Fotoğraf yapılır mı, çekilir mi, işlenir mi, çizilir mi, rektörler atanır mı seçilir mi… Yüz yıllık tartışma. Biz burada “fotoğraf düşünülür, an yakalanır, deklanşöre basılır, bilgisayara aktarılır, işlenir ve rektör dediğin seçilir” mantığıyla gideceğiz ve DxO Photolab 4 Elite fotoğraf düzenleme aracına bakacağız.
Önceki bir yazıda piyasadaki en iyi gürültü azaltma yazılımının DxO Photolab 4 olduğunu yazmıştım. Bugün bu yazılıma detaylıca bakacağız.
Piyasada aylık veya yıllık para ödeneninden bedavasına, fotoğrafları işlemek için bir veri tabanına ihtiyaç duyandan klasördeki fotoğrafı doğrudan işlemenize izin verenine, tam fotoğraf işleme paketinden sadece RAW dosya işleyenine, katman desteği verenden “derin öğrenme” (deep learning) algoritmasına sahip olanına kadar 10larca fotoğraf işleme yazılımı var. Bu da yetmezmiş gibi, taşınabilir tablet veya telefonlar için de ayrıca fotoğraf işleme yazılımları var ve bunlar her gün daha da gelişiyorlar.
PC/Mac için olanlara gelirsek: GIMP, DxO Photolab 4, Adobe Photoshop, Adobe Lightroom ve Classic, Capture One, On1 Photo Raw, Luminar, Darktable, Corel Paintshop Pro, Affinity Photo, SilkyPix, Iridient Developer, Paint.net, Pixlr, Photoscape X, Photoscape X Pro, Fotor, Zoner Photo Studio X, Photoscape, Faststone, RawTherapee, Photo Mechanic, FastRawViewer, Pixelmator Pro, ve aklıma gelmeyen bir çoğu…
Not: Canva, Illustrator benzeri tasarım yazılımları ya da HDR yapma yazılımları bu yazının konusu dışında. Ayrıca Instagram, Facebook, Twitter gibi sosyal medya ortamlarındaki uyduruk fotoğraf efektlerini de bu yazının dışında tutuyorum.
Bunlar arasında GIMP, Darktable, Paint.net, Fotor, Pixlr, Photoscape X, Photoscape ve Faststone bedava olanlar. GIMP Photoshop’un doğrudan rakibi, Darktable Lightroom tarzı, Paint.net Windows’taki Paint’in çok çok daha gelişmiş versiyonu. Bana göre Photoshop’un doğrudan rakibi olan iki yazılım var: Gimp ve Affinity Photo (ayrıca belki Corel Paintshop Pro). Bunlar “piksel seviyesinde” en çok düzenlemeye izin veren yazılımlar. Lightroom’un ise istemediğiniz kadar rakibi var.
Bu listeden eksik olan yazılımlar da var: Fotoğraf makinesi üreticilerinin makineleriyle beraber verdiği yazılımlar. Nikon View NX-i veya Capture NX-D, Canon DPP, bir çok markanın verdiği SilkyPix bunlara örnekler. Esasında, makine üreticisinin olmasını istediği çıktıları almak için bu yazılımlarla yola çıkıp, dilerseniz yukarıdaki daha büyük yazılımlara geçmek en iyisi ama genelde bu yazılımlar ekstra aşama olduğundan pek tercih edilmiyorlar. Halbuki eğer pahalı yazılımlara para ödemek istemiyorsanız ve sadece RAW dosyasını işleyip basit ayarlar yapmak size yetecekse Canon DPP, Nikon Capture NX-D bence muhteşem. Bu yazılımlar Canon ve Nikon’un RAW dosyalarını bence Adobe yazılımlarından daha iyi işliyorlar. Silkypix’e çok şans verdim (Pentax, Sigma ve Fujifilm makineler ile) ama o kadar berbat bir arayüzü ve o kadar yavaş bir performası vardı ki belki 4-5 senedir bilgisayarlarıma kurmadım. Belki onlar da biraz düzelmiştir şimdi.
