Lale devri 1718-1730 tarihleri arasında III. Ahmet’in saltanat sürdüğü 18. yy. başlarına denk gelen dönemdir. Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’dır. Ancak bu tanım çok daha sonra yapılmıştır. Birçok yerde dönem, kültür ve sanat faaliyetlerinin öne çıktığı aynı zamanda batılılaşma süreci olarak tanımlansa da zevk ve sefanın, israfın zirve yapmasını örtbas edemiyor. Böyle olsa da dönemdeki yenilik anlayışının önemi büyüktür. Örneğin, matbaa bu dönemde -yani Avrupa’dan yaklaşık iki yüz yıl sonra olsa da- faaliyete başlamıştır. Bu ıslahatların arkası gelir mi? ne yazık ki hayır.
Şu soru ve cevabı önemlidir: bu yapılan ıslahatların halka özellikle Anadolu’da yaşayan halka faydası var mıydı? Cevap “hayır”. Halk kulaktan duyma zevk ve sefa haberleri alıyordu. Sefa, eğlence ıslahatın üzerine koyu bir gölge gibi çökmüştü. Ordunun ve yoksulluktan kırılan halkın gözünde dilinde olan bu zevk ve sefaydı.
“Lale: Doğada, Tarihte, Sanatta” kitabında Prof. Dr. Gül İrepoğlu, lalenin Türklerle birlikte Orta Asya’dan yola çıkıp, İran’dan geçerek oradan Anadolu’ya ve İstanbul’a geliyor ve tüm dünyaya nasıl yayıldığından bahseder. Özbeöz Türk çiçeği desek abartmış olmayız. Ayrıca Anadolu Selçuklularının çinilerinde lale motifleri yaygın olarak kullanılır. Dersaadet’de yetiştirilen Lale 1718 Karlofça antlaşması sonrası çok hızlıca popüler olur. Her yer Lale bahçeleriyle donanır.
Kadim Anadolu topraklarına özgün onca çiçek arasından öne çıkan “Lale” sarayın ve dersaadet sosyetesinin gözbebeği oluverir.
“Parantez açalım; Gül, Haçlıların sembolü olduğu bilinmektedir.”
“Jâlelerden takınur tâcına gevher lâle
âh olupdur çemen iklîmine benzer lâle
(Bâkî, Dîvân, G 466/1)”
Ancak, bu işin üzerinde durulmayan ve geçmişten gelen bir yanı vardır. 16. yy’da Kanuni döneminde başlayan Fransa ile ilşkilere bağlı olarak Lale soğanları önce Avusturya daha sonra da Hollanda’ya çoktan ulaşmış ufaktan bahçelerde yetiştirilmeye başlanmıştır. 17. yy’da Osmanlı’da başlayan Lale tutkusu, gelen yabancı elçilerle lale soğanlarının Avrupa’ya götürülmesi süregider.
Bu dönemde Dersaadet’de yetiştirilen Laleler, -sıkı durun- 2000 (ikibin) türe ulaşmış. Muazzam değil mi?
Patrona Halil isyanı Dersaadet’de lalenin dibine kibrit suyu döküp kurutsa da Avrupa, özellikle Hollanda ısrarla her türlü iklime uyabilen çiçeği yaygınlaştırarak yetiştirmeyi sürdürür. Patrona Halil isyanı ile bu dönem kapanırken Osmanlı gerici zihniyete dönüş yaparak Britanya hanedanı gibi olmanın fırsatını kaçırır.
Tuhaf bir soru gibi dursa da “birbirine zıt iki yönde oluyor” diye açıklama yapmak doğru olacaktır. Şimdi şu adı kenara yazalım: Charles de l’Écluse (https://tr.wikipedia.org/wiki/Charles_de_l%27%C3%89cluse), kendisi Flaman hekim, botanikçi ve bahçecidir. İşte bu zat lale yetiştirme işini takıntı haline getirir. Bu takıntı halka sirayrt edince bir zaman sonra da Hollanda “Lale çılgınlığı – Tulpenmania” noktasına geliverir.
Hollanda bu işin peşini bırakmayıp devley yönetimlerince de destek görünce lale yetiştiriciliği bir tarım sektörü oluverir. Günümüzde sadece lalenin ekonomiye katkısının 1.500.000.000 € (bir buçuk milyar Euro) olduğunu söylüyorlar. Hollanda’nın birçok yerinde lale yetiştirilen çiftliklerin yanısıra lale bahçeleri de yer alıyor. Keukenhof, Amsterdam’a da yakın olması nedeniyle en meşhur olup turistler
tarafından ziyaret edileni. Giriş ücreti 20 € ve günde sadece 45.000 (kırk beş bin) kişi alıyorlar. Önceden rezervasyon yapmazsanız bilet bulamıyorsunuz. Otuz gün açık kalıyor. Hollanda’nın sadece çiçek soğanı ve süs bitkileri ihracatı 2020 yılında dokuzbuçuk milyar Euro olmuş. Çiçek deyip geçmemek gerek. Bunun içinde lalenin payı %10 üzerinde olmalı.
