Yükselen değer: Sony A7S III.
Yükselen başka bir değerse Çorum:
Sony A7S çıktığında anında ISO102400’de çekilmiş videolar patlamıştı Youtube’da… “Abi zifiri karanlıkta bile 1080p video çekiyorsun” çığlıklarıyla dolmuştu heryer.
Sonra A7S II geldi. “Abi artık 4K video için harici alete ihtiyaç yok, karta da yazıyor, titreşim azaltma var, ergonomi da düzelmiş gibi. Ayrıca ISO 102400’de bile süper video çekiyorsun” oldu ortalık.
Şimdi Sony A7S III geldi. “Abi bakaç acaip büyük ve 9 milyon noktalı, odaklama güzel, dinamik aralık nefis, ha bir de ISO 102400’de bile süper video çekiyorsun” lafları dönüyor ortalıklarda…
ISO 102 400… Gerçi ISO 409 600’de bile bazen kullanılabilir video çekebiliyorsunuz aletle…
2014’ün ortalarında Sony A7S duyuruldu. Bu alet A7 ve A7R’den farklı olarak 12MP algılayıcıya sahipti, harici aletlere 4K video çekiyordu ve sadece kontrast bazlı otomatik odaklama yapıyordu. Bu alet büyük yankı yaratıı çünkü 12MP’deki büyük pikseller sayesinde videoda çok yüksek ISO değerlerinde bile temiz görüntü elde etmek mümkündü. Oslo’da ciddi videoyla ilgilenen tanıdıklarıma sorduğumda hepsi A7S’nin bugün bile çok temiz videolar ürettiğini ama birçoğunun A7S’i aldıktan 1-2 sene sonra başka makineye geçtiğini öğrendim. Mesele videoda kötü otomatik odaklama ya da titreşim azaltmanın olmaması değil, düşük verili 8bit videoyu işlemenin zorluğuydu. Bazılarının “ufak algılayıcılı” GH4’e geçtiğini duyunca şaşırdım ama dediklerine göre GH4’ün 10bit videolarını işlemek daha kolaydı (ayrıca GH4’ün veri oranı – data rate – A7S’ten çok daha iyi). ISO’yu en yüksek 1600’de tutabilirsen GH4 daha iyi seçim dediler. Gene de, A7S bugün bile popüler gövdelerden.
Ekim 2015’te A7S II duyuruldu. İlk A7S’ten sadece 18 ay sonra. Sony bu gövdede ergonomik gelişmeler yaptı, gövdeye titreşim azaltma koydu, otomatik odaklamayı biraz geliştirdi (gene kontrast bazlı), 1080p’de saniyede 120 kare video çekebilme geldi. Bugün alacaksam bu gövde bence A7S’ten çok daha iyi bir gövde. Yani aradaki 18 aya bakmayın, A7S II belki de ilk A7S’nin olması gereken gövdeydi. Tonla ufak tefek iyileştirme ve ek özellik var. Zaten aradan geçen 5 senede A7S II’nin fiyatı hemen hiç düşmedi. 8bit video, videoda kötü otomatik odaklama ve kötü titreşim azaltma sizin için dert değilse A7S II güzel alet. Yerel bir mağazada A7S II tanıtımında 65″ TV’de ISO12800’de çekilmiş 4K videoyu gördüğümde şaşırmıştım.
Dikkat ederseniz Sony S serisinde 2014’ten beri 12MP’lik algılayıcıyı kullandı. “S = Sensitivity”, yani “bizim S makinelerimiz yüksek ISO için yaratıldı” dediler.
En sonunda Sony A7S III geldi, hem de yepyeni bir algılayıcıyla. Tahmin edin bu algılayıcı kaç MP? Tabii ki 12. Ama yepyeni çünkü bunda faz bazlı odak pikselleri var ve arkadan aydınlatmalı (BSI), BSI sayesinde A7SIII algılayıcısının hızı A7SII’dekinin iki katı. Ve tahmin edin bu alet ne yapabiliyor? ISO102400’te temiz video çekiyor 🙂 Bu arada A7SIII tanıtım videosunda gene S = Sensitivity (hassasiyet, duyarlık) dediler.
