Kameralar

Sony A9 III izlenimleri; Global Shutter ve diğer yenilikler

Bahçe mavi kapısı, halk beyaz otobüsü, Ankara siyah treni, cep büyük telefonu, Sony A9 III fotoğraf dünyasındaki bütün sorunları çözecek. Bunlar size mantıksız mı geldi? Bunların doğrusu “mavi bahçe kapısı”, “beyaz halk otobüsü”, “siyah Ankara treni”, “büyük cep telefonu”, “Sony A9 III bazı fotoğrafçıların yaşadıkları bazı sorunları çözecek” olmalı, değil mi? İşte “inşaat yüksek mühendisi”, “CHP eski milletvekili”, “dışişleri eski bakanı” da bu yüzden yanlış.

Aynı şekilde, “Sony A9 III fotoğraf dünyasındaki bütün sorunları çözecek” iddiası da yanlış. Aşağıda evrensel perdenin getirdiği güzelliklere ve bu güzelliklerin sizin için ne anlama geldiğini tartışacağız.

Not: Bu yazıdaki karşılaştırmalar genelde elektronik perde kullanılan durumlar için geçerli. Mekanik perde zaten evrensel perdenin getirdiği çözümlerin çoğunu uzun yıllardır sunuyor. Mekanik-elektronik perde arasındaki farklar ve bunların çalışma şekillerini daha iyi anlamak isterseniz Sebahattin Demir’in şu detaylı yazısına bakabilirsiniz.

Sony A9 III ne getiriyor?

“Global shutter”. Evrensel perde, global perde! “Global shutter”ın Türkçesi ne ola ki? Ben “Evrensel Perde”yi tercih ettim, başka öneriniz varsa yorumlara bekleriz.

Sony’nin A9 gövdesi hareketli fotoğraf çekenler için çok iyi bir seçenek olmuştu, çünkü elektronik bakacı seri çekimde hiç kararmıyordu (o dönemde öyle bir aynasız gövde yoktu) ve yığın algılayıcı teknolojisi sayesinde okuma hızı o kadar yüksekti ki mekanik perdeye gerek kalmadan tam sessiz bir şekilde fotoğraf çekmeye izin veriyordu. Ondan sonra birkaç düzeltme ile A9 II çıktı. Aradan geçen süre içinde yığın algılayıcı teknolojisi yavaş yavaş gelişirken (Canon R3, Nikon Z9 ve Z8, Fujifilm XH2s) şimdi Sony A9 III ‘te “Global Shutter” (Evrensel perde = EP ) teknolojisini kullandığını duyurdu.

EP

EP kısaca şu: Sayısal algılayıcıdaki piksellerdeki veriyi aynı anda okumak. Normal algılayıcılar bu bilgiyi sıralı bir şekilde okur. Örneğin sol üst köşedeki pikselden başlayıp sağ alt köşedekine kadar sırayla veriyi okur, bunlardan bir fotoğraf/video oluşturursunuz. Buradaki sorun şu: Pikseller okunurken çektiğiniz obje hareket ederse fotoğraf/videonuzda geometrik yamulmalar olur. Sony A7III, A7R IV, Nikon Z6 gibi gövdelerde bu okuma hızı düşük olduğu için elektronik perde kullanırsanız düşey çizgiler hafif yamulabilir (özellikle A9 ve A1 serisi haricindeki tüm Sony 35mm gövdelerde okuma hızı aşırı düşük).

Standart CMOS algılayıcılarda çalışma prensibi. Tüm satırlar ayrı ayrı okunup yazılıyor, bu yüzden de fotoğraf ve videolarda “jöle efekti” denen bir etki görülebiliyor.

EP teknolojisinde tüm pikseller aynı anda okunduğu için aynen mekanik perde gibi geometrik bozulma olmadan fotoğraf/video çekmek mümkün oluyor.

Aslında Nikon Z8/9 veya Canon ROS R3 gibi yığın algılayıcı kullanan gövdelerde de mekanik perdeye gerek yok çünkü pikseller çok hızlı bir şekilde okunabiliyor ama GS’nin (Global Shutter) başka güzellikleri de var.

Evrensel Perde (EP)’nin güzellikleri

Düşey çizgilerin bozulmadan düşey çıkacağını söylemiştik. Başka bir güzellik, saniyede 120 kare gibi astronomik seri çekim hızlarına ulaşmak. Sony A9 III (sanıyorum sadece 1.6 saniye boyunca) saniyede 120 kare gibi inanılmaz bir hızda fotoğraf çekebiliyor (Canon EOS R3 de saniyede 195 kareye çıkabiliyor ama sadece 50 kare için).

