FSK’da (Fotograf Sanatı Kurumu) 2011-2012 yıllarında yaptığımız atölye çalışmalarına katılan üç usta foto-grafçı (kelimenin tam anlamıyla, üç amatör kahraman) Mehmet Uçar, Selami Oral ve Murat Toru en fazla ilgi duydukları alan olan Kuş Foto-grafçılığı konusunda belli bir birikim elde etmişlerdi. Bir süredir diyalog halinde olan ve zaman zaman birlikte çalışan dostlar foto-grafları karma sergilerde ve gösterilerde paylaşsalar da, bu kadarıyla yetinmeyecekleri gün gibi aşikârdı.
Kalıcı bir şey yapılması gerekiyordu. O da elbette ki albümdü. Ancak albüm için onları teşvik edecek, yüreklendirecek, önayak olacak deneyimli insana gereksinimleri vardı. Atölye ortamı bunun için son derece elverişliydi. Biz de naçizane kitap/albüm seçeneği üzerinde ısrarla durduk, arkadaşlarımızın bunu gerçekleştirebilmeleri için gereken moral desteği vermeye çalıştık.
Nihayet albümde karar kıldılar ve oldukça hızlı bir şekilde süreci hayata geçirdiler. Kendi olanaklarıyla albümü yapmalarına karşın mensubiyet duygusuyla, vefa duygusuyla, üyesi oldukları derneğin (FSK) yayını olarak çıkartma nezaketi, inceliği gösterdiler.
Böylece, “Kuşlar” albümünün birinci sayfasında kocaman bir FSK logosu yer aldı ve “Fotoğraf Sanatı Kitapları / 11”, “Fotoğraf Albümleri / 6” numara ile kayda geçirip derneğin yayını olmasını sağladılar ve mensubu oldukları kurumu onurlandırdılar. Ayrıca satış geliri derneğe kalsın diye albümün bir kısmını derneğe bıraktılar. Hakikaten zarif bir davranıştı. Sırf bu nedenle bile bu üç arkadaşımız tebrik edilmeyi ziyadesiyle hak ediyorlar. Hangar Reklam ve Öncü Basım işin teknik kısmını üstlendi, bundan ötürü sayın Necip Evlice’nin (FSK Yönetim Kurulu Üyesiydi) katkısını teslim etmek gerekir.
Gerek kuş türleri hakkında bilgilendirme, gerekse baskı kalitesi ve formatı bakımından mükemmel bir albüm olduğunu söyleyebiliriz. İlgili herkesin, bireylerin ve kurumların kütüphanelerinde nezih bir yer edinmesi gereken bu şahane albüm, dokümanter bir eser olarak çok sağlam bir başvuru kaynağı olma özelliğine haizdir.
“Kuşlar” albümü/kitabı için kaleme aldığımız sunuş metninde, “…atölye çalışmaları ağırlık olarak ‘Kuram’ ve ‘Kurgu’ olmakla birlikte, atölye üyesi arkadaşlarımızın özel olarak ilgilendikleri, sevdikleri, bilgilenme ve teçhizat bakımından vaktiyle kendi koşullarının elverdiği ölçüde altyapısını oluşturdukları kimi alanlarda çalışmalarını sürdürmeleri hususunda sürekli destek vermek, teşvik etmek ve o alanda daha fazla mesafe almalarını sağlamak, en temel prensiplerimizden biri oldu.
Mehmet Uçar, Selami Oral ve Murat Toru fotografa başlamalarından itibaren Ornito konusunu çok ciddi çalışmaya başlamışlar ve bu bağlamda incelemeler yapmış, basılı eserler edinmiş, seminerler izlemiş, kendi aralarında takvim yapıp çekime gitmiş, velhasıl bu alanın derinliklerine kök salabilmek için epeyce emek vermişlerdi. … Sevdikleri ve tutku haline dönüştürdükleri Kuş Fotografçılığı konusunda yolların kapatmak yerine, tam tersine yolları üzerindeki kimi bariyerleri kaldırmak gerekiyordu. …”demişiz.
