BLOG

Yamaç Paraşütü – Paragliding

Uçurtma sörfünden bahsedince yamaç paraşütünden bahsetmemek olmazdı. Aslında bizde yamaç paraşütünün yaygınlaşması uçurtma sörfünden biraz daha eskiye dayanır. Bendeki algısı böyle.

Dağda biraz koşarak rüzgâr alabileceğiniz bir alan varsa havalanma için yeterli olur. Ancak denizle dağın yan yana olduğu yerlerde çok yaygın olduğu aşikâr. Hele bu yer Fethiye gibi dünyaca ünlü bir sahildeki Babadağ olunca yılın değişik zamanlarında yamaç paraşütü etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Bunların 21’nci Uluslararası Ölüdeniz Hava Oyunları festivali Ekim 2021 son haftası gerçekleştirildi. Yaklaşık 1500 civarında sporcunun katıldığını açıklamışlardı.

Yamaç paraşütünün geçmişi 1950’li yıllara dayanır. İlk olarak 1954’te Walter Neumark (Flight dergisindeki bir makalede), bir planör pilotunun bir uçurumun kenarından veya bir yokuştan paraşütle aşağı doğru koşarak kendini boşluğa fırlatarak uçabileceğini öngörür. 1961’de Fransız mühendis Pierre Lemongine, geleneksel paraşüt tasarımını geliştirerek “Para-Commander” adını verdiği paraşütü üretir. Para-Commander’ın arkasında ve yanlarında, havaya çekilip yönlendirilmesini sağlayan, paraşütle/paraşütle atlamaya yol açan kesikler vardı.

Benim tespitim, nerede uçuk kaçık sporlar var Fransızlar başı çekiyor. Bu sporlar uğruna hayatını kaybedenler olmasına rağmen vazgeçmezler, yapmaya devam ederler. Genetik olsa gerek.

Domina Jalbert, aerofil şeklinde hücrelere sahip olan parafoili icat etti. Bu içinden rüzgârın hava geçirerek şişirdiği açık bir ön kenar ve kapalı bir arka kenarlı “ram-air” tasarımı dediği bir paraşüttü. İşte bu tasarım günümüzdeki yamaç paraşütlerinin temelini oluşturur. Bunun patentini 10 Ocak 1963’te ABD’de onaylattı. Ve burada NASA bu tasarımla ilgilenerek uzaydan dönen kapsüllerin güvenli inişleri için üzerinde çalışmaya başladığında yıllar 1965’i gösteriyordu. Sonrasında kısaca 1966’da Kanadalı Domina Jalbert, yeni bir tasarımla çok hücreli kanat tipi bir hava cihazı için bir patent aldı.

Paraşüte ilişkin birçok teknik detayla kafa karıştırmak istemiyorum. Sonunda insanlar bu işin adrenalin yükseltici yanını keşfettiğinde uluslararası spor dalları arasında yerini alıverdi.

Bu etkinliği izlerken dikkatimi çeken şeylerden birisi sporcuların taşıdıkları malzemelerin ağırlığının 20 kg’ın üzerinde olduğuydu. Bunları sırtlarında taşıyorlar. Diğeri ise Babadağ’dan atlayıp indikten sonra bütün malzemeyi toplayıp -özellikle paraşütün çok düzgün toplanması gerekiyor- tekrar dolmuşlarla (teleferik yapılacakmış) dağa çıkmaktı. Bana oldukça zahmetli bir iş gibi geldi.

Bir başka dikkat çekici nokta da kadın sporcuların çokluğuydu. Tek başına uçuş yapanların yanı sıra pilotla uçanlar da vardı. İstisnasız hepsi telefon ya da aksiyon kamerası kullanarak uçuşlarını kaydediyorlardı.


Bu işin bir de ters rüzgâra yakalanma ve kaza geçirme riski var. Tecrübeli pilotların bile kaza geçirdiklerini ifade ediyorlardı. Benim okuduğum birçok kaza haberinde kazazedelerin Rus olduğu vurgulanıyordu. Zaten kesinlikle ve kesinlikle sıkı ders almadan ve tecrübeli pilotla atlayışlar yapmadan denememek gerekir. Bu iş için Fethiye Kaymakamlığının yönergesi var.

Sporcular mavi gökyüzünde harika fotoğraflar veriyorlar. Bunlar minimal, ritim, doku başlıkları altında ele alınabilir. Yerdeki izleyiciler ve dinlenen sporcular da fotoğrafçıya güzel kareler veriyordu.

