Fujifilm X-E3 ve XF 18-55mm lens incelemesinden sonra biraz da gaza gelip bir süre daha Fujifilm ile devam etmeye karar verdim ama biraz daha DSLR tarzı kullanıma sahip bir gövde istiyordum. Şaka gibi gelecek ama bunları düşündükten 15 dakika sonra bir ikinci el sitesinde çok uygun fiyata ve sadece 2 aylık Fujifilm X-T200 gördüm. Ertesi gün X-T200’ü elimde tutuyordum 🙂
Bu yazıda Fujilfilm X-T200’e detaylı olarak bakıp X-E3 ile karşılaştıracağız.
Not: Aşağıdaki inceleme 1.12 bellenim ile yapıldı.
Değil! Kesinlikle değil! X-T100’le ilgili bazı yazılarıma bakarsanız aslında makineyi ne kadar çok sevmek isteyip sevemediğimi anlarsınız. X-T100, neredeyse aynen Canon G1X gibi, müthiş potansiyeli olan ama inanılmaz yavaş ve “takılgan” performansı yüzünden ilk uzak durmanız gereken gövdelerden. G1X’te algılayıcı iyi (eski ama ben seviyorum), gövde iyi, lens çok iyi, hareketli ekran var, ama ardarda iki fotoğraf çekebilmek zor! Lens arada kendi kendine odak yapmak istiyor ve genelde de beceremiyor, bu yüzden siz fotoğraf çekmek isteseniz bile ekranda ileri-geri giden odağı seyretmek zorunda kalıyorsunuz. Ayrıca hiç bir Canon gövdede olmayan genel bir yavaşlık da var alette. Şu anda dolabımda bir tane var, çok merak eden olursa bir video ile de gösteririm. X-T100 G1X’ten de daha kötüydü. İşlemciden mi kötü yazılımdan mı bilemiyorum ama en en en en ucuz DSLR veya m43 aynasızda bile bu kadar rahatsız olduğumu hatırlamıyorum.
Fujifilm X-T200 daha iyi. Hatta çok daha iyi. Genel olarak menü geçişleri hızlı ve ayarlar takılmadan yapılıyor. Dokunmatik ekran iyi çalışıyor ama o lensin ileri geri odak yapmaya çalışması hastalığı hala var (aşağıda bundan biraz daha bahsedeceğim). X-E3 ile yanyana koyunca aradaki farkı daha da iyi anlıyorum: X-E3’ü kullanmak belirgin şekilde daha hızlı (yazılımdan ve işlemciden olsa gerek) ama X-T200 de dediğim gibi X-T100’den fersah fersah ötede.
Fujifilm X-T200 neredeyse X-E3 kadar ufak bir gövde. Genişliği aynı, yükseklik olarak 1 cm yüksek, biraz daha kalın (hatta bence X-E3 biraz fazla ince). Daha büyük ve hareketli ekran ve daha büyük elektronik bakaca rağmen X-E3’ten sadece 33 gram daha ağır.
Bu tip görünün gövdeleri ben seviyorum. DSLR tipi, DSLR’dan daha ufak ve hafif ama Sony A6X00 serisi kadar ufak değil. Olympus E-M10 serisi, E-M5 serisi, Canon M5/M50 gibi gövdeler de bu şekilde. Başka bir aynasız Panasonic GH4 ile karşılaştırınca:
Göreceğiniz gibi GH4 biraz daha büyük ama GH4 zaten X-TX serisi seviyesinde, bu yüzden de görünüşten çok fonksiyon, kullanım, ergonomi ve sağlamlık ön planda. X-T200’ün amacı daha basit, sade ve hafif olmak.
X-E3’ün üst ve alt plakaları metalken X-T200’ün gri görünen yerleri de polimer (en azından X-E3 ile yanyana koyunca ben öyle hissediyorum).
Göreceğiniz gibi, sağ parmaklarınıza gelen kısım X-E3’e göre çok daha büyük, bu yüzden de Fujifilm X-T200’ü kavramak ve XF 18-55mm lensle kullanmak daha rahat. Yalnız neden o kısım yarım kalmış hala anlayamadım:
Yukarıda göreceğiniz gibi orta parmağınızla o çıkıntıya yukarıdan bastırıp işaret parmağınızla deklanşöre basıyorsunuz. Bu şekli kesinlikle X-E3’ten daha iyi ama neden çıkıntıyı en yukarı kadar devam ettirip deklanşörü de onun üzerine taşımamışlar? Bu haliyle de beklediğim kadar ergonomik değil, biraz ağır lenste sıkıntı yaşatır ki bu hali de çok güven vermiyor bana. “Bu makineyi alan zaten ufak lens kullanır” diye düşünmüş Fujifilm. Bence yapılması gereken EOS M6 II’deki tasarımdı:
Kontrol felsefesi DSLR gibi. Bir mod tekeri ve ek olarak deklanşörün çevresinde ve baş parmağınıza gelecek şekilde iki tekerlekle diyafram/perde hızı/diyafram ayarlıyorsunuz. Yalnız bu tekerlekleri özelleştiremedim, mesela ön tekerleğe ISO atayamadım (18-55mm lenste diyafram halkası zaten var).
