Ana Sayfa ALT YAZILAR Yemen diye diye… Bölüm 1

Yemen diye diye… Bölüm 1

_

Bu yazı dizisindeki fotoğraflarda yer alan insanların bir kısmı muhtemelen Suudi Arabistan’ın YEMEN halkına uzun zamandır yaptığı hava saldırılarında ölmüş olabilirler.
Rahmetle anıyoruz…

Yemen seyahati, THY’nin Yemen başkenti “Sana’a” ya başlattığı sefer nedeniyle Skylife dergisinde yayınladığı yazıyı okumamla aklıma düştü. Arkasından Yemen’le ilgili bilgi toplamaya başladım. Bilgiler biriktikçe seyahat planı da şekillenmeye başladı. 2007 yılının Kurban Bayramı için taslak planı oluşturduktan sonra ver elini Yemen. Aslında elimde bir plan olmasına rağmen ülke içinde şehirlerarası seyahati nasıl yapacağım belirginlik kazanmamıştı. Sadece Sana’a’da iki günlük otel rezervasyonum vardı. Gerisi tam Türk işi, gün ola hayır ola. Otelim Arabia Felix, Sana’a’nın tarihi dokusu bozulmamış kale surları içinde otantik bir binaydı. “Arabia Felix” Latince kökenli, “mutlu Arabistan” anlamına geliyor. Sokaklarda satılan eski Arabistan haritası imitasyonlarında da bu ismi görmek mümkün. Ama ülkenin tarihi ve gezdiğim süre içinde yaşamın bu deyimle tezat oluşturduğunu net şekilde gördüm.

Yemen diye diye… Bölüm 1
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Yemen hikayesi, Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferinin akabinde 1538 yılında Osmanlı idaresine girmesiyle başlamış ve 1911’de bu birlikteliğin sona ermesine kadar da en problemli ve sıkıntılı topraklar olarak tarihte yerini almış. Osmanlı, İslam için çok önemli olan Hicaz’ın ve buradaki Mekke ve Medine’nin güvenliğini sağlamak için Kızıldeniz’e ve Aden körfezine hakim olmaya çalışmanın bedelini pahalı öder. Yüzbinlerce askerimiz Yemen ilinde yok olup gitmişlerdir. Yemen’in tarihine ait bilgiler çok eskilere gitmektedir. Kur’an ve İncil’de bahsedilen Saba Melikesinin Saba Krallığının, M.Ö. 750-115 yılları arasında bölgede hüküm sürmüş ve Arapların en eski şehirlerinden birisi olan bugünkü Başkent Sana’a Nuh Peygamber’in üç oğlundan birisi olan Shem tarafından kurulmuş olduğu söylenir. M.S. 6. yüzyıldaki Pers hakimiyetinden sonra, M.S. 628 yılında kısmen Hıristiyan olan Yemen halkı İslamiyet’e geçmiş. Bir süre Emeviler ve daha sonra Abbasiler tarafından yönetilen Yemen, Hazreti Ali’nin soyundan gelen imamlar tarafından yönetilmiştir.

Yemen diye diye...
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Kale içi evlerin hepsi birbirinden güzel mimariye sahip. Pencereler bir başka güzel. Bu evlerin birçoğunda kapıya geleni görmek için ahşaptan yapılmış cumba benzeri küçük çıkıntılar mevcut. Dar sokaklarda gezerken bu yapıları izlemek apayrı bir keyif. Yine bu sokaklarda birçok yerde su tankları yer almakta ve evler ihtiyaçlarını karşılamakta.

Yemen diye diye...
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Ağırlanma şansını elde ettiğim rehberimin evinde küçük bir su pompası sokağa açılan kapıyla evin girişi arasında yer alan minik avludaki depoya su basıyordu. Yemek sonrası ellerimi bu tankın alt tarafında yer alan muslukta yıkadım.

Kale içi sokaklarının adı ya da numarası olmadığını öğrenmem şaşkınlık yarattı. “Peki mektuplar nasıl dağıtılıyor?” diye sorduğumda, postaneden posta kutusu kiralandığını ya da tanıdıkları birinin posta kutusu numarasının verildiğini öğrendim. 1970 yılında Sana’a UNESCO tarafından “En tehlike altında olan şehir” olarak ilan edilerek korunmaya çalışılıyor. 1986 yılında da “Dünya Mirası” statüsü verilmiş.