Bir de Canon DPP Express var. Bu IPad’e özel mobil fotoğraf işleme yazılımı. Birçok ayarı yapıp fotoğrafları (JPEG veya RAW) işleyebiliyorsunuz ve buluta, IPad’e veya fotoğraf makinesine kaydedebiliyorsunuz. Ton eğrisi, “clarity”, gürültü azaltma ve keskinleştirme, renklerle oynama (hue/saturation/luminance), lens kusurlarını otomatki düzeltme (ışık saçılması dahil), fotoğraf stilleri, beyaz ayarı, kontrast/parlak/gölge/renk doygunluğu gibi basit ayarları IPad’den yapabiliyorsunuz. Hatırladığım kadarıyla başka markanın benzer özellikli bir mobil yazılımı yok. Bunu Türkiye Apple sitesinde göremedim ama Norveç’te aylık 10 kron (9 TL civarı) ücretle alabiliyorsunuz. Evet, ücretli yapmış bunu Canon. Yılda 108 TL olacak. Bilgisayarda DPP bedava, mobilde ücretli. Acaba Apple’a ödenmesi gereken ücret yüzünden mi?
Bir de Capture One var. Bu firma bir süredir Fujifilm, Sony ve Nikon’a özel versiyon çıkarıyor ve bu versiyonların fiyatları da normal Capture One’dan daha ucuz (yaklaşık yarı fiyat). Yalnız Capture One geçenlerde bir eposta attı ve bu versiyonların da fiyatlarını normal Capture One Pro fiyatına çekeceğini söyledi, yani açıkçası “gelin en pahalısını alın” demek istedi.
Benim en çok kullandıklarım Adobe yazılımları (bu paketi terketmeye çok yakınım), Faststone View ve artık DxO Photolab 4 Elite. Luminar 3 ve On1 Photo Raw 2021’e de sahibim ama açıkçası Luminar beni çok üzdü (3 için verdikleri sözü tutmayıp 4 ve sonra AI versiyonlarını çıkardılar) o yüzden onu pek kullanmıyorum. On1’i satın aldıktan sonra da işler o kadar yoğunlaştı ki On1’in güzelliklerini henüz tanıyamadım.
Bir ara DxO Optics Pro vardı. Bu yazılımın, adı üzerinde, optik sorunları düzeltme becerisi rakiplerinin çok ötesindeydi. Sonra DxO bunu DxO Photolab’a çevirdi, hatta sonradan optik düzeltme özelliğini de yazılımdan ayırıp Viewpoint adıyla ayrıca satmaya başladı.
Şu anda DxO’nun başlıca 4 yazılımı var: Photolab 4, Nik Collection, FilmPack ve Viewpoint.
Nik Collection aslında efsanelerdendir çünkü bir ara Google bu yazılımı satın alıp herkese bedava yapmıştı. O zamanlar Photoshop’ta en çok kullandığım eklentilerin başında Nik Collection geliyordu çünkü çok sağlam efektler vardı bu pakette, ayrıca ayrı HDR, keskinleştirme ve gürültü azaltma özelliği de vardı (Photoshop’tan daha iyi). Hepsine ek olarak noktasal düzenlemenin şahı diyebileceğim Viveza da bu paketteydi ki o zamanlar başka bir yazılımda böyle detaylı ve başarılı noktasal düzenleme özelliği yoktu. Google’da “U-Point Nik” diye aratırsanız görürsünüz.
Sonra DxO Nik’i satın aldı ve paralı hale getirdi. Hatta fiyatı öyle bir koymuşlar ki, o fiyata full yazılım paketi satın alırsın. Diğer yandan, Nik Collection hala piyasadaki bir çok fotoğraf işleme yazılımından daha kaliteli. İçinde 100lerce kaliteli fotoğraf efektinin olmasının yanı sıra bu efektleri istediğiniz gibi düzenleyebiliyorsunuz, veya sadece noktasal uygulayabiliyorsunuz. “Zaman kaybetmeyeyim, hızlıca iyi sonuç alayım” derseniz Nik Collection’u denemenizi öneririm.