Gövdenin sol-üstünde flaş açma anahtarı ve onun üzerinde de bir tekerlek bulunuyor. Bu tekerleği ilk gördüğümde “Allah, 3 tekerlekli gövde!” diye sevinmiştim ama işin aslı öyle değilmiş. Bu kocaman tekerlek sadece ve sadece film benzetimini değiştirmeye yarıyor! Başka bir görev de atanmıyor. En azından ISO atayabilseydik be Fujifilm? ISO’yu değiştirmek için bulduğum tek yöntem dokunmatik ekrandan değiştirmek (Q menüden). Ek olarak, baş parmağa denk gelen tekerlek bayağı sert ve buna ulaşmak için parmağımı biraz bükmem gerektiğinden kolay çeviremiyorum. Biraz daha yumuşak olsaydı daha iyi olurdu.
Gövdenin önünde X-E3’te olduğu gibi bir odak modu anahtarı yok. X-E3’te bu anahtarla tekli, sürekli ve manuel odak arasında gezebiliyorum ama X-T200’de bunun için dokunmatik ekranı kullanmam lazım (ya da menüye gireceğim).
Fujifilm X-T200 üzerinde “Q menu” düğmesi de yok. Aslında var ama dokunmatik ekran üzerinde, ve bu düğmenin ekranda görünmesi için de ekranda başka bir düğmeye basacaksınız. Yani “Quick-hızlı” menüyü açmak iki basma gerektiriyor, e hani hız?
Arka tarafta elektronik bakacın sağındaki düğmelerde bir yazı yazmıyor. Yani Sony’deki C1/C2 bile yok! Öylesine duruyor orada iki düğme. Bunlar özelleştirilebiliyor ama en azından C1 C2 falan denseymiş bunlara. Neyse ki bunlara Q menüsü açma atanabiliyor.
Arkadaki kol (joystick) X-E3’tekinin aynısı ama yeri bayağı farklı. O kola ulaşmak için baş parmağımı kaldırıp bayağı aşağı bükmem gerekiyor. Gözünüz bakaçtayken hiç de rahat değil. Dev ekran yüzünden gövdenin sağında pek yer kalmayınca bu kolu aşağı itmiş Fujifilm. Keşke o kolu üstteki iki düğmeden birinin yerine koysalarmış.
X-E3’te video çekmek için ayrı bir moda geçmek gerekiyor ki bu çok saçma. Neyse ki X-T200’de ayrı bir video düğmesi var ve her modda anında video çekebiliyorsunuz. Yalnız bu tuş bayağı ufak ve basmak biraz zor. Gene de hiç yoktan iyidir.
Biraz fazlaca şikayet etmiş olabilirim ama ben bu aleti “DSLR görünümlü Fujifilm” diye bekliyordum, açıkçası yukarıdaki dertler biraz canımı sıktı. Hiç kullanılmaz değil elbette ama Fujifilm bu makineyi toy tasarım ekibine vermiş belli ki (her markada böyle bir ekip var).
Bunu en başa yazmam lazım ki sonraki bellenimde Fujifilm bunu düzeltsin: X-T200’ün açma düğmesine basıyorsunuz, ve şaaaak… diye bekliyorsunuz. Bekliyorsunuz. Hala bekliyorsunuz ve bu arada “acaba düğmeye basmadım mı?” diyorsunuz. Makine o kadar yavaş açılıyor. 1-2 defa “acaba basmadım mı?” diye düğmeye gene basıp makineyi kapattım. Fujifilm bu makinede kullandığı işlemciyi söylemiyor ama tahminen eski bir model kullanıyorlar. X-T100’den çok daha iyi olduğu kesin ama genel kullanımda, açılmada, otomatik odaklamada ve hatta dokunmatik ekranda bu hafif takılmayı hissediyorsunuz. Özellikle X-E3’le yanyana kullanırsanız bu bariz ortaya çıkıyor. Canon, Nikon, Pentax, Olympus, Panasonic ve hatta artık Sony’nin bile giriş seviye makinelerinde bu yavaşlık yok. Örneğin Nikon D3500’ün menüleri ve ayar değiştirmek aynı D5’teki kadar hızlı. Nikon bir şekilde bunu yavaş işlemciyle bile yapabiliyor.
