“Beethoven’ı çalarken, farklı bestelerinde, ayrı karakterlerde hissediyorum”

“Beethoven günümüzden 250 yıl önce, 17 Aralık 1770 tarihinde doğdu. İnşa ettiği olağanüstü müzik dünyasını ve o dünyanın sağlam yapısını hiç bir şey bozamadı. Beethoven kadar, tuşların üzerine gönderdiği vahşice duyguları ve müzik patlamalarını iz bırakmadan silen, sonra da hepsini yine kendisi teselli ederek, göklerde gezdiren çok az besteci vardır... Tabii uzun sürmeden, o şefkatli okşamalar yerini tekrar volkanik patlamalara bırakır. Nasıl bir mücadele, nasıl bir isyan ve nasıl bir yakarışla, ilan-ı aşktır o…

Gülsin ONAY
Piyanist

-

Bestecinin doğumunun 250. yıldönümü dolayısıyla albüm çıkarttı

Her zaman, “iyi ki piyanist olmuşum,” diye şükrediyorum. Yoksa Op.111’i, Waldstein’i, Pathetique’i çalma şansından, zenginliğinden ve fırtınaların en coşkulusunu yaşamaktan yoksun kalacaktım! İyi ki doğdun, iyi ki varsın Ludwig, sensiz bir dünya çok eksik olurdu…”

İçinde bulunduğumuz 2020 yılı Alman besteci, deha Ludwig van Beethoven’ın doğumunun 250. yıldönümü. Ünlü piyanistimiz Gülsin Onay, bestecinin doğumdönümünden hareketle  “Gülsin Onay- Ludwig van Beethoven” başlığıyla bir albüm çıkarttı. Gülsin Onay ile Beethoven üzerine söyleştik.

Sayın Gülsin Onay,

 İçinde bulunduğumuz 2020 yılında gündemimize sınır tanımaz biçimde pandemi yerleşti. Dolayısıyla çok şeyi gölgede bıraktı. Oysa klasik müziğin dehası olarak nitelendirilen ünlü Alman besteci Beethoven’in (d. 17 Aralık 2019, Bonn) 250. doğum yıldönümü tüm dünyada görkemli pekçok etkinlikle kutlanacaktı, olağanüstü dönem buna engel oldu.

Ülkemizde Beethoven’ın 250. doğum yılı dolayısıyla öne çıkan çalışmalardan birisi de sizin “Gülsin Onay- Ludwig van Beethoven” başlıklı albümünüz.

Piyanist olarak sizde yaşayan Beethoven’ı bize anlatır mısınız?

Benim için Beethoven orkestrayı piyanoda en çok kullanan besteci. Çok büyük imkânlar sağlamış. Hem renk olarak, hem karakter olarak adeta bütün orkestrayı piyanoda hissedebiliyorsunuz. Bununla birlikte Beethoven’ın çok farklı yaratıcılık dönemleri var. Bu dönemlerde ortaya çıkan eserler de birbirinden farklı. Sağır olduktan sonra bestelediği op.111 bambaşka bir dünya, Pathetique çok farklı, Ay Işığı, Les Adieux da öyle. Yani çaldığım çok farklı dönemlerdeki farklı bestelerinde, besteciyi ayrı karakterlerde hissedebiliyorum. Çok zengin bir müzik var. Aynı zamanda çok derin ve ifadeli.

Klasik müziğin dehası Ludwig van Beethoven’ın tutkusunu yansıttığı tek şeyin müzik olmadığını yaşam öyküsünü okuduğumuzda hemen anlıyoruz. Peki; müziğin dışında neydi, sorusunun yanıtını aradığımızda, bunun kadınlar olduğunu, görüyoruz. Çünkü yaşamına, efsane mi bilmiyorum ama birçok kadının girmiş olduğunun bilgisi karşımıza çıkıyor. Bu konuya kafa yoranlar, “besteci için en önemli kadının hangisi olduğu bugün hâlâ gizemini koruyor”   değerlendirmesini yapıyorlar.

