Ana Sayfa FOTOĞRAFÇILIK Nasıl Yapılır - Tutorials Rüzgarlı Havada Net Fotoğraf Nasıl Çekilir?

Rüzgarlı Havada Net Fotoğraf Nasıl Çekilir?

-

Bir üçayak kullanıyorsanız, kamera sarsıntısı normalde çok endişelenmeniz gereken bir şey değildir. Fakat bazı belirgin istisnalar vardır ki dikkat edilmediğinde facia fotoğraflar ile sonuçlanır. Şiddetli esen rüzgarlarda fotoğraf çektiyseniz, keskin fotoğraflar yakalamanın zorluklarını bilirsiniz, özellikle de bir telefoto lens kullanıyorsanız. Rüzgar var ve şiddetliyse, üstelik sağlam bir üçayak kullanıyorsanız ve kameranızın sarsıntısını yine de durduramıyorsanız ne yaparsınız? Neyse ki, rüzgarlı hava koşullarında bile netliği artırmanın ve evinize fazlaca net fotoğraf ile dolu dönmenin yolları var. Burada bu yöntemlerin en başında gelenlerini ele alacağız.

Net fotoğraf için ipuçları

Üçayak gövdesindeki merkez sütunu kullanmayın

Fotoğrafçıların rüzgarlı koşullarda yaptıkları en önlenebilir hatalarından biri, üçayak üzerindeki orta sütunu kullanmaya devam etmeleridir.

Ortamın rüzgarlı olması şart değil, normal şartlar altında bile özellikle ucuz üçayakların merkez sütununda dikkatli olmanız gerekir. Bu sütun üçayaktaki en zayıf noktadır ve çevresindeki ortamlardan gelen titreşimlere çok duyarlıdır.

Özellikle de üçayakla belirli bir yüksekliğe erişmeniz gerekiyorsa ve rüzgar varsa fotoğrafınızın netliğine çok zarar verecektir. Orta sütünü mümkün olduğunca en sona indirin ve sıkıca kilitleyin.

Üçayak yüksekliğini indirin

Kompozisyonunuz eğer izin veriyorsa, üçayak boyunu bir iki adım düşürerek inanılmaz gelişmeler sağlarsınız. Hafif esintilerde bile, ağır karbon fiber üçayak setimi kullanarak, tam yükseklikte, 150mm veya daha fazla bir odak uzaklığı kullandığımda çoğu zaman en iyi netliği bulamadığımı deneyimledim.

Üçayağın bacaklarının tek bir kademesini bile kapatmak, gördüğüm kadarıyla bulanıklığın yoğunluğunu neredeyse yarıya düşürüyordu. Rüzgarlı havalarda, bu kadarı bile net fotoğraf çekebilmenin en etkili yollarından biridir.

Bir önemli not: üçayak kademelerinden birini kapattığınızda, kapattığınız bölüm en ince olan, en alttaki bölümü olmalıdır, kapatmaya üst taraftan başlamayın. En alttaki ince üçayak başları titreşimlere daha yatkındır ve onları açmak en son çare olmalıdır.

Bunun geçerli olmadığı tek durum, kum veya deniz içerisinde fotoğraf çekecekseniz ve ek yerlerindeki mandalların kirlenmesini, kum veya tuz ile dolmasını istemiyorsanız; o zaman en alttaki en ince bölümü kullanabilirsiniz. Bu durumda, üçayağınızın en alçak ve en ince bölümünü, su veya kumun üzerindeki bağlantıları yükseltebileceği için uzatmak iyi olur, netlikten bazı ödünler verme pahasına bile olsa.

Titreşim azaltma özelliğini kullanın

Durun hemen itiraz etmeyin, öyle ya, yaygın bilgelik, bir üçayak kullanıldığında Titreşim Azaltma / Görüntü Sabitleme (VR / IS) özelliğini kullanmaktan kaçınmanızı söylese de, bu durum, bu tavsiyenin kesinlikle geçerli olmadığı bir durumdur.

