Bu fiili duyunca akla ilk gelen roman, hikâye, şiir gelmesi ve “okumak” fiilini yazmak ile özdeşleştirip illa okunacak kelimeler, cümleler, paragraflar, sayfalar düşündürmesinin çok yanlış bir tarafı olmasa gerek. Romanı göz önüne alırsak eylem sayfaları okuyup nihayetinde son sayfaya gelmenin çok daha ötesinde bir şeydir. Yazarın okuyucuyu alıp götürdüğü kurgu dünyası nice göstergebilim öğeleri ile çok fazla gönderme yapıp anlamlar oluşturmaya yol açabilir. Aynı şey şiir için de geçerlidir. Şairin azıcık kısa mısralara yüklediği anlamın peşinde koşmak gerekir. Okumak sadece edebiyat ile kısıtlı değil. Bunu zaten biliyorsunuz. Resim okumak başka bir uğraş. Müzik okumak var. Fotoğraf okumak var. Tabii çok daha meşakkatlisi “film okumak” var. Sahneler gözünüzün önünden saniyeler mertebesinde akarken yönetmenin ne demek istediğini, hangi öğelerler nerelere nasıl göndermeler yaptığını anlamlandırmak başlı başına bir iş. Ve hangi dalda okuma yapılırsa yapılsın çok iyi bir kültür birikimine ihtiyaç duyulması kaçınılmaz.
Zor okunur ve anlatılır. İşte bu noktada size sinema sanatı üzerine emek vermeye ve çaba sarf etmeye devam eden tanıtmak istediğim değerli bir insan var: “Yalçın Savuran.” Kendisini tanımam üç cengâver insanın (Tanju Akleman, Ömer Bakan, Gökşen Çardak Erata) gayretle sürdürdükleri “Fotoğraf Bahane – instagram @fotograf_bahane)” etkinliğinde “Fotoğrafın Sinemasal Yanı” sunumu ile oldu.
Sunumu için gösterdiği film pasajları üzerine anlattıkları çok farklı bir dünyanın kapısını aralayıverdi.
Hemen arada bu filmlerin sinemalarda gişe rekoru falan kırdığını düşünmeyin. Yönetmenin “Felsefenin görsel hali nasıl olur?” sorusuna karşılık bulduğu filmler bunlar. En bilinen -ya da ilk aklıma geliveren- Akira Kurosawa – Japon, Andrei Tarkovsky – Rus ve Nuri Bilge Ceylan.
1961 İstanbul doğumlu. Marmara Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi mezunu. 1975′ den beri fotoğrafla ilgileniyor. İFSAK la tanışması 1995. Fotoğraf yarışmalarına hiç katılmadı, katılmayı da düşünmüyor. İFSAK la ilişkisi eğitmenlik düzeyinde devam etmekte. İTÜ (İstanbul Teknik Üniversitesi) Güzel Sanatlar Bölümünde fotoğraf ve sinema dallarında öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2000 yılından itibaren temel ve ileri düzey fotoğraf eğitiminin yanı sıra çeşitli eğitim kurumları ve üniversitelerde ‘Fotoğraf Tarihi ve Kültürü’, ‘Kent Kültürü’, ‘Sinema’ üzerine dersler verdi. Fotoğrafa eğitmenlik ve danışmanlıkla devam etmekte. Çeşitli kurumlarda ‘Sinemada Görme Biçimleri’ başlığı ile atölyeler yürütmektedir. Karma sergilerin dışında, şu ana kadar gerçekleşen 3 kişisel sergisinin ilkini 2002′ de gerçekleştirdi. Sevdikleri; Büyükada, Beyoğlu, Orfe…
Şu anda Fethiye’nin bir dağ köyünde bostanıyla uğraşırken; görüntüler üzerine düşünüp okumaya, yazmaya ve anlatmaya devam ediyor.
Tabii dayanamadım ve Yalçın Bey’e yazılarını blog sayfamızda paylaşmak izni istemek için Instagram (@yalcinsavuran) üzerinden mesaj attım. Çok bekletmeden talebimi kabul ettiğini bildiren bir cevap geldi. Ve böylece kısa bir tanıtma yazısı gereği ortaya çıktı.
Dolayısıyla Yalçın Bey’in yazılarını yakın zaman içinde sunmaya başlayacağız. Ayrıca güncel etkinliklerden haberdar olmak isterseniz hem kendisinin hem de “Fotoğraf Bahane” Instagram hesaplarını takip edebilirsiniz.
Aramıza hoş geldiniz sevgili Yalçın Savuran.
Festivalin her etkinliğinde tek te bahsetmenin güçlüğünü ve uzun olacağını takdir edersiniz. FEFSAD instagram sayfasında…
Ancak Adams’ın yöntemini uygulamak için çok iyi karanlık odacı olmak gerekiyordu. Günümüzde telefonla şipşak fotoğrafları…
Kitap, hakikaten incelemeye değer bilgilerle donanmış. Görsel Kültür sürecinde ortaya çıkan çeşitli yaklaşımların yanında, temel…
Dünya öylece dururmuş, fotoğrafçı türlü türlü görürmüş. Her bakışta kendinden bir şeyler vardır, Hüseyin usta,…
Paris’le ilk buluşmam iş seyahati için Seul’a giderken oldu. O çağda direkt uçuş yoktu ve…
Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…
Yorumlar
Çok değerli bir ustayı daha Arthenos ailesine kazandırdığınız için teşekkür ederim Okyar abim. Yalçın hocam'a şimdiden hoşgeldiniz diyor ve yazılarını sabırsızlıkla bekliyorum. Fotoğrafına bakınca zaten direk gönül bağı kurdum kendisiyle ve kedisiyle :)
Selam ve saygılarımla.