Sony’nin yeni A9 III modeli bu yüksek hızları aynen cep telefonlarındaki gibi de kullanabiliyor: Art arda 4, 8, 16 veya 32 çekim yapıp bunları birleştiriyor ve böylece gürültü seviyesini azaltıyor; Sony buna “Composite RAW Shooting” diyor. Bazı cep telefonları da tek çekimde birden çok fotoğraf çekip bunları birleştirerek gürültüyü azaltıyor. Ama bir Sony klasiği: Bunun için Sony’nin kendi Imaging Edge Desktop yazılımına ihtiyacınız var, yani Sony A9 III makine içinde bunu yapamıyor. Olympus, Panasonic ve hatta cep telefonları size sonucu anında verirken, Sony ile fotoğrafları çekip evde birleştirme yapmanız lazım. Neden ki?

Bir diğer güzellik flaş eşleme hızlarında. A9 III 1/80000 gibi daha önce görülmemiş hızlarda flaş eşlemesi yapabiliyor (bazı koşulları sağlamak şartıyla). Aralık 2023 itibariyle bu hızları sadece HVL-F60RM2 ve HVL-F46RM flaşları destekliyor ama zamanla desteklenen flaş sayısı artacaktır. Not: Sony 1/10000’in üzerindeki perde hızlarında flaş kullanılınca aydınlatma ve renk düzensizlikleri olabileceğini söylüyor.

Burada bir not: HSS sayesinde DSLR ve diğer aynasızlarda da hemen her perde hızında flaş eşleşmesi mümkün ama bu durumda flaşların pil ömrü çok azalıyor ve obje-arka plan arasında keskin bir ışık farkı oluşabiliyor. Evrensel perde bu sorunları hallediyor.

Evrensel perdenin avantajlarından biri de çok hızlı perde hızlarına çıkabilmek. Örneğin A9 III 1/80000 perde hızına çıkabiliyor ama bu hızı sadece f1.8 ve daha kısık diyaframlarda veriyor (f1.4 lenste 1/80000 kullanamıyorsunuz). EOS R3’teki maksimum perde hızı 1/64000 ve diyafram sınırı yok diye biliyorum. Nikon Z9 da 1/32000’e kadar destekliyor.

Son artı: Karmaşık ışıklandırılan sahnelerde, örneğin LED veya floresan lambalar kullanılan bir konserde ışık titreşimi ve bantlaşma olmayacak. Özellikle yavaş okuma hızı olan gövdelerde elektronik perde kullanırsanız bantlaşma yaygın bir sorun. Nikon Z8 kullanıcıları da arada bu sorunu ara ara gördüklerini söylüyorlar; özellikle karmaşık ışıklar kullanılan konserlerde. EOS R3’te gereğinde mekanik perdeye geçip bu sorunu tamamen halletmek mümkün ama Nikon Z8 ve Z9’da mekanik perde yok.

Evrensel Perde’nin eksileri

Evrensel perdenin eksileri de var elbette:

  • Üretimi pahalı: Gerçekten de evrensel perdeli bir algılayıcı üretmek diğer algılayıcılara göre çok daha pahalı. A9 III’ün fiyatına bakın, anlarsınız.
  • Gürültü daha yüksek ve dinamik aralık daha az: Evrensel perdeli algılayıcılar geleneksel olarak daha gürültülü oluyor ve dinamik aralıkları da standart algılayıcılara göre daha düşük oluyor. A9 III’ün baz ISO değeri 250 (200 bile değil). Yalnız burada bir şeyi açıklamam lazım: A9 III’ün hedef kitlesi bu aleti genellikle ISO 1600 ve üzerinde kullanacak ve tahminimce bu ISO değerlerinde gürültü oranı ve dinamik aralık rakiplerinin çok gerisinde olmayacak. Nikon’un D5 ve D6 gövdeleri de benzerdi; bunların dinamik aralıkları baz ISO’da çok parlak değildi ama yüksek ISO’larda çok ciddi iyi performansları vardı. Gerçek testleri bekleyip görelim.
  • Yüksek piksel sayısı şu an için hayal, çünkü evrensel perde çok hızlı bir veri hattı gerektiriyor. Bu yüzden Sony 24MP’yi tercih etmiş. Tahminen 2-3 yıla daha yüksek çözünürlüklü evrensel perdeli gövdeler de göreceğiz. Aralık 2023 itibariyle hem yüksek piksel sayısı hem hız istiyorsanız Sony A1 ve Nikon Z8/9 daha iyi seçenekler (zaten A9 III de 2024 baharında piyasaya çıkacak).