FilmPack, adı üzerinde, 100’ün üzerinde kaliteli film efekti içeren bir paket. Doğrudan RAW dosyalara da efektleri uygulayabiliyor. Bana pek uymuyor ama film meraklıları deneme sürümünü çeksinler derim.
Viewpoint enteresan. Eskiden DxO Optics Pro içindeydi, sonra ne olduysa oldu ve artık ayrı bir yazılım olarak satılıyor. Bir kaç sene önce perspektif ve geometrik sorunları düzeltmek için rakiplerinin bir kaç gömlek ötesindeydi ama artık bir çok rakibi (bu kadar detaylı ve kaliteli olmasa da) benzer özellikleri paket içinde sunuyor. Bence hala Viewpoint geometrik sorunları düzeltmede 1 numara ama aradaki fark her gün azalıyor. Açıkçası bu yazılımı ayrıca satmak yanlış bence, PhotoLab içinde dahil olmalı.
Yukarıda saydığım 3 yazılım da Photoshop/Lightroom’da eklenti olarak çalışabiliyor ya da ayrıca kendilerini de kullanabiliyorsunuz (Photoshop’tan bağımsız olarak).
Hiç yazılım incelemesi yazmamıştım, şu anda çok heyecanlıyım 🙂
Not: Bilgisayarım Intel I7 4790K, 32GB RAM, 256GB Samsung 850 Pro SSD disk (ve birkaç farklı disk), nVidia 980 Ti ekran kartı. Yani çok modern bir şey değil ama 32GB RAM’in çok faydasını gördüm. Aşağıdaki performans yorumları sizin bilgisayarınıza göre farklılık gösterebilir.
Photolab bir Photoshop rakibi değil, daha çok Lightroom Classic – Photoshop arasında bir yazılım. Capture One, Lightroom Classic, On1 PhotoRAW, Luminar gibi programları ben benzer kategoride görüyorum. Birinin diğerine farklı üstünlükleri olabilir ama bunlar Affinity Photo, GIMP veya Photoshop gibi detaylı piksel seviyesinde ayara izin vermiyorlar. Son bahsettiğim 3 programda bir eşek fotoğrafı çekip onu politikacıya çevirebilirsiniz ama önceki gruptaki yazılımlarla bu daha zor (halbuki eşek-politikacı metamorfozu doğal olarak kolay olmalı).
Diğer yandan, fotoğrafçıların %95’inin Photoshop’a ihtiyacı yok ki Lightroom Classic de bu amaçla çıktı zaten. Genelde çektiğiniz fotoğrafta basit ayarlar yapıp onu bir şekle sokmak yeterli.
Not: Burada özellikle Lightroom “Classic” yazıyorum çünkü dana yeni olan Lightroom bence çok çok basit bir program. Adobe bunu sürekli geliştiriyor ama bence hala Classic seviyesine gelemedi (belki de bu yüzden yeni Lightroom daha hızlı).
Capture One ve Lightroom’da katalog sistemi var. Bu sistemde diskinizdeki dosyaları programın içine aktarmanız gerekiyor. Program bir veritabanı oluşturuyor ve siz o veritabanı içinde çalışıyorsunuz. Pek çok yönden faydalı olsa da (örneğin anahtar kelime atayıp sonradan arama yapma veya filtreleme) bazı fotoğrafçılar basit klasör yapısında çalışmayı tercih ediyorlar. Ayrıca sonradan yazılım değiştirmeye karar verirseniz bu katalogların diğer yazılımlara aktarılması ya imkansız ya çok sancılı bir durum. Photolab 4 doğrudan klasördeki dosyalar üzerinde çalışıyor. Aşağıda “1” ile gösterilen kısım klasik klasör yönetimi (Windows dosya tarayıcısı gibi). Bu pencerenin en altında “Projects” var, böylece istediğiniz fotoğrafları projeler altında toplayabiliyorsunuz (örneğin her düğün için bir proje yaratabilirsiniz).