Basım öncesi türlerin isimlerinin hatasız olması için birikimini paylaşan ve sayfalardaki yerlerine kadar sürece nezaret eden duayen doğa foto-grafçısı sayın Tansu Gürpınar aynı albüm için kaleme aldığı metinde, “…Kuşlar her yerdedir. İnsanın yaşadığı bütün alanlarda kuşlar da yaşar. Bu nedenle kent merkezleri dâhil her yerde kuş fotoğrafı çekilebilir. …Türkiye’de 460’tan fazla kuş türü kaydedilmiştir. …Türkiye kuş varlığı açısından dünyanın herhangi bir ülkesi değildir. Anımsanacağı gibi, Türkiye Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında doğal bir köprü konumundadır. Bu nedenle Palearktik bölgede bulunan dört büyük kuş göç yolunun ikisi Türkiye üzerinden geçmektedir. Bazı kuş türlerinin göçü dünyanın en görkemli doğa sahnelerini oluşturur. Örneğin leyleklerin İstanbul üzerinden Avrupa’dan Asya’ya geçişleri tek kelimeyle muhteşemdir. …Gece göç edenler rotalarını belirleyecek noktaları göremediklerinden yönlerini yıldızlara bakarak belirlemekte, kapalı havalarda bulut seviyesinin üzerine çıkmaktadırlar. Göçe başlamadan önce özellikle küçük ötücü kuşlar iyice beslenip vücutlarına yağ depolamakta ve bu enerjiyi uçuş sırasında kullanmaktadırlar. Vücut ağırlığı on sekiz ila yirmi gram olan bir kuşun bir gram yağ kullanarak beş yüz kilometreden fazla yol alabildiği tespit edilmiştir. … Madalyonun öbür yüzüne gelince: Çoğunlukla kötü muamele gördükleri için Türkiye’de kuşlar insanlardan hemen uzaklaşmaktadırlar. Özellikle batı ülkelerinde insanı dost gördüğü için korkusuzca yaklaşan kuş türleri ne yazık ki ülkemizde tam aksi davranışlar göstermekte… …Kuşların beslendiği, yuva kurduğu doğal alanların giderek daralması kuş varlığının da azalmasına neden olmaktadır. Başlıca kayıp nedenleri şunlardır: Sulak alanların kurutulması. Orman alanlarının daralması, özellikle olgun ve yaşlı ağaçların bulunduğu ormanlardaki tahribat. Kıyı alanlarında yapılaşmanın yoğunlaşması. Çayır ve meraların özelliklerinin kaybedilmesine neden olan tarım, altyapı vb çalışmalar. …zirai mücadele ilaçları ile zehirlenmeler, usulsüz ve yasadışı avcılık, göç zamanı karayollarında motorlu taşıtların çarpması ile ölenler de önemli kayıplar oluşturmaktadır. Kuşları fotoğraflayan doğa ve fotoğraf dostlarının, kuşların karşılaştıkları sorunlarla da ilgilenmeleri vefalı bir dostluğun gereğidir.”demişler.
Eksik olmasınlar, albüm için üstad Kazım Çapacı da bir metin kaleme aldılar. Söz konusu metinde sayın Çapacı, “… Korumak çok önemli. Özellikle yaşam alanlarının korunması. Beslenecekleri, üreyecekleri alanları yok ettiğinizde onlar da gelmez oluyor. Bir alanda çevre kirliliğinin ilk göstergeleri kuşların oraya gelmez olmaları öte yandan. Kuşlar gelmemeye başlamışlarsa, bilin ki orada ters giden bir şeyler var. …Korumak için ön koşul sevmek. Sevmek için de tanımak gerekiyor. Bu nedenle kuş gözlemciliğinin yaygınlaştırılması çok önemli. Kuş gözlemciliğinin çok köklü bir gelenek olduğu İngiltere’de neredeyse her ev başına bir gözlemci düşüyor. …Ne iyi ki son yıllarda kuş gözlemciliği ülkemizde de önceki yıllara göre belirgin olarak arttı. … Kuş gözlemciliği ve fotoğrafçılığı güzel uğraşlar, keyif vericiler. Ancak bu keyfin sınırlarını iyi çizmek gerekli. Öncelikle zarar vermemek temel ilkemiz olmalı. Yapılacak hiçbir gözlem, çekilecek hiçbir fotoğraf o kuşun varlığını, beslenmesini, üremesini tehdit etmemelidir. …Bir diğer konu ise denetimsiz avcılık. Katliam boyutlarına vardığını gözlüyoruz ne yazık ki zaman zaman. …Bir düşüm var yıllardır: ‘Her eve bir kuş gözlemcisi.’…”demişler.
