Fotoğraf: Alpaslan Yalçınkaya
Fotoğrafta sadelik; izleyicinin dikkatini istenilen noktaya çekmenin en kestirme yoludur ve insan ruhunu okşayan bir özelliktir. İzleyeni yormaz ve bu özelliğiyle fotoğrafa değer katar. Fotoğrafın anlamlandırması ve takdir edilmesini sağlayan en güçlü kompozisyon özellikleri arasında sadelik de yer alır. Bir bakıma minimalist yaklaşımın etkisini hafifçe hissettirir.
Sade fotoğrafı yapmak için sahnede gereksiz olan, varlığıyla anlatıma katkısı olmayan, özellikle gözü yoran ve dikkat çeken lekelerden kurtulmak gerekmektedir.
Aslına bakarsanız çerçeveye yerleştirilen lekelerin basit tutulmasıdır. Bu basitlik, fotoğrafa değer kazandıran bir özelliktir. Kanıksadığımız “basit” kelimesinin çağrıştırdığı anlam yüklenmemelidir.
Sanatsal fotoğrafın en önemli özelliği, izleyiciye bir mesaj iletmesidir. Fotoğrafçı anlatmak istediği konuyu işlerken, öncelikle kadrajı dolduran ögeleri (leke) kontrol etmelidir. Hangi objelerin anlatıma katkısı olduğunu, hangilerinin gereksiz olduğunu belirlemeli ve katkısı olmayan objelere yer vermemenin yollarını aramalıdır. Aslında ilk bakacağı nokta ana konuyu oluşturan objenin ardında ne olduğu ve neyle çakıştığıdır. Örnek vermek gerekirse, fotoğrafı çekilen bir insanın kafasının ardında güçlü çizgiler bulunması, izleyeni rahatsız edici özelliğe sahiptir.
Bir gerçek var ki fotoğrafta kompozisyon oluşturmak, resim kadar kolay değildir. Ressam kompozisyona istediğini ekler. Fotoğrafçı için bu özellik sınırlıdır. Ayrıca gereksiz birçok şey çekim alanında bulunabilir. Fotoğrafçı gereksiz olan her nesneden kurtulmalıdır.
Başarılı insanların en önemli özelliği, çözüm odaklı oluşlarıdır. Fotoğrafçı da kadrajdaki anlatıma katkısı olmayan lekelerin bahanesi ardına sığınamaz. Kompozisyonu sade tutmanın yolları vardır. Eğer sorun çıkaran objeyle baş edemiyorsa, o fotoğrafı çekmez.
Toparlamamız gerekirse; iyi bir fotoğraf sadelikten güç alır. Bunu elde etmenin yolu çoktur.
Fotoğrafçı bilinçlidir. Sadeliği yakalamak isterken, çalışmasını daha ileriye götürerek minimalizmden de faydalanmasını bilir.
Fotoğrafçı Bülent Terzi, sıradan bir gün batımını belgelemek yerine, ışığın ve uzun pozlamanın sağladığı estetik…
Peter Li'nin bazı fotoğrafları tek kare değildir. Özellikle katedral gibi yüksek hacimli yapılarda, giriş kapısından…
Zaman sorgusuz sualsiz akıp giderken telefonla çekilen fotoğraf denilebilecek görüntüleri de özel bir dosya altında…
Fotoğrafçı, sıradan görünen bir mahalle evinden evrensel bir insanlık hikâyesi çıkarmayı başarmıştır. Başarılı kompozisyonu, renk…
Biz “fotoğrafa baktım, fotoğrafı izledim, seyrettim” demeyiz, yaptığımıza “fotoğraf okuma” deriz. Çünkü fotoğraf bir şeyler…