Herhangi bir fotoğraf işleme programı kullandıysanız zaten yukarıdaki görüntü size tanıdık gelecektir. “2” numaralı kısımda fotoğraf işleme ve klasörler arasında gezinti arasında geçiş yapıyorsunuz. “3” numaralı kısımda da fotoğraflar arası geçiş yapıyorsunuz.
İçinde çok fotoğraf olan yeni bir klasöre geçtiğinizde Bridge’in ne kadar kasarak fotoğrafları gösterdiğini bilirsiniz. Photolab bu konuda çok daha hızlı. Yeni bir klasöre girince fotoğraflar cidden çok hızlı bir şekilde görüntüleniyor. Lightroom ve Capture One’da kataloğun ilk hazırlanması da bayağı uzun sürebiliyor (fotoğraf sayısına, işlemcinize, diskinizin hızına, ekran kartınıza göre değişiyor).
Ben yukarıda bahsettiğim iki sisteme de alışığım ama bu “katalog/veritabanı” sistemini hiç sevmiyorum. Geri kafalı mıyım neyim bilmiyorum ama tercihim her zaman basit klasörlemeden yana.
Klasör görünümünde dosyaların isimlerini değiştirebiliyorsunuz (toplu isim değiştirme de var), fotoğraflara daha düzenlemeye girmeden efektler uygulayabiliyorsunuz, sanal kopya (virtual copy) oluşturabiliyorsunuz, bir dosyadaki düzenlemeleri diğer dosyalara da topluca uygulayabiliyorsunuz, fotoğraflara puan verebiliyorsunuz, veya dosyaları başka formatta kaydedebiliyorsunuz. Ayrıca Flickr, Lightroom veya başka bir programa göndermek de mümkün.
Dosyaları Exif bilgisine göre aramak mümkün. Bunun için “Search” kutusuna istediğiniz parametreyi yazmak yeterli. Örneğin “100” yazarsanız altta 100 ile ilgili her şey çıkıyor. ISO100, 100 saniyelik pozlama, dosya adında 100 olanlar vs.. Siz bunlardan birini seçip arama kriterlerine ekliyorsunuz. Bunun gibi 5 taneye kadar kriter eklemek mümkün (örneğin ISO100, f5.6, Olympus gibi). Keşke Lightroom’daki gibi menüden seçmek de olsaydı ama bu da iyi bir çözüm. Yalnız hala belli bir klasörde nasıl arayacağımı bulamadım. Arama yaptığımda DxO tüm disklerdeki dosyaları önüme çıkarıyor!
Son olarak, dosyalarınıza anahtar kelimeler girip sonradan dosya yönetimi penceresinde onları aramak mümkün. Örneğin dosyalara “Arthenos örnek” anahtar kelimesi atarsanız sonradan “Arthenos” aradığınızda bu fotoğraflar önünüze gelecek. Galiba hemen her dosya yönetimi yazılımında bu var (Photoshop’ta yok, o yüzden Bridge var zaten).
Photolab 4’ün lens düzeltmesi yapabilmesi için gövde-lens kombinasyonunu tanıması gerekli:
Bir fotoğraf klasörüne girdiğiniz zaman DxO fotoğraflara bakıp gövde-lens kombinasyonlarını belirliyor. Eğer bilgisayarınızda bu kombinasyon tanımlı değilse “abi bunu buldum, internetten düzeltme ayarlarını çekeyim mi?” diye soruyor. Gördüğünüz gibi eski sayılabilecek Sony NEX-5N ve 18-55mm OSS lens bile DxO tarafından destekleniyor.
Şu ana kadar denediğim tüm lens-gövde kombinasyonları sorunsuz desteklendi, sadece eski manuel lens kullanırsanız ya da mesela adaptörle Sony gövdeye Canon lens takarsanız otomatik düzeltmeler çalışmayacaktır. Bu durumda da elle düzeltme yapma imkanı var.