Dikkat edilecek olursa, bu albümde direkt ya da dolaylı payı bulunan herkes amatör. Duayen foto-grafçı sayın Tansu Gürpınar, çevre ile ilgili dahi olsa esasen yıllarını bürokraside geçirmiştir. Ancak, O bir doğa sevdalısıdır ve aynı zamanda çok eski bir kuş gözlemcisidir (1964 yılında Sultansazlığın’da aylarca çadır kurup kuş gözlemi yapmış ve not tutmuştur), aynı zamanda usta bir foto-grafçıdır (henüz foto-graf derneklerinin bulunmadığı zamanlarda Halkevi çatısı altında foto-graf seminerleri vermiştir). Kazım Çapacı hekimdir (Prof.Dr.), kuş gözlemcisi ve usta bir foto-grafçıdır. Bu albümün gerçekleşmesi için atölye ortamında önayak olan bendeniz de uzun yıllar kamu kurumlarında çalışmış, foto-grafı amatör uğraşı olarak hayata geçirmiş biriyim. Foto-grafçılardan Mehmet Uçar özel teşebbüste yöneticidir, Selami Oral harita mühendisidir ve kamu görevlisidir, Murat Toru banka yöneticisidir.
Hakikaten foto-grafinin amatörleri, buzdağının suyun altındaki kısmı gibidir, yani göze görünmeyen, ancak toplam kütlenin onda dokuzunu teşkil eden bölümüne benzerler.
Tansu Gürpınar usta onca yıllık emekten sonra hâlâ kendilerinden destek istendiğinde katiyen ‘hayır’ demez. Seminer verir, sunum yapar, atölye gerçekleştirir. Kazım Çapacı usta kuş gözlemlerine devam etmekle yetinmez, doğadaki başka canlılarla da haşır neşir olur ve onları belgeler. Bendeniz, atölye yapmaya, seminer vermeye, amatör ortamda çeşitli etkinliklere katkıda bulunmaya devam etmekle birlikte, okuma-yazma eylemini sürdürmeye ve gerek dokümanter, gerek kültür-sanat, gerek felsefi bağlamlı metinler kaleme almaya devam etmekteyim. Mehmet Uçar, bazı kuş türlerinin baştan sona bütün hikâyesini kendine has bir yaklaşımla belgeleme çalışmalarına aralıksız devam etmekte. Selami Oral, kuş gözlemi ve foto-grafçılığını sürdürmenin yanısıra, kuş foto-grafçısı Derviş Önder Kahraman’la birlikte “Anatolian Birds” isimli bir internet ortamı/olanağı geliştirdiler. Albümde gösterdikleri inceliği göstererek, bunu amatör kurum ortamına armağan etmek arzusundalar. Son beş-altı yıllık süre içinde buna çok zaman ayırdıklarını ve çok da harcama yaptıklarını biliyoruz. Kişisel özveri ile hayat bulan bu ciddi ve anlamlı olanağı, umarız amatör kurumsal ortamda sahiplenen çıkar.
Tekin ERTUĞ
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…
Çektiğiniz fotoğrafların kendi çabanızla negatif üzerinde belirmesini görmek adeta bir sihir gibi! Teknik yönün yaratıcılıkla…
Yorumlar
Hatırlanmak ve uğraşımızda destek görmek çok güzel bir duygu. Teşekkürler.
Tekin hocam, sizin nezdinizde bu özverili ve vefalı çalışmaları yapan ustalarımıza teşekkür ediyorum.
Sayın Çapacı'nın da değindiği gibi bilinçsiz ve denetimsiz avcılık gerçekten çok ciddi bir sorun. Cüzi ücretler ödeyen her insan bir av ruhsatı edinip işi kılıfına da uydurabiliyor. Göç dönemi, yavru dönemi demeden vahşice katliamlar yapılıyor. Ve ben de çevremde buna benzer durumlara üzülerek şahit oluyorum. Umarım bu konuda gerekli çalışmalar yapılıp tedbirler kısa sürede alınır.
Selam ve saygılarımla.