Birçok fotoğrafçı elde çekim yaparken keskin fotoğraflara sahip olma yolunda birçok zorlukla karşılaşır. Bu işlem çoğu zaman genelinde kamera sarsıntısından kaynaklanan bulanık görüntülerle sonuçlanır. Ne yazık ki, kamera sarsıntısı doğru olmayan elde tutma tekniklerinden, ayna ve obtüratör kaynaklı titreşimlere kadar gerçekten zor ve hatta bazen tanımsız farklı kaynaklardan gelebilir. İkinci konuyu ayrı bir yazı ile sizlerle paylaşacağım. Ben bu yazımda en yaygın olan kamera sarsıntısından bahsetmek istiyorum: kameramızla elde çekim yaparken kabul edilebilir en düşük deklanşör hızı ve bir üçayak (tripod) olmadan keskin fotoğraflar elde etme şansınızı artırmada yardımcı olabilecek “Karşıtlık kuralı” kavramından bahsedeceğim.
İnsan olarak hiçbirimiz özellikle kamera gibi bir nesneyi elde tuttuğumuzda tamamıyla hareketsiz kalamayız. Vücudumuzun neden olduğu minik hareketler bile kameranın sarsılmasına neden olabilir ve görüntülerde bulanıklık oluşturabilir.
Karşıtlık kuralı’nın formülü şu şekildedir;
Enstantane hızı <= 1 / Efektif odak uzaklığı
Yani; Enstantane, “1 / Efektif odak uzaklığı” değerine eşit veya bu değerden küçük (hızlı) olmalıdır.
Kafanız karıştıysa endişelenmeyin – hemen bir örnekle açıklayalım:
Nikon D810 gibi tam kare (FF) bir kamera ve Nikkor 80-400mm f/4.5-5.6G ED VR gibi bir zum lensle çekim yapacağımızı varsayalım. Kural şu şekildedir: 80 mm’de çekim yapıyorsanız, deklanşör hızınız en az 1/80 saniyeye ayarlanmalıdır; 400 mm’ye yakınlaştırırsanız, deklanşör hızı en az 1/400 saniye olmalıdır. Bu kurala uygun deklanşör hızları kullanmak fotoğraf makinesinin bizden kaynaklı sarsılmasından oluşan bulanıklığı bir dereceye kadar önlemelidir.
Çünkü, odak uzaklığı ve kamera sarsıntısı arasında direkt bir korelasyon vardır – odak uzaklığı ne kadar uzun olursa, kameranın sarsılma potansiyeli o kadar artar. Yukarıda bahsedilen 80-400mm objektif gibi uzun bir telefoto zum lensiniz varsa, muhtemelen en yakın odak mesafesine yani 400mm’ye yakınlaştırdığınızda vizörünüzdeki görüntünün ne kadar daha titrek ve kararsız olduğunu fark etmişsinizdir. Çünkü kamera, hareketi, uzun odak mesafelerinde kısa odak mesafelerine göre daha çok büyütür:
Dikkat: Kameranın titremesinden kaynaklanan bulanıklığın, çektiğiniz konunun ayarlanmış obrüratör hızından daha hızlı hareket etmesi nedeniyle oluşan hareket bulanıklığından çok farklı olduğunu unutmayın; nesnedeki hareket bulanıklığı yalnızca o nesneye veya fotoğrafın bir bölümüne yansır ve görüntünün geri kalan kısmı net görünür. Elde çekim yapılacaksa ve karşıtlık kuralı gereği ihtiyacınız olan minumum deklanşör hızından daha yavaş bir hıza ihtiyacınız varsa, üçayak kullanmanız ya da kameranızı sabit bir zemine koymanız net bir fotoğraf için daha doğru olacaktır.
Formülde “Efektif odak uzaklığı” tanımlamasını kullandığımı ve tam kare (FF) fotoğraf makinesi ile örnek verdiğimi lütfen unutmayın. 35mm tam kareden daha küçük sensöre sahip bir kameranız varsa (çoğu giriş seviyesi DSLR’ler ve aynasız kameralar daha küçük sensörlere sahiptir), önce “eşdeğer alan” olarak da bilinen efektif odak uzunluğunu aşağıdaki formülle hesaplamanız gerekir;
Efektif odak uzaklığı = Lens odak uzaklığı x Kamera çarpanı (Kırpma faktörü)
Kamera çarpanı, tam kare sensöre sahip bir kamera için 1’dir. APS-C sensöre sahip bir Nikon DX kamera için kamera çarpanı 1.5, Canon DX kameralar için 1.6’dır.
Bu durumda yukarıdaki 80-400mm objektifi 1.5 kırpma faktörü olan bir Nikon DX fotoğraf makinesinde kullanıyorsanız ve 400mm’de çekim yapıyorsanız;
Minimum obtüratör hızınız = 1 / ( 400 x 1.5 ) = 1/600 saniye olmalıdır.
“Karşıtlık kuralı” genellikle birçok durum için geçerli olmakla birlikte, bir kural değildir – yalnızca elde çekimde fotoğraf makinesinin titremesinden kaynaklanan bulanıklığı önlemek için en düşük obtüratör hızınızı belirleyebilmeniz için bir rehberdir.