Sony A9 III ‘ün diğer güzellikleri

Sony A9 III sadece evrensel perdeden ibaret değil elbette:

  • A9 serilerinde bir ilk: Görüntü modları var (örneğin S-Cinetone)
  • 0.9x büyütme veren 9.44 milyon noktalı dev gibi ve kesintisiz görüntü veren elektronik bakaç. Bu bakacın hızı saniyede 60, 120 veya 240 kare hıza ayarlanabiliyor. Saniyede 120 ve 240 kare hızda nokta sayısı artık 9.44 milyon olmuyor (240’ta 2 milyona düşüyor, sanıyorum 120 karede de 5.6 milyon oluyor ama bundan emin değilim) ama gene de bu elektronik bakaç piyasadaki en iyilerden biri.
  • Kesintisiz görüntü veren elektronik bakaç (önceki maddede söylemiştim ama gene de ayrı yazmak istedim).
  • Saniyede 120 kare otomatik odakla seri çekim yapabilme.
  • Kesme çarpansız 4K@120 video çekebilme (Sony aynasız makinelerde bir ilk).
  • CIPA standartlarında 8 durağa kadar titreşim azaltma (Sony gövdelerde bu rakam her zaman çok daha düşük oluyor, tahminen A9 III duruma göre 3-5 durak arası performans verecek).
  • Pre-Capture özelliği var (Olympus E-M1 II’den 8 sene sonra nihayet bir Sony’de bu özelliği gördük).
  • “Breathing compansetion” denen, odak yaparken lensin kadraj değiştirmesini dengeleyen bir sistem var. Sanıyorum Sony gövdelerde bu ilk defa A7 IV ile duyurulmuştu (hatalı olabilirim).
  • Sanıyorum Sony gövdelerde bir ilk: Gövdenin önünde özelleştirilebilir bir tuş var (heyoooooo 😀 ). Mesele şu ki: Önceki tüm Sony gövdelerde lensle tutuş alanı arasındaki mesafe ufacıktı, bu yüzden insanların parmakları lensle gövde arasında sıkışıyordu (özellikle kalın lenslerle). Sony nihayet gövdeye 7mm eklemiş (A9 II’ye göre) ve sağ elin parmaklarının geldiği yeri genişletmiş, buraya da özelleştirilebilen bir tuş koymuş (C5).
  • 2 adet CFA ve SD kart destekli yuva. Hem CFA hem SD kartın kullanılabilmesi iyi bir şey.
  • Daha büyük tutacak. Sony “bu sefer elinize gelen kısım çok daha büyük ve ergonomik” diyor tanıtımlarda. “Önceki gövdelerde sizi biraz üzdük ama bu sefer yaptık, valla bak” diyorlar yani 😀 Ek olarak, deklanşörün yeri de nihayet rakipleri gibi olmuş (biraz daha açılı ve öne bakıyor), bu sayede eminim ki elde tutuş önceki Alpha modellerine göre çok daha rahat olacak.
  • A9 III’te lens değiştirirken algılayıcıyı kapatan bir perde var, bu sayede algılayıcıya toz girmiyor. Canon EOS R’de bunu tanıttığında bazı Sony fanatikleri “Canon ne yapıyor yahu?” demişlerdi, şimdi hemen her firma bunu uygulamaya başladı.
  • FTP ve WiFi (2×2 Mimo destekli) dosya transferi imkanı. Anında fotoğraf göndermeleri gereken spor fotoğrafçıları için önemli bir şey.
  • Fotoğraflar için ses dosyası kaydedebilme (Voice memo).
  • IPTC şablonları.

Dikkat ederseniz A9 III gerçekten de A1’in değil de A9 II’nin devamı gibi. Hedefi neredeyse tamamen spor fotoğrafçıları. Evrensel perde sayesinde yüksek çözünürlük gerektirmeyen ama sıkça flaş kullanan düğün, gelin-damat çekimleri ve hatta bazı moda çekimleri de hedef kitle.

A9 III’ün 6.000 Dolarlık fiyatı Alpha 1’e çok yakın; A1 6.500 Dolar. A1 50 MP, A9 III 24MP. Yukarıda yazdıklarımdan az çok A1 ile A9 III arasındaki farkları anlamışsınızdır ama bu konuya biraz daha detaylıca bakalım.

Evrensel Perde gerçekten de gerekli mi?