Bir üçayak üzerinde titreşim azaltma özelliğini kullanmak, rüzgarda bulanık fotoğrafları azaltmanıza şaşırtıcı derecede yardımcı olur. Aşağıdaki fotoğraflara bir göz atın, her ikisi de güçlü bir esintide Nikon D850 ve AF-S NIKKOR 70-200mm f/2.8E FL ED VR objektif ile 200 mm odak uzaklığında ve 1/4 saniye Enstantane hızı ile çekildi, soldakinde titreşim azaltma açık, sağdakinde ise kapalıydı:

Rüzgarlı Havada Net Fotoğraf Nasıl Çekilir?

Bu karşılaştırmanın doğruluğuna gelince, bu fotoğrafları çektiğimde rüzgarın şiddeti devamlı değişiyordu. Önce titreşim azaltma “Kapalı” iken çokça fotoğraf çektim, ardından titreşim azaltmayı “Açık” konuma getirdim ve yine çokça fotoğraf çektim. Ardından titreşim azaltma kapalıyken içlerinden çektiğim en net fotoğrafı aldım ve titreşim azaltma açık iken en net olmayanı aldım, içlerinden en net olmayanı seçmekte baya bir zorlandığımı söyleyebilirim, hepsi neredeyse eşit netlikteydi çünkü.

Rüzgarlı havalarda bir üçayak kullanıyorsanız titreşim azaltma özelliğini açın.

Ara sıcak: Üçayak kullanırken titreşim azaltma özelliğinin işe yaradığı bir başka durum daha var; üzerinden araç ya da insanların geçtiği bir köprü üzerinden fotoğraf çekmek. Hepimizin başına gelmiştir, çok güzel bir gece şehir manzarası var ve siz araç ışıklarının izleriyle o muhteşem manzarayı uzun pozlamak istiyorsunuz, üçayağı kurdunuz, ama köprü devamlı titriyor. İşte bu durumda en iyi yöntem titreşim azaltmayı açmaktır.  

Üçayak gövdesine çantanızı asmayın

Fotoğrafçılar arasında sıkça konuşulan önerilerden biri, rüzgârlı havalarda üçayak stabilizasyonu için üçayak gövdesine çanta asmaktır. Bazı üçayak üreticileri bu işi kolaylaştırmak için en üste bir kanca bile koyuyor.

Bunu yapmak size hiç yardımcı olmayacaktır. Aslında, ortam üçayağınızın titreşmesine yetecek kadar rüzgarlıysa, çantanızın da sallanmasını sağlayacak ve bulanık fotoğraf yine alacaksınız. Bulanıklığa neden olan sallanma, düşük seviyeli ama yüksek frekanslı titreşim eğilimi gösterir; bu da, çantanızla sabitlenecek kadar kolay bir şey değildir.

Yine de eğer rüzgar üçayak üzerindeki ekipmanınızı devirecek boyutlarda esiyorsa, bu son çare olarak uygulanabilir bir yöntem olabilir.

En çılgın durumlar hariç, üçayak setinizi bir bütün olarak olduğu gibi bırakın. Bir sırt çantası eklemek yardımcı olabilir gibi görünebilir, ancak daima faydadan daha çok zarar verecektir.

Üçayak setinizi sabitlemek için elinizle tutmayın

Titreşimleri azaltma umuduyla üçayağınızı elinizle tutmayın. Fotoğraflarınızı daha da bulanıklaştıran, daha fazla titreşimler eklersiniz.

Pek çok fotoğrafçının bunu yaptığına şahit oldum. Deniz kenarında veya akan bir nehirde fotoğraf çekmediğiniz sürece ve üçayağınızın devrilme tehlikesi yoksa, fotoğraf çekerken ona tutunmanız için hiçbir neden yoktur, en azından pozlama süresince elinizi çekin, pozlama bitince tekrar tutabilirsiniz.

Üçayaklar, özellikle üst düzey versiyonları, mümkün olduğu kadar istikrarlı olmaları amacı ile iyi tasarlanmış ve ona göre üretilmiş araçlardır. Bizler ellerimizi bir saniye boyunca mükemmel titreşimsiz tutamayız, üçayaklar her zaman kazanırlar 🙂 .