A7S III o kadar geç kaldı ki artık Sony kullanıcıları “unicorn” (tek boynuzlu at) diye dalga geçiyorlardı. “Geç” dedim çünkü 5 yıl elektronik aletlerde çok uzun bir süre ve aradan geçen sürede rakipleri video konusunda uzun süredir Sony’nin önündeydi. Düşünsenize, sanıyorum ki Panasonic GH4 ilk 10bit video çıkışı veren fotoğraf makinesiydi. Yıl kaç? 2014. Yani ilk A7s’in çıktığı sene! 2014!!! 2014’ten beri piyasada 10bit 4:2:2 video çıkışı veren fotoğraf makineleri var. “Ufak” algılayıcılarına rağmen Panasonic GH serisinin videoda bu kadar popüler olmasının en büyük sebeplerinden biri de bu 10bit 4:2:2 video çıkışıydı. Canon, Nikon ve Panasonic’in ilk aynasız makineleri de 10bit 4:2:2 videoyla geldi, hatta Nikon Z6’da isterseniz RAW video özelliği bile var. 2019’da gelen video canavarı Panasonic S1H’ten bahsetmiyorum bile.
5 yıl beklenen alet nihayet geldi, ve aslında sağlam geldi. Tamam 8K video yok ve titreşim azaltma hala rakiplerinin arkasında ve algılayıcı hala 12MP ama A7SIII’ün video tarafında ciddi sağlam özellikleri var.
Bu durum her markada var. Canon, Nikon, Sony, Olympus, hepsinde bu sorun var. “Yok” diyen ya kötü niyetlidir ya yalan söylüyordur. Tüm göz tanıma sistemleri hataya açık. Sony’ninkinde de göz bebeği yerine kaşa odaklandığı oluyor, Nikon Z’de de, Canon EOS R serilerinde de. Bu yüzden ciddi filmler hala manuel odakla çekiliyor.
Gördüğünüz gibi A7S III cidden iyi bir video makinesi olmuş. Sony önceki nesillerde eleştirdiğimiz (ve Sony hastalarının sürekli “yok lan öyle şey, sen aleti kullanmayı bilmiyorsun” dediği) birçok sorunu halletmiş. Düzgün dokunmatik ekran, menülerde dokunarak gezinme, düzeltilmiş menü (ama daha mı bozmuşlar daha mı iyi olmuş, ona bakamadım), A7S serisi için düzgün otomatik odaklama ve çekim hızı, hızlı ve modern kart yuvası, tam boyut HDMI çıkışı gibi güzellikler/düzeltmeler var. Nedense Sony her nesilde “gerek yok lan, o sorun bile değil” denen şeyleri düzeltiyor 🙂 İyi de yapıyor.
A7S III’teki bazı düzeltmeler ilerideki Sony modelleri için bana umut verdi. Şimdi sıra adam gibi yüksek pikselli ve güneş altında görülebilen arka ekran ve kayıpsız sıkıştırmalı RAW dosyasında.
12MP size yeterse sorun yok. 12MP ile de büyük baskı alınır. Ek olarak, çok büyük baskı almak isterseniz piksel sayısını başarılı bir şekilde arttıran tonla yazılım var. Photoshop, Luminar ve On1 RAW bile fotoğrafları belli bir boyuta kadar sıkıntısız büyütüyor. Tahminimce 12MPlik dosyaları rahatça 12-18 MP’ye çıkarabilirsiniz.
Ama kesme alacaksanız iş biraz sıkıntılı, ya da ISO değerini yükseltirseniz, gölgeleri biraz zorlamak zorundaysanız, boyut büyütme programları da size pek yardımcı olamayacak.
Başka sıkıntılar da var. Sony A7S III otomatik odaklama sisteminde odak takibi için istediğiniz nesneyi ekranda seçmeniz lazım. Yani odak noktasını nesnenin üzerine getirip “bunu takip et” diyemiyorsunuz, illa onu ekrandan seçeceksiniz. Bu bence basit bir bellenimle çözülür ama bu haliyle kuş takibi gibi konular sıkıntılı… Kaldı ki 12MP ile kuş çekmek de hoş olmaz, düşünsenize kuş çekenlerin elinde olsa 600mm lense 2 tane 2x ve 2 tane 1.4x tele çevirici takmak istiyorlar, adamlara mesela 42MP yerine 12MP verirseniz kafayı yerler.
Diğer yandan, sokak veya konser fotoğrafçılığı, ve hatta düğün fotoğrafçılığı için bile bence bu alet yeterli. Düğün, gelin-damat fotoğraflarını en büyük ne kadar basıyorsunuz ki? Kadrajı iyi ayarlayıp kesme yapmazsanız A7S III’ün 12MP dosyalarını A2 boyutunda bile basarsınız diye tahmin ediyorum. Ek olarak, çekim sırasında kısa videoları da A7S III ile çekebilirsiniz. Sokak fotoğrafçılarına da çok pikselden önce kaliteli yüksek ISO ve iyi dinamik aralık lazım.