Evrensel perde gerçekten de iyi ve faydalı bir teknoloji, peki 24MP’lik bir gövdeye 6.000 Dolar vermeye değecek kadar iyi mi? A9 III’ün reklamlarında duyurulan bazı özelliklerine ve piyasada gerçekten de bunun eşleniği olup olmadığına bakalım:

  • Saniyede 120 kare fotoğraf çekimi (otomatik odak yaparak): Tam çerçeve (35mm) gövdeler arasında bunu yapabilen sadece Canon EOS R3 var (saniyede 195 kare, yani aslında A9 III’ten daha hızlı), ama A9 III bu hızda 1.6 saniye kalıyorken R3 50 kare kalabiliyor (yaklaşık 0.3 saniye). Yani Sony’de 1.5 saniyede yaklaşık 180 kareniz oluyor, Canon ile 0.3 saniyede yaklaşık o kadar fotoğrafınız oluyor. Arada çok fark olur mu? Herkesin ihtiyacı farklı, kendiniz karar verin. Nikon Z9 da saniyede 120 kareye kadar çekebiliyor ama sadece JPEG. Dikkat ederseniz aslında piyasada A9 III kadar hızlı çekebilen rakipler de var (hepsinin farklı avantajları dezavantajları var). Ek olarak, CF-B kart sayesinde tampon bellek boşaltma hızı R3 ve Z9’da çok daha yüksek (yani daha kısa sürede çekilen fotoğraflar karta yazılabiliyor), A9 III’teki CF-A kartlar CF-B kartların yarı hızında (en hızlı Aralık 2023 itibariyle en hızlı CF-A kart ortalama hızlı CF-B kartların yarı hızında yazabiliyor).
  • 1/80000 perde hızı: Çok ciddi bir perde hızı bu, diğer yandan EOS R3’ün 1/64000’e çıkabildiğini düşünürseniz ufak bir iyileştirme olduğunu görebilirsiniz. Nikon Z9 sadece 1/32000’e çıkabiliyor. Diğer yandan A9 III bu hıza f1.8 veya daha kısık diyaframlarda çıkabiliyor. Yani “f1.2 lensimle en açık diyaframda öğlen güneşinde bokehli bokehli çekimler yapayım” diyorsanız pek şansınız yok. EOS R3’te 1/64000 için bir sınırlama yok.
  • Bantlaşma olmaması: Karmaşık ışıklandırılan sahnelerde (LED, floresan gibi ışıklarla) bantlaşma olmaması avantaj. Mekanik perde kullanan makinelerde bu sorun yok diyebiliriz (çok çok az ihtimal). Elektronik perde kullanan gövdeleri ikiye ayırabiliriz:

    a) Okuma hızı düşük gövdelerde (Sony A7 IV, A7 RV, Nikon Z7 gibi), LED/Floresan gibi ışıklarla aydınlatılan sahnelerde bantlaşma sıkça olur.

    b) Okuma hızı yüksek gövdelerde (Nikon Z8, Canon EOS R3, Sony A9 II gibi) bu bantlaşma az olur, ayrıca “Auto anti-Flickering” gibi ayarlarla bunun önüne geçmek mümkün.

    Ek olarak, R3 ve Z8 gibi gövdelerde menüde ortamdaki ışığın frekansını girip bantlaşmayı tamamen engelleyebilirsiniz. Bu durumda çekim hızı etkilenebilir ama bantlaşma olmayacaktır. EP (evrensel perde) bu sorun hiç yok (yani özel ayarlarla uğraşmanıza da gerek yok).
  • 1/80000’e kadar flaş eşleniği: Sanıyorum bu piyasada tek. HSS gibi çözümlerle yüksek hızlarda flaş eşleşmesi mümkün ama bunun da farklı sorunları var. Yaprak diyaframlı sistemlerde de (Fujifilm X100 V, Ricoh GR IIIx gibi) her perde hızında flaş kullanabilmek mümkün (HSS olmadan) ama bunlar çok yaygın değil. Bence evrensel perdenin en büyük avantajı burada.

Bir de ekleme yapayım:

Canon EOS R8, R6 Mark II, R5 gibi gövdelerde yığın (stacked) algılayıcı olmamasına rağmen bunların okuma hızları çok yüksek (1/70 saniye civarı). Durum böyle olunca elektronik perde kullansanız bile dikey çizgiler genelde dikey kalıyor.

Örnekte gördüğünüz gibi, çok hızlı gelen top ve ona vuran raket oldukları gibi çıkmış.

Bu fotoğrafı ilk EOS R, Nikon Z7 II veya Sony A7R V ile elektronik perde kullanarak çekseydiniz tahminen top da raket de yamuk çıkacaktı.