Örneğin bu kadınlardan birisi Kontes Josephine Brunsvik. Ünlü Besteci, Kontes’e, 1804-1809 arası toplam 14 aşk mektubu yazmış ve ona “her şeyim”, “tek aşkım” diye seslenmiş. Ama hemen sonrasında bir başka kadının Beethoven’ın yaşamında önemli yer tuttuğuna tanık oluyoruz. Bu kadın, daha önceki “her şeyim”, “tek aşkım” dediği Brunsvik’in kuzeni Kontes Giulietta Guicciardi’dir. Ve sizin de sıklıkla çok severek çaldığınız ‘Ay Işığı Sonatı’nı, Besteci, Giulietta’ya ithaf etmiştir. Ayrıca Besteci, tutulduğu diğer kadınlara da bestelerini hediye etmiştir.

Beethoven tutkunuzdan hareketle Beethoven’ın aşkları konusunda, bilgilerinizden hareketle, işin dedikodu yanına aldırmayıp aşklarının müziğine yansıması konusunda neler söylemek istersiniz?

Bütün bestecilerin çok hareketli, çok dramatik ve zaman zaman üzücü tecrübelerle aşklarından müziğe bazı ifadelerin yansıdığını görebiliyoruz. Bunu Beethoven’da da hissedebiliyorum. Bazen neşeyle coşuyor bazen de büyük bir acıyı hissettiriyor.

Beethoven’ı klasik müzik dünyasında farklı kılan nedir?

Beethoven’ı farklı kılan özelliği eserlerinin görkemli mimarisidir. Senfonilerinde, konçertolarında, quartetlerinde ve sonatlarında.  Görüyoruz ki bütün bu eserlerinde büyük kontrastlarla çok büyük bir renk paleti var. Yani  iki kutup arasında ve bütün renkleri kullanarak çok geniş ifadelere yer vermiş. Aynı zamanda tempoları, ritimleri de çok değişik. Sürprizlerle dolu.

Yaşamı boyunca sağlık sorunları yaşayan Beethoven, 1801’de işitme kaybı yaşamaya başlamış, 1817’de tamamen sağır olmuş. Ancak sağırlık müzik yaşamını hiçbir biçimde etkilemediği gibi, 9. Senfoni dahil birçok büyük eserini bu döneminde bestelemiş. Bu mucizevi deha elbet sizi de etkilemiştir.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

Bu gerçekten müthiş bir mucize. Elbette insanın iç kulağı var. Gözünüzü kapattığınızda hayalinizde istediğiniz insanın sesini duyabilirsiniz. Onun için de müzik sanki duymak istediğimiz yaşayan varlıkların sesi gibi.. Beethoven bu seslerin, notaların nasıl tınladığını çok iyi biliyor. Ama tabii bu özel dönem çok daha büyük bir derinlik katmış eserlerine.. Sağır olduktan sonra bestelediği eserlerde o farkı görebiliyorsunuz.

“Elinden tuttuğum gençler beni çok mutlu ediyorlar”

Sizinle ilgili söyleşilerimde, icracılığınızın ötesinde öğretmen yanınızı da anıyorum. Müzik dünyasında pek çok gencin elinden tutuyorsunuz. Bu içten çabanızın verimliliğine ilişkin neler paylaşmak isterdiniz bizimle?

“Elinden tuttuğum gençler gerçekten beni çok mutlu ediyorlar. Müzikle ilgilenen gençler çok saygılı ve terbiyeli oluyorlar. Çünkü müziğin, o devin önünde o kadar çok yapacak şey var ki…”

O dağın tepesine çıkmak için çok yolları olduğunu hissediyorlar. Onun için o güçlüğün önünde de saygıyla sevgiyle yol alırken kazanımları hayatlarına da karakterlerine de yansıyor. Onun için pırlanta gençler  diyorum onlara.

Bu zorlu yoldaki çok yönlü kazanımları çalış biçimlerine de başarılarına da yansıyor.. Bundan hem kendileri mutlu oluyor, hem de onların o mutluluğunu görmek beni iki kat mutlu ediyor. Gençlerle çalışmaktan büyük mutluluk duyuyorum 

Genç müzisyenler düzleminde, “müziğinin insanlar için bir güç ve umut kaynağı olduğu” belirtilen Beethoven’ın yeri konusundaki saptamalarınızı bizimle paylaşır mısınız?