DxO Photolab 4’te çok iyi ve pratik bir renk düzenleme sistemi var.
Nasıl mı?
İlk başta bu tekerlek size karışık gelebilir ama kullanması çok kolay: İsterseniz üstteki renk sırasında etkilemek istediğiniz rengi seçiyorsunuz, ya da tekerleğin ortasındaki damlalıkla fotoğrafta istediğiniz rengi seçiyorsunuz. Sonra tekerlekteki 4 nokta yardımıyla istediğiniz rengi tam olarak seçiyorsunuz (örneğin “yeşil ama biraz da sarıları alalım” gibi). Sonra o seçtiğiniz rengi başka renge çevirmek için en dıştaki halkayı çeviriyorsunuz. Bu kadar basit. Yazması uzun, yapması kısa.
Verdiğim örnekte yeşil rengi seçtim, sonra yapraklardaki renklerin tamamını seçebilmek için 4 noktayı hafif sağa çektim. Sonra yaprakları pembe yapmak için en dışarıdaki halkayı sağa doğru, pembe-kırmızını üzerine çektim. Tüm bunlar belki 10-15 saniye sürdü. Bir örnek daha:
Renklerin doygunluğunu, “parlaklığını” (luminance) ve örneklenmesini (uniformity) ayarlayabiliyorsunuz. İlk ikisinin ne olduğu belli ama sonuncuyu ben diğer programlarda görmedim sanıyorum. Bu ayarla seçtiğiniz rengin ne kadar düzenli veya “örneklenmiş” olduğunu ayarlıyorsunuz. Lafla anlatmak zor, resimle anlatayım:
Seçilen renk ten rengi. En soldakinde “uniformity” ayarı en düşük, en sağdakinde en yüksek. Gördüğünüz gibi, bu ayar en yukarıdayken araya başka renk giremiyor, en düşükken de diğer renkler fazlaca giriyor. Gökyüzü veya ten rengi gibi renklerde bayağı işe yarayan bir ayar.
Bu da bence mükemmel bir özellik. İsterseniz Sony NEX6’ya Canon 5D Mark III profili uygulayabiliyorsunuz! Yani renk profilleri sadece o markaya özel değil, her markaya her markanın tonlama ve renklerini uygulayabiliyorsunuz. Çok beğendim çünkü ben Canon’un 5D Mark II ve Mark III’ündeki profilleri çok seviyorum. Nex6’daki b.ktan renk ve tonlamayı hemen Canon profiline alıyorum ve… Sihir resmen.
DxO Photolab 4’te DCP ve ICC profilleri de yükleyebiliyorsunuz, ek olarak 5 tane film profili de seçebiliyorsunuz:
Ben Photolab 4’ü aslında sadece bu özelliği için aldım: 2021 Şubat itibariyle piyasadaki en iyi gürültü azaltma yapan program bu. Hala Capture One ve Adobe’den açık ara önde. Bu DxO yazılımının çok ciddi derecede iyi bir gürültü azaltma algoritması var.
Buradaki temel nokta şu: DxO’nun Deep Prime algoritması sadece RAW dosyalar üzerinde çalışıyor çünkü gürültü azaltmayı RAW işlenirken (demosaicing) sırasında yapıyor. JPEG dosyalara standart gürültü azaltma uygulanabiliyor (Adobe kalitesinde sonuçlar alıyorsunuz).
Bu konuyu şu yazıda daha detaylı anlatmıştım ama burada örnek de vereyim. Aşağıdaki fotoğraf Panasonic GH4 ile 1/160, f/2.0 ve ISO12800’de çekildi:
Deep Prime en az 1 durak, bazen yerine göre 1.5-2 durak kazandırıyor! Çok ciddi iyi bu sistem.