Yemen diye diye...
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Trafik ayrı bir alem. Sana’a’da yollar beklediğimden iyi olmasına rağmen trafik kuralları kâğıt üzerinde kalmış görünüyor. Arabalar boş buldukları yerden yollarına devam ediyor. Bazı önemli kavşaklarda görev yapan trafik polisleri nispeten bu kavşaklarda trafiğin düzgün akmasını sağlıyorlar. Arabaların çoğunda vuruklar var. Hemen önümdeki kavşakta olan bir kazada, kazaya karışanların birbirine sille tokat girişmeleri normalde sakin görünüşe sahip Yemenlilerle bağdaştıramadım.

Yemen diye diye...
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Motosiklet taksilerde ilgimi çekti. Pazarların kurulduğu yerlerde ve meydanlarda motosikletle bekleyen insanların aslında tek kişilik taksi olarak çalıştığını öğrendiğimde iyice şaşırıyorum. Buna karşılık Aden’de trafik çok düzenli ve şoförler saygılı. Herhalde uzun zaman İngiltere tarafından yönetilmenin etkisi vardır diye düşünmeden edemiyorum.

Yemen diye diye...
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Şehirler arasında istediğiniz gibi seyahat edemiyorsunuz. Öncelikle turizm polisinden seyahat belgesi almanız gerekiyor. Bunun için pasaportun fotokopisi, gideceğiniz yerler ve güzergâh liste olarak polise veriliyor. Hususi pasaportum (yeşil renkli) beni uğraştırdı. Turizm polisi kayıtlarında normal (mavi) ve diplomatik (kırmızı) pasaport kayıtları var. Hususi pasaport tanımsız ve ne olduğunu anlatmaya çalışırken ağzımdan “diplomatik gibi “ laf çıkınca polis “askeriye harbiye “ dedi, yani izin belgesini ordundan alacağız. Ama orada da pasaport rengi tanımsız. Haydi gerisin geri turizm polis binasına. Neyse, birkaç görevliyle görüşme sonrasında ikna ederek seyahat belgesini alma başarısını gösterdik. Polisin size verdiği seyahat belgesinden de bol miktarda fotokopi almak gerekiyor. Çünkü her şehir girişinde ve çıkışında bu belgeyi nöbet tutan askerlere vermek gerekiyor. Bu belgeleri ne yapıyorlar? Kontrol noktasında görevli polisin belgeleri koyduğu yere baktığımda verdiğim cevap “Hiçbir şey” oluyor.

Aden’e kadar her şey normal gitti. Aden girişinde arabayı ben kullanıyordum. Kontrol noktasında durduk. Asker kafasını camdan içeri doğru uzattı ve yanımda bana rehberlik yapan Yemen’li arkadaşımın seyahat belgesi görmek istedi. Kontrolü geçtikten sonra bu garip duruma epey güldük.

Yemen diye diye...
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Şehirlerarası yollarda araç sayısı çok değil. Ama karşıdan araç geldiğini gördüğümüzde dikkatimizi arttırıyoruz. Mesafeler uzun görünmese de yolların dar olması nedeniyle uzun sürüyor. Aden dönüşünde, tırmanmaya çalıştığımız dağdaki virajların birisinde önümüzdeki kamyon karşıdan gelen muhtemelen Suudi –rehberim öyle söyledi– son model bir cipin sol farını ezdi ve arkada arabadan inmiş bağıran şaşkın şaşkın bakan Arapları bırakarak durmaksızın yoluna devam etti.

Fotoğraf çekmek hem kolay hem de zor. Bir kere erkekleri ve çocukların hepsi poz verme yarışına giriyorlar.

Yemen diye diye...
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Bu da çoğu kez doğal hallerini kaçırmanıza sebep oluyor. Üstüne üstlük çocuklar “sura, sura” ( suret kelimesinin kökü olmalı) diye bağırarak etraftan da fotoğraf meraklılarının toplanmasına ön ayak oluyorlar. Bir keresinde çarşıda omuzuma dokunuldu ve döndüm. Gülümseyen bir adam ve çevresinde bir kaç tane burkalı bayan. Adam eliyle, kendini ve kadınlarını havada çizdiği daire içine alarak ve de gülümseyerek yaptığı konuşmanın içinde sadece “sura” kelimesinden anladım ki “aile” fotoğrafı istiyordu.

