Bir banknot görüyorsunuz üstte.
1000 Baht değerinde.
Geçerli Tayland ülkesinde.
Sivil bir Fotoğraf Sanatçısı var görüntüde…
Bhumibol Adulyadej bu fotoğrafçının adı.
Kendisi, inanmazsınız belki ama Tayland‘ın Kralı.
Hem de 70 yıl Krallık yapmış bir Fotoğrafçı.
Dünyanın en uzun süre tahtta kalan hükümdarı…
1927 yılında.
Kral olan babasının eğitim aldığı Harvard‘da.
Boston, Massachusetts‘de doğdu.
Babasının ölümünden sonra tahta oturdu…
1946 yılında, 19 yaşında tahta çıktı.
Aralıksız tam 70 yıl Krallık yaptı.
İki yıl önce, 2016 yılında.
Öldü Bangkok‘da…
Tüm eğitimini İsviçre‘de almıştı.
Fransız Edebiyatı.
Latince ve Yunanca öğrenmişti.
Lozan Üniversitesi‘nde Hukuk okumuştu…
Henüz daha 7 yaşındaydı.
Annesi ona bir Fotoğraf Makinesi aldı.
Fotoğraf tutkusu böylece başladı.
Fotoğrafla birlikteydi tüm yaşamı boyunca…
İsviçre‘de 13 yaşında Müziğe merak saldı.
Saksafon, Gitar, Trompet.
Piyano, Flüt ve Klarinet çaldı.
Besteler yaptı…
Caz müziğine hayrandı.
Özellikle Saksafon tutkunuydu.
18 yaşında “Mum Işığı” başlıklı caz bestesini yaptı.
Benny Goodman Orkestrası‘nda saksafon çaldı…
1948‘de henüz 21 yaşında öğrenimi sırasında.
Cenevre-Lozan yolunda.
Kullandığı Fiat Topolino aracıyla.
Çarptı duran bir traktörün kasasına…
Yüzünden ağır yaralandı.
Bu kazada sağ gözünü kaybetti.
2 sene sonra 1950 yılında.
Evlendi ve karıştı çoluk çocuğa…
Yetenekli bir Sanatçıydı.
Edebiyat, Resim, Heykel, Müzik alanlarında çalıştı.
Tam 48 beste yaptı.
“The Jazz King” başlıklı bir CD çıkarttı…
Çok mütevazi bir Kraldı.
30 milyar dolar kişisel serveti vardı.
2014 senesinde Forbes Dergisi.
Onu dünyanın en zengin Kralı ilan etti…
İnanılmaz bir fotoğraf tutkusu vardı.
Fotoğraf makinesini hiç elinden bırakmadı.
Halkını, toplulukları, çevreyi, tapınakları fotoğrafladı.
Çok sayıda Fotoğraf Sergisi açtı…
İFOD‘dan 8 üye geçen yıl Tayland‘daydı.
Ziyaret etmek istedik bu Fotoğraf Sanatçısı
Kral‘ın Mezarını.
Ancak mezar henüz yapım aşamasındaydı…
Ziyaret edemedik Kral Bhumibol‘ün mezarını.
Sevinerek öğrendik sevilen bir Kralın varlığını.
Sanırım çok güzel bir şanstı.
Ülkenin başında böyle Sanatçı bir idarecinin varlığı…
Prof. Dr. Yücel Tanyeri
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…
Çektiğiniz fotoğrafların kendi çabanızla negatif üzerinde belirmesini görmek adeta bir sihir gibi! Teknik yönün yaratıcılıkla…
Yorumlar
Yücel bey merhaba,
Değişik ve çok güzel yazım stilinizle ortamımıza renk kattınız.
Çok teşekkür ederiz katkılarınız için. Devamını merakla bekleyeceğiz.
Saygılar.
Teşekkürler sevgili Demir. Yayında akan fotoğrafların bana ait olduğunu belirtebilirseniz sevinirim. Yanlışlıkla fotoğrafların internetten olduğu yazılmış.
ilginç ve güzel bir paylaşım olmuş. teşekkürler
Hoşgeldiniz Yücel bey,
Çok değişik bir renk kattınız bloğa.
Ellerinize ve yüreğinize sağlık.
Selam ve saygılarımla.
Sevgili Yücel Hocam tıp doktoru olmasına rağmen, -tam olarak ifade edemeyebilirim- "tıp fakültesinden doktordan başka her meslek çıkar" deyişinin en naif temsilcisidir. Bana göre. Araya söyleyivereyim, Avni Anıl (bestekar) da doktordu. Bu yazıya esas olan seyahatte Yücel hocamla birlikteydik ve güzel günler geçirdik. Ancak yazı konusunu sadece "O" atlamadı. Gezi esnasında bize de hatırlatma yapınca kralın fotoğraf kitabını Thaice olmasına rağmen aldım. Şimdi çok güzel grafik yazılar içinde kralın fotoğrafları olan kitap kütüphanemde yerini aldı.
Yazıda tercih ettiği manzum tarzı da ilgi çekici. Hacettepe'nin ambleminin hikayesini sunduğu İFOD toplantısında kendisini soluksuz dinlemiştim.
Sizi tanıdığım ve yakın olduğum için şanslıyım.
Sevgi ve saygılarımla