Dev gibi elektronik bakaç ve titreşim azaltma sayesinde eski manuel lenslerle odak yapmak da zevkli olacaktır. Şahsen o bakacı çok merak ediyorum. İnşallah Sony optiklerinde ucuza kaçmamıştır.
HEIF çekebilmesi de ayrı güzellik. JPEG+RAW yerine sadece HEIF çekerek hem yerden kazanırsınız hem de 10 bitlik HEIF dosyalarının 8 bitlik JPEG’den daha fazla bilgi saklaması sayesinde ufak düzenlemeler de yapabilirsiniz.
Seri çekim hızı saniyede 10 kare ama Hi+ modunda bu hıza ulaşıyor. Tahminimce saniyede 8 kareyi sorunsuz görür ve tampon belleği de 1000 karenin üzerinde. Hızlı CF A kart da alırsanız çekim hızı ve tampon belleğe yazma konusunda sıkıntı yaşamazsınız.
Burada birkaç ufak sorun var ama: Sony A7 III, Nikon Z6, Panasonic S1 ve S1H ve Canon EOS R6. Bu aletlerin tamamı 20MP-24 MP arasında ve iyi-mükemmel arasında video kalitesi ve özellikleri var. Sony A7 IV ve Nikon Z6s de yakında gelecek, bunlar da eminim video konusunda çok ileri olacaklar ve MP olarak da A7S III’ün çok ilerisinde olacaklar. Eğer mesela Nikon Z6s kaliteli 4K@120 ile gelirse Sony’nin korkması gerekli bence. Panasonic S1H’ye gelirsek, eğer otomatik odak takibi istemiyorsanız S1H zaten muhteşem bir hibrit makine. Çok yüksek kalitede 6K video çekiyor, titreşim azaltması çok daha iyi, alet hiç ısınmıyor ve kaliteli 24MP tam kare algılayıcısı var.
A7S III’ü bence salt video makinesi olarak görün. “Arada da fotoğraf çekerim” derseniz sorun yok. “Hem fotoğraf hem video çekeyim” derseniz yukarıda bahsettiğim konuları iyi düşünün.
DPReview’daki örnek fotoğraflara bakın derim.
Şu anda bütün internet “hangi makine önce kapanır”a odaklanmış. Millet resmen kafayı yemiş, ellerinde kronometrelerle R5 ve A7SIII’ü yanyana koyup hangisi önce kapanacak diye bekliyor. Yok biri video çekerken 15 dakikada kapanırmış yok diğeri 25 dakika dayanmış… Daha önceleri bu manyaklık yüksek ISO karşılaştırmasıydı, sonra 5 durak az pozlayıp bilgisayarda gölgeleri açma hastalığı başladı, sonra kesme çarpanlı video var mı yok mu diye kilitlendi herkes, şimdi de hangisi önce ısınıyor… Sony hangi konuda üstünse Youtube maymunları rakiplere o konuda yükleniyor.
“Bak Canon’da 5 durak az pozlayıp gölgeyi açınca nasıl da gürültü oldu, halbuki Sony öyle mi? Bak Canon’da kesme çarpanı var ama Sony’de yok.”
“İyi de Sony’de yıllardır 8 bit 4:2:0 video ve sadece 100 Mbps veri var?”
“Ha o mu? O önemli değil, gel biz gölgeleri 5 durak açıp ona bakalım”.
Vallahi enteresan bir dünyada yaşıyoruz. Kendi kullandığı makineden memnun olması yetmiyor, illa diğerini kötüleyecek, hatta kötüleme kampanyası başlatacak. Lan kullan işte, memnunsan ne mutlu sana. Hizmet yapan siyasetçi illa önceki yönetimleri suçlayacak, yap hizmetini millete anlat geç.
Bu arada A7S III’ün R5’ten daha önce ısınabileceğini söyleyenler de var. Mesela bu ve bu videolara bakın. Dan Watson bir video daha çekip test yaptı ve gene aynı sonuçları buldu. Fujifilm X-T4’ün de yüksek kalite 4K videoda bir süre sonra ısınıp kapandığı bilinen bir şey (koşullara göre bu süre değişir tabi). Yüksek kalite video çekerken ısınmayan alet yok. Ben A99 II gibi harika bir makinenin 31 derece havada sadece canlı ön izlemede kalırken bile “yüksek ısı” uyarısı verip kapandığını biliyorum. Olur böyle şeyler (Bu arada keşke A7S III standart A7 değil de A99 II gövdesinin içinde gelseydi…).