Gerçekte obtüratör hızının kamera titremesini nasıl etkilediği aşağıdakileri de içeren bir dizi farklı faktöre bağlıdır:
Objektifiniz veya kameranızda görüntü sabitleme (“titreşim azaltma” veya “titreşim telafisi” olarak da bilinir) özelliği varsa, Karşıtlık kuralı düşer, çünkü slzden kaynaklı kamera sarsıntısını etkili bir şekilde azaltan bir mekanizma vardır artık. Titreşim azaltma veya Görüntü Sabitleme’nin uygulanması ve etkinliği, üreticinin teknolojisi, mercek ve kamera içi görüntü sabitleme, dengeleme teknolojisinin etkin kullanımı ve diğer faktörler dahil olmak üzere birçok faktöre bağlı olduğundan, etkisi kameradan lense büyük ölçüde değişir. Örneğin, Nikon ve Canon görüntü sabitlemeyi objektiflerinde kullanıyor, buna karşın benim de kullandığım Olympus OM-D E-M1 MII aynasız kamera üzerinde 5 eksenli titreşim engelleyici size 5 durağa (stop) varan avantaj sağlarken, lenslerde bu avantaj 2-4 durak telafi potansiyeline sahip. Üstelik eğer M.ZUIKO DIGITAL ED 12‑100 1:4.0 IS PRO ile birlikte kullanıldığında Olympus OM-D E-M1 MII size artı 2 durak daha avantaj sağlar. Bu, Karşıtlık kuralı’nın tavsiye ettiğinin çok çok üstünde oldukça büyük bir potansiyel demektir.
Blogumda birçok yazımda bahsettiğim gibi benim elim biraz titrektir. Bu nedenle Karşıtlık kuralının verdiği enstantane değerinden mutlaka 1 durak daha fazla hıza ihtiyaç duyuyorum. Örneğin genelde birçok kişi 1/60sn enstantane ile net fotoğraflar çekebiliyorken, bende bu sınır 1/125sn.
Fakat yukarıda bahsettiğim Olympus gövdeyi kullandığımda 1sn’de bile çok net fotoğraflar alabiliyorum.
Yukarıdaki örnekteki Nikkor 80-400mm f/4.5-5.6G ED VR objektif, görüntü sabitleme ile gelir ve Nikon, 4 durağa kadar telafi sunduğu için, teorik olarak Karşıtlık kuralı ile önerilen elde çekim enstantane hızını 16 kat düşürürsünüz (her durak bir önceki durağın 2 katı hızındadır). Dolayısıyla tam kare bir kamerada, bu lens ile 400mm’de çekim yaparken elde tutma tekniğiniz iyiyse ve titreşim azaltma (VR) özelliğini açarsanız, Karşıtlık kuralı gereği ve lensin VR sisteminin sağladığı ilave 4 durak avantaj ile 1/25 saniyede nesnenizin keskin bir görüntüsünü çekebilmeniz mümkün olur (konunun hareket etmemesi koşuluyla).
Titreşim azaltma / görüntü sabitleme konusunda daha fazla bilgi için Titreşim Azaltma / Görüntü Sabitleme (VR/IS) Sistemi ve Kullanım İpuçları başlıklı makaleme göz atabilirsiniz.
Modern dijital kameraların birçoğu, “Otomatik ISO” adı verilen ve ışık koşullarına bağlı olarak kameranın ISO değerini kontrol etmesini sağlayan oldukça iyi çalışan bir özelliğe sahiptir. Bazı Otomatik ISO uygulamaları oldukça basittir ve son kullanıcı minimum ve maksimum ISO değerlerini belirtir ve asgari deklanşör hızı üzerinde denetime izin vermez. Gelişmiş Otomatik ISO özelliklerine sahip sistemler ise sadece ISO aralıklarını değil, aynı zamanda ISO’nun değiştirilmesinden önce asgari deklanşör hızının ne olacağını belirtebilmenizi sağlar. Örneğin, Nikon ve Canon modern DSLR gövdeler en iyi Otomatik ISO özelliklerinden birine sahiptirler. Bu kameralarda, asgari obtüratör hızını “Otomatik” olarak tanımlarsanız deklanşör hızı Karşıtlık kuralı’na göre otomatik olarak ayarlanıyor.
Karşıtlık kuralı’na göre minimum enstantane hızını azaltarak veya arttırarak bu davranışı daha da özelleştirebilirsiniz. Örneğin, Otomatik ISO ayarlarında Nikon D750 modelinde asgari obtüratör hızını “Otomatik” olarak ayarlayabilir, ardından çubuğu “Hızlı”ya doğru ayarlarsanız, Karşıtlık kuralı’nı temel alan enstantane hızını iki katına çıkarabilirsiniz. Bu durumda, 100mm odak uzaklığında çekim yaparsanız, deklanşör hızınız 1/200sn’nin altına düştüğünde, kamera otomatik olarak ISO değerini arttıracaktır. Tam bana göre bir özellik değil mi, ben Nikon D810 makinemde bunu hep kullanırım. Dengeli bir objektif kullanıp kameranın en az minimum obtüratör hızına sahip olmasını isterseniz, aynı çubuğu “Yavaş”a doğru hareket ettirebilir ve Karşıtlık kuralı’nın verdiği asgari obtüratör hızını düşürebilirsiniz.
Otomatik ISO’nun nasıl çalıştığının ve kullanım şekillerinin detayları için Otomatik ISO nedir, Ne zaman kullanılır, Ne zaman kullanılmamalıdır? başlıklı yazıma göz atın.
Buradaki konular hakkında soru, yorum veya ilave edecekleriniz varsa, lütfen aşağıdaki “Yorumlar” bölümünden bana yazın.
Işığınız bol olsun.
Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…