İsimsiz kahramanlar, yani kalabalıklar tarafından fazlaca bilinmeyen/tanınmayan, ama içinde yaşadıkları topluma, insanlığa sessiz sedasız katkı veren insanlar. Hayatın diğer alanlarında ne kadar önemliyse, foto-grafta da o kadar önemlidir böyle şahsiyetler.
Usta bir foto-grafçı, titiz bir arşivci ve araştırmacı olan Uğur Kavas, popüler alandan uzak, yıllarını foto-graf arkeolojisi yaparak, yitip gitmek üzere olan son derece değerli dokümanı su yüzüne çıkartıyor, binbir zahmetle kitaplaştırıp foto-graf dünyamıza ve sonraki kuşaklara armağan ediyor.
Baskın çoğunluk ışıltılı vitrin oluşturmak için yok yere kendini paralarken, az sayıda deneyimli ve olgun insana bu hal soğuk geliyor. Deneyimi, birikimi, kayda değer meseleler için üretime dönüştürme arayışı, o soğuk vaziyetten uzak olmayı bir bakıma zorunlu kılıyor zaten.
Uğur Kavas, kelimenin tam anlamıyla bir kültür insanıdır. Folklor üstadıdır. Doğup büyüdüğü ve ömrünü geçirdiği kente borçlu olduğunu düşünenlerdendir. Başkent Ankara’nın kültürüne, folkloruna, meseleyle ilgili sivil toplum kuruluşlarının içinde yıllarca yer alıp emek vererek ve araştırmalar yaparak borcunu ödemeye çalışır.
Usta foto-grafçı bize 2017’de yolladığı iletide, özgün yapıya sahip dünyada sadece 2 paraşüt kulesi bulunduğunu, ikisinin de Türkiye’de olduğunu (İzmir ve Ankara Paraşüt Kuleleri), uzun zamandır onlarla ilgili araştırmalar yaptığını, bir kitap yapmayı ümit ettiğini bildirmişti. O zorlu macerayı da tamamladı ve 2018 yılında kitaplaştırdı. Ve devam etti çalışmaya, yeni kitaplara yelken açtı.
Popüler olma ihtimali bulunmayan kitapların çok miktarda baskısı yapıldığında kitapların elde kaldığını, o yüzden az miktarda dijital baskı yapacağını, hazırladığı kitapların kütüphanelere girmesini sağladığı takdirde muvaffak olduğunu düşüneceğini, mutlu olması için bunun yeterli olduğunu söylüyordu Uğur Kavas. Nitekim haklı olarak öyle yaptı.
Bununla birlikte, her kitaptan sonra bir sonraki kitabın dosyasının hazır olduğunu ekliyor ve her zamanki mütevazı, bilge tavrıyla “Ya nasip!” diyor, değerli dostumuz Uğur Kavas.
Yapıldığı zaman ilgi görmeyen böyle önemli çalışmalar, on yıllar sonra çok önemli olacaklar ve temel kaynaklar arasına girecekler, yüzyılı aşabildiklerinde ise paha biçilmez eserler haline gelecekler hiç kuşkusuz.
Sayın Kavas’ın emek verip hazırladığı eserler sıradan şeyler değil. Birkaç on yıl sonra birileri çıkıp bu gün Uğur Kavas’ın yaptığı gibi foto-graf arkeolojisi yapacaktır muhakkak.
Gelecek zamanlar hiç kuşkusuz birileri ülkemiz fotografında geçmiş zamanda kimlerin ne yaptığına dönüp bakacaktır. O zaman, Uğur Kavas’ın yıllarca emek verip ortaya koyduğu bu eserlerle ve buna benzer çalışmalar yapan başka insanların eserleriyle karşılaşılacaktır.
Onların düşeceği birkaç küçük not, bunca meşakkatli çalışmanın, emeğin, özverinin en büyük karşılığı olacaktır.
Tekin ERTUĞ
Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…
Yorumlar
Tekin Bey,
Yazılarınızı okuyunca sormadan edemiyorum; Böylesine değerli kimbilir kaç emekçi, gönülden, karınca misali hiç bıkmadan usanmadan tarihimize notlar koyuyor? Ve neden bu değerli insanları destekleyecek, gün yüzüne çıkaracak organizasyonlarımız yok? Neden yok? Neden olamıyor? Neden yapmak istenmiyor? Yarım yamalak yapmaya kalkanlar da neden ticari kaygı içinde oluyor?
Sanat, toplulukların kültürle haşır neşir olarak "toplum" olmasını sağlayan her şeyi içinde barındıran bir olgu. Sanat, yaşamda insana birey olarak toplum içinde yer almasını sağlayacak yetkinlikleri veren etkinliklerin tümüdür.
Buna katkısı olan tüm emekçilere selam olsun.
Sevgi ve saygılarımla
Hayatını yaptığı işe adayan böyle insanların önünde saygıyla eğiliyorum. Değerlerinin bilinmemesi çok üzücü.
Keşke onlarca yıl sonra değil de, onlar hayattayken çalışmalarının değeri anlaşılsa, çalışmalarının takdir edildiğini görseler, bunca emeğin karşılığında o manevi hazzı yaşasalar. Keşke...
Size ve sizin nezdinizde değerli Uğur Kavas ustamıza saygılarımı iletiyorum.