Merhaba Kristal.
İnsanı fotoğraflamak üzerine yaptığımız sohbet uzadı, ben sıkılmadım ama umarım siz de sıkılmamışsınızdır.
Elimde değil, kısa tutamıyorum çünkü her ne iş yaparsak yapalım onu en iyi şekilde yapmak zorundayız. Başarının ve mutluluğun temelinde bu vardır.
Bir konuda bilgi veriyorsak ‘iyi’ olmalı, değil mi? İşte bu hedef içerisinde hareket edilince sohbet uzadı. Sanırım doğru da oldu, çünkü elden geldiğince eksiklik bırakmamaya çalışılıyoruz. Zaten ‘eksik’ olan nasıl ‘iyi’ olabilir ki?
Eğer bir insan fotoğrafı da çekiyorsak; o fotoğraf iyi olmalı…
Bu durumda önce ‘iyi’ nedir? sorusunu cevaplamak gerekiyor sanırım.
‘İyi’ tanımı kişiseldir Sevgili Kristal. Kişiden kişiye değişir, çünkü temelinde; haz, kültür, beğeni, ihtiyaç, eksiklik, tatmin… bir sürü duygusal ihtiyaçlarımız ve ona cevap verebilen şeyler gelir.
Ancak konuya hâkim olanların onayladığı bir ‘iyi’ tanımı vardır, bu görüşü temel alarak sohbetimize devam edeceğiz.
Sevgili Kristal, bir fotoğraf için düşündüğümüzde akla gelecek en önemli soru bence şudur;
“Bu fotoğrafta benden bir esinti var mı?”
Her kareyi çekerken önce bu soruyu kendimize sormak zorundayız…
Eğer sanatsal bir yapıya sahip fotoğraf üretmek istiyorsak bu sorunun cevabını, fotoğrafı çekerken cevaplandırmış ve gereğini yapmış olmalıyız.
“Bu görüntü ilginç, hoşuma gitti, çekmeliyim…” diye düşünmememiz gerekiyor. Çünkü; ilginç bulduğumuz bir görüntüyü çekmiş olmanın hazzını yaşarız ama saygın bir fotoğraf karesine sahip olamayız.
Saygı duyulan fotoğrafı üretmenin yolu, diğer fotoğraflardan farklı olmasından kaynaklanır.
Fotoğraf; öncelikle fotoğrafçının anlatmak istediği bir konu içermelidir. Bununla birlikte sahibinin; düşünce, hayal, bilinç… gibi duygularıyla harmanlanarak üretilirse o zaman diğerlerinden farklı olur ve saygınlık kazanır.
Biraz espri olacak ama yeri geldi değinmeden geçemeyeceğim. Eskiden müzik sayısal değildi. Bant, daha öncesinde ise plaklar üzerine yazılırdı. İşte o plaklar arasında “Sahibinin Sesi” isimli bir marka bulunurdu. Saygındı çünkü müzik camiası tarafından tutulan eserler üretirdi.
Fotoğraf o plaklar gibi “Sahibinin Sesi” olmalı; olmalı ki, özgünlüğü olsun.
İşte bütün düğüm burada Sevgili Kristal…
Özgün eser…
Bu nasıl olacak?
Gördüklerinizle yetinmeyeceksiniz, ilginç olanı değil, farklı olanı ortaya koyacaksınız ki buna sanat ortamında ‘Yaratıcılık’ denir. Bunu Tanrı’nın ‘yoktan var etme’ gücüyle karıştırmamak gerekir. Kastedilen daha önce üretilmemiş bir eser ortaya koymaktır.
Bir fotoğrafçı ya da bir başka sanat dalının erbabı nasıl yaratıcı olur? Bu soruyu sormak ve sanırım cevaplarını da vermek gerekir.
– Hayal etmek yaratıcılığın yolunu açarsa da, eyleme geçmeyen, denenmeyen bir hayal, sadece hayaldir!
– Yetkin eserler üreten sanatçıları takip etmek, onların yapıtlarını incelemek, eserlerinin; yapısal özellikleri üzerinde kafa yormak, niçin üretmiştir, ne demek istemektedir, nasıl yapmıştır? Gibi sorular kafamızı işgal eder durumda o eserleri incelemek bilincimizi ve yaratıcılığımızı güçlendirecektir.
– Kopyalamak kesinlikle ilk özgün eseri yüceltir. Ama esinlenmek, yeni bir eser yaratmanın en iyi yöntemlerinden biridir.
– Biz konuşmayı çok severiz ama yaratıcılığı ve öğrenmeyi baltalar.
– İyi bir dinleyici olmak farklı fikirleri algılamamızı sağlar.
– Sıradan kişilerin düşünceleri, hiç farkına varmadığımız bir konuda bize ilham verebilir.
– Aykırı insanların söylemleri rahatsız edici bulunabilir ama onları dinlediğimizde isyanlarında bizim önemsemediğimiz bir noktaya dikkat çekmek istediklerini fark ederiz.