Yukarıda Nik Collection’dan bahsetmiştim. O yazılımdaki en başarılı özelliklerden biri U-Point teknolojisiydi. Bu teknolojide noktasal düzenleme dönemine göre rakiplerinin çok ilerisindeydi. Şimdi bu teknoloji DxO Photolab 4’te de var.
“Local Adjustment” (yerel düzenleme) sekmesi altında bu aracı seçip fotoğrafta düzenlemek istediğiniz yeri fırçayla boyuyorsunuz.
O sırada boyadığınız yerin yanında ayarlar çıkıyor. 3 ana ayar sekmesi var: Işık, renk ve detay. Alttaki resimde ışık sekmesi görülüyor.
Bu ayarları maskeleyebilir, maskeyi ters çevirebilir, maskeyi kopyalayabilir, istediğiniz yerdeki ayarları silebilirsiniz. Bunların hepsini ayar yaptığınız yerde görüyorsunuz, diğer programlardaki gibi gözünüz bir sağa bir fotoğrafa gitmiyor.
Noktasal düzenlemenin yanında kademeli (graduated) düzenleme de yapabilirsiniz.
Örneğin çerçevedeki bir obje üzerinde yerel düzenleme yaptınız diyelim. O maskeyi kopyalayıp ters çevirirseniz fotoğrafın geri kalanına da farklı ayar yapabilirsiniz. İşinizi bayağı hızlandıran bir özellik. Yukarıdaki orman fotoğrafında böyle yaptım. Önce gökyüzünü seçip istediğim ayarları yaptım, sonra o maskeyi kopyalayıp ters çevirdim, böylece ağaçlar da otomatik olarak seçilmiş oldu.
Otomatik maskeleme özelliği de bazen faydalı oluyor ve bayağı zaman kazandırıyor. Örneğin aşağıdaki fotoğrafta sadece kırmızı ve sarı evlerin renk doygunluğunu arttırmak istiyor. Bunun için normal fırçayla seçim yapmak biraz zahmetli. Bunun yerine “Local adjustments” ayarındaki “Auto mask”ı seçip kırmızı ve sarı evleri kabaca boyarsanız, yapacağınız ayarlar sadece kırmızı ve sarı bölgelere yapılacak ve mesela çatıya dokunulmayacak.
Bu otomatik maske seçimi çok zaman kazandıran bir özellik.
Buna ayrı başlık açmak istedim çünkü bu ayar sadece “biraz kontrast ver, biraz da gölgeleri aç” gibi değil.
Asıl olay “Spot weighted” sekmesinde:
Bazen fotoğraf çekerken kadrajda çok parlak veya çok derin gölgeler görürüz. En iyi pozlamayı yakalamak için 2-3 noktadan “spot” okuma almak ve makinenizde M modunda bunların ortalamasını kullanmak genelde size en iyi pozlamayı verir.
“Spot Weighted” sekmesi de böyle çalışıyor. Fotoğrafta aşırı parlak bölgeler veya çok derin gölgeler varsa, oraları işaretleyince DxO fotoğrafın kontrastı ve ışığını o bölgelerde detaylar geri gelecek şekilde ayarlıyor. Bu bölgesel düzeltme değil, dikkatinizi çekerim. Tüm fotoğrafın ayarları değişiyor. Bu yüzden buna “Spot Weighted” demişler.
Size basit gelebilir ama bazı fotoğraf yazılımları basit bir filigran (watermark) eklemeyi bile bir eziyete dönüştürüyor. DxO Photolab 4 Elite’te bunu yapmak çocuk oyuncağı, ayrıca yarattığınız filigranı tüm fotoğraflarınıza anında kopyalamak da mümkün. İsterseniz ufak bir imajı da filigran olarak eklemek mümkün. Örneğin imzanızı bilgisayara aktarıp koyabilirsiniz.
