BLOG

Gönüllü Emek / Amatör Foto-Graf – Doğanay Sevindik

Yaşamının kırk yılını gönüllü/amatör foto-grafa vakfeden önemli isimlerden biri de hiç kuşkusuz usta foto-grafçı Doğanay Sevindik’tir. Foto-graf serüveni daha önce başlamış olsa da, uzun yıllar AFSAD (Ankara Fotoğraf sanatçıları Derneği) çatısı altında gönüllü/amatör çabalara destek verip ortak çalışmalara katılarak, dernek yönetimlerinde bulunup çeşitli birimlerde sorumluluk üstlenerek, atölye yaparak, karma sergilere foto-graf vererek, kişisel sergi ve gösteriler gerçekleştirerek bu güne gelmiştir.

Amatör çabayı, dernek içi ve dışı dayanışmayı, birlikte üretmeyi ve paylaşmayı en fazla benimsemiş ve içselleştirmiş gönüllülerin başında gelir Doğanay Sevindik. Deneyimlidir, munistir, yapıcıdır. Muhalefet eder, eleştirir, ancak yaptığı her şeyi adabıyla yapar.

Duyarlı bir insandır. Nerede olumsuz bir şey yaşanmışsa, tereddütsüz çantasını sırtlar ve oraya gidip görür, tanıklıklarını belgeler. Son yıllarda çok can yakan depremlerde sayın Sevindik’in bu haline tanık olduk.

Geçen onca zaman gösterdi ki, bu gibi hallerde O’nun derdi foto-graf yoluyla popüler olmak, kariyer edinmek, para kazanmak, itibar elde etmek vs değil, toplumsal bir yaraya parmak basmak, foto-graflarla ciddi bir meseleyi bütün ayrıntılarıyla göstermek, başkalarında da duyarlılık oluşturmaktır.

Foto-grafın belgesel (sosyal belgesel) alanında kendini ifade eden Doğanay Sevindik, amatör kulvarı çok önemseyen, değer veren, o düzlemde yer alıp emek vermekten hoşnut bir ustadır. Bu güne dek yaptığı belgesel atölyelerde çok sayıda insana bilgi ve deneyim kazandırdı. Onun atölyesinden geçen amatörlerin bir kısmı ciddi anlamda ustalaştı ve amatör cihette kendilerine önemli yer edindi.

Sahip olduğu ve tam anlamıyla içselleştirdiği dayanışma duygusu, sağlam dostluklar geliştirmesine, dernek ortamında her türlü sorumluluğu üstlenerek gönüllü emek vermesine, bilgi ve deneyimlerini başkalarıyla paylaşıp yol yordam göstermesine vesile olmuştur. Geleneksel foto-grafiyi hakikaten çok iyi bilen ve bu bağlamda olmak üzere usta işi foto-grafta söz sahibi olduğu rahatlıkla söylenebilecek amatörlerdendir.

Doğanay Sevindik, yaptığı her atölye sergisini küçük birer albümle taçlandırmayı da ihmal etmez. Bu tutumu esasında örnek alınacak niteliktedir. Yapılan sergileri üç-beş yıl, bilemediniz on yıl sonra çoğu kez kimse hatırlamaz bile. Onca emek, heyecan, harcama vs geçici bir sergiden ibaret kalır. Geçen onca yıl içinde durumun böyle olduğunu ve hiç de iç açıcı olmadığını bizatihi yaşayarak öğrenen usta, yaptığı atölyelerde bu olumsuz vaziyeti bertaraf etmek ister. O nedenle prensip haline getirdiği üzere, her atölyenin sonunda küçük bir katalog muhakkak bastırır. Onca emek ve çabayı kalıcı kılmak için en azından şimdilik başka bir seçenek bulunmadığını bilir.

Son derece dikkate değer bireysel çalışmalarından biri, yakından tanıdığı çiftlerin çocuklarını bebeklik dönemlerinden itibaren periyodik olarak foto-graflama çalışmasıdır. Otuz yılı aşan bu özel çalışmayı belli aralıklarla sergi olarak paylaştı. Geçen zaman içinde Doğanay Sevindik tarafından kaydedilen görüntüler incelendiğinde, ebeveynlerin gençlik yıllarının çok geride kaldığı, yaşlandıkları, bebeklerin önce oyun çağında çocuk, sonra okul çağında ergen, sonra genç ve evlenip çoluk çocuğa karışmış yeni ebeveynler oldukları görülür. Ayrıca birkaç on yılda bile insanların hayatında ne kadar çok şeyin değiştiğini, kültürel bir dönüşümün yaşandığını, kuşaklar arasında büyük farklılıklar oluştuğunu bu foto-graflarda görmek mümkündür. Pek kimsenin yapmadığı özel bir çalışmadır; muhtemelen tektir.

