Merhaba Kristal.
Arif Terzioğlu Hocamızın bu fotoğrafı yayınlandığında birçok fotoğraf sevdalısınca çok sevildi, takdir gördü ve bazı beğenenler de kendi sayfalarında ayrıca paylaştılar.
Paylaşımlardan birisi ise çok daha farklı ve dikkat çekici idi. Tarım ve Orman Bakanı Sayın Bekir PAKDEMİRLİ, 11.11.2019 tarihini Milli Ağaçlandırma Günü olarak ilan ettikten sonra ülke çapında 11 milyon fidan dikilmesi kampanyası çerçevesinde, bu fotoğrafı Instagram sayfasında paylaşmıştı.
Fotoğraf onurlandırılmıştı…
Niçin onurlandırılmasın?
Ülkemiz için, hatta tüm insanlık ve canlılar için ulvi bir görev yapılıyordu. Yaşamın temel ihtiyaçlarından birisi olan oksijen, ağaçlar ve bitkiler tarafından üretilir.
İnsanlar ve hayvanlar yaktıkları karbonu solunum yoluyla karbondioksit olarak atmosfere salarlar. Bir anlamda atık ve kirli gazları atmosfere verirler. Bu gaz bitkiler tarafından güneş ışığının da katkısıyla karbon ve oksijene ayrışarak insanlar ve hayvanlar için ‘nefes olur…’
Ağaçlar aslında oksijen üretmekten çok daha fazlasını yapar. Toprak canlılar âleminin besleyicisidir. Yağış ve rüzgâr başta olmak üzere birçok aşındırıcı etkenlerle denizlere taşınarak yok edilir. Toprağı tutan ve erozyon etkisine karşı koruyan en önemli unsurlar ise yine ağaçlar ve bitkilerdir. Gövdeleriyle aşındırıcı etkisini azaltırlar. Kökleriyle toprağı sarmalayarak akıp gitmesini engellerler ve uzun vadede taşları parçalayarak, taşın toprağa dönüşmesine yardımcı olurlar.
Ağaçlar ayrıca insanlara konut olur, mobilya olur, soğuk kış günlerinde ise yakıt olur. Sanayiye girdiğinde ise sayılamayacak kadar formla insan yaşamına destek olurlar.
Ancak ağaçların ‘nefes olması’ özelliği insanoğlu için ulvi bir duygudur ve canlılar âlemindeki en saygı duyduğu yaşam formu olmasını sağlamıştır. Ağaca duyulan saygı o denli güçlüdür ki; bazen kitlesel olayların bile ateşleyicisi olmaktadır.
İşte bu duygularla dolu olan insanoğlu için saygı her zaman desteğe dönüşür.
Saygı güzeldir ama içten gelen bir sevgi her zaman daha samimidir. Eğer bu sevgi; kin ve kötülük zehirleriyle tanışmamış, saf yüreklerde şekillenmişse işte o zaman çok kutsal bir duygu olur.
Bu fotoğrafı onurlandıran ana unsur böylesi bir duyguyla dolu olmasından kaynaklanmaktadır.
Ve bu fotoğraf mektubumun başında sözünü ettiğim kampanya sırasında çekildi sevgili Kristal…
Fotoğrafa baktığımızda; bir fidanı, yeni dikilmiş bir fidanı özenle suluyorken görüyoruz, değil mi?
Size nasıl bir duygu yaşattı?
Yüreğinizdeki yağların eridiğini hisseder gibiyim… Sanıyorum sevgi, takdir, saygı, minnet gibi ne kadar yüce duygu varsa bunların hepsini yaşadınız değil mi?
İşte bu fotoğrafı değerli kılan ve yücelten ana unsur izleyene yaşattığı duygulardır.
Fotoğraf eğer insanların sevip saygı duyacağı bir temaya sahip olursa, daha değerli hale geliyor Kristal.
Bu fotoğrafta temayı güçlendiren unsur, çocuğun çabasında ve yüz ifadesinde hayat bulan; ‘kendiliğinden ve özenle, insanlara nefes olacak bir çalışmaya, o minicik bedeni ile ölçüşmeyecek kadar büyük yüreği ile destek olmasını yansıtmasından’ kaynaklanmaktadır.