Hiç ısınmayan 4K makinesi arıyorsanız Panasonic GH5, GH5s veya S1H’ye bakın.
Eğer video işleriyle ciddi ilgilenseydim bu makineyi radarıma alırdım. Bu alet kendisinden çok daha pahalı profesyonel video kameralardan birçok özellik almış gibi görünüyor, ve bunların en önemlisi bence 16bit lineer RAW. Eğer Sony bir şekilde bunu kullanıcıya verebilirse (şu anda sadece 12bit Log RAW alabiliyoruz) açıkçası FX9 gibi 10000 Dolar’ın üzerinde bir alete ne kadar gerek kalır emin değilim.
Ama size tavsiyem ilk düzgün ve dürüst incelemeleri bekleyip öyle karar verin. Youtube’daki, dedikodu sitelerindeki maymunların bağırmasına, abartmasına, diğer markaları kötüleme çabalarına dikkat etmeyin. 1-2 ay daha bekleyip düzgün insanların bu aletleri kullanmasını bekleyin.
A7S III o kadar video ağırlıklı ki, Sony’nin tanıtım broşürleri ve reklamlarının %90’ı video özelliklerine yüklenmiş durumda. “Fotoğrafı seviyorum, arada da video çekerim” derseniz gideceğiniz başka makineler var. A7 III de fotoğrafta yüksek ISOlarda bayağı iyi, bu 12MPlik algılayıcı size ekstra ne katar emin değilim. ISO 102400’de daha temiz fotoğraf alacak mıyız, aradaki farka değer mi bilemem. Çekimlerimin %99’u ISO6400 altında, bu yüzden benim gibi biri için Sony A7 III, Canon EOS R6, EOS R5, Sony A7R III, Nikon Z7 ve Z6 gibi makineler daha uygun.
Şunu da söylemeden geçmeyeyim: İlk A7S makinelerdeki “rolling shutter” derdi dev gibi ama bu aletler amatör filmciler arasında çok popüler oldu. Sony A6000 biraz loş ışık görünce otomatik odaklamada sapıtıyor ama o alet hala Sony’nin en çok ve uzun süredir satan makinesi. Canon’un 18MP’lik APSC algılayıcılarının dinamik aralığı m43 algılayıcılarından bile kötü ama senelerdir Canon’un pazar payı Sony ve Nikon’un toplamı kadar. Yani mesela bir A7S veya A7S II makineniz varsa ve ondan memnunsanız, A7S III ondan çok daha iyi olacak. Garanti. Kimin ne dediğine bakmayın.
Size ilüzyon satmalarına izin vermeyin. İhtiyacınıza bakın, satın alma kararınızı ona göre belirleyin.
Beni bile dinlemeyin, ama aşağıdaki kesin doğru bir şey:
Festivalin her etkinliğinde tek te bahsetmenin güçlüğünü ve uzun olacağını takdir edersiniz. FEFSAD instagram sayfasında…
Ancak Adams’ın yöntemini uygulamak için çok iyi karanlık odacı olmak gerekiyordu. Günümüzde telefonla şipşak fotoğrafları…
Kitap, hakikaten incelemeye değer bilgilerle donanmış. Görsel Kültür sürecinde ortaya çıkan çeşitli yaklaşımların yanında, temel…
Dünya öylece dururmuş, fotoğrafçı türlü türlü görürmüş. Her bakışta kendinden bir şeyler vardır, Hüseyin usta,…
Paris’le ilk buluşmam iş seyahati için Seul’a giderken oldu. O çağda direkt uçuş yoktu ve…
Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…
Yorumlar
Dijital kameralarımı çok yüksek oranlarda fotoğraf çekmek için kullandığımdan olacak, yeni çıkan kameraların video özellikleri beni çok fazla cezbetmiyor.
Nedenini hiç bilmiyorum ama Sony kameralara nedense hiç yakın olamıyorum. Halbuki öncü adımlar hep Sony'den gelir. Bir Sony gövdeyi yeterince uzun bir süre kullanmamam sanırım bunda önemli bir etken. Bir de o