Beethoven’ın müziği insanlar üzerinde iyileştirici ve birleştirici etkisi olan, güç ve umut veren muazzam bir hazine. Genç müzisyenler için Beethoven, gerek yaşamındaki her çeşit zorluklara karşın yılmadan verdiği mücadele, gerekse 9. Senfonisinin koral bölümünde somut ifadesini bulan “sevgi, kardeşlik, barış” ideali ve tüm bunların yansıdığı olağanüstü etkileyici ifadeler içeren eserleri ile büyük bir yol gösterici.      

“Beethoven’ı klasik müzik dünyasında farklı kılan; senfonilerinden konçertolarına, quartetlerinden sonatlarına, eserlerinin görkemli mimarisidir.”

İlişkili İçerikler

Norveç’te bir komutan, denizci, pilot, mühendis, hakem, tercüman: Yusuf Ergün

Siz hiç bir denizci, bir asker, bir pilot, bir mühendis, bir hakem, bir ataşe ve bir çevirmeni aynı odada gördünüz mü? Ben tüm bunları tek bir insanda gördüm.

Ressam Utku Varlık ile resim üzerine söyleşi

1965 yılı Haziran ayının sonları. Hiç bu denli şaşırmamıştır Utku Varlık, kendisini Kunsthistoriches Müzesi’nin kapısında bulduğunda. Otostopla, cebinde topu topu 10 dolar, yemeden içmeden gelmiştir Viyana’ya. Bu Avrupa’ya ilk çıkışıdır. Kötü röprodüksiyonlarla dolu kafasını yıkamak, belleğini yenilemek, meraklarına yanıt bulmak adına çıkmıştır onca güçlüğe karşın ve bunun adı, “umut gezisi” dir. Güçlüğün adı ise, parasızlık!

Ressam Çetin Erokay ile resim üzerine söyleşi

"Çetin Erokay; ruhsal kaynaklı coşkularını, bilinçaltında yer etmiş resimleme güdüleriyle önlenemez biçimde görselleştirmeye eğilimli bir sanatçıdır. Resimleme uğraşını o denli mutlaklaştırmaktadır ki, coşku ve gerilimlerini törensi kompozisyon şemalarıyla kontrol altına alabilmektedir.”

Prof. Dr. Mümtaz Sağlam

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

Abone ol
Bana bildir
guest
Makale Değerlendirme
Makaleyi 5 yıldız üzerinden değerlendirin
Yorum formu, web sitesinde yer alan yorumları takip etmemize izin vermek için Adınızı, e-Postanızı ve içeriğinizi kaydeder. Yorum göndermek için lütfen web sitemizdeki Koşulları ve Gizlilik Politikamızı okuyun ve kabul edin.
4 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Ertan Öztürk
Makale Değerlendirme :
     

Piyano çalarken sol elimi bir türlü sağ elimle eşleştiremeyen ben, piyanoya bu kadar hakim insanları görünce büyük saygı duyuyorum.
20 dakikalık müziği piyanoda çalarken, adeta müzikle bir oluyor sanatçılar. Piyano sanatçısının yüzünde bunu çok rahat görüyorsunuz ki bu, en azından benim için, çok tatmin edici bir an.
Ben şunu merak ediyorum: Beethoven, Chopin, Bach, Mozart, Wagner, Schubert, Liszt… Bunlar dev isimler ama son 50 yıl içinde değeri anlaşılmış, bu saydığım isimlerle aynı seviyeye koyabileceğimiz besteci var mıdır?

Okyar Atilla

Dev isimler olduğu kesin. Beethoven Mozart’ın öğrencisi. İkisinin de Viyana dönemi var. Johann Strauss un yeri ayrı. Ancak Benim klasik müzik dinlemeye başlamam 1975 e denk geldiğine göre değerlerinin anlaşılması konusunda 50 yıl geçmişin daha geçmişi olsa gerek. Özellikle Atatürk ve İnönü’nün klasik müzik zevkleri 1920 lere kadar gidiyor olabilir. İzDSO konserlerinde tanıdığım bir emekli doktor albay (vefat etti) 1950 lerde İnönü ile birlikte CSO konserlerine gittiğini anlatırdı.