Objektifinizdeki parasoleyi (güneşliği) çıkartın

Evet, yanlış okumadınız, rüzgarlı havalarda özellikle telefoto objektiflerin parasoleyler yapısı gereği ve büyüklüğü nedeniyle en önemli titreşim kaynaklarından bir tanesidir. O nedenle çekim sırasında çıkarmak iyi bir seçim olabilir. Bu durumda düşme ve çarpma gibi nedenlerle objektifinizin camının zarar görebileceğini öngörerek gerekli önlemleri almalısınız.

Tek kare ile yetinmeyin, birçok fotoğraf çekin

Normalde almak istediğiniz her bir kare için, duruma göre beş ya da altı kare çekin. Panorama veya HDR çekiyorsanız, kompozisyonunuzu ve fotoğraf makinesi ayarlarınızı değiştirmeden önce bir defada üst üste birkaç çekim yapın. Bu, “Sürekli çekim” modunun manzara fotoğrafçılığı için yararlı olabileceği birkaç durumdan biridir.

Çünkü rüzgarın şiddeti değişkendir ve öngörülemez. Fotoğrafınızın ne zaman keskinleşeceğini veya bulanıklaşacağını tahmin etmenin hiçbir yolu yoktur ve hasarı en aza indirmenin en iyi yolu, mümkün olduğunca çok sayıda örnek yakalamaktır. Evet, bu kesin bir sonuç elde edeceğinizi garanti etmez, ancak net fotoğraf başarı oranınızı en üst düzeye çıkarmanın iyi bir yoludur.

Daha hızlı Deklanşör hızı kullanın

Manzara fotoğrafçılığı için ISO‘yu yükseltmek her ne kadar hiç istenmeyen bir durumsa da, yukarıdaki tüm adımları attıktan sonra hala net fotoğraf çekemiyorsanız son çare, normalde istediğinizden daha yüksek bir ISO gerektiren daha hızlı bir obtüratör hızı kullanmaktır.

Yine de bazı durumlarda buna değer sonuçlar alabilirsiniz. ISO 400 ile 1/60 saniyede çekilmiş keskin bir net fotoğraf karesini, ISO 100 ile 1/15 saniyelik hafif bulanık bir fotoğrafa tercih ederim. Kameranın titremesinden kaynaklanan bulanıklık, yüksek bir ISO’nun katacağı kumlanmadan çok daha kötüdür; kesinlikle buna değer.

Rüzgarlı Havada Net Fotoğraf Nasıl Çekilir?
NIKON D810 + 70-200mm f/2.8
110mm, ISO 400, 1/60sn, f/8

Bu fotoğrafı Kadıköy-Eminönü vapurundan çok rüzgarlı bir havada çektim. ISO 100 ve diyafram değerim f/8’di, ne yazık ki, bu doğru pozlamayı sağlamak için deklanşör hızının 1/15 saniye olması gerektiği anlamına geliyordu; ancak, rüzgar nedeniyle fotoğrafı bu ayarda çekmem imkansızdı. Bana en az 1/60sn enstantane gerekiyordu. Bu yüzden ISO ayarımı 400’e yükselttim ve 1/60sn deklanşör hızı kullandım.

Özet

Rüzgarlı koşullarda mükemmel net fotoğraf garantisi yoktur, ancak şansınızı artırmak için yapabileceğiniz bazı şeyler vardır.

Önce, üçayağınızın orta kolonunu tamamen indirin. Kompozisyonunuz kameranızın belirli bir yükseklikte olmasını gerektiriyorsa, titreşimleri en aza indirgemek için önce en alt kısımdaki en ince bacak bölümlerini daraltın. Üçayak üzerindeki kamera sarsıntısını azaltma konusunda diğer yöntemlere de bir göz atın.