Yukarıdaki sıraladığım özelliklere ek olarak aşağıda önem sırasına uymadan bazı beğendiğim özellikleri de yazdım:
Photolab 4’te paletleri “gözde/favori” olarak işaretleyip istediğinizde sadece bu paletleri göstermek mümkün:
Photolab 4’te başka bir palet filtreleme de var: Kullanılan paletler. Böylece sadece o sırada kullandığınız ayarları görmek mümkün:
Bir diğer yöntem de paletleri aramak. Yukarıdaki resmin üstündeki “Search” kutusuna istediğiniz ayarı yazmaya başlarsanız Photolab paletleri filtreliyor. Örneğin “Expo” yazdığınız anda önünüze “Exposure Compensation” paleti geliyor, veya “Channel” yazarsanız önünüze HSL geliyor. Böylece paleti fare ile aramak zorunda kalmıyorsunuz.
“Geri al” tuşu Photolab 4’te var tabii ki ama bundan çok daha gelişmişi de var:
Yukarıda gelişmiş tarihçe kutusu var. Dikkat ederseniz yapılan ayarlar rakamlarıyla duruyor. İstediğiniz ana geri gitmek mümkün.
PhotoLab 4 Elite’te bazı rakiplerinde olduğu gibi bir fotoğrafa uyguladığınız ayarları diğer fotoğraflara uygulamak mümkün. Örneğin bir fotoğrafta yaptığınız gürültü azaltma, beyaz ayarı ve geometrik düzeltme ayarlarını aynı şekilde çekilmiş 100 fotoğrafa aynı anda uygulamak mümkün. Mesela bir fotoğraf serisinde lensin önünü temizlemediğimi farkettim ve şans eseri bütün lekeler de gökyüzünde benzer yerlerdeydi. Bir dosyada düzeltmeyi yapıp diğer 25 dosyaya düzeltmeleri uyguladım. Rakiplerinde de olan bir uygulama bu, yani DxO’ya özel değil.
Bu ayarla sisli veya puslu fotoğraflarınızı düzeltebiliyorsunuz. Lightroom’daki “Dehaze” gibi. Fotoğrafta sis/pus olmasa bile bunu uygularsanız karşıtlık ve keskinlik biraz artıyor.
Lightroom Classic’te olduğu gibi fotoğrafların sanal kopyasını oluşturup onlar üzerinde çalışabiliyorsunuz, böylece asıl dosyanıza dokunmuyorsunuz. Bu dosyayı kopyalamak değil, sadece aynı dosyaya farklı ayarlar yapıyorsunuz ama DxO sadece ayarları saklıyor.
Photolab’da istediğiniz fotoğrafların isimlerini bir kerede değiştirmek mümkün. Burada isimler içindeki bir sözcüğü değiştirme (örneğin tüm “IMG”leri “MartDüğün”e çevirmek), dosyan adının önüne veya arkasına harf eklemek (örneğin IMG_32234 yerine MartDüğün IMG_32234) ve ismin önü veya sonuna rakam eklemek mümkün (örneğin 100 fotoğraflık bir klasördeki fotoğrafların Düğün001, Düğün002 vs.. şeklinde isimlendirebilirsiniz).
Photolab 4’te klonlama ve tamir etme araçları var. Tamir etme aracı (repair) Lightroom’daki “Content aware fill” benzer çalışıyor, klonlama da bildiğiniz klon fırçası. Bence fena değiller
Aşağıda Lightroom Classic ile karşılaştırma:
Mavi rengin ne olduğunu göstereyim: Aşağıdaki iki ekran görüntüsüne bakın.
DxO Photolab’da açık ayarlar mavi ile gösteriliyor (sağda), Lightroom’da gri-siyah (solda). Çok basit bir detay ama anında açık ayarları görebiliyorsunuz.
Photolab’ın iki versiyonu var: Elite ve Essential.
Aradaki farklara çok girmeye gerek yok: Bence Essential almayın. Prime ve DeepPrime gürültü azaltma yok, ClearView Plus yok, filigran (watermark) yok, moire düzeltme yok, DCP ve ICC profil desteği yok, birden çok dosyayı aynı anda JPEG’e veya TIFF’e çevirme yok, yok da yok. O fiyata hiç tartışmasız şekilde Affinity Photo öneririm. Affinity Photo tamamen Photoshop rakibi, yani çok ciddi derecede gelişmiş bir yazılım ve fiyat olarak da saçma diyeceğim derecede ucuz. Arada indirimle 50 Dolarlara kadar iniyor ki o fiyata Photoshop aldığınızı düşünün!
