Usta foto-grafçı Habip Yanç, aynı zamanda bir karavan tutkunu. Eşi hanımefendi ve kızı ile birlikte uzun zaman karavanla seyahat ettiler. Karavanlı yaşamın onlar için bir aile tutkusu olduğu söylenebilir. Değerli kızları evlendi, onlardan ayrıldı ve bir de torun verdi kucaklarına. Şimdilerde daha ziyade Yanç çifti karavan seyahatlerine devam etmekte.
Ancak karavan tutkusu, foto-graf tutkusundan çok sonra başlar.
Habip Yanç’ın foto-grafik geçmişi AFSAD’ın kurulduğu döneme gider. 1978 yılında AFSAD’da katıldığı Temel Eğitim Semineri ile foto-graf yolculuğu başlamıştır. O sırada TRT’de çalışmaktadır. TRT’nin çeşitli birimlerinde görev alır, en nihayet TRT’de Yapımcı ve Yönetmen olarak profesyonel iş yaşamını sürdürür.
1976 yılında başlayan iş yaşamı, 2011 yılında emeklilikle birlikte son bulur.
Fakat foto-graf da, karavan da son derece canlı şekilde devam etmektedir. Profesyonel iş yaşamından emekli olmuştur ama sanat ortamından uzaklaşmamış, karavan macerasını bitirmemiştir. Bu iki olgu O’nun yaşamının vazgeçilmezleridir.
Kırk yılı aşan foto-grafik serüveninde sayın Yanç çok sayıda gösteri ve sergi paylaştı, karma sergilere katıldı, sanat ortamında gerçekleşen çeşitli etkinliklere imza attı.
“Karavancının Günlüğü” isimli kitabında, TRT’deki görevine foto-grafçılığının katkısı olduğunu teslim eder. TRT’de imza attığı pek çok yapımın yanısıra, amatör foto-graf ortamı için de çok sayıda belgesel çalışma yaptı.
Yaptığı belgesellere, “Foto-grafik Belgesel” dedi.
İyi ki öyle yapmış, çünkü “Karavancının Günlüğü” kitabı böyle doğdu.
Amatör yaklaşımını hiç yitirmedi, hatta inadına amatör çalışmalara yöneldi ve gönüllülük temelinde gerçekleştirilen çalışmalara her zaman destek verdi. Son olarak FSK’da (pandemi öncesi), doksanlık delikanlı Necmettin Külahçı ile ilgili hazırladığı harika belgesel çalışmayı izledik. Külahçı ustanın ve başka bazı dostların gözyaşlarına hakim olamamaları, Habip Yanç’ın hazırladığı belgeselin ne kadar etkileyici olduğunun göstergesiydi.
Vefalıdır Habip Yanç, dost canlısıdır.
Foto-graf serüveninde kırk yıldan fazla zamanı geride bırakmış, onlarca etkinliğe, sergi ve gösteriye imza atmış, amatör kulvarı sürekli desteklemiş ve çok ciddi bir birikim sağlamış Habip Yanç ustayı, hazırladığımız dokümanter çalışmaya elbette ki dahil edecektik.
Bu itibarla, “Işıkla Resmedenler-9” kitabında yaşam öyküsü, foto-graf serüveni, hayata ve sanata bakışı ile yerini aldı.
Bahtiyarız.
Tekin ERTUĞ
Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…
Yorumlar
Pazartesi sabahından günaydınlar olsun. Tekin Bey, sizin yazılarınız define avcılığı gibi. Normal bir akışta isimleri gündemde olması gereken değerli insanları bize tanıtıyorsunuz. Sizi kıskanmamak elde değil. Yani gıpta ediyorum. Onlarla sizin yazılarınızla dolaylı olarak tanışmak beni mutlu ediyor.
Sevgi ve saygılarımla