Dernek değiliz. Yerimiz Sebahattin, Ertan ve benim aklımla sizin bilgisayar ekranınız. Şaka gibi gelecek ama sanal ortamda etkinlik düzenlemeyi Sebahattin ile ilk defa 2018 Eylül ayında konuştuk ve kulağımızın üstüne yattık. Açıkçası başlarken de aklımızda “Acaba?” sorusu dönüp duruyordu. Korkunun ecele faydası yok ki. Bir şekilde başladık işte.
İsa Özdemir’in katkısı bize inanılmaz bir motivasyon kazandırdı. Hala o videoyu dönüp dönüp izlemekten kendimi alamıyorum. İsa Özdemir, anlattıkları ve örnekleriyle zihin gözümün kapısını biraz daha aralayıverdi.
Farkındalık yaratacaksın
“Farkındalık yaratacaksın” dedi. İş hayatında da buna benzer bir söylem demez miyiz; farklı olacaksın… Ancak “Farkındalık yaratmak” anlam olarak daha derine inen bir ifade. Benim zihnimde “karşındakine, izleyiciye etki etmek” olarak zuhur etti. Üzerine basa basa düşündüğümde bu ifadenin doğruluğuna daha çok emin oluyorum. Peşinden gideceğim bir söylem bu.
Fikir oluşturacaksın
“Fikir oluşturacaksın” dedi. Hemen aklıma değerli gazeteci Uğur Mumcu’nun sözü geldi; bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar…
Bir fotoğraf projesine ön ayak olacak fikir oluşturmak ancak hem sanatın diğer disiplinlerinden, felsefeden, psikolojiden, çevreden, sosyolojiden ve hayattan bilgi sahibi olmadan olabilir mi? Zaten bunu İsa Özdemir de ifade etti. Fotoğrafçılığımızı beslememiz gerekiyor.
Biçimsel dil oluşturacaksın
“Biçimsel dil oluşturacaksın” dedi. Fikrini anlatabilmek için, daha doğrusu iyi anlaşılması ve farkındalık yaratması için projeye ilişkin biçimsel dile ve yapıya önem vermek gerekiyor. Burada fotoğraf temel unsurlarını da dahil ederek fotoğrafçı kendi biçimini oluşturmalı. Benim anlamlandırmam bu yönde oldu.
İşin zor yanı bitmek üzeredir. Artık “Çekim planlaması”, “çekim yapmak” aşamasına geçilebilir. “Değerlendirme/Seçme” ve arkasından “fotoğraf işleme” yine işin zor yanıdır. Hangileri fikrimizi en iyi şekilde aktaracaktır? İzleyici hangilerinde fotoğrafçıyı bulacaktır?
İnstagramda son yayınladığım üçlü fotoğrafa yazdığım açıklama şöyleydi; “Bazen her şey gözümüzün önündedir ve biz bunu göremeyiz. Sorun bunları zihin gözümüz ile nasıl göreceğimizi bilmemektir”.
İsa Özdemir’in zihnimde bıraktığı izden hareket ederek onun tarzını kopyaladım. Umarım bu kopyacılığım esinlenmeye ve sonrasında kendi tarzıma dönüşür. Burada yer alan fotoğraflar bu izden yola çıkarak arşivden seçtiklerimin sunuş biçimini farklılaştırarak yapılmıştır. Örnek olması için farklı konu ve içerik olan fotoğrafları özellikle seçtim.
Sağlıklı huzurlu ve iyi fotoğraflar yapacağımız bir 2021 yılı diliyorum.
Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…
Yorumlar
Etkinlikten sonra insan gözü gayri ihtiyari benzer görüntüler arıyor. Her zaman gördüğü ama farkında olmadığı görüntülerden, bir başkasının sanatsal yaklaşımı ile ne kadar güzel sonuçlar çıktığını görünce hayran kalıyor. Kendi bakış açısı ile özgün kareler görmeye çalışıyor. Buda demek oluyor ki İsa beyin sunumu beklenilen etkiyi yaratmış. Bu sunumun hazırlanmasında ve bize ulaşmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.
Bunun gibi daha nice faydalı etkinliklerde buluşacağımız, sağlık ve huzur dolu bir yeni yıl dilerim.
Selam ve saygılarımla