Kullandığınız kameranın menü seçeneklerinde, RAW görüntülerinizin kaydedilme şekli ile ilgili çeşitli seçenekler ile karşılaşırsınız. Bu seçeneklerden biri de tipik olarak RAW dosyalarına uygulanan sıkıştırma metodudur. Kamera üreticilerinin değişik RAW dosya sıkıştırma seçenekleri sunmasının çeşitli nedenleri vardır, ancak en basit olanı bellek kapasitesini etkin kullanmaktır. RAW dosya saklama ve sıkıştırma seçeneklerine bir göz atalım ve Sıkıştırılmış, Sıkıştırılmamış ve Kayıpsız Sıkıştırılmış RAW dosyaları arasındaki farkları daha ayrıntılı olarak keşfedelim.
Peki neden RAW dosyaları sıkıştırma ihtiyacı vardır, bu yalnızca JPEG dosyaları için değil mi? Herhangi bir dosyayı çoğaltılma veya kopyalama için sıkıştırma olanağımız hep vardır, sıkıştırma potansiyeli bakımından bir JPEG veya RAW dosyası olup olmadığı önemli değildir. Bu nedenle her fotoğraf makinesinin RAW görüntüleri sıkıştırma seçeneğine sahip olması faydalı bir özelliktir, zira dosya boyutlarının azaltılması için doğrudan bir kolaylık ve yöntem sunmaktadır. Saklama alanımızın kapasitesini etkin kullanabilmemiz için dosyayı tüm verileri ile (kayıpsız) veya dosyanın önemli kısımları dışındaki diğer bilgileri saklamadan (kayıplı) korumak isteyip istemediğinize biz karar veririz.
Üreticilerin RAW dosya saklama konusunda RAW sıkıştırması için seçenekler sunmasının başlıca sebepleri şunlardır:
Farklı RAW dosya sıkıştırma seçeneklerine ayrıntılı olarak göz atalım. Fotoğraf makinenizin markasına ve modeline bağlı olarak farklı seçenekleriniz olabilir, ancak bunların arasında en yaygın kullanılan seçenekler şunlardır:
Çektiğim her kamerada RAW görüntüleri depolamanın en etkili yolu olduğu için her zaman “Kayıpsız Sıkıştırmayı” varsayılan olarak ayarlıyorum.
“Sıkıştırılmış” yani “Kayıplı Sıkıştırılmış” seçeneğini, çekmiş olduğum fotoğraflarda gölgelerdeki ve vurgulardaki ayrıntılarını düzeltmek için kullanabileceğim potansiyel değerli verilerimin kaybolmasına neden olduğu için kesinlikle kullanmıyorum.
RAW görüntüleri farklı sıkıştırma seviyeleri ile birlikte, “bit derinliği” olarak bilinen kanal başına değişen piksel ton seviyeleri depolama potansiyeline sahiptir. Çoğu kamera varsayılan olarak, her bir piksel için 4,096 (2 üzeri 12) ton (Kırmızı, Yeşil ve Mavi) içeren 12-bit RAW dosya ile çekim yapar. Basit matematiksel bir hesaplamayla bu, piksel başına kabaca 68.72 milyar ton seviyesine eşdeğerdir (4096 x 4096 x 4096). Bit derinliği 14-bit’e yükseltildiğinde, kanal başına ton sayısı dört katına çıkarak 16.384’e (2 üzeri 16) çıkar ve toplamda piksel başına 4.39 trilyon renk olur. Günümüzdeki çoğu dijital kameranın 16-bitlik RAW dosyaları için bir seçeneği yoktur, eğer olsaydı piksel başına 281 trilyon tonun üzerinde bir baskı alabilecektik.
Buradan RAW dosyaların herhangi bir sıkıştırma olmadan ne kadar büyük olabileceğini hayal edebilirsiniz!
Dosya boyutu hakkında konuşuyorken, Nikon D810 ile çekilen ortak bir RAW görüntüsüne göz atalım ve büyük dosyaların, bit derinliği ve dosya sıkıştırma seçeneklerine göre ne kadar büyük olduğunu görelim.
