BLOG

Hamit Yalçın’ın Ayasofya fotoğrafları

Usta fotografçı Hamit Yalçın, profesyonel fotografın tanınan simalarından biri olmakla birlikte, amatör fotograf kulvarında gerçekleştirdiği etkinliklerden ötürü zaman zaman yollarımızın kesiştiği oldukça mütevazı insanlardan biridir. Analog tabir edilen filmli dönemde amatör ortamda karşılaştığımız profesyonel ustalar neredeyse hep aynı insanlardı ve sayıları oldukça sınırlıydı. Bir kişinin bile ismini an itibariyle hatırlayamaz da burada telaffuz etmeyi ihmal ederiz kaygısıyla isimleri paylaşmayı uygun görmesek de, fotograf serüveni otuz yılı aşmış olan bütün amatörler bahse konu ustaları bilirler. En büyük ustalar onlardı ve bir vesile ile yollarının düştüğü amatör ortamlarda el üstünde tutulurlardı.

Dijital sistemin hayata dahil olup büyük bir hızla etkisini artırmaya başladığı yıllarda amatör fotograf kulvarı öylesine kalabalıklaştı, öylesine hareketli bir hal aldı ki o zamana dek sadece kendi kulvarında kalmayı yeğlemiş olan profesyoneller de amatör ortamla yakınlaşmaya başladılar ve sergi, gösteri gibi etkinlikler gerçekleştirmek suretiyle amatörler nezdinde görünür hale geldiler. Elbette ki bu olumlu bir durumdu ve daha önce bilmediğimiz, tanımadığımız pek çok ustayı görmeye, tanımaya başladık.

Öyle canlı bir atmosfer oluştuğu vakit, fotografa bir ömür vakfeden ustalardan bazıları stüdyolarının, karanlık odalarının, ofislerinin, özetle hayatlarını idame ettirdikleri iş ortamlarının uzağında bulunan amatör ortama yavaş yavaş bakmaya ve onlarla biraraya gelmeye başladılar. Bir yerde iş hayatı ve siparişe/talebe dayalı profesyonel fotograf, diğer yerde ise başka mesleklerden insanların gönüllü birlikteliğine dayalı amatör fotograf. Ayrı yerlerde dursalar bile ortak bir bağ var. Ortak bağ, fotograf. Bu bağlamda olmak üzere bilginin, deneyimin, birikimin paylaşılması kadar kıymetli bir şey olmasa gerektir.

Amatör fotograf ortamında bir vakitler el üstünde tutulan büyük ustalara, fotografta dijital sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte yeni ustalar ilave oldu. Çok da iyi oldu. Amatör fotograf kulvarı fotografın kuramsal entelektüel boyutuna fazlasıyla ilgi gösterdiği için, gerek meslek uygulamaları, gerekse sanat tartışmalarının sürekli gündemde tutulduğu bir kulvar oldu ve hâlâ da öyle devam etmekte. Akademi bir yana. Daha ziyade fotografın teknik ve meslekî uygulamalarına bağımlı davranmak zorunda olan profesyonel kulvar meselenin pratiği konusunda son derece deneyimli ve birikimli iken, fotografı amatör uğraşı olarak seçip benimsemiş ve asıl mesleklerinden hayatlarını kazanma rahatlığına sahip olan kulvar da kuramsal entelektüel boyutla sürekli ilgilenip kafa yorduğu ve tartıştığı için meselenin teorisi konusunda kısmen dahi olsa birikimli idi. Teori ve pratiğin atbaşı olmasının önemini söylemeye bile gerek yok. Masada düşünülüp tasarlananın sahada her zaman karşılık bulmadığı, bir yığın pürüz çıktığı malûmdur. Sahadaki olumlu-olumsuz deneyim her defasında masaya dönmeli ve yeniden ele alınmalıdır. Eski büyük ustalarımızdan sonra, profesyonel ortamdaki yeni ustaların görünür hale gelip amatör ortamla buluşmasının, teori ile pratiğin atbaşı hale gelmesi konusunda ciddi anlamda katkıya yol açtığını söylemek yanlış olmaz. Hayatın içinde birlikte adım adım yol alırken pek bunun farkında olunmaz. Ancak belli bir zamanın sonunda bir adım geriye çekilip süreç gözden geçirildiğinde olup biten daha net görülür. Ellili, altmışlı, yetmişli yılların önde gelen ustalarından sonraki kuşak ustaların (amatör-profesyonel) fotograf ortamına anlamlı katkıları olduğu inkâr edilemez.

Koşulların olgunlaşmasıyla birlikte meraklı, çalışkan, maharetli, üretken bazı amatörlerin araştırmaya yönelmeleri, yoğun emek ve zaman koymaları, fedakârlık göstermeleri sonucunda kırklı, ellili, altmışlı, yetmişli yılların amatör-profesyonel ustalarından bir kısmı daha, özellikle amatör cenah tarafından bu güne dek isimleri pek bilinmeyenler, yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başladı. Onlarla ilgili belgelere ulaşıp okudukça kültür-sanat hayatımız daha da renkli bir hal alıyor ve zenginleşiyor. Topyekûn ustaların yapıp etmeleri ülkemiz fotografının vaziyetini gösterir. Hiç birini diğerinden ayıramayız.

