Bulunduğumuz coğrafyada bir çok olaya “kader” diyerek “kabullen” algısı oluşturmaya çalışılır. Bu yüzden Duygu Asena “Kadının Adı Yok” dememiş midir? Üzerine her türlü sanat dalında çok şey söylenebilecek bir konudur bu. Zaten bu coğrafyada maalesef yapabildiğimiz de “Kadına şiddet” üzerine sadece budur. Amacımız insanlarda farkındalık yaratmak, devlet yönetiminin dikkatini çekmek ve toplumu bilinçlendirmek için çaba sarf etmektir.
Kadına şiddet olayları basına düşecek kadar ilgi çekici olduğunda haberimiz olabilmektedir. İşte bunlardan sizin de hatırlayabileceğiniz bazıları;
Kayıtlara yeterince geçmemekle birlikte, kadınlara yönelik şiddet olaylarına ne yazık ki pek çok ülkede sıklıkla rastlanmaktadır. Kız bebeklerin öldürülmesi, ev içi şiddet, dulların kurban edilmesi ya da sürgün edilmesi, gebe kadına yönelik şiddet, ırza geçme ve kız çocuklarını sünnet etme bunlara örnektir.
Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuatımız devlete şiddetin önlenmesi, etkin soruşturma yapılması, şiddet uygulayanın cezalandırılması, şiddet mağdurunun korunması, zararın tazmin edilmesi ve destek politikalarının oluşturulması yükümlülüğünü vermektedir. Bu noktada devletin en önemli görevi kadına yönelik her türlü şiddetin ortadan kaldırılması, kadınların yargı sistemine güvenmelerinin sağlanması ve adalete erişimlerinin kolaylaştırılmasıdır.
Ülkemizde yaklaşık on yıl kadar önce kadın örgütleri ve milletvekillerinin ortak çalışması ile Meclis’e sunulan ve Türk Ceza Kanunu’nda haksız tahrik, iyi hal ve pişmanlık başlığı ile faile verilen ceza indirimlerinin kaldırmasını öngören teklif, Özgecan cinayeti ile yeniden gündeme gelmiş ve ‘Özgecan Yasası’ olarak anılmaya başlanmıştı.
Yasa teklifinde cezaların caydırıcılığının artırılması, cinsel istismarda “şikâyet” ve 18 yaşından küçük çocukların evlendirilmesinde “rıza” kavramının tamamen ortadan kaldırılması da var.
Yasa teklifinde cezaların caydırıcılığının artırılması, cinsel istismarda “şikâyet” ve 18 yaşından küçük çocukların evlendirilmesinde “rıza” kavramının tamamen ortadan kaldırılması da var. Bu yasa teklifi ne yazık ki meclis raflarında hala beklemede… Ayrıca bekleyen sadece yasa teklifi değil, kamu vicdanı da beklemede.
Bu bağlamda hiçbir canlının şiddete ve tacize maruz kalmaması gerektiği ve en kısa zamanda yasal sorumlulukların yerine getirilmesi düşüncesini taşıyan bir insan olarak ‘’Adım Kadın’’ toplumun her kesiminde farkındalık yaratmak için ele aldığım bir fotoğraf projemdir.
Festivalin her etkinliğinde tek te bahsetmenin güçlüğünü ve uzun olacağını takdir edersiniz. FEFSAD instagram sayfasında…
Ancak Adams’ın yöntemini uygulamak için çok iyi karanlık odacı olmak gerekiyordu. Günümüzde telefonla şipşak fotoğrafları…
Kitap, hakikaten incelemeye değer bilgilerle donanmış. Görsel Kültür sürecinde ortaya çıkan çeşitli yaklaşımların yanında, temel…
Dünya öylece dururmuş, fotoğrafçı türlü türlü görürmüş. Her bakışta kendinden bir şeyler vardır, Hüseyin usta,…
Paris’le ilk buluşmam iş seyahati için Seul’a giderken oldu. O çağda direkt uçuş yoktu ve…
Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…
Yorumlar
🙋🏻♂️
8 Mart'ta Hülya Hanım'ın sunumunu merakla bekliyoruz
Bu anlamlı projeyi farkındalık yaratmak adına sizlerle paylaşmak benim için de heyecan verici ve değerli olacak. Görüşmek üzere.