Her pilotun yerde irtibatta olduğu bir yardımcısı vardı. Sürekli telsiz konuşmaları yapıyorlardı. Anladığım, bu kadar çok sporcu olunca her biri için havada kalma süresi belirlemişlerdi. Bu süre içinde sporcu iniş yapmalıydı. Ancak yerde el kol sallayıp havadaki bir sporcuya el sallayanları görünce “ne oluyor?” dememe kalmadan bu sporcuyla telsiz bağlantıları olmadığını anlamam bir oldu. Anlaşılan sporcu kendisine tanınan süreyi aşmış uçmanın keyfini çıkarıyordu. Yardımcısının yanında el kol hareketleri, kâh ıslıkla kâh seslenerek sporcuyla bağlantı kurmaya çalışan insanlar artmıştı. İlginç bir durum vardı. Tabii yerden 1000-1500 metre yükseklikte bu hareketler görüldü mü, görüldüyse sporcu ne düşündü (vaaaay, ne kadar iyiyim. Şu tezahürata bak. Hadi uçamaya devam mı dedi?) öğrenemedim. En nihayetinde yere inmeye karar verdi. Daha ayakları toprağa değer değmez etrafını saran kalabalıktan nasibini aldı.


Son olarak; yamaç paraşütü, diğer hava sporları gibi Türkiye Hava Sporları Federasyonu (THFS) çatısı altında organize olmaktadır. Federasyon kayıtlarına göre 40 ilimizde 60 spor kulübü ve 2000 civarında lisanslı sporcu (pilot) vardır.  Ayrıca Yamaç paraşütü hedef dalında, 4 tanesi Türkiye Şampiyonası etapları olmak üzere farklı şehirlerde 6 adet hedef yarışması düzenlenmektedir. Yamaç paraşütü dalında yurt genelinde her sene uçuş festivalleri düzenlenmektedir. Yamaç paraşütü uçuşlarının da her yıl Mesafe uçuşu dalında rekor denemeleri gerçekleşmektedir. Ülkemiz hava sahası içinde yapılmış en uzun mesafeli uçuş Kahramanmaraş’tan Mardin’e yapılan 345 km’lik uçuştur.

Kaynaklar:

Genel bilgi , Festival haberi , Kaza haberi , Uçuş yönergesi

Okyar Atilla

Geçmişte bir ara mühendisti. Şimdi tam zamanlı yönetici, gerçek zamanlı fotoğrafçı. Gündem "Fotoğraf" ise akan suları durdurur. Seyahat denildiğinde kapının önündedir. Klasik müzik ve kitap olmazsa olmazıdır. İki sokak köpeği, muhtelif sayıda kedi ile sürekli temas halindedir. Hızını alamadı mı dağda bayırda bulduğu gerçek köpeklerle konuşur. Sürekli sorgular. Merak ettiği bir konu olursa elinden kimse alamaz. "Bilgi ve sevgi paylaştıkça çoğalır" ilişkilerinin ana fikridir.

Paylaş
Yazar:
Okyar Atilla
Etiketler: Hayatın içinden
  • yakın zamanda gönderilenler

    5’nci Fethiye Fotoğraf Festivali; Geçiş…

    Festivalin her etkinliğinde tek te bahsetmenin güçlüğünü ve uzun olacağını takdir edersiniz. FEFSAD instagram sayfasında…

    % gün önce

    Dynamic Range (dinamik aralık) nereye koşuyor?

    Ancak Adams’ın yöntemini uygulamak için çok iyi karanlık odacı olmak gerekiyordu. Günümüzde telefonla şipşak fotoğrafları…

    % gün önce

    Yaş alan ama yaşlanmayan Ustaların Ustası Gültekin Çizgen’den Yapay Zeka

    Kitap, hakikaten incelemeye değer bilgilerle donanmış. Görsel Kültür sürecinde ortaya çıkan çeşitli yaklaşımların yanında, temel…

    % gün önce

    Hüseyin Kekiç ile; İstanbul düşlü / yorum

    Dünya öylece dururmuş, fotoğrafçı türlü türlü görürmüş. Her bakışta kendinden bir şeyler vardır, Hüseyin usta,…

    % gün önce

    Paris bir şenliktir…

    Paris’le ilk buluşmam iş seyahati için Seul’a giderken oldu. O çağda direkt uçuş yoktu ve…

    % gün önce

    Filmi zorlamak (Push Film) Nedir, Nasıl Yapılır?

    Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…

    % gün önce