Menü yapısı X-E3 ile benzer, ama burada bir fark var: Kocaman ve hassas dokunmatik ekran. X-E3’te Q menüde dokunmatik özelliği kullanabiliyorsunuz ama X-T200’de menü içinde de dokunarak gezinti ve ayar yapmak mümkün. Fujifilm bu modelde cep telefonu kullanıcılarına da yaklaşmak istemiş.
Şu ana kadar kullandığım markalardaki dokunmatik ekran tecrübesini şöyle sıralayabilirim: Canon > Panasonic > X-T200 > = Olympus = Nikon > X-E3 >>>>> Sony. A7S III’ü denemedim gerçi, onu da itiraf edeyim.
Fujifilm X-T200 ekranı piyasadaki en büyüklerden biri ve çözünürlüğü de en iyisi (X-A7’de de bu ekran var). Yana açılması da kendinizi videoya çekerken büyük avantaj çünkü videonuzu çekerken ekrandan ayar değiştirmek mümkün…. diyecektim ama X-T200’de video sırasında ekrandan sadece odak noktasını değiştirebiliyorsunuz! Canon ve Panasonic’in bazı giriş seviye gövdelerinde bile bu özellik varken Fujifilm çok önemli bir fırsat kaçırmış bence. X-T200 Youtube’daki içerik üreticileri için Fujifilm’in alternatifi olabilirmiş. 7 yıllık Panasonic GH4’te bile video sırasında ekrana dokunarak tonla ayar yapılabiliyor!
Ekran büyük, kontrastlı, parlak ve cidden çok detaylı. Beğendim.
Ekrandaki hızlı menü şöyle bir şey:
Burada dokunarak o ayarları değiştiriyorsunuz ama bu menüyü özelleştiremiyorsunuz. Bunun yerine “Q Menu” özelleştirilebiliyor. Ek olarak menünün en altında “Benim menüm” ile istediğiniz ayarları tek menü altında da toplayabiliyorsunuz.
Makineyi dokunmatik ekrandan yönetmek cep telefonu kadar rahat diyebilirim. Ekran yeterince hassas ve bir çok ayar da parmaklarınızın altında. Buradaki en büyük sorun yaptığınız ayarı görememek. Yani mesela MF/AF-S/AF-C arasında geçiş yapmak isterseniz gerekli düğmeye basıyorsunuz ama yaptığınız ayarı görmek için parmağınızı kaldırmanız gerekiyor çünkü ekranda o ayar başka yerde görünmüyor.
Mod tekerinden video moduna geçince ! menüde video odaklı ayarlar çıkmıyor ne yazık ki. Mesela video ve fotoğraf modlarında farklı Q menü olsaymış faydalı olurmuş.
Odak takibini sadece 18-55mm ile deneyebildim çünkü şu anda elimde başka otomatik odaklayan lens yok. Odak takibi ve ekli odaklama X-E3’ten çok farklı değil gibi, sadece X-T200 düşük ışıkta odağı bulurken X-E3 ve GH4’ten daha fazla zorlanıyor (GH4’te f5.6 lens X-T200’de f4 lens).
Yüze ve göze odaklama (gene 18-55mm lensle) kötü değil. Tahminen yeni lenslerle daha hızlı olur (mesela 23, 35 ve 50mm f2.0 WR veya 16-55mm f2.8 lensler).
Seri çekim hızı maksimum saniyede 8 kare. Bendeki Sandisk U3 V30 95m/sn Sandisk kartla JPEG+RAW’da 16 kare kadar saniyede 8 kare gidiyor, sonra saniyede 1 kare civarına düşüyor. Yani kuş veya spor çekimleri için uygun bir makine değil diyebilirim. Galiba Sony Nex-5n saniyede 10 kare çekiyordu ama sadece 1 saniye boyunca, biraz o aklıma geldi 🙂 Bana bu kadar hızlı çekim lazım değil açıkçası, o yüzden saniyede 4 kareye ayarlıyorum ve bu hızda 5 saniye kadar çekim yapabiliyor, sonra saniyede 1-2 kareye iniyor.
Videoda odak takibi X-E3’ten daha iyi gibime geldi. Burada tüm odak noktaları değil de belli bir alanı seçip nesneyi orada tutarsanız Fujifilm X-T200 videoda fena iş yapmıyor. Bu konuda X-E3’ten iyi olsa da hala Sony, Canon, Olympus ve Nikon’un gerisinde.
Video konusunda X-E3’ten biraz daha iyi bence. Detay olarak çok fark yok ama X-T200’de hareketli dokunmatik ekran var ve ayrıca kulaklık takabiliyorsunuz. 4K videoyu “oversampled” çekiyor, yani daha büyük bir alandan daha fazla piksel kaydedip sonra bunları 4K boyutuna indiriyor, böylece bayağı detaylı video alabiliyorsunuz. Ayrıca 4K videoda “jöle etkisi” de yeterince az. GH4 ve X-E3’le benzer diyebilirim.