Hem akademik düzlemde, hem de alaylılar nezdinde bir inceleme, değerlendirme yapılacaksa görünür kılınabilmiş her usta dikkate alınmalıdır. Ne kadar fazla usta görünür kılınabilirse, o kadar iyidir. Bu itibarla bir vakitler kendi ofislerinde, stüdyolarında, karanlık odalarında işleriyle meşgul olan ustaların iş ortamı dışında kalan amatör ortamla kaynaşması çok kıymetlidir.

Hamit Yalçın da, ömrünün önemli bir kısmını profesyonel fotografik düzlemde geçirmiş, bir vakitler ofisinde, stüdyosunda, karanlık odasında kendi işiyle meşgul olmuş biri iken, bir zaman sonra amatör kulvarla buluşmuş, sergi ve gösteriler gerçekleştirmiş, bilgi ve deneyimlerini paylaşmış ustalardan biridir. Gerek Hamit Yalçın ustanın, gerekse diğer ustaların amatör kulvarla birlikteliğine vesile olmuş her kim varsa kutlamak icap eder. Çünkü bu tavır, teori ile pratiğin birlikteliğine yol açar. O yüzden çok kıymetlidir.

Sayın Hamit Yalçın’la, usta fotografçıların yaşam öykülerini, fotograf serüvenlerini, fotografa-sanata dair yaklaşımlarını, duygu ve düşünce dünyalarını kaleme alıp kitaplaştırdığımız, “Işıkla Resmedenler” serisini hayata geçirdiğimiz dönemde kendi ofislerinde uzunca sohbet edip kayıt gerçekleştirmiştik. Sayın Yalçın profesyonel kulvardaki inişli çıkışlı fotograf yolculuğunda oldukça büyük bir birikime sahip olmuştu. Hayatını fotografla kazanmış, fotografı da severek yapmıştı. Tanıtım-reklam fotografı alanı kolay bir alan değil. Yaptığınız şeyi beğendireceksiniz. İşiniz göz dolduracak. Rakipleriniz var. Onlar arasında öne çıkmayı başaracaksınız. Size güven duyulacak. Hamit Yalçın da mesleğini icra ederken çeşitli kesimlerden pek çok insanla karşılaşıp tanışmıştı, insan ilişkilerini sağlam tutması ve birbirinden farklı fotografik çalışmaların üstesinden gelmesi icap etmişti. Mesela bunlardan biri demokratik seçim dönemlerinde siyasi yelpazenin bir ucundan diğerine çok farklı figürün seçim afişlerinde, bildiri ve broşürlerde kullanmak istedikleri portrelerinin yapılmasıdır. Siyasi arenada aday olan insanlar bu işi rastgele birine yaptırmazlar. Emin olmaları gerekir. İşinin ehli insan ararlar. Sayın Yalçın’ın bilgisi, deneyimi, birikimi ve teknik donanımından ötürü bu alanda çok ciddi itibar sahibi olduğunu biliyoruz.

Hamit Yalçın’ın, profesyonel uğraşısının yanında, amatör bir yaklaşımla, yani herhangi bir parasal karşılık beklemeksizin güzel ülkemizin doğasını belgelemek üzere çokça emek ve zaman harcadığını, bütün olanaklarını seferber ettiğini de biliyoruz. Memleketin insanı, kültürü, dağı, taşı, ovası, tarihi antik alanları, anıtsal yapıları ziyadesiyle ilgilendiği alanlardır. Ustanın meslek kaygılarını bir yana bırakarak kültürel ve sanatsal kaygılarla ele aldığı, dolayısıyla profesyonel yaklaşım ve amatör ruhla örtüşen çabalara en iyi örneklerdir bunlar. Onca zamanın bilgisi, deneyimi ve birikimiyle yapılan çalışmaların sonucunda ortaya çıkan arşiv ise son derece kıymetlidir.

Bu çalışmalar arasında biri var ki hakikaten çok etkileyici. Böyle bir şey söylediğimiz için, ustanın diğer çalışmalarının aynı kıymette olmadığını ima ediyor değiliz. Hepsi teknik olarak çok başarılıdır, içerik olarak çok önemlidir. Sözünü ettiğimiz özel çalışmayı diğerlerinden ayıran, mekânın bambaşka bir yaklaşımla ele alınıp fotografik görsel kayıtlarının yapılmasıdır. Bu, çok farklı bir Ayasofya çalışmasıdır. Ustanın teknik bilgisi ve fikir altyapısı böyle bir çalışmanın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Fotografları bir araya getirip birleştirdiğinizde yaşayan canlı bir Ayasofya ile karşı karşıya geliyorsunuz. İçine girip dolaşabileceğiniz, her yerini birebir görebileceğiniz fotografla oluşturulmuş bir Ayasofya tahayyül edin. Bu özel çalışma sayın Yalçın’ın teknik bilgisi, beceresi, birikimi ve donanımı hakkında izleyicinin ihtiyaç duyacağı olumlu izlenimi fazlasıyla verir.