Yemen diye diye...
KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Bu arada seyyar satıcılar da adama laf atıyordu. Arkada kadınlar hep bir ağızdan itiraz olduğu anlaşılan yüksek sesle adama konuşuyorlardı. Ben de sağ elimin işaret parmağını “olmaz” dercesine sağa sola sallayıp red cevabı verdim. Düşünüyorum da, fotoğraflarını çekmeye kalksaydım ne olurdu acaba?

Aşağıdaki galeriden diğer fotoğraflara göz atabilirsiniz.

Yemen seyahatimin ilk bölümü burada bitiyor. Arkasından, sıradaki ikinci bölümde; Yemen’in baharat yolu üzerindeki kentleri ve mistik ortamını paylaşacağım “Burası Huş’tur… Ve Hudeyde” yazım geliyor. Bizde kalın.

Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Okyar Atilla
Geçmişte bir ara mühendisti. Şimdi tam zamanlı yönetici, gerçek zamanlı fotoğrafçı. Gündem "Fotoğraf" ise akan suları durdurur. Seyahat denildiğinde kapının önündedir. Klasik müzik ve kitap olmazsa olmazıdır. İki sokak köpeği, muhtelif sayıda kedi ile sürekli temas halindedir. Hızını alamadı mı dağda bayırda bulduğu gerçek köpeklerle konuşur. Sürekli sorgular. Merak ettiği bir konu olursa elinden kimse alamaz. "Bilgi ve sevgi paylaştıkça çoğalır" ilişkilerinin ana fikridir.
avatar
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bana bildir
Sebahattin Demir
Yönetici

Güzel yazı, güzel fotoğraflar Okyar.
Kalemine sağlık.

Öner BÜYÜKYILDIZ
Ziyaretçi
Öner BÜYÜKYILDIZ

Çok teşekkür ederiz Okyar Bey,
Güzel bir yazı dizisi olacağa benziyor, devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
Selam ve saygılarımla.

selcuk
Ziyaretçi
selcuk

hus ve hudeyde yazinizi merakla bekleyecegim okyar hocam.o yazi biraz acikli olacak tahminimce.tarihimizde hicaz kanayan bir yara olmustu.hala oyle.saygilar…

Osman Zihni ERENLER
Ziyaretçi
Osman Zihni ERENLER

Bu güzel paylaşım için Okyar Bey ve size çok teşekkür ederim Sayın Demir. İkinci bölümünü ve hatta diğer gezi yazılarını da -lütfederlerse tabii ki-sabırsızlıkla bekliyorum. Sağlıcakla kalınız.

Sebahattin Demir
Yönetici

Biz teşekkür ederiz Osman bey.
İkinci bölüm en kısa zamanda yayında olacaktır umuduyla ben de merakla bekliyorum. Saygılar.

Osman Zihni ERENLER
Ziyaretçi
Osman Zihni ERENLER

Çok teşekkür ederim efendim.

Erol Şen
Ziyaretçi
Erol Şen

Eline sağlık. Çok güzel…

POPÜLER İÇERİKLER

Sokak Fotoğrafı

Sokak Fotoğrafı

9
Sokakta gerçekleşen fotografik eylem, fotoğrafçıyı negatif konuma düşürmeye çok elverişlidir. Dikkatli ve titiz olunsa bile bazen yanlışa düşülebilir. Bıçak sırtı bir ortam olduğu söylense yeridir. Diğer yandan sokakta gerçekleşen fotografik eylem, bir yığın olumsuzluğa parmak basabilir, problemli halleri işaret edebilir, bu itibarla bireysel ve toplumsal duyarlılığa yol açabilir ve hayatın iyileşmesine vesile olabilir.
Arthenos | Diyafram nedir, fotoğrafta diyafram ayarları nasıl yapılır, alan derinliği nedir, ISO nedir, perde hızı nedir, doğru pozlama nedir

Diyafram Nedir? Fotoğrafta Diyafram Ayarları

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

ISO Nedir, Fotoğrafı Nasıl Etkiler?

Buna benzer birçok yazı
E-Posta Kutunuza
gelsin ister misiniz?

Bültenimize abone olun, yeni içerikler ilk size gelsin.

Teşekkürler. Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyin.