Nuri İYEM
Hala dışarıdan baktığınızda dimdik ayakta duran, içine girdiğinizde en üst kat hariç tek tük gezenlerin olduğu; çoğu mağazanın (kiraların yüksekliğinden dolayı) kapandığı, Anafartalar caddesi üzerindeki Anafartalar Çarşısı, diğer adıyla meşhur “Yürüyen Merdivenli Çarşı”…
Çarşıya girdiğinizde ilk göze çarpan rölyefin (Atilla GALATALI), yandaki mağazanın ayakkabı kutuları ve reklam tabelası ile bir parçasının kapatıldığı… Katları gezmeye başladığınızda da kimi rölyefin önündeki mağazaya ait elbise askılıklarıyla, kimi resimlerin iş yerlerinin süpürüldüğü ıslak paspasların dayanmasıyla bozulduğu ve kapatıldığı… Kimi seramik panolar ve resimler de boş kutular ve tezgahlarla kapatılmış durumdalar.
1955 sonrası resimlerinde soyutlama çabalarını daha ileriye götüren Arif KAPTAN’ın, çarşı içindeki iki kat ve iki geniş kolon üzerindeki muhteşem doğa soyutlama çalışmaları kendi kaderlerine terk edilmiş halde günlerini saymaktadır…
Ferzan Baydar – Affan Kırımlı – Tayfur Şahbaz’ın, Ankara İmar ve Emlak İşletmesi T.A.Ş. yarışmasını kazanan ayrı ayrı projeleri harmanlanarak, tek bir proje haline dönüştürülüp, 1965 yılında Anafartalar Çarşısı ortaya çıkartılıyor.
Çarşının dekorasyonunu; o yıllarda genç bir mimar olan, şimdi ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Yüksek Mimar Prof. Ruşen DORA yapıyor.
Ankara’nın en eski alışveriş merkezi olmasına rağmen, çarşının giydirme cephesi, iç tasarımı döneminin teknoloji ve tasarımının en önemli temsilcisi sayılır.
Çarşının girişinden itibaren iç duvarları, kolonları ve merdiven boşlukları Füreya Koral, Seniye Fenmen, Attila Galatalı, Arif Kaptan, Cevdet Altuğ ve Nuri İyem ‘in seramik panoları, rölyefleri ve resimleriyle adeta bir müze görünümündedir.
Öte yandan bu eserlerin bazılarının Çağdaş Türk Plastik Sanatının ilkleri olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Başta Ankara, İzmir olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında yüzlerce eseri bulunan ve 25 Mayıs 1994 yılında yitirdiğimiz Atilla GALATALI’ nın zemin kat girişindeki büyük boyutlu eseri Ankara’nın en büyük kazancıdır.
Tavanarası Ressamlar Grubu’nun kurucularından Nuri İYEM’in de bir eserini bu çarşıda görebilirsiniz.
Birinci ikinci ve üçüncü katlarda ise Seniye FENMEN ve Füreya KORAL’ın muhteşem eserlerini görmenizi öneririm.
Mağaza sahiplerine rica ettiğiniz anda önünü boşaltıp fotoğraf çekmenize yardımcı oluyorlar ama işiniz bittiği anda tekrar eski haline çevriliyor.
Eserleri Japonya, Amerika, Fransa, İtalya, Bangladeş, Bulgaristan ve Finlandiya’da koleksiyonlarda bulunan ve 1997 de yitirdiğimiz Seniye FENMEN’in çarşının içinde 8 adet eseri sergilenmektedir.
25 Ağustos 1997’de 87 yaşında yitirdiğimiz ve seramiğin mimaride kullanılmasında öncülük eden Füreya KORAL’ın, yine çarşı içinde 9 adet eseri duvarlarda sizleri beklemektedir.
Çarşının, Atatürk heykeline yakın kapısından girip alt kata indiğinizde, en üst kata kadar uzanan rölyef, Cevdet ALTUĞ’a aittir. Ne yazık ki yürüyen merdivenler tarafından ara ara bölünerek bütünlüğünü kaybetmiştir. Buna rağmen her parça kendi içinde mükemmeldir.
T.B.M.M.’ne seramik sehpalar yapmak için Taylan Seramikte işe başlayan sanatçı, seramiğin büyüsüne kapılarak yüzlerce eser vermiştir. Eserlerinden birini Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Morfoloji bölümünde de görebilirsiniz.
Cumhuriyetimizin ilan edildiği Ulus’ta bulunan bu eşsiz çarşı, ne yazık ki gereken ilgiyi görmemiştir. Son yıllarda yıkımına karar verilen Anafartalar çarşısı ve kader birliği ettiği Gençlik ve Spor Bakanlığı eski binası, Ulus İşhanı ve 100 Yıl Çarşısı 2017 de ve son anda alınan doğru bir karar ile yıkımdan kurtarılmış, yenileme ve düzenlemeler ile ilgili çalışmalara proje bazında başlanmıştır.
Umarız tez zamanda gerekenler yapılır ve Ankara’nın ilk alış veriş merkezi olan Anafartalar Çarşısı hem alışveriş merkezi, hem de duvarlarındaki eserler ile bir sanat merkezine dönüştürülür.
Mebrur HATUNOĞLU
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…
Çektiğiniz fotoğrafların kendi çabanızla negatif üzerinde belirmesini görmek adeta bir sihir gibi! Teknik yönün yaratıcılıkla…
Yorumlar
Sayın Mebrur Hatunoğlu çocukluğumuzun Ankarasından yine güzel bir yazı ve fotoğraflar hazırlamış.
Çok teşekkürler
Çok teşekkür ederim
Ankara'ya gidip de Anafartalar çarşısına gitmeyen var mıdır? Sanırım ilk defa ilk Ankara seyahatimde, yani 1967 de gitmiştim. Yine "nerde eski günler" diyeceğim de yaşlandığımız ortaya çıkacak. Elinize sağlık.
Saygılarımla
Çok teşekkür ederim hocam.
Kutluyorum, vefa örneği olabilecek, fotoğraflarıyla birlikte güzel bir makale olmuş.
Çok teşekkür ederim Tarık hocam.
Sayın Mebrur Bey,
Emeklerinize saglik. Yazınızda bir yeri düzeltmek isterim, Arif Kaptan adı ile yazdığınız eser, Adnan Turani'ye aittir.
Saygi ve sevgilerimle
Öncelikle cevap vermekte geciktiğim için özür dilerim. Çarşı içindeki eserlerin bir kısmında isimler okunmuyor. Bir kısmında da plaketler var. Bana hangi fotoğrafların Adnan TURANİ'ye ait olduğunu yazarsanız hatayı hemen düzeltmek isterim. Bir de kaynak olarak nereden bilgi aldınız okuyup eklemek isterim.
Saygılarımla.
Mebrur HATUNOĞLU