Ardından, objektifiniz veya kameranız izin veriyorsa, titreşim azaltma özelliğini açın. Bu özelliği açmak genellikle üçayak ile fotoğrafçılık için gerekli olmasa da, bu kesinlikle net fark yaratan bir durumdur.

Ayrıca fotoğraf çekerken üçayağın gövdesine herhangi bir ağırlık asmayın veya ellerinizle tutarak sabitlemeye çalışmayın. Ekstra titreşimler eklersiniz veya en iyi ihtimalle fotoğrafınıza anlamlı şekilde herhangi bir etkiniz olmaz, riske atmayın.

Bir telefoto objektif kullanıyorsanız, rüzgarlı havalarda parasoleyi çıkartın. Özellikle sert rüzgarda parasoleyler önemli titreşim kaynaklarından biridir.

Son olarak, keskin bir fotoğraf alma şansınızı en üst düzeye çıkarmak için, kompozisyon başına birkaç kare çekin ve sonra aralarından en keskin fotoğrafı seçin. Bu zihniyet çoğu manzara fotoğrafçısı için bir angaryadır, ancak özellikle rüzgarlı koşullar altında en iyi seçenek bu olabilir. Ve eğer bunların hepsi başarısız olursa, ISO’unuzu yükseltebilir ve daha hızlı bir örtücü hızı kullanabilirsiniz.

Bu ipuçları özellikle rüzgarlı koşullarla karşılaşırsanız hayatınızı kolaylaştıracaktır. Artı, kötü hava koşulları genellikle fotoğrafçılık için güzel havalardakinden daha iyi bir teknik gerektirdiğinden, kamera ayarlarınızı optimize ederek, rüzgarlı koşullar da dahil olmak üzere en aşırı durumlarda bile kullanılabilir fotoğraflar çekme yeteneğinizi en üst düzeye çıkarabilirsiniz.

Siz de bu konuda deneyim, öneri ve yorumlarınızı aşağıdaki “Yorumlar” kısmından benimle paylaşın, bilgilerimizi ve tekniğimizi birlikte geliştirelim.

Işığınız bol olsun.

İlişkili İçerikler

Yemek Fotoğrafçılığı ve Kompozisyon

İyi yemek fotoğraflarına takıntılı mısınız? İnstagram, Pinterest ve diğer benzeri uygulamalarda ve internet sitelerinde yemek fotoğrafları araştırmak ve öğrenmek için saatlerinizi harcıyor musunuz? Eğer öyleyse siz de benim gibisiniz. Günümün çoğu yemek düşünerek, pişirerek ve fotoğraflayarak geçiyor.

Durdurun hayatı!… Fotoğraf var… Still Life Fotoğrafçılığı üzerine

Still Life fotoğrafçılığı alanındaki uğraşılarınızda her şey elinizin altında ve kontrolünüzdedir. An'ı yakalamak yerine, hareketsiz bir konudan bir görüntü yaratıyorsunuz. Tamamen sizin eseriniz olan, hayalinizdeki bir sahnenin "fotoğrafını yapıyorsunuz"; öznesinden arka planına, ortam ışığından yapay pencere aydınlatmasına kadar. Konunuzun cansız nesneler olması nedeniyle, acele etmenize gerek yok, aydınlatmanızı hassaslaştırmak ve kompozisyonunuzla değişik denemeler yapmak için bolca zaman ayırabiliyorsunuz.

Ortam ışığını flaş ile dengeleme

Bir süredir Flaşlar ve Flaşla çekim teknikleri konularında değişik makaleler yayınlıyoruz. Bu yazılarımızda, ışığın boyutu hakkında bir fikrimiz oluştu. Işık kaynağı ile özne ve arkaplan arasındaki mesafe değiştiğinde ne olacağını artık biliyoruz. Artık yavaş yavaş flaşlı fotoğrafçılığın bazı pratik yönlerine eğilmenin zamanı geldi. İlk olarak, ortam ışığını flaşla dengelemekten başlamaya ne dersiniz?