İşte fotoğrafın en önemli özelliğini burada aramak gerekmektedir sevgili Kristal…
Bebemizin giymiş olduğu ‘geleceğe nefes ol’ yazılı yeşil tişörtü ve elindeki yeşil su kovası ise işlenen konuya ve özellikle temaya destek olmaktadır.
Fotoğrafın uzun odaklı bir lens ve geniş diyafram açıklığıyla çekilmiş olması ise fotoğrafın teknik yapısında aranan bir özellik olan ‘yalınlık’ sağlamada etken olduğunu açıklamazsam sanırım bana kırılırsınız. Arif hoca çekim sırasında böylesi tercihle, modelimizi ve yaptığı işi fondan ayrıştırarak, anlatmak istediği konunun bizimle daha güçlü buluşmasını sağlamış… Kendisini tebrik ederiz.
Böylesi güzel bir olayı geçmişte yaşadık ama sevgili Kristal, yaşam her zaman umutla dolu olsa da sevinçle dolu olamıyor. Maalesef ‘Toprak Dede Hayrettin Karaca’ yı toprağa verdik…
‘Toprak Dede’ 98 yıllık ömrü boyunca ülkemiz, insanlarımız hatta tüm insanlık için gönüllü olarak çalıştı, minnettarız…
O yaşanabilir bir gelecek için; ‘ örnek oldu, nefes oldu, yeşil oldu, ağaç oldu, tasarruf oldu…’ Bunu nasıl sağladı dersek!
Yaşamında bizler için yapacağı her şeyi yaptı ve “Hadi Allah’a ısmarladık” diyerek vedalaşıp çok sevdiği toprağına kavuştu…
Selam ‘geleceğe nefes olanlara’ gitsin…
Mikdat Besni
23.01.2020 – Susurluk
“Toprak Dedemiz Hayrettin Karaca’dan gönüllülerimize mesaj var.”
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…
Çektiğiniz fotoğrafların kendi çabanızla negatif üzerinde belirmesini görmek adeta bir sihir gibi! Teknik yönün yaratıcılıkla…
Yorumlar
Yüreğinize kaleminize sağlık Mikdat bey.
Fidanlarımız eksilmesin. Doğayı seven, insanı da sever. Tersi de geçerli.
Ustanın dediği gibi:
"Dünyayı güzellik kurtaracak.
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey."
İçinizdeki güzellik eksik olmasın.
Selam ve sevgilerimle.
Sebahattin Beyim güzel dileklerinizin gerçekleşmesi için gönlüm sizinle. Teşekkürlerimi, sevgilerimi ve selamlarımı iletiyorum.
Sabah sabah şu İstanbulun soğuğunda içimizi ısıttınız.
Umut verdiniz.
Nefes oldunuz...
İyi ki sizin gibiler hala var
Teşekkürler ve tekrar teşekkürler
Neslihan Hanım sizde böylesine samimi bir ifadeyle bizim içimizi ısıttınız, benim için ödül oldunuz, teşekkürlerimi sunuyorum.
Ah be Mikdat abim. Bam telimize dokundun sabah sabah. Yazıyı okudum ama yorum yazmam zaman aldı. Videoyu defalarca izledim izledim izledim. En sonunda da kaydettim. Mekanın cennet olsun Toprak dedem. Toprak seni incitmesin.
Fotoğraf ve Toprak dedenin videosu, bir görev devir teslimini bizlere gösteriyor aslında. Ömrünü doğaya, toprağa, ağaçlara adamış bir Toprak dede geçti hayatımızdan. Ama yeni toprak dedeler, toprak nineler de yetişiyor ardından.
İki küçük fidanı fotoğraflayarak içimizi ısıtan, bize umut aşılayan Arif hocamıza da gönülden teşekkürlerimi sunuyorum ayrıca.
Ellerinize, yüreğinize sağlık Mikdat hocam.
Selam ve saygılarımla.
Öner Bey duygularınızı aktarırken öyle bir samimi giriş yaptınız ki, bana "iyi ki fotoğrafla uğraşıyorum, iyi ki duygu ve düşüncelerimi paylaşıyorum" dedirttiniz.
İyi ki varsınız, teşekkürlerimi ve selamlarımı iletiyorum.