BLOG

İmgeye Anlam Yüklemek

Merhaba Kristal.

Fotoğrafı görünce şaşırmış olmalısınız, ben de şaşırdım…

Uzun süredir takibimde olan bir sanatçı Tekin Ertuğ Hoca.

Hiç karşılaşmadım, sohbetimiz olmadı ancak fotoğrafa gönül verdiğini düşünüyorum. “Nereden biliyorsunuz?” diyecek olursanız “Yazdığı kitaplardan, kitap haline getirdiği söyleşilerden ve dostlarından öğrendim” cevabını rahatlıkla verebilirim.

Merak ettiğim için araştırdım, yıllardır ülkemizde fotoğrafçılığın bir oyalanma alanından çıkarılarak ‘fotograf’ olup sanatlaşması için elinden ne geldiyse yapmaya gayret ettiğini gördüm.

Kitaplar yazıyor. Kitap yazmak zordur, hele hele sanata dair kitap yazmak çok zordur. Söyleşiler yapıp bunu kitaplaştırmak ise hiç kolay değildir. Dört gün, her gün üst üste onar saat sanatsal açıdan donanımlı bir insanla sohbet etmek, onu uzun uzun konuşturmak ve ortaya kapsamlı bir sanat kitabı çıkarmak ise bence mucizedir…

Ülkemizde fotoğrafa gönül verenleri, hizmet edenleri bulup onların sanatsal açıdan biyografilerini çıkarmak ve ilham alınacak ciltler dolusu kaynak bırakmak çok büyük emekler ister. Fotoğrafta iz bıraktığı için biyografi kitabına girmesi gerektiğine inanarak yapılan bazı söyleşilerin yazılı hale getirilip, düzeltilmesi için söyleşi yapılana verilmesine rağmen, sadece küçük bir iş olan okuyup düzeltilmemesiyle karşılaşmanın yükünü çekmenin çok acı olduğunu anlıyoruz.

Böylesi zor ve ağır yükün altında kalmayarak, Türk Fotoğraf Sanatına hizmet ettiği için minnettarım, ben de yararlandım.

Çok merak ettiğim bir şey vardı, fotoğrafları…

İmge diyebileceğimiz bir nitelikle, çoğunlukla kırsal alanda terk edilmiş konut ya da barınakların pencere fotoğrafları ile ne işi vardı ki? Bana göre estetik ve teknik bir kaygı peşinde değildi Tekin Hoca. Sanki protest bir manifestoydu onlar ama çözemiyordum. Anlamak için çok emek verdim, kitaplarını okudum, kendileriyle yapılan söyleşiye uzandım ama açıkçası yine anlatmak istediğini tam olarak anlayamadım. Fakat eserlerini okumakla sanatsal açıdan beslendim. Endülüs’ün Rönesans’ın kaynağı olduğunu çok açık şekilde öğrendim. Post moderni de yeterince anlamlandıramazdım, artık onu da anladım.

Ama fotoğraflarında verilen mesajı anlamak önemliydi, ta ki bu fotoğrafla karşılaşana kadar o imgeleri açmayı beceremedim.

Fotoğraf: Tekin Ertuğ

Bu fotoğrafta muhtemelen resim kartonları alınmış, düşündüğü mesajı verecek şekilde biçimlendirilmiş ve fotoğrafı çekilerek paylaşılmış. Bana “ne gördünüz ki?” diyebileceğinizi düşünüyorum Sevgili Kristal, anlatayım.

O yukarıda V şeklindeki açıklık sanki bir ceketin yakasını hissettirdi bana. İçinde ise açık renkte bir yelek ile koyuca gömlek gördüm. Abartıdan uzak, gösterişsiz, sade ama eğitimli, tevazu sahibi bir bireyin efendilik yansıtan duruşunu hissettim.

Belki şimdi siz “amma da uydurdunuz, yakıştırma, yok böyle bir şey!” diyeceksiniz, bence sorun değil, diyebilirsiniz.

Ya da dönüp fotoğrafa bir daha bakıp “evet ya, ben görememişim” diyebilirsiniz.

Veya benden de derin yorumlayıp çok daha zengin bir içerik de bulabilirsiniz.

Belki de bir kanyon ve delta görmüş olabilirsiniz…

Kim bilir, bir çocuk uçurtmasını uçuruyor da olabilir.

Bunların hepsi olağandır ve kabul edilir yaklaşımlardır. Çünkü bir eseri her fert farklı algılar. Zaten bir imgeye farklı anlamlar yüklendikçe değerlenir, sanatın önemli özelliklerden birisi de yorumlanabilir yapıda olması değil midir?

Ben gördüğümü sevdim…

Selam; alçak gönüllü, hizmet eri bilge kişilere gitsin.

