Bu gruptakiler için ise fotoğraf, kişisel yönelimlerin hayata geçirildiği bir alandır. Onlar anlamları toplumsal yaşantının içinde aramazlar, görüntü gerçek hayata gönderme yapsa da bu fotoğrafçılar anlamları fotoğrafın çekim anı için tekrar yaratırlar. Ya da fotoğraf işleme teknikleri ile oluştururlar. Burgin, bu şekilde çalışan fotoğrafçıları anlam kuranlar olarak tanımlar. Anlam kuran fotoğrafçılar, bir çeşit yönetmen olarak çalışırlar. “Fotoğrafçı yönetir ve bunu yaparken kendisi de oynar, yönettiğine göre gerçeğe müdahale etmektedir. Dolayısıyla bu fotoğraflar tarafsız ve objektif olamazlar” diyen Topçuoğlu, Cameron’ı da bu gruba dahil eder. İsimsiz film kareler, isimli serisiyle 1980’lerde büyük çıkış yapan Cindy Sherman’ı da. Sherman, toplumsal cinsiyet kavramı etrafında ürettiği bu serisinde hem oyuncu hem de fotoğrafı çekendir. Bu fotoğraflar birer performansın kayıtlarına dönüşür.
Bu iki farklı fotoğrafik düzlem iki ayrı gerçeklik yaratır. İlki yaşanan anın gerçekliğidir. İkincisi ise fotoğrafçı tarafından yaşamda var olan bir gerçekliğin kurgulanarak yeniden oluşturulması üzerine kuruludur. Fotoğrafın birbirinden çok ayrı üretim biçimleri olmasına rağmen birçok kuramcının görüşlerini tüm fotoğraf çeşitlerine mal etmeye, fotoğrafın anlam ve estetiğini dar bir düşünce biçimine indirgemeye çalıştıklarına tanık oluruz. Sinema kuramcısı Andre Bazin şöyle der; “Bütün sanatlar insanın varlığı üzerine kuruludur; ancak fotoğrafçılıktadır ki insanın yokluğundan zevk alırız. Fotoğraf, tıpkı güzelliği bitkisel ya da topraksal kaynağından ayrılmaz nitelikte olan bir çiçek ya da kar billuru gibi doğal bir olay olarak bizi etkiler”.
Susan Sontag da Bazin ile benzer anlayışla fikirlerini ortaya koymaktadır; “Bir fotoğraf yalnızca bir olayla bir fotoğrafçının karşılaşmasının doğurduğu sonuç değildir; fotoğraf çekmek kendi içinde bir olay, üstelik her zamankinden daha diktatörce haklara (olup bitene müdahale etmek, saldırmak ya da küçümsemek) sahip bir olaydır. Bizim bu durum hakkındaki duygularımız, artık fotoğraf makinesinin müdahalesiyle belirtiliyor.”
Sanatta kendi estetik ve felsefi değerlerini oluşturması fotoğraf için uzun zaman almıştır. Bugüne kadar bütün öncü sanat akımı türlerinde fotoğraf üretilmiş ve tüketime sunulmuştur. Fakat bugün bile hala fotoğraf sanat bağlamında estetik ve etik değerlerin ortaya konmasında, anlam, ifade olarak tartışma konusudur. Bu tartışmaların bir kısmında fotoğraf sanatının anlam, içerik tarafına, bir kısmında da biçim sorularına yanıt aranmaya devam edilmektedir. Her soruya eleştirmenler, estetikçiler, anlambilimciler ve göstergebilimciler farklı açılarla yaklaşmaktadırlar. Bu yaklaşımlar içerisinde Berger, fotoğrafın anlamlarından koparılmış görüntüler olduğunu belirttikten sonra, genel fotoğrafın rastgele tüketime açık olduğunu belirtir. Benzeri anlayışı bir çok kesimde görürüz. Ama o genel fotoğraf anlayışına karşı alternatif fotoğraf anlayışını öne sürer ve şöyle tanımlar; “Elimizde bulunan fotoğrafların alternatif kullanımı bizi bir kez daha bellek olgusuna ve yetisine götürür amaç fotoğraf için bir bağlam kurmak, bu bağlamı sözcüklerle kurmak, başka fotoğraflarla kurmak onun kesintisiz sürüp giden fotoğraflar ve imgeler bağlamı içindeki yerini kurmak olmalıdır”.
Fotoğraf, sanat-toplum ilişkisini ön plana çıkaran, sanatın sosyolojik, felsefik ve estetik niteliğini değerlendiren bir araçtır. Bu sebeple bize ne, neden, nasıl, niçin sorularını sordurtur. Bizim bu sorulara cevap bulmamıza, yorumlamamıza neden olacak zihinsel süreçin işlenmesi konusunda yön verir. Fotoğrafın eleştirisel gücü, bir gerçekliğin içeriğini somutlaştırmasından kaynaklanır. Fotoğrafta anlam kuranlarda özellikle fotoğrafın eleştirisel gücünden fazlasıyla yararlanırlar. Fotoğraf sanatı da diğer sanatlar gibi, kültür üreticisi ve tüketicisi arasında dengeli bir iletişimin bilgi nesnesidir. Sanat yapıtı olarak fotoğraf, özellikle içinden çıktığı toplumun bütün çelişkilerini taşır.
Nilay İşlek
Kaynak: Nilay İşlek, “Görsel Kültür Ve Toplumsal Bellek Bağlamında Sayısal Fotoğraf Estetiği”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, İzmir, 2009
Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…
Yorumlar
Sevgili Nilay hocam,
Blogumuzun sanat tarafındaki bu çok çok önemli katkılarınız ve destekleriniz için bir kez daha gönülden teşekkürler. En değer verdiğimiz hobimiz fotoğrafçılığımızı yazılarınız sayesinde çok daha sever hale geldik.
Bu güzel ve bilgilendirici yazınız için de ayrıca teşekkür ederiz.
Selam ve sevgilerimizle.
Sebahattin beye katılıyorum Nilay hanım. Bu sabah ofisimde arthenos kahve keyif klasiğimi sizin yazınızı okuyarak yaşıyorum. Yazılarınızı büyük bir zevkle okuyorum ve bunun devamının geleceğini ümit ediyorum. Sizin yazılarınız bizim bambaşka bir pencereden bakmamızı sağlıyor. Sebahattin beyin dediği gibi fotoğrafı daha çok sevdiriyor bize. Emekleriniz için bir kez de ben teşekkür ve tebrik etmek istiyorum.
Sevgiler.
nilay hanım sizi bir fuji etkinliğinde tanıma fırsatım olmuştu. bir izmirlinin tüm sıcaklığını bulmuştuk sizde. çok verici ve içten kişiliğiniz beni fotoğrafa daha da yakınlaştırmıştı ve xt10 makinemi almamı sağlamıştı. halen bu makinemi zevkle kullanıyorum. sizi aramızda görmek çok güzel. tebrikler ve teşekkürler
Bilgilendirici güzel yazı
Tebrikler
Değerli katkılarınız için çok teşekkür ederiz Nilay hanım.
Selam ve saygılarımla.