Gezi Günlükleri

Colmar, Kartpostal Gibi Masalsı Fransız Kasabası

Göz kamaştırıcı Alsace Turumuza devam ediyoruz. Bugünkü durağımız Fransa’nın masalsı kasabası Colmar. Alsace Bölgesi, Almanya ile Fransa arasındaki sınırı oluşturan Ren Nehri’nin batısında, Fransa’nın Almanya ve İsviçre’ye komşu olan harika bir bölgesi. Tarihte Fransızlar ve Almanlar arasında o kadar çok el değiştirmiş ki, mimarisinden yemeklerine her iki kültürün de izlerini taşıyor bu bölge.

Colmar sanki bir masal kitabından alıntılanmış

Sanki turistik amaçlı yapılmış gibi rengarenk evleri o kadar güzel ve şirin ki, insanda “burası gerçek olamaz” hissi uyandırıyor. Sanki bir masal kitabından alıntılanmış, içinde gerçek insanlar yaşamıyormuş gibi.

Alsace Bölgesi aynı zamanda bağları ve şarapları ile ün salmış bir bölge. Hatırlarsanız daha öncesinde “Harika Fransız Köyleri” yazı dizimdeki Ribeauville, Riquewihr, Kaysersberg, Eguisheim gibi muhteşem köyler ile “Harika Almanya Şehirleri” yazı dizimdeki Gengenbach, Monschau yazılarımda Alsace’ta Şarap Yolu rotasındaki hayal mekanlardan bahsetmiştim. Bu rota birbirinden güzel, şirin köyler, kasabalar, bağlar, tadım yapılabilen bine yakın şarap üreticisi ve muhteşem manzaralarla dolu bir yol.

Colmar Şarap Yolu’nun en merkezi konumda olan en büyük şehri. Büyük dendiğine bakmayın, diğerlerine göre büyük. Türkiye’deki bir büyük şehirden buraya gelirseniz bunu anlarsınız. Colmar’ın bizim ilgi alanımızdaki tarihi merkezi avuç içi kadar diyebilirim.

Colmar gezimiz için tabii ki ilk hedefimiz fotoğraflardan tanıdığımız Petite Venise yani “Küçük Venedik” kısmıydı. Colmar için “Küçük Venedik” deniyor. Zaten küçük olan tarihi merkezde daha da küçücük bir bölge burası.

Kanal kenarında evlerin olduğu yer bir uçtan diğer uca en fazla 500 metre civarında.

Kanalın kenarında oturabileceğiniz birkaç tane de restoran var.

Restoranlar öğle yemeği ile akşam yemeği arasında kapalı. Öğleden sonra Colmar’ı gezerken kanal kenarında oturup en azından bir şeyler içmek isteyeceğimizi tahmin ederek gitmeden önce kontrol ettiğimizde La Krutenau‘nun tüm gün açık olduğunu tespit etmiştik.

Burada bir şeyler içip dinlendikten sonra Colmar sokaklarını keşfe devam ettik.

Colmar’ın tarihi merkezini gezdiren, biri yeşil, diğeri beyaz iki turistik tren var. Bunların ikisi de Colmar’ın en önemli müzesi olan ve sanatsal ve arkeolojik eserleri barındıran Unterlinden‘in hemen yanından kalkıyor. Biz yeşil olanı tercih ettik.

Vakit darlığı nedeniyle biz Unterlinden’e girmedik.

Colmar’ın en çarpıcı yapısı olan St. Martin Kilisesi’ni (Katedral deniyor) ne yazık ki istediğim gibi fotoğraflayamadım. Katedralin bulunduğu büyük merkeze Pazar kurulmuştu ve çok kalabalıktı. O kalabalık arasından katedrali görmek bile mümkün olmuyordu. Elimdeki en iyisi bu fotoğraf oldu (kötünün iyisi):

St. Martin Kilisesi güzel bir gotik kilise, Colmar’dayken görmeye değer.

Colmar sokaklarını keşfe devam edelim.

Sokaklarında değişik türde birçok Cafe ve restoran bulunuyor.

Biraz daha şehre girdiğinizde alışveriş yapacağınız dükkanlar ile karşılaşıyorsunuz.

Colmar’daki kahvaltılarımızı ise Alsas Bölgesi’nde zincir bir pastane/fırın olduğunu öğrendiğimiz Poullaillon‘da yaptık. Zaten bu fırınlar dışında kahvaltı yapabileceğiniz doğru düzgün bir yer yok, sanırım buradaki kahvaltı kültürü bize pek uymuyor  😉 . Ama çeşitleri çok fazla… Görüntüleri bile tek başına iştah açıcı!

Yukarıdaki fotoğraflar kendi sitelerinden alıntıdır.

Alsace Bölgesinde gezerken karşınıza her yerde buranın sembolik yiyeceklerinden, Bretzel denilen bizim simite benzer bir yiyecek çıkıyor. Biraz da dışı iyice kızarmış ekmeğe benziyor. Atıştırmalık olarak iyi bir alternatif oluyor, tadı damak tadımıza da uygun.

Rüya gibi bir Colmar turumuz dönüşte çektiğim bu fotoğrafla son buldu.

Ara sıcak

Colmar’a gidildiğinde yalnızca burası ile sınırlı kalmamalı, etrafında görülecek o kadar çok güzel yerler var ki. Almanya sınırında olduğu için, Colmar’dan arabayla 30 dakikalık bir yolculukla ulaşılabilecek Freiburg var.

Colmar aslında şarapları ile meşhur bir yer olmasına rağmen sadece o döneme ait olan bir Noel Beer’ları var, birayla aranız iyiyse mutlaka denenmeli.

Gitmişken bir gününüzü de yine Fransa’da yer alan Strasbourg’a ayırabilirsiniz. Biz öyle yaptık. Strasbourg yazım da çok yakında. Geçmişten günümüze pek çok yapısıyla adeta bir açık hava müzesi olan bu Strasbourg 16. yüzyıla ait meşhur ahşap evlerinin bulunduğu Petit France gerçekten görülmeye değer.

9. Yüzyıla kadar dayanan bir geçmişe sahip olan, 1300-1400’lü yıllara ait evleri ve doğal güzelliğiyle insanı büyüleyen Colmar, gerçekten masalsı bir yer.

Strasbourg yazımızda görüşmek üzere.

Sebahattin Demir

Mühendis ama Tıp meraklısı. Seyahat etmeyi seven bir fotoğraf gönüllüsü. Okumayı, araştırmayı, sorgulamayı sever. İnsan ilişkilerine ve saygıya önem verir. Bildiklerini paylaşmaktan mutluluk duyar. "Bilmiyorum" demekten çekinmez. Türkçe yazım kurallarına uymayanlarla arası iyi değildir. Detay profil bilgisi için tıklayınız.

Paylaş
Yazar:
Sebahattin Demir
  • yakın zamanda gönderilenler

    Filmi zorlamak (Push Film) Nedir, Nasıl Yapılır?

    Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…

    % gün önce

    Yapay Zekâ, Yapay Dünya, Yapay Fotoğraf

    Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…

    % gün önce

    İç mekanlarda filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha mı zordur?

    Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…

    % gün önce

    Film fotoğrafçılığında pozometre olmadan flaş kullanmak

    Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…

    % gün önce

    Günümüz Fotoğrafçılık Trendleri: 2026 İçin Beceriler ve Kariyer Fırsatları

    Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…

    % gün önce

    Eksikliğini hissetmemek, muhtaç olmamak; Doktorlarımız…

    Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…

    % gün önce