Burada yazılanları kendiniz evinizde deneyimlemek istiyor ancak bu yazıdaki gibi ışık koşulları bulamıyorsanız endişelenmeyin, şöyle yapın. Çekeceğiniz sahneyi matris ölçüm moduyla ölçün, ardından bir veya iki durak düşük pozlayarak çekim yapın.

Flaş TTL modundayken Çekim Modu ve Enstantanenin önemi

Covit-19 sıkıntısı nedeniyle zorunlu olarak evlerimize kapandık. Ne zaman tam olarak biteceğini tahmin edemediğimiz, çok önemli bir kısmı evde geçen bu süreçte, ben de flaş kullanımı konusuna yoğunlaşmaya karar verdim ve bir süredir bu konularda yazıyorum.

Bu yazımda, düşük ışıklı ortamlarda flaşlı çekimlerde neden "M" Manuel çekim modunu kullandığımı ve konu hareketli olursa "Arka perde senkronizasyonu" ve "Ön perde senkronizasyonu" etkilerini örneklerle açıklamaya çalışıyorum.

E-POSTA ABONELİĞİ

Sebahattin Demir
Mühendis ama Tıp meraklısı. Profesyonel yönetici. Seyahat etmeyi seven bir fotoğraf gönüllüsü. Okumayı, araştırmayı, sorgulamayı sever. İnsan ilişkilerine ve saygıya önem verir. Bildiklerini paylaşmaktan mutluluk duyar. "Bilmiyorum" demekten çekinmez. Türkçe yazım kurallarına uymayanlarla arası iyi değildir.

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

Abone ol
Bana bildir
guest
Makale Değerlendirme
Makaleyi 5 yıldız üzerinden değerlendirin
Yorum formu, web sitesinde yer alan yorumları takip etmemize izin vermek için Adınızı, e-Postanızı ve içeriğinizi kaydeder. Yorum göndermek için lütfen web sitemizdeki Koşulları ve Gizlilik Politikamızı okuyun ve kabul edin.
14 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Burhan

Yine guzel ve cok faydali bilgilerle dolu bir konu
Bir solukta okudum
Vr nin tripod kullanirken acilmasi fikrini bilmiyordum ilginc gercekten bunu deneyecegim
Tesekkurler

Handan

Basit görünen ama çok önemli ipuçları olan noktalar var bu yazıda. Birçok kişinin aklına gelmez bunlar. Örneğin ben parasoleyin sarsıntı nedeni olabileceğini tripod çekiminde titreşim azaltmayı açmayı düşünemezdim.
Yazılarınızdan çok şeyler öğreniyoruz, kendi adıma sonsuz teşekkürler.
Bir sonraki yazınızı merakla bekleyeceğim arayı uzatmayın…

Ömer

Paylaştığınız değerli bilgiler için teşekkürler.
Sitenizi devamlı takipteyim.

Sercan

Yeni aldığım fuji x-t10 makinemi kurcalarken google da pozlama ile ilgili bir arama yaptığımda ilk sayfada tesadüfen sizin sitenizi gördüm. İyiki ziyaret etmişim yaklaşık 2 saattir en az 10 yazınızı büyük bir zevkle okudum. Şimdiye kadar anlayamadığım her şeyi anladım diyebilirim. Size hemen teşekkür etmek için yazmaya başladım. Daha okunacak çok yazı var sonra görüşürüz 🙂

Öner BÜYÜKYILDIZ

İyi bir üçayak için araştırma içerisindeyim.
Sizin de yaşadığınız üçayak alma sürecinin ikinci aşamasında yani 🙂
Yazınız için teşekkür ederim.
Saygılarımla.

Ömer Çalışkan

Sebahattin Bey, debisi yüksek bir derede ve üçayak da suyun içinde iken muhtemelen oluşacak sarsıntıyı önlemek için ne yapmalıyız?

Ömer Çalışkan

Merhaba! Şelaleleri görüntülerken (onca HES’ten sonra kaldıysa tabii!) bu önerilerinizi dikkate alacağım. Sağolun.