Ustaya saygıyla,

Tekin Ertuğ

İlk gençlik yıllarında amatör olarak uzun süre resim ve karikatür yaptı, edebiyat dünyasına yakın durdu. Üniversite sonrası amatör olarak Halk Müziği ve Kültürü konusuna eğildi. 90’lı yılların başlarında amatör olarak fotografa başladı. Resmi ve Özel Kurum ve Kuruluşlarda Temel Fotoğraf Eğitimi Seminerleri ve İleri Düzey Fotograf Seminerleri verdi, Atölyeler gerçekleştirdi. Basılı ve sanal ortamda Felsefe, Yazın ve Fotograf dergilerinde fotografa ve sinemaya dair yazıları yayınlandı. Sinemaya, edebiyata, müziğe, fotografa ilişkin okumalarını sürdürmekte, çeşitli metinler kaleme almakta, denemeler ve/ya eleştirel denemelerle yazı serüveni devam etmektedir.Ulusal ve uluslararası fotograf yarışmalarında jüri üyesi oldu, çeşitli platformlarda gösteriler ve söyleşiler gerçekleştirdi, panelist oldu, çalıştaylarda bildiri sundu.Fotografın farklı kulvarlarındaki usta fotografçılarla bir dizi söyleşi/röportaj gerçekleştirmek suretiyle onların yaşam öykülerini, fotograf serüvenlerini, duygu ve düşünce dünyalarını kitaplaştırıp sonraki kuşaklara aktarmaya çalıştı. Kitapları: “Fotograf Sanatı Üzerine” 4 cilt. “Fotoğraf Ustaları” 10 cilt “Işıkla Resmedenler” 16 cilt “Handan Tunç ile Sanat (Özelde Fotograf) Üzerine Söyleşi “Kan Çiçekleri” (Ressam Hikmet Çetinkaya’nın otobiyografisi) “Sicim” (Ressam Ahmet Yeşil’in biyografisi) “Bir Lisan-ı Münasip Foto-Graf” “Dikensiz Kirpi” (Eleştirel Deneme) “Köhne Bahar” (Roman) “Demir Çıra” (Öykü) “Kırık Köşe Taşları” (Öykü) "Foto İntelijansiya" "Fotoloji / Fotologya"

Yorumlar

  • Ayasofya'yı binlerce fotoğrafçı gezmiştir. Şimdiye kadar kimsenin göremediği açıların, düşünemediği kompozisyonların Hamit Yalçın tarafından fotoğraflandığına tanık oluyoruz.
    Daha önce bir tek kareyle Sosyal Medyada karşılaştığımız karenin, çok farklı bakış açısıyla seri hale getirildiğini bu makale ile görüyoruz.

    Ufuk açıcı çalışması ve ülke tanıtımına katkısı nedeniyle, Hamit Yalçın ustamızı tebrik ediyorum.

    Böylesi beceriyi görünür kılan, layık ettiği değeri veren Tekin Ertuğ hocamıza teşekkürler...

  • Tekin Bey sessiz kalmayı yeğleyen fotoğraf gönüllülerini tanıtmaya devam ediyor. Fotoğraflar Ayasofya'nın mistik ortamını çok iyi yansıtıyor. Gören göze yazan kaleme sağlık...

  • günaydın,ayasofya bir kültürel ve evrensel bir hazine,tarihin her döneminde,fotoğrafçının baş aktörlerinden biri olma niteliğini koruyan bir kültürel miras,kültürel miras,ama mirasın asal sahipleri bu temeyı ekranlarına yansıtamoyorsa burada düşünülmesi gereken sorular vardır..yani ben ayasofyayı istediğim ve düşündüğüm gibi görüntülemiyorsam "makinam bana serzenişte bulunacak ve beni azarlayacaktır,ama ne çareki benim böylesi şişirme bir uygulamaya,birilerini bu yolla nemalanmasına katkıda bulunmam kendime olan saygımı yitirmem anlamına gelir,ki bu olmamalı,ama naparsınız ki günümüz "olmazsa olmazların oldurulduğu bir dönemi yaşıyor"bu yanlışın bir an önce düzeltilmesi dileklerim ile,tüm fotoğraf dostlarına bol ışıklı an'la rve günler dilekleri ile.

Paylaş
Yazar:
Tekin Ertuğ
Etiketler: Sanat ve Sanatçı
  • yakın zamanda gönderilenler

    Filmi zorlamak (Push Film) Nedir, Nasıl Yapılır?

    Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…

    % gün önce

    Yapay Zekâ, Yapay Dünya, Yapay Fotoğraf

    Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…

    % gün önce

    İç mekanlarda filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha mı zordur?

    Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…

    % gün önce

    Film fotoğrafçılığında pozometre olmadan flaş kullanmak

    Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…

    % gün önce

    Günümüz Fotoğrafçılık Trendleri: 2026 İçin Beceriler ve Kariyer Fırsatları

    Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…

    % gün önce

    Eksikliğini hissetmemek, muhtaç olmamak; Doktorlarımız…

    Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…

    % gün önce