Dosya boyutlarındaki farklılıkları gösteren bir tablo:
| Dosya boyutu 12-bit | Azalma (*) | Dosya boyutu 14-bit | Fark (*) | |
| Sıkıştırılmış | 30.066 MB | % 60.9 | 37.055 MB | % 51.9 |
| Kayıpsız Sıkıştırılmış | 32.820 MB | % 57.4 | 41.829 MB | % 45.7 |
| Sıkıştırılmamış | 58.795 MB | % 23.6 | 76.982 MB | % 0 |
| (*) Sıkıştırılmamış 14-bit RAW dosyasına göre hesaplanıyor (76.982 MB) |
Gördüğünüz gibi, 12-bit ve 14-bit arasında seçim yapmak farklı sıkıştırma seviyelerinde dosya boyutlarında oldukça dramatik bir fark yaratıyor. On binlerce görüntüyü göz önüne aldığınızda bu farklılıklar hızla artar. 12-bitlik “Sıkıştırılmış” RAW çekerken dosya boyutunda % 60.9’luk bir azalma olduğu için, bunu seçmek ilk başta iyi bir seçenek olabilir diye düşünebilir. Bu karar, çekim tekniğinize, çektiğiniz çekim şekillerine ve görüntüleri işleme sırasında vurgulardan ve gölgelerden genellikle ne kadar çok bilgiyi kurtaracağınıza bağlı.
Örneğin, portre çekerken doğru pozlama ile pozlamayı iyi bir şekilde ayarlarsanız, sonrasında işlemek için çok az şeye ihtiyaç duyarsınız, bu durumda muhtemelen 12-bit “Sıkıştırılmış” RAW seçimi iyi olabilir. Ancak, gece manzarası, astrofotoğraf veya manzara fotoğrafı çekerken vurgu ve gölge iyileştirme seçeneklerini en üst düzeye çıkarmak istersiniz ve kamera sensörünün tüm avantajlarından yararlanıp hala pratik olarak üretebilmenize izin verdiği için yarı yarıya yer kaplayan 14-bit “Kayıpsız Sıkıştırılmış” seçerek daha güvenli çekim yaparsınız. Dosya boyutu azaltımının ekstra %15’lik kısmı özellikle işleme esnasındaki kurtarma seçeneklerinizden herhangi birini sınırlarsa, bu durumda buna değmez. Bit derinliği ve farklı RAW sıkıştırma seviyeleri düşünüldüğünde bunu mutlaka göz önünde bulundurun!
Bazı kameralar farklı bit derinlikleri ve sıkıştırma seviyeleri arasından seçim yapabilmeniz için seçenek sunmazlar.
Şimdi, birkaç farklı kamera markalarında bu seçeneklerin üzerinden geçelim.
Nikon DSLR kullanıyorsanız bit derinlik ve RAW sıkıştırma seçenekleri kameranızın modeline bağlı olarak değişecektir. Çoğu giriş seviyesi ve amatör seviyedeki kameralarda, RAW sıkıştırma seçenekleri olmaksızın sadece 12-bit ve 14-bit derinlikler arasında seçim yapma seçeneğiniz vardır. Bu, bu kameraların daima varsayılan olarak “Kayıplı Sıkıştırma” yaptığı anlamına gelir.
Nikon üst düzey kameralarda RAW sıkıştırması için üç seçenek sunar:
Ne yazık ki Canon kamera menüsünde farklı bit derinlikleri veya RAW dosya sıkıştırma seviyeleri arasında seçim yapmak için seçenekler sunmuyor; bu nedenle fotoğraf makinenizin hangi bit derinliği ve sıkıştırma düzeyini çektiğini öğrenmek için kamera el kitabına bakmanız gerekecek. Çoğu Canon fotoğraf makinesinde RAW sıkıştırma seçeneği yok. Son yıllarda çıkan tüm Canon DSLR ve aynasız makinelerde 14-bit kayıpsız sıkıştırmalı RAW formatı kullanılıyor.
İlk nesil Fuji X-serisi kameralar 12-bit ile sınırlı iken, tüm modern X-trans kameralar varsayılan olarak 14-bit olarak çekim yapıyor. Fuji, kamera menüsünde bit derinliğinin değiştirilmesine izin vermiyor, ancak bazı kamera modellerinde “Kayıpsız Sıkıştırılmış” seçeneği sunuyor.
Ne yazık ki, tüm mevcut Sony dijital kameralar varsayılan olarak “Kayıplı” 11 + 7 bit delta sıkıştırmasıyla sınırlıdır. Birçok müşteri şikayetinden sonra, Sony, Sony A7R II gibi bazı kameralarında “Sıkıştırılmamış” RAW için bir seçenek ekledi, ancak tabii ki yukarıda açıklandığı gibi büyük boyutta RAW dosyalar elde edildi. Sony, bugüne kadar hiçbir kamerasında “Kayıpsız Sıkıştırılmış” RAW görüntüleri için bir seçenek eklemedi.
Buradaki konular hakkında soru, yorum veya ilave edecekleriniz varsa, lütfen aşağıdaki “Yorumlar” bölümünden bana yazın.
Işığınız bol olsun.
Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…
Yorumlar
Herhangi bir dosyayı sıkıştırırken işlemci için bir "işlem süresi" vardır.