1080p videoda HDR ve elektronik titreşim azaltma da var. HDR etkisi biraz aşırı gibi, keşke “fazla” ve “az” seçenekleri olsaydı. Elektronik titreşim azaltma iyi, sadece jöle etkisi arttığı için buna dikkat etmek lazım.
Eterna, 10 bit F-Log gibi seçenekler yok. En azından Eterna olsaydı video kalitesine katkıda bulunurdu. Burada örnek video vermiyorum, Youtube’da X-T200 ile çekilmiş 10larca video var.
Fujifilm X-T200 modelini ilk kullanmaya başladığımda fotoğrafların X-E3’e göre daha parlak çıktığını farkettim ama pek de oralı olmadım, hatta “yorgunluktan olsa gerek, daha çok uyumam lazım” diye düşündüm. Sonra makineleri karşılaştırmaya başlayınca “acı” gerçeği anladım:
Soldaki X-T200. İkisi de Provia film benzetiminde, ISO12800, DR100%, A modu (diyafram öncelikli mod), çok alanlı ışık ölçer (multi), lens 18-55mm f/2.8-4.0. İki makinede de son bellenim var. Aradaki bariz farkı gördünüz mü? Fotoğraflara ilk baktığımda “hata yaptım galiba” deyip X-E3 ile gene çekim yaptım, sonuçlar aynıydı. Sonra X-E3’te X-T200 ile ayın değerleri girdim ve sonuç böyle oldu:
X-E3, X-T200’e göre birebir aynı ayarlarda neredeyse 2/3 – 1 durak daha az pozluyor. Çekim değerlerini birebir aynı değere getirsem bile arada önemli bir parlaklık farkı oluyor. Bakın RGB değerlerini göstereyim:
Karanlık nokta haricinde parlak ve orta bölgeler (gavurlar “light and mid tones” derler) arasındaki RGB farkları ciddi. Bunun sebebini bilen varsa açıklarsa memnun olurum. X-Trans daha mı az hassas? Bayer algılayıcılar daha mı hassas? Nedir sebep?
Ek olarak, X-E3’te beyaz ayarı biraz yeşile kayarken X-T200’de hafiften mora kayıyor (bence daha iyi).
Fujifilm gövdeleri rakipleriyle karşılaştırmak zaten bence zor, şimdi iki Fujifilm makine arasında da karşılaştırma yapmak zor oldu.
Ama…… Bu her zaman olmuyor! Bakın mesela:
Yukarıda gördüğünüz gibi benzer pozlama değerlerinde neredeyse aynı parlaklık gelmiş! Bazen 1 durak farkederken bazen de benzer sonuçlar alıyorum.
Makine çıktısı JPEGler ISO12800:
Bu da RAWlar:
ISO 12800’den girdik, ISO 25600’den devam edelim (çekim değerleri aynı):
Beyaz ayar farkına bakın. X-E3’te kötü bir yeşil ton varken X-T200 daha dengeli (gene mor-macenta etkisi var ama yeşilden daha iyi).
ISO 51200’e atlayalım hızlıca:
X-E3’te gürültü azaltmayı -2’ye almışım, X-T200’de 0’da kalmış.
X-T200’de ISO 25600 ve 51200’de RAW çekmeye izin yok (Fujifilm alt seviye makinelerinde böyle yapıyor).
Daha düşük ISO değerlerine bakmaya gerek yok bence çünkü düşük ISO’da haricinde X-T200 her modern 24-26MP APS-C gövde kadar iyi.
İnternette biraz araştırdım. X-Trans gövdelerde düşük pozlama almak yaygın gibi duruyor. Bazıları poz tekerini +2/3’te tutuyormuş hatta. Aranızda Fujifilm kullananlar varsa tecrübelerini aktarırsanız memnun olurum.
Fujifilm X-T200 gövdenin sevilecek ve sevilmeyecek çok yanı var. Açıkçası eksilerine rağmen ben X-E3’ü satıp X-T200’ü elde tutacağım galiba.
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…
Çektiğiniz fotoğrafların kendi çabanızla negatif üzerinde belirmesini görmek adeta bir sihir gibi! Teknik yönün yaratıcılıkla…
Yorumlar
Güzel bir karşılaştırma olmuş. Yeni makinenizı gülerek kullanın Ertan bey.
Sevgili Ertan eline sağlık. Özellikle Fuji kullanıcılarına ve gövde değişikliği yapmak isteyenler için çok iyi bir rehber yazısı olmuş.
Okyar Abi 27mm f2.8 ve Samyang 12mm f/2.0 yazıları da yolda.