Çağdaş bestecilerin eserleri farklı geliyor bana. Belki de romantik ve barok çağın eserlerini çok dinlediğimdendir. Ancak dediğin gibi 19 ncu yy dan sonraki bestecilerde sanki bir şeyler eksik gibi.

Bu röportaj iyi oldu. Farklı sanat dallarına da ilgiyi eksik etmemek gerek.

Okyar Atilla

İzDSO ile olan her konserinde bulunduğum, tanıştığım konuştuğum çektiğim fotoğraflarını kendisi ile paylaştığım harika bir insan. Lütfü Bey sayesinde blogumuzda yer alması beni ziyadesiyle mutlu etti.

Sevgi ve saygılarımla

Öner BÜYÜKYILDIZ
Makale Değerlendirme :
     

Çok teşekkürler Lütfü bey, Ellerinize emeğinize sağlık.

Selam ve saygılarımla.

Makale yazarı

Lütfü Dağtaş
1953 Nazilli doğumlu. İlk, Orta (Karşıyaka Erkek Lisesi) ve yüksek öğrenimini (EÜ Gazetecilik ve HİYO) İzmir’de yaptı, İzmir’de yaşıyor. Gazeteci. Gazeteciliğe 1973 yılında Yeni Asır Gazetesi’nin spor servisinde başladı. Ardından Demokrat İzmir gazetesi başta olmak üzere değişik gazetelerle, haber ajanslarında muhabir olarak çalıştı. İzmir Life Dergisi’nde, ilk çıkışından itibaren yıllarca röportajlar yayımladı.Yayınlanmış kitapları: Anadolu’nun Son Karatabakları- Albüm, 2007 Anadolu’da Dericilik- İnceleme/Araştırma, 2007 Müze ve Koleksiyonlardan Deri Eserler- Albüm, 2007 Adını Bergama’dan Alan Pergament ve Anadolu’nun Son Karatabağı Bergamalı İsmail Araç- Bergama Belediyesi Yayını, Belgesel, Eylül 2017 Günün En Güzel Saatleri- Şiir, 1986. İzmir Gazinoları- İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Kitaplığı Yayını- Belgesel, 2004 Gözbebeğim Deltam Çiğli- Heyamola Yayınları- Belgesel, 2011 Can Baba’ya Çocukça Şiirler- Dönence Yayınevi- Şiir, 2015 Yayımlanacak kitabı İzmir’in Renkleri, Tatları- Belgesel

Manşet

Mikdat Besni ile Ansel Adams’ı anlamak ve dijital fotoğraf çağında Zone Sistemi

Mikdat Besni ile Ansel Adams’ı anlamak ve dijital fotoğraf çağında Zone...

Eğer fotoğrafı hatıra amaçlı çekiyorsanız sözümüz olamaz, sizi mutlu eden görüntüyü çekip paylaşabilirsiniz.Ancak;Fotoğraftaki amacınız sanatsal kaygı ise bu sohbeti kaçırmayınız.Hiç çekinmeden kafanızdaki soruyu sormalı...

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Yeniden Kadrajlama Tekniği ile Fotoğraflarınızı Geliştirin

Yeniden Kadrajlama Tekniği

Yeniden kadrajlama, ana odak noktasını kullanarak konuya odaklanmak ve elinizi deklanşörden çekmeden konuyu kadrajınızdaki başka bir yere yeniden konumlandırarak ideal kadrajı oluşturup fotoğrafı çekmektir.

POPÜLER İÇERİKLER

Diyafram Nedir? Fotoğrafta Diyafram Ayarları

Diyafram Nedir? Fotoğrafta Diyafram Ayarları

Diyaframın kökeni dilimize Fransızca “diaphragme” kelimesinden gelmiştir, İngilizcede "Aperture" olarak tanımlanır ve “açıklık” anlamına gelir.

Fotoğrafta diyafram ayarlarını çekmek istediğiniz sahnenin ne olacağına göre siz belirlersiniz. Fotoğrafınızda nelere etki edeceğini anlamak için okumaya devam edin.
4
0
Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x