Oldukça güçlü i7 işlemcili masaüstü PCmi kullanarak, 75mb'tan 45mb'a tam boy NEF'i sıkıştırmak için WinRAR 3 saniye sürüyor. D810'un masaüstümün işlem gücüne yakın bir hızda olduğundan şüpheliyim.
Sıkıştırılmamış (daha hızlı) ve Sıkıştırılmış (daha küçük) arasında akıllı bir seçim yapmak için kritik bir ölçüt gerekir. Örneğin spor fotoğrafçısı kamera her bir hızlı çekim görüntüsünü sıkıştırarak parçalara ayrılırken durmasını istemez. Tersine manzara fotoğrafçısı görüntüler arasında sıkıştırma işlemi için geçen süreye tahammül edebilir.
D810 tampon belleği, her görüntüyü sıkıştırmak için yeterli performans vermezken, sıralı bir panorama serisini çekmek için yeterli olabilir diye düşünüyorum.
D810 kameranızın masaüstü sınıfı bir CPU'su olmasa da, günümüzde birçok işlemin "Donanım düzeyinde" gerçekleştiğini ve Nikon'un bu görüntüleri masaüstü bilgisayarınızdan inanılmaz derecede çok daha hızlı bir şekilde işlediğini unutmayın.
Bu nedenle, kayıplı veya kayıpsız sıkıştırılmış RAW görüntüleri oluşturmak için pratikte herhangi bir gecikme yaşanmaz. Herhangi bir modern kamera ile "Kayıpsız sıkıştırılmış" ve "Sıkıştırılmamış" RAW formatında bir grup görüntü çekerek bunu kendiniz de test edebilirsiniz.
Aslında, spor ve vahşi yaşam fotoğrafçılarının kayıpsız sıkıştırılmış bir RAW dosyasıyla çekmesinin daha yararlı olduğunu fark edebilirsiniz, çünkü tamponun taşmasını engelleyerek fotoğrafçıların sürekli daha fazla kare çekmesine izin verir. Sıkıştırma bazı eski model kameralarda (sıkıştırılmış RAW dosyalarını yavaşlatan Nikon D300 gibi) bir endişe kaynağıydı, ancak günümüzde modern kameraların işlem gücü her türlü sıkıştırma işlemine cevap vermek için yeterlidir. Buradaki tek zayıf halka hafıza kartının yazma hızıdır. Hafıza kartlarının yazma hızları geliştikçe tampon bellek kısıtları da genişleyecektir.
Alp bey,
Intel i7 işlemciniz, bir Nikon Expeed işlemciden tamamen farklıdır. I7'niz 8086 (ve daha öncesi) komut seti ile geriye dönük uyumluluk için tasarlanmış genel amaçlı bir CPU'dur; Nikon Expeed işlemciler, sadece dijital sinyal işleme için değil, aynı zamanda kamera ile ilgili dijital sinyal işleme algoritmaları için özel olarak tasarlanmış, çoklu görev işlemcileri ve yonga üzerinde ek donanımlardan oluşur.
Asıl, I7 tabanlı bilgisayar sisteminizin aynı görevleri, aynı düşük enerji tüketimi seviyesinde ve aynı sürelerde, bir Nikon Expeed işlemci kadar gerçekleştirebileceğinden şüphelenmelisiniz.
“Oldukça güçlü i7 masaüstü” bilgisayarınız, bir çekim gerçekleştiğinde onun NEF kaydını oluştururken aynı zamanda; gürültü azaltma; özel üç eksenli beyaz dengesi ayarı; JPEG görüntüsünün kullanıcı tarafından seçilen değerlerde yeniden boyutlandırılması vs gibi işlemleri saniyede 10 NEF dosyası hızında işleyebilir mi? Expeed 5 bunu yapıyor.
Tamam sayenizde öğrenmiş oldum.
Şüphemi geri alıyorum :)
Sayın Sabahattin Bey, Sayın Alp Buğra ve Sayın Kıvanç, hepinize teşekkür ederim. Konu ile ilgili seçim yaparken kafamda oluşan bütün sorulara sayenizde cevap buldum. Saygılarımı sunuyorum.
Sayın Sabahattin Bey, internetteki en güvenilir bilgi kaynaklarımdan birisiniz,çok teşekkür ediyorum emeğinize sağlık,yorum yapan arkadaşlar sayesinde hiç farketmediğimiz veya düşünmediğimiz olası sorular da gündeme geliyor,kısacası sizi takip etmek öğrenmemize çok büyük katkı sağlıyor🙋🏻♂️
Merhaba Ertan bey,
Bilgi paylaştıkça çoğalıyor ve işe yarıyor.
Arthenos.com, hep birlikte öğrendiğimiz ve bildiklerimizi paylaştığımız samimi bir platformdur.
Değerli yorumlarınız için biz de size çok teşekkür ediyoruz.
Selamlar, saygılar.