de çok iyi görünebilir. Fakat RAW fotoğraf çekmek her zaman yeni bir olasılık ufku açar. Başlangıçta JPEG çekim yaparsanız, çıkacak görüntüyü makineninizde yaptığınız ayarlara göre fotoğraf makinesine bırakabilirsiniz. RAW çekim yapmak, sahada harcayacağınız tonlarca zamandan kazanmanızı sağlar. Ya da zifiri karanlık gölgeleri hatırlayın, işleme aşamasında birkaç sürgü hareketi ile size fark yaratan bir dünya yaratabilir ve sizi daha hoş bir sonuçla mutlu edebilir. İlk başladığım zamanlarda fotoğraflar üzerinde sonradan yapılan Photoshop müdahelelerine dair bazı çekincelerim vardı. Sonradan farkettim ki, ne yaparsanız yapın, hiçbir kamera asla tıpkı gözlerimizle gördüğümüz gibi bir fotoğraf çekemiyor. Ben, sonuçta sevdiğim fotoğraflara sahip olmak istiyorum ve o kaydırıcılarla biraz oynamanın bence bir zararı yok. Bunları yazıyorum diye beni monitörün başında saatler geçiren biri sanmayın, sıkılırım zaten, yapamam. Bu yüzden fotoğraf işlemek için harcadığım zamanı kademeli olarak azalttım. Genellikle fotoğrafların çoğunda uygulayacağım, kamera standart profili, lens düzeltme, makul miktarda kontrast, netlik ve titreşim gibi ayarlardan oluşan bir ön ayar kullanarak da zaman kazanmaya odaklanıyorum. Bu, beyaz dengesi ve pozlama ayarları, gerektiğinde vinyet veya kırpma gibi fotoğrafların ince ayarlarıyla geçirmem gereken zamanı önemli ölçüde azaltıyor. Sorumu yineliyorum, "Amatör olmak kötü mü?" Kesinlikle hayır! Bir amatör olmak ve öyle kalmak harika! Bir kere, beklentilere bağlı değilsin, herhangi bir hata yapabilirsin, kendi kurallarını ve estetiğini tanımlayabilirsin, ve neden fotoğraf çektiğini hatırlarsan, çektiğin fotoğrafları daha fazla sevmeyi öğrenebilirsin. Gerçekçi olmayan ya da hep rakiplerinizden daha iyi olmanız için devamlı sol omzunuzda bik bik eden şeytan tarafından rahatsız edilmezsiniz, çünkü size ömür boyu sürecek bir deneme yanılma yolculuğuna çıkma ve sadece sürüşün keyfini çıkarma fırsatını verir. Ve buna bonus olarak, kendi hayatınızın değerli, ilginç ve tuhaf anlarından oluşan bir portföy ile mutlu mesut yürüyüp gidersiniz. Belki bir gün bunlar ışığında, kariyer değişikliği düşünmek bile isteyebilirsiniz :) Amatör olun! Reçete basit: Donanımınızı tanıyın, onları başka markalar ve modellerle karşılaştırmak yerine fotoğraf çekmek için kullanın ve benim kadar fotoğraf çekmenin tadını çıkarın! Fotoğraf çekenler daha mutlu oluyor demiş miydim?

Profesyonel Fotoğrafçı Olmamanın Dayanılmaz Hafifliği

Yolda yürürken Temel'in yolunu hırpani bir adam kesmiş "Allah rızası için, acıyın şu fakire" demiş. Temel, acıklı acıklı adama bakmış "Çok aciyrum sana uşağum" demiş ve yürümeye devam etmiş.

POPÜLER İÇERİKLER

Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Kamera Çözünürlüğü ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Dijital kameralar hayatımıza girdiğinden beri megapiksel yarışı devam ederken, son birkaç yıldır özellikle kamera çözünürlüğü alanında büyük bir artış yaşandı, 41 Megapiksel kameralı telefonlardan...
Bir köy hikayesi: Sarıyurt

Bir köy hikayesi – Sarıyurt

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?