Mikdat Besni

Mikdat Besni

Veteriner hekim olarak kamuda çalıştı. Son görev yeri olan Susurluk’ta yaşamaktadır. Sayısal teknoloji ve interneti fırsat bilerek fotoğrafla ilgilenmeye başladı. Sadece çekip paylaşmak ve izleyerek fotoğrafın öğrenilemeyeceğini anlayınca, ciddi yayınlardan kaynak oluşturdu.Verdiği fotoğraf kursları sayesinde fotoğrafın inceliklerini öğrendi. Çeşitli ortamlarda iyi fotoğrafları yorumlayarak bilincin gelişmesine, iyi fotoğrafın ve fotoğrafçının ön plana çıkmasına destek olmaya çalışmaktadır. Susurluk Fotoğraf ve Sanat Akademisi Derneğinin Kurucu Başkanıdır. Fotono21 ve ASFOD onur üyesi olarak taltif edilmiştir. Fotoğrafın bir hobi aracı olarak görülmesini, sanatsal açıdan tuzak olarak görmektedir. Fotoğrafçıyım diyenlerin, yaratıcı yenilikler içerisinde olması gerektiğine inanmaktadır. Fotoğrafın Aksakallarının rehberlik yapması ve ufuk açıcı yeni çalışmalar içerisinde olması gerektiği düşüncesiyle, gerek şiir ve gerekse yorum olarak bir başyapıt olan Mihriban Türküsünü, ülkenin çeşitli yerlerinden 18 arkadaşıyla birlikte fotoğrafik olarak anlatan çevrimiçi Düşünme Biçimleri atölyesini, Fotono21 bünyesinde gerçekleştirmiştir.Bazı yurtiçi fotoğraf yarışmalarına jüri üyesi olarak davet edilmiştir. Bunlar içinde ülkemizin savunma destanı olan Çanakkale Savaşları Tarihi Alan 1. Fotoğraf Maratonuna yapılan çağrıyı fotoğraftan aldığı en büyük ödül olarak görmektedir.

Yorumlar

  • Ellerinize sağlık Mikdat hocam. Tekin Hocam'ı da sizin gibi Arthenos sayesinde tanımıştım. Kitaplarını kısa sürede edindim ve severek okuyorum. Sosyal medyadan takip ediyor ve eserlerini izliyorum. Onun da sayesinde diğer birçok kıymetli ustalarımızı tanıyor ve fikirlerinden faydalanıyorum.

    Başta siz ve sizin nezdinizde tüm değerli ustalarımıza saygılarımı sunuyorum. Ellerinize yüreğinize sağlık. Usta çırak ilişkisi bence çok önemli, Kendimi bu işte sizin gibi değerli ustalara çırak olarak hissetmek bile benim için çok değerli. Çalışmalarınızın, başarılarınızın hak ettiği ilgi ve değeri görmesi dileklerimle.

    Selam ve saygılarımla.

    • Öner bey her zamanki gibi itici bir güçsünüz.
      Varlığınıza teşekkürlerimle...

  • Bir ustanın kaleminden diğer bir ustayı dinlemek.
    Ve üstelik her ikisi ile de aynı çatı altında yazılar yazıyor olmak.
    Bu şansı ve mutluluğu gururla yaşamak...

    Tekin bey, Mikdat beyin bu yazısının altına yorum yazmak yerine bunu "Hoş Bir Sürpriz" başlığı ile özel bir yazıyla yanıtlamak istemiş.

    Her iki ustaya selam olsun.
    Saygılar.

    • Ve böyle büyük bir ailenin bir ferdi olmak...

      Yazan, sunan, yorumlayan, emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

      Birlik ve beraberliğimizin daim olması dileklerimle...

    • Fotoğraf sanatına katkıda bulunmak ve bu sanata gönül verenlere yararlı olmak için çırpınıp duran değerli bir Hocayı anlamaya ve anlatmaya çalışmak görevim olmalıydı.
      Bu fırsatı verenlere selam olsun.

Paylaş
Yazar:
Mikdat Besni
  • yakın zamanda gönderilenler

    Filmi zorlamak (Push Film) Nedir, Nasıl Yapılır?

    Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…

    % gün önce

    Yapay Zekâ, Yapay Dünya, Yapay Fotoğraf

    Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…

    % gün önce

    İç mekanlarda filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha mı zordur?

    Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…

    % gün önce

    Film fotoğrafçılığında pozometre olmadan flaş kullanmak

    Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…

    % gün önce

    Günümüz Fotoğrafçılık Trendleri: 2026 İçin Beceriler ve Kariyer Fırsatları

    Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…

    % gün önce

    Eksikliğini hissetmemek, muhtaç olmamak; Doktorlarımız…

    Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…

    % gün önce