Çok değerli bir çalışması (tam anlamıyla amatör emektir), “Türkiye Fotoğraf Sanatında Yitirdiklerimiz 1923-2010” isimli albümdür. Bu albümün hazırlandığı döneme tanığız. Çok büyük güçlükleri aşarak ve hakikaten çok büyük emek vererek bu özel çalışmayı gerçekleştirdi Doğanay Sevindik.

Albüme/kitaba yazdığı önsözde meramını anlatır:

… Ülkemizde fotoğraf sanatının gelişmesine katkıda bulunan fotoğrafçılarımıza sahip çıkarak onları onurlandırmak için yola çıktım. Zor bir yolculuk olacağını biliyordum. Katalogda yer alacak fotoğrafçıların belirlenmesi, fotoğraf ve özgeçmişlerinin temin edilmesi, en önemlisi de katalogun yayınlanması için gerekli maddi kaynağın bulunması… Her ‘İLK’te bazı zorlukların yaşanması doğadır. Zorlukları; sabırla, kararlılıkla, inanç ile birlikte aştık. Katalogun yayınlanması için reklam ve sponsor desteği aransaydı eminim ki bulunurdu. Ancak ben; biz bize sahip çıkarak vefa, dayanışma ve imece duygusunu birlikte yaşamak ve yaşatmak istedim. … Katalog satışa SUNULMADI. …

Bu cümlelerle usta foto-grafçı hayata bakışını ve foto-graf ortamındaki çabalarına ilişkin yaklaşımı gayet net şekilde ortaya koymaktadır.

Bütün kütüphanelerde yerini alması gereken son derece önemli bir albüm/kitaptır bu.

Gültekin Çizgen ustadan bir cümle ödünç alarak bitirelim: Ceketimizi ilikliyor ve ayakta alkışlıyoruz.

Tekin ERTUĞ

Tekin Ertuğ

İlk gençlik yıllarında amatör olarak uzun süre resim ve karikatür yaptı, edebiyat dünyasına yakın durdu. Üniversite sonrası amatör olarak Halk Müziği ve Kültürü konusuna eğildi. 90’lı yılların başlarında amatör olarak fotografa başladı. Resmi ve Özel Kurum ve Kuruluşlarda Temel Fotoğraf Eğitimi Seminerleri ve İleri Düzey Fotograf Seminerleri verdi, Atölyeler gerçekleştirdi. Basılı ve sanal ortamda Felsefe, Yazın ve Fotograf dergilerinde fotografa ve sinemaya dair yazıları yayınlandı. Sinemaya, edebiyata, müziğe, fotografa ilişkin okumalarını sürdürmekte, çeşitli metinler kaleme almakta, denemeler ve/ya eleştirel denemelerle yazı serüveni devam etmektedir.Ulusal ve uluslararası fotograf yarışmalarında jüri üyesi oldu, çeşitli platformlarda gösteriler ve söyleşiler gerçekleştirdi, panelist oldu, çalıştaylarda bildiri sundu.Fotografın farklı kulvarlarındaki usta fotografçılarla bir dizi söyleşi/röportaj gerçekleştirmek suretiyle onların yaşam öykülerini, fotograf serüvenlerini, duygu ve düşünce dünyalarını kitaplaştırıp sonraki kuşaklara aktarmaya çalıştı. Kitapları: “Fotograf Sanatı Üzerine” 4 cilt. “Fotoğraf Ustaları” 10 cilt “Işıkla Resmedenler” 16 cilt “Handan Tunç ile Sanat (Özelde Fotograf) Üzerine Söyleşi “Kan Çiçekleri” (Ressam Hikmet Çetinkaya’nın otobiyografisi) “Sicim” (Ressam Ahmet Yeşil’in biyografisi) “Bir Lisan-ı Münasip Foto-Graf” “Dikensiz Kirpi” (Eleştirel Deneme) “Köhne Bahar” (Roman) “Demir Çıra” (Öykü) “Kırık Köşe Taşları” (Öykü) "Foto İntelijansiya" "Fotoloji / Fotologya"

  • yakın zamanda gönderilenler

    Filmi zorlamak (Push Film) Nedir, Nasıl Yapılır?

    Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…

    % gün önce

    Yapay Zekâ, Yapay Dünya, Yapay Fotoğraf

    Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…

    % gün önce

    İç mekanlarda filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha mı zordur?

    Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…

    % gün önce

    Film fotoğrafçılığında pozometre olmadan flaş kullanmak

    Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…

    % gün önce

    Günümüz Fotoğrafçılık Trendleri: 2026 İçin Beceriler ve Kariyer Fırsatları

    Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…

    % gün önce

    Eksikliğini hissetmemek, muhtaç olmamak; Doktorlarımız…

    Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…

    % gün önce