Ali Özgür Yurdatapan

Bunların hepsi bilmeden uyguladığım şeyler. Şimdi sayenizde neden uyguladığımı anlamış oldum. Doğa çekimlerinde zaten epey alçaktan çekiyorum, tripodu yükseltmiyorum. Gece çekimlerinde ise titreşim önlemeyi açardım. Profesyonel tripod almamın en önemli nedeni rüzgadır. Ucuz aliminyumların işe yaramayacağını o zaman anladım.

Bir keresinde Eminönü tarafından boğaz köprüsünü çekmeye çalışıyordum parliment saatlerinde. Diğer bir deyimle gece çekimlerinin en güzel zamanı. Hafif bir rüzgar vardı. Ara sıra şiddetleniyordu. O zaman ucuz aliminyum tripoduma takılıydı makine ve bir türlü net keskin titreşimsiz tek kare yakalayamadım. Oltacıların baskısıyla da boynum bükük ayrılmak zorunda kaldım. Adam hem benim tripodu kurduğum yerden olta sallamak istiyor hemde neden tek bir çekim yapıp gitmediğimi anlamıyordu. Şak diye çekip çekileceğim zannediyor.

Parasoley titreşim için değil polarize filtre taktığım için kullanmam. Biliyorsunuz yansımayı yok etmek için filtreyi çevirmek gerekiyor parasoley buna engel.

Elde yapılan çekimlerde tavsiyem titreşim önleme daima açık olsun ve uv filtre yerine parasoley takılı olsun. Elde parasoleyi takmayacağınız tek durum dahili flaşı kullanıyor olmanızdır. Yoksa fotoğrafın alt yarısında yarım daire şeklinde gölge çıkar. Bu daha slr like makine kullandığım zamanlarda öğrendiğim birşey.

Bir tavsiyemde nacizane şöyle olabilir elde çekimle ilgili. Tripod kullanırken iso yu yükseltmeyiz elbet fakat vapur gibi hareketli bir platformda çekim yapıyorsanız makineyi üç ayaktan çıkarıp elinize alın. Titreşim önlemeyi açın. İsoyu yükseltin ve çekin. Elde yapılan çekimlerde iso yu yükseltmekten çekinmeyin. Günümüz makineleri bu konuda gayet iyi. Sony A580 ile 1600 iso lara rahat çıkarken D750 ile hiçbir şekilde çekinmeyeceğim.

Manşet

Sony A7S III: Beklenen makine 5 yıl sonra geldi

Artık tek boynuzlu at, Yeti, Lochness canavarı, gulyabani, dünya lideri Türkiye ekonomisi kadar efsaneleşen Sony A7S III nihayet geldi.

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Bir Fotoğraf, şehir hatları vapurundaki Çocuk ve Martılar

Bir Fotoğraf, şehir hatları vapurundaki Çocuk ve Martılar

Tüm hücrelerinde hissettiği o sonsuz huzurla Mısır çarşısına doğru yürürken elindeki bozukluklara şöyle bir baktı ve gülümsedi. Dönüşte martıların simit parası çıkmıştı! İçinden mırıldanmaya başladı:

Beni mutlu edecek şey, senin paran değil.
Sıyrıl bütün önyargılarından..
Hoş geldin aslıma!
İşte ben böyleyim.
İşte ben böyleyim…

POPÜLER İÇERİKLER

Eyvah! Şirketim büyüyor. Artık fotoğraftan da eskisi gibi zevk alamıyorum...

Eyvah! Şirketim büyüyor. Artık fotoğraftan da eskisi gibi zevk alamıyorum…

Geçtiğimiz hafta sonu, yakın bir arkadaşımı ziyaret etmek için eşimle birlikte günübirlik bir seyahate karar verdik. Arkadaşım ne zamandır bu ziyaretimiz için bana baskı yapıyordu. Ziyaret edeceğimiz yer, benim gibi tutkulu bir fotoğraf gönüllüsü olan çok yakın arkadaşım Cengiz'in birkaç yıl önce satın alıp, kendi zevklerine göre yeniden inşa ettirdiği şehir dışındaki çiftliğiydi.
14
0
Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x