Yandaki animasyonda yavaş okuma hızına sahip bir algılayıcıda (örneğin Sony’nin 61MP algılayıcısı) elektronik perde ile çekim yapmanın sonuçlarını görüyorsunuz.

Vantilatörün kanatlarının son haline bakın. Tarama sonucunda elde edilen görüntünün son hali ile asıl görüntünün alakası yok. Bu en kötü senaryo.

Sonuç

Yukarıda yazdıklarımı özetlersem, bugün EP çok çok aman aman gerekli bir teknoloji değil ama teknolojik ilerleme açısından önemli bir adım. Sonraki nesillerde EP algılayıcılı gövdeler ucuzlayacaktır, o zamana kadar sıklıkla yüksek hızlı flaş kullanmıyorsanız Sony A9 II veya Sony A1, Nikon Z8 veya Z9, Canon EOS R3 size yetecektir diye düşünüyorum. Hatta ve hatta, Canon EOS R5, R6 Mark II ve R8’in yüksek okuma hızları bile çoğu insana yeterli olacaktır (çok çok hızlı objeler çekmiyorsanız).

Daha çok manzara çekiyorsanız zaten daha yüksek dinamik aralık isteyeceksiniz, o zaman A7R IV, A7R V, Nikon Z7 II, Canon R5, Panasonic S1R daha iyi seçimler.

Eğer flaşla sıkça çalışıyorsanız ve HSS’den bıktıysanız A9 III tam size göre.

Yukarıdaki yazının çok kısa özeti:

Evrensel Perde’nin getirdiği avantajlarRakibi var mı?
Saniyede 120 kare çekimEvet
1/8000 perde hızıEvet (1)
Bantlaşma olmamasıEvet (2)
1/8000’e kadar flaş eklemekYok
(1) Canon R3 1/64000 veriyor, Sony’de f1.8 kısıtlaması var
(2) Bazı kısıtlamalarla. A9 III’de özel ayarlara gerek yok

Ek olarak A9 III 2024 baharında geliyor. O zamana kadar Canon’un da EP’li bir gövde duyuracağı söyleniyor.

Ertan Öztürk

X tarihinde doğdum Y tarihinde öleceğim. Bu iki an arasında insanlara bildiklerimi aktarmak istiyorum. Şu anda Norveç’te yaşıyorum. Yedisi uzun süreli olmak üzere 12 ülkede çalıştım. Proje yönetimi, nicel (quantitative) risk analizi, iş planı, maliyet analizi, projede iş takibi (ilerlemesi), fotoğraf, bisiklet, Uzay Yolu 😊 gibi konularda bildiğim kadarıyla yardımcı olabilirim; konuyu bilmesem bile beraber araştırıp öğreniriz. Olabildiğince düzgün yazmaya çalışırsanız iyi anlaşırız.

Yorumlar

  • Bu güzel inceleme yazısı için müellifine teşekkür ederim. Fevkalade yararlı ve eğitici. Bu konuyla ilgili Facebookta paylaşmış olduğum örnek bir fotoğrafım vardı. İzniniz olursa linkini paylaşmak isterim.
    Saygı, sevgi ve selamlarımı sunuyorum.

  • DHW'den selamlar :) halkboyleistiyor.com'u neden kapatttınız? Zaman zaman oradaki yazılarınızı okuyup eski günlere yelken açıyorduk. Şimdi archive.org üzerinden kısmen erişebiliyoruz ancak sayfalardaki fotoğraflar namevcut haliyle :(

    • Selam. Son bir kaç sene benim için yoğun geçti. Ekstra işleri biraz kulak arkası yaptım mecburen :) Halkboyleistiyor arşivi hala duruyor ama site aktif değil şu anda. Belki yakın zamanda sadece eski arşiv okunsun diye açarım gene. Eski okuyucular ara ara soruyorlar :)
      Arthenos.com çok daha modern ve aktif bir site.

Paylaş
Yazar:
Ertan Öztürk
  • yakın zamanda gönderilenler

    Filmi zorlamak (Push Film) Nedir, Nasıl Yapılır?

    Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…

    % gün önce

    Yapay Zekâ, Yapay Dünya, Yapay Fotoğraf

    Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…

    % gün önce

    İç mekanlarda filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha mı zordur?

    Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…

    % gün önce

    Film fotoğrafçılığında pozometre olmadan flaş kullanmak

    Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…

    % gün önce

    Günümüz Fotoğrafçılık Trendleri: 2026 İçin Beceriler ve Kariyer Fırsatları

    Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…

    % gün önce

    Eksikliğini hissetmemek, muhtaç olmamak; Doktorlarımız…

    Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…

    % gün önce