Önce iyiler:
Eksik yönler:
Satın aldığıma memnunum. Adobe’den yavaş yavaş çıkmak istiyorum, bu yüzden 1-2 senedir On1, Affinity Photo, Luminar gibi yazılımları deniyorum. Gördüğüm kadarıyla da Adobe’nin eski üstünlüğü pek kalmamış. Hem fotoğraf kalitesi hem kullanım hem hız konusunda Adobe’nin artık ciddi rakipleri var, DxO Photolab 4 de onların önde gelenlerinden.
DxO Photolab 4 çok iyi bir Lightroom alternatifi. Doğal olarak bazı düzenleme ve ayarlarına burada yer veremedim ama yukarıda temel noktalara değindim sanıyorum.
Zaten uzun süredir Lightroom kullanmıyorum, daha çok Adobe Camera RAW – Photoshop akışını takip ediyorum. Şimdi DxO geldiğinden beri Photoshop’a da pek elim gitmedi çünkü Camera RAW’da yapamayıp Photoshop’ta yapmak zorunda kaldığım bazı düzenlemeleri de DxO’da yapabiliyorum. Affinity Photo’ya da alışırsam bay bay Adobe 🙂
Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…
Yorumlar
Teşekkür ederim, Ertan hocam. Güzel ve aslında ihtiyacım olduğunu okuyunca anladığım bir inceleme yazısı olmuş. Keyifle okudum. Nik Collection'un ücretsiz olan versiyonunu indirip kurabiliyorduk. Ama şimdi, hâlâ bu imkân var mı bilmiyorum. Ve evet, fevkalade bir program. Kullanırım arada bir. (Eğer düzenleme yapmamı gerektirecek veya bunu hak edecek bir fotoğraf çekersem.) Sağlıcakla kal.
Yazıyı biraz geç okudum. Güzel bir değerlendirme olmuş, ellerinize sağlık Ertan bey. Alternatiflerin olması her zaman iyidir. Eminim Adobe rakipleri karşısında boş durmayacak, o geliştikçe rakipleri de gelişecek.
Teşekkür ederim Ertan bey.
Selam ve saygılarımla.
Ertan kardeşim teşekkür ederim,
sana bir sorum var
Uzun süredir dxo kullanıyorum, en son photolab 4
bu defa resimlerin üzerine herkes gibi ben de başlık/title
yazabilecek miyim. Cevap olumsuz ise ne tavsiye edersin?
Sevgiler
Osman Bey menü sekmelerinde (sağda) en sağdaki "FX" menüsünde "Watermark" var. Oradan filigran/başlık koyabilirsiniz.
Selamlar, aradan geçen zaman içerisinde programdan memnun kaldınız mı? Lightroom’u terkettiniz mi?
photolab 6 çıktı bu arada, 220 dolar fiyatı sizce makul mü?
teşekkürler
Merhaba Mehmet Bey,
Evet Lightroom'u çoktan terkettim. Photolab 6'yı da Kara Cuma indirimlerinde alacağım. 220 Dolar biraz fazla, Kara Cuma'yı bekleyin derim. Geçen sene yarıya inmişti galiba fiyatlar.
İdeali Lightroom ve Photolab'ı beraber kullanmak ama ben Adobe'den uzak durmaya çalışıyorum. Photoshop'u da en az 1 sene önce kaldırdım ve hiç kullanmadım.
Kara Cuma indirimiyle 150 dolara indi Photolab 6, 110 civarı bekliyordum. Siz alacak mısınız?
Ben de 100 Dolarlara gelsin diye umuyordum. Bu sene DxO'yu es geçip Affinity Photo 2 alacağım ben.