– Çocuklarla konuşurken öğüt vermeyi ve onları disipline etmeyi severiz ama onların hayallerini dinlersek; hem çocukların gelişmesine yardımcı oluruz, hem de olmaz dediğimiz hayal mahsulü fikirlerle tanışırız.
– Bilinenden farklı bir yöntemi denemek, ufkumuzu açacaktır.
– Hata yaptığımızı bilsek bile, yeni yöntemler denemek tecrübemizi artıracaktır. Nelerin olmadığı öğrenmiş olmak, olabileceklerin zihnimizde şekillenmesini sağlayacaktır.
– İyi bir okuyucu olmak, özellikle öykü ve roman okumak yeni fikirler edinmemize katkı sağlayacaktır.
– Film izlemek yeni düşünceler gelişmesini sağlayacaktır.
– Gezmek, farklı yerler, kültürler görmek, onları incelemek her zaman yaratıcılığı geliştirir.
– Klasik müzik dinlemek, farklı düşüncelerin gelişmesini teşvik edecektir.
– Kısıtlamak, kalıplara bağlı olmak, başkalarının yargılarına göre hareket etmek yaratıcılığı engelleyecektir.
– Tek başına yapılan doğa gezileri sırasında insan düşünür ve yeni fikirler geliştirir.
– Meraklı olma ve yapılanı yeterli görmemek insanın yaratıcı özelliğini geliştirir.
– Sorgulayıcı ve farkı arayıcı bir yaklaşım her zaman daha iyi sonuçlar elde etmemizi sağlayacaktır.
Tabii ki bu liste şu anda benim düşüncelerimi kapsıyor Sevgili Kristal. Farklı fikir ve önerilerle daha da zenginleştirilebilir ve şüphesiz çok daha iyi olur.
Bir de aklımızdan çıkarmamamız bir konu var, o da fotoğraf çekerken içeriği ne ise odur. Sonradan aydınlık oda çalışmalarıyla sıradan bir fotoğrafı ‘iyi’ fotoğrafa dönüştürmek mümkün değildir. Bu konu da sanırım ayrıca mektup olması gereken bir konu olarak karşımıza çıkacaktır.
İşte bu düşünceleri bende geliştiren nedir biliyor musunuz?
Sevgili arkadaşım İsmail Ödüm’ün kırsal yaşamı, Anadolu kadınını betimleyen bu fotoğrafıdır…
Hiç aklımdan çıkmaz bu fotoğraf; yaratıcılığın, hayalin, düşünülen bir kompozisyonun hayata geçirilmesi olarak kabul ederim ben bu fotoğrafı.
Öyle “rastladım da çektim” olmaz bu fotoğraf, ardında hayal dünyasında şekillenmiş, en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş ve kafada bitirilmiş büyük bir kurgu olmalı. Takdiri hak eden bir kare…
Selam; düşünen, özgün eser üretenlere gitsin…
Mikdat Besni
Festivalin her etkinliğinde tek te bahsetmenin güçlüğünü ve uzun olacağını takdir edersiniz. FEFSAD instagram sayfasında…
Ancak Adams’ın yöntemini uygulamak için çok iyi karanlık odacı olmak gerekiyordu. Günümüzde telefonla şipşak fotoğrafları…
Kitap, hakikaten incelemeye değer bilgilerle donanmış. Görsel Kültür sürecinde ortaya çıkan çeşitli yaklaşımların yanında, temel…
Dünya öylece dururmuş, fotoğrafçı türlü türlü görürmüş. Her bakışta kendinden bir şeyler vardır, Hüseyin usta,…
Paris’le ilk buluşmam iş seyahati için Seul’a giderken oldu. O çağda direkt uçuş yoktu ve…
Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…
Yorumlar
Sanırım buraya kadar yazdıklarınız hemen hemen herkesin o yada bu şekilde edinebileceği bilgi, teknik ve ekipmanları içeriyordu. Işık, kompozisyon vb konular okunabilir, öğrenilebilir, ekipman edinilebilir. Ama bunların varlığı iyi bir fotoğraf için hala yeterli değildir. İyi bir fotoğraf ve iyi bir fotoğrafçıyı ayıran, yani farkı yaratan yaratıcılık. Bu noktada sizin gibi değerli ustalarımızın çalışmalarını izlemek ve bol bol pratik yapmak gerekiyor.
Yazınız için size, bu güzel fotoğraf için İsmail beye teşekkürlerimi sunuyorum. Umarım fotoğraf makinesini fırından pişmeden çıkarabilmiştir :)
Yeni yazılarınızı heyecanla bekliyorum.
Selam ve saygılarımla.
Öner beyim ilginiz güç veriyor, teşekkürlerimi iletiyorum...
Evet, haklısınız...
Fotoğraf makinesinin de pişmeden fırından çıkması gereklidir.
Kamerayı pişirmeden çıkarmak mümkündür, yaratıcı düşünmek gerekmektedir... :)
Her fotoğrafçı bu işin farklı bir yolu olduğunu rahatlıkla bulacaktır.
Selamlarımı iletiyorum...