Diğer yandan T24 de 2017 de (https://t24.com.tr/haber/hollandadan-ithal-laleler-sorusuna-devlet-sirri-yaniti,414531) ilk cümleleri şöyle: “Türkiye, son 2,5 yılda Hollanda’dan 86 milyon dolarlık çiçek satın aldı. CHP’li Tanrıkulu, Gümrük Bakanı Tüfenkci’ye “Çiçekleri hangi belediyeler ithal etti” diye sordu. Bakan Tüfenkci ise “Bu bilgi gizlidir” yanıtını verdi.
Türkiye 2,5 yılda Hollanda’dan 38 milyon 195 bin 130 kilo çiçek ithal etti. Karşılığında da 86 milyon dolar ödendi. Sadece 2017’in ilk 5 ayında 9,1 milyon kilo çiçeğe, 16,7 milyon dolar ödeme yapıldı”. Bu da lalenin ekonomiye değer eksilten etkisi.
Belli başlı ve en çok bilinen lale bahçeleri hakkında kısaca not düşmekte fayda var. Olur da bir gün okuyucu yolu uygun zaman diliminde bu bahçelerin yakınlarına düşürür de ziyaret etmek ister.
Yukarıda bahsi geçen Keukenhof (https://keukenhof.nl/en/), Hollanda lale bahçelerinin belki de adı en iyi bilinen bir tanesi. Amsterdam’a yakın olması turistlerin için kolay ziyaretini sağlıyor.
Venlo’da bahçe fuarı Floriade, dünyanın en büyük bahçecilik etkinliğidir ve çiçek ve bitki teknolojisindeki en son gelişmeleri sergiler. Ziyaretçiler, lale tarlalarının yanı sıra dünyanın dört bir yanından diğer çiçeklere, bitkilere ve peyzaj düzenlemelerine hayran kalabilirler. https://floriade.com/
Bollenstreek, Hollanda’da lale tarlalarıyla ünlü bir bölgedir ve popüler bir turizm merkezidir. Ziyaretçiler, lale tarlaları arasında gezinerek fotoğraf çekme imkanını elde ediyor. Gerçi her lale bahçesinin çevresinde yer alan ucu bucağı zor görünen lale tarlalarında gezinmek ve fotoğraf çekmek mümkün. https://www.bollenstreek.nl/
De Wilds Rozen, Hollanda’nın güneyindeki Sassenheim’daki lale çiftliği geleneksel yöntemlerle yetiştirilen eşsiz laleleriyle bilinir. https://www.dewilde.nl/
Noordoostpolder, Flevoland’da lale tarlalarıyla tanınan bir bölgedir. Ayrıca burada dünyaya lalelerin satıldığı Emmeloord’daki çiçek müzayedesini ziyaret edebilir. https://www.noordoostpolder.nl/
Tek bir çiçeğin böylesi bir ekonomik değeri olması inanılmaz gibi duruyor. Ancak bunun için sarfedilen çaba ve akıl düşünülünce her şey yerli yerine oturuyor. Bu “akıl” ve “bilim”in teknolojinin yanı sıra tarım gibi insanın var olduğundan bu yana ki uğraşında bile ne denli önemli olduğunun göstergesidir. Tekrar başlıktaki soruya gelirsek cevabını bir deyişle vermek uygun olur mu? “Tarih tekerrürden ibarettir”. Hangi uluslar için?… Ve nasıl?…
Not: Fotoğraflar Nisan 2024 de Keukenhof lale bahçesi ziyaretinde çekilmiştir.
https://www.tarihdefterim.net/2023/06/osmanli-devletinde-zevk-ve-sefa-donemi.html
Prof. Dr. Gül İrepoğlu | Yalnızca Topraklarımızda Değil, Kültürümüzde de Kök Salan Çiçek: Lale: http://www.istanbul.gov.tr/lale#:~:text=Lale%2C%20T%C3%BCrklerle%20birlikte%20Orta%20Asya,ya%20ve%20%C4%B0stanbul’a%20geliyor.
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…
Çektiğiniz fotoğrafların kendi çabanızla negatif üzerinde belirmesini görmek adeta bir sihir gibi! Teknik yönün yaratıcılıkla…