RAW Dosya: Sıkıştırılmamış, Sıkıştırılmış, Kayıpsız Sıkıştırılmış

4

Kullandığınız kameranın menü seçeneklerinde, RAW görüntülerinizin kaydedilme şekli ile ilgili çeşitli seçenekler ile karşılaşırsınız. Bu seçeneklerden biri de tipik olarak RAW dosyalarına uygulanan sıkıştırma metodudur. Kamera üreticilerinin değişik RAW dosya sıkıştırma seçenekleri sunmasının çeşitli nedenleri vardır, ancak en basit olanı bellek kapasitesini etkin kullanmaktır. RAW dosya saklama ve sıkıştırma seçeneklerine bir göz atalım ve Sıkıştırılmış, Sıkıştırılmamış ve Kayıpsız Sıkıştırılmış RAW dosyaları arasındaki farkları daha ayrıntılı olarak keşfedelim.

RAW Dosya Neden Sıkıştırılır?

Peki neden RAW dosyaları sıkıştırma ihtiyacı vardır, bu yalnızca JPEG dosyaları için değil mi? Herhangi bir dosyayı çoğaltılma veya kopyalama için sıkıştırma olanağımız hep vardır, sıkıştırma potansiyeli bakımından bir JPEG veya RAW dosyası olup olmadığı önemli değildir. Bu nedenle her fotoğraf makinesinin RAW görüntüleri sıkıştırma seçeneğine sahip olması faydalı bir özelliktir, zira dosya boyutlarının azaltılması için doğrudan bir kolaylık ve yöntem sunmaktadır. Saklama alanımızın kapasitesini etkin kullanabilmemiz için dosyayı tüm verileri ile (kayıpsız) veya dosyanın önemli kısımları dışındaki diğer bilgileri saklamadan (kayıplı) korumak isteyip istemediğinize biz karar veririz.

Üreticilerin RAW dosya saklama konusunda RAW sıkıştırması için seçenekler sunmasının başlıca sebepleri şunlardır:

  • Alandan tasarruf için – Herhangi bir sıkıştırma işleminin birincil yararı, her şeyden önce alan tasarrufudur. Sıkıştırma, RAW fotoğrafların daha küçük dosya boyutunda olmasını sağladığından, aynı bellek kartına daha fazla RAW dosya yani görüntü sığabilir. Alanı küçültmenin, tüm fotoğraf iş akışını etkilediğini unutmayın; çünkü bilgisayarınızdaki küçük dosyalarla diskteki saklama alanınız arasında devamlı işlemler yapacaksınız, bu da yedekleme iş akışınızı daha verimli hale getirir.
  • Dosyaları hızlı yazmak ve aktarmak için – RAW görüntülerin sıkıştırma nedeniyle RAW dosya boyutu fiziksel olarak daha küçük olduğundan, fotoğraf makineniz bunları bellek kartlarına daha hızlı yazabilir. Buna ek olarak, aynı görüntüleri bilgisayarınıza veya saklama alanınıza aktarmak için gereken süre de kısmen azalır.
  • Seri çekim süresini artırmak için – RAW Dosyalar daha küçükken kamera arabelleklerinde daha az alan kaplar ve bu da potansiyel olarak sürekli çekim sürenizi artırabilir. Ancak bu her zaman geçerli değildir. Örneğin, yavaş işlemcileri olan daha eski kameralar üzerinde, RAW sıkıştırma uygulanması kameranın seri çekim hızını yavaşlatır, çünkü RAW sıkıştırma işlemi işlemcide yapılan ve oldukça yoğun bir görevdir, siz yerden kazanayım derken, işlemcinize sıkıştırma için yoğun bir görev veririsiniz, bu da çekim hızınızı yavaşlatır.
  • Çözünürlüğün azaltılması için – Bazı kameralarda RAW görüntülerin gerçek çözünürlüğünü algılayıp kırpma yoluyla veya fotoğrafı yeniden boyutlandırma (“Küçük RAW” veya basit “sRAW” olarak bilinir) yoluyla RAW dosya boyunu azaltma seçenekleri vardır. Birincisi RAW sıkıştırması ile ilgili değilken, diğeri RAW sıkıştırması amacıyla yapılır. Aşağıda da ayrıntılı olarak belirtildiği gibi, sRAW formatındaki bu tür sıkıştırma seviyeleri oldukça aşırı olabilir ve bu da önemli veri kayıplarına neden olabilir.

Sıkıştırılmış, Kayıpsız Sıkıştırılmış, Sıkıştırılmamış arasındaki farklar

Farklı RAW dosya sıkıştırma seçeneklerine ayrıntılı olarak göz atalım. Fotoğraf makinenizin markasına ve modeline bağlı olarak farklı seçenekleriniz olabilir, ancak bunların arasında en yaygın kullanılan seçenekler şunlardır:

  • Sıkıştırılmış – “Sıkıştırılmış”, varsayılan olarak RAW görüntüdeki bazı verilerin atıldığı anlamına gelir, bu nedenle de “Kayıplı Sıkıştırılmış” olarak niteleyebiliriz. Kamera tarafından kayıplı sıkıştırmanın nasıl yapıldığına bağlı olarak, fotoğrafı işleme yeteneklerinizi sınırlayacak bazı değerli verilerinizi kaybediyor olabilirsiniz. Örneğin, Sony kameralar varsayılan olarak RAW görüntülere kayıplı sıkıştırma uygularlar; bu da nesnelerin etrafında bozulmalar ortaya çıkmasına neden olabilir. Fotoğraflarınızdaki bazı verilerin kaybolmasının sizin için bir sakıncası yoksa, “Sıkıştırılmış” olarak saklayabilirsiniz, aksi durumda “Sıkıştırılmış”, yani “Kayıplı Sıkıştırılmış” seçmemek çoğu zaman en iyisidir.
  • Kayıpsız Sıkıştırılmış – Adından da anlaşılacağı gibi Kayıpsız Sıkıştırma, bir RAW dosyasının herhangi bir veri kaybı olmaksızın bir arşiv dosyası gibi sıkıştırıldığı anlamına gelir. Kayıpsız sıkıştırılmış bir görüntü bilgisayarınızda uygulayacağınız işlemlerin ardından kullandığınız yazılım tarafından işlendikten sonra, tıpkı bir ZIP dosyasında bulunan arşivlenmiş verilerde olduğu gibi, ilk önce verinin sıkıştırması kaldırılır. “Kayıpsız Sıkıştırma” ideal seçimdir, çünkü tüm veriler tamamen korunur ve yine de görüntü çok daha az yer kaplar.
  • Sıkıştırılmamış – Sıkıştırılmamış bir RAW dosyası tüm verileri içerir, ancak herhangi bir sıkıştırma algoritması uygulanmaz. “Kayıpsız Sıkıştırılmış” seçeneğiniz olduğu sürece, Sıkıştırılmamış seçeneğini kullanmaktan kaçınmalısınız, çünkü büyük dosya boyutlarında saklama yapacak ve gereksiz yere bellek kapasite kullanımına yol açacaktır.

Çektiğim her kamerada RAW görüntüleri depolamanın en etkili yolu olduğu için her zaman “Kayıpsız Sıkıştırmayı” varsayılan olarak ayarlıyorum.

“Sıkıştırılmış” yani “Kayıplı Sıkıştırılmış” seçeneğini, çekmiş olduğum fotoğraflarda gölgelerdeki ve vurgulardaki ayrıntılarını düzeltmek için kullanabileceğim potansiyel değerli verilerimin kaybolmasına neden olduğu için kesinlikle kullanmıyorum.

12 bit, 14 bit, 16 bit RAW arasındaki farklar

RAW görüntüleri farklı sıkıştırma seviyeleri ile birlikte, “bit derinliği” olarak bilinen kanal başına değişen piksel ton seviyeleri depolama potansiyeline sahiptir. Çoğu kamera varsayılan olarak, her bir piksel için 4,096 (2 üzeri 12) ton (Kırmızı, Yeşil ve Mavi) içeren 12 bit RAW dosya ile çekim yapar. Basit matematiksel bir hesaplamayla bu, piksel başına kabaca 68.72 milyar ton seviyesine eşdeğerdir (4096 x 4096 x 4096). Bit derinliği 14 bit’e yükseltildiğinde, kanal başına ton sayısı dört katına çıkarak 16.384’e (2 üzeri 16) çıkar ve toplamda piksel başına 4.39 trilyon renk olur. Günümüzdeki çoğu dijital kameranın 16 bitlik RAW dosyaları için bir seçeneği yoktur, eğer olsaydı piksel başına 281 trilyon tonun üzerinde bir baskı alabilecektik.

Buradan RAW dosyaların herhangi bir sıkıştırma olmadan ne kadar büyük olabileceğini hayal edebilirsiniz!

RAW Sıkıştırma: Dosya Boyutu Karşılaştırmaları

Dosya boyutu hakkında konuşuyorken, Nikon D810 ile çekilen ortak bir RAW görüntüsüne göz atalım ve büyük dosyaların, bit derinliği ve dosya sıkıştırma seçeneklerine göre ne kadar büyük olduğunu görelim.

Dosya boyutlarındaki farklılıkları gösteren bir tablo:

Dosya boyutu
12-bit
Azalma (*)Dosya boyutu
14-bit
Fark (*)
Sıkıştırılmış30.066 MB% 60.937.055 MB% 51.9
Kayıpsız Sıkıştırılmış32.820 MB% 57.441.829 MB% 45.7
Sıkıştırılmamış58.795 MB% 23.676.982 MB% 0
(*) Sıkıştırılmamış 14-bit RAW dosyasına göre hesaplanıyor (76.982 MB)

Gördüğünüz gibi, 12 bit ve 14 bit arasında seçim yapmak farklı sıkıştırma seviyelerinde dosya boyutlarında oldukça dramatik bir fark yaratıyor. On binlerce görüntüyü göz önüne aldığınızda bu farklılıklar hızla artar. 12 bitlik “Sıkıştırılmış” RAW çekerken dosya boyutunda % 60.9’luk bir azalma olduğu için, bunu seçmek ilk başta iyi bir seçenek olabilir diye düşünebilir. Bu karar, çekim tekniğinize, çektiğiniz çekim şekillerine ve görüntüleri işleme sırasında vurgulardan ve gölgelerden genellikle ne kadar çok bilgiyi kurtaracağınıza bağlı.

Örneğin, portre çekerken doğru pozlama ile pozlamayı iyi bir şekilde ayarlarsanız, sonrasında işlemek için çok az şeye ihtiyaç duyarsınız, bu durumda muhtemelen 12-bit “Sıkıştırılmış” RAW seçimi iyi olabilir. Ancak, gece manzarası, astrofotoğraf veya manzara fotoğrafı çekerken vurgu ve gölge iyileştirme seçeneklerini en üst düzeye çıkarmak istersiniz ve kamera sensörünün tüm avantajlarından yararlanıp hala pratik olarak üretebilmenize izin verdiği için yarı yarıya yer kaplayan 14-bit “Kayıpsız Sıkıştırılmış” seçerek daha güvenli çekim yaparsınız. Dosya boyutu azaltımının ekstra %15’lik kısmı özellikle işleme esnasındaki kurtarma seçeneklerinizden herhangi birini sınırlarsa, bu durumda buna değmez. Bit derinliği ve farklı RAW sıkıştırma seviyeleri düşünüldüğünde bunu mutlaka göz önünde bulundurun!

Bazı kameralar farklı bit derinlikleri ve sıkıştırma seviyeleri arasından seçim yapabilmeniz için seçenek sunmazlar.

Şimdi, birkaç farklı kamera markalarında bu seçeneklerin üzerinden geçelim.

Farklı kameralarda RAW dosya seçenekleri

Nikon

Nikon DSLR kullanıyorsanız bit derinlik ve RAW sıkıştırma seçenekleri kameranızın modeline bağlı olarak değişecektir. Çoğu giriş seviyesi ve amatör seviyedeki kameralarda, RAW sıkıştırma seçenekleri olmaksızın sadece 12 bit ve 14 bit derinlikler arasında seçim yapma seçeneğiniz vardır. Bu, bu kameraların daima varsayılan olarak “Kayıplı Sıkıştırma” yaptığı anlamına gelir.

RAW Dosya Saklama: Sıkıştırılmamış, Sıkıştırılmış ve Kayıpsız Sıkıştırılmış

Nikon üst düzey kameralarda RAW sıkıştırması için üç seçenek sunar:

  • Kayıpsız Sıkıştırılmış,
  • Sıkıştırılmış,
  • Sıkıştırılmamış

Canon

Ne yazık ki Canon kamera menüsünde farklı bit derinlikleri veya RAW dosya sıkıştırma seviyeleri arasında seçim yapmak için seçenekler sunmuyor; bu nedenle fotoğraf makinenizin hangi bit derinliği ve sıkıştırma düzeyini çektiğini öğrenmek için kamera el kitabına bakmanız gerekecek. Canon’un çoğu giriş seviyesi kameralar 12 bitlik “Kayıpsız Sıkıştırılmış” RAW formatında çekilirken, ileri teknoloji yeni nesil modellerin çoğu 14 bitlik “Kayıpsız Sıkıştırılmış” RAW formatta çeker.

Fuji

RAW Dosya Saklama: Sıkıştırılmamış, Sıkıştırılmış ve Kayıpsız Sıkıştırılmış

İlk nesil Fuji X-serisi kameralar 12 bit ile sınırlı iken, tüm modern X-trans kameralar varsayılan olarak 14-bit olarak çekim yapıyor. Fuji, kamera menüsünde bit derinliğinin değiştirilmesine izin vermiyor, ancak bazı kamera modellerinde “Kayıpsız Sıkıştırılmış”  seçeneği sunuyor.

Sony

Ne yazık ki, tüm mevcut Sony dijital kameralar varsayılan olarak “Kayıplı” 11 + 7 bit delta sıkıştırmasıyla sınırlıdır. Birçok müşteri şikayetinden sonra, Sony, Sony A7R II gibi bazı kameralarında “Sıkıştırılmamış” RAW için bir seçenek ekledi, ancak tabii ki yukarıda açıklandığı gibi büyük boyutta RAW dosyalar elde edildi. Sony, bugüne kadar hiçbir kamerasında “Kayıpsız Sıkıştırılmış” RAW görüntüleri için bir seçenek eklemedi.

Buradaki konular hakkında soru, yorum veya ilave edecekleriniz varsa, lütfen aşağıdaki “Yorumlar” bölümünden bana yazın.

Işığınız bol olsun.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Yazılanların ilgisini çekecek birini tanıyorsanız lütfen "Paylaş" kısmından onlara iletin.


Sizlerden gelecek yorumları çok önemsiyorum.
Lütfen aşağıdaki "Yorumlar" kısmından benimle paylaşın.


Yeni içeriklerden ilk siz haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

avatar
1 Yorum konuları
3 Cevaplar
1 Takipçiler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorum dizisi
3 Yorum yazarları
KıvançSebahattin DemirAlp Buğra Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bana bildir
Alp Buğra
Ziyaretçi
Alp Buğra

Herhangi bir dosyayı sıkıştırırken işlemci için bir “işlem süresi” vardır.
Oldukça güçlü i7 işlemcili masaüstü PCmi kullanarak, 75mb’tan 45mb’a tam boy NEF’i sıkıştırmak için WinRAR 3 saniye sürüyor. D810’un masaüstümün işlem gücüne yakın bir hızda olduğundan şüpheliyim.

Sıkıştırılmamış (daha hızlı) ve Sıkıştırılmış (daha küçük) arasında akıllı bir seçim yapmak için kritik bir ölçüt gerekir. Örneğin spor fotoğrafçısı kamera her bir hızlı çekim görüntüsünü sıkıştırarak parçalara ayrılırken durmasını istemez. Tersine manzara fotoğrafçısı görüntüler arasında sıkıştırma işlemi için geçen süreye tahammül edebilir.

D810 tampon belleği, her görüntüyü sıkıştırmak için yeterli performans vermezken, sıralı bir panorama serisini çekmek için yeterli olabilir diye düşünüyorum.

Kıvanç
Ziyaretçi
Kıvanç

Alp bey,

Intel i7 işlemciniz, bir Nikon Expeed işlemciden tamamen farklıdır. I7’niz 8086 (ve daha öncesi) komut seti ile geriye dönük uyumluluk için tasarlanmış genel amaçlı bir CPU’dur; Nikon Expeed işlemciler, sadece dijital sinyal işleme için değil, aynı zamanda kamera ile ilgili dijital sinyal işleme algoritmaları için özel olarak tasarlanmış, çoklu görev işlemcileri ve yonga üzerinde ek donanımlardan oluşur.

Asıl, I7 tabanlı bilgisayar sisteminizin aynı görevleri, aynı düşük enerji tüketimi seviyesinde ve aynı sürelerde, bir Nikon Expeed işlemci kadar gerçekleştirebileceğinden şüphelenmelisiniz.

“Oldukça güçlü i7 masaüstü” bilgisayarınız, bir çekim gerçekleştiğinde onun NEF kaydını oluştururken aynı zamanda; gürültü azaltma; özel üç eksenli beyaz dengesi ayarı; JPEG görüntüsünün kullanıcı tarafından seçilen değerlerde yeniden boyutlandırılması vs gibi işlemleri saniyede 10 NEF dosyası hızında işleyebilir mi? Expeed 5 bunu yapıyor.

Alp Buğra
Ziyaretçi
Alp Buğra

Tamam sayenizde öğrenmiş oldum.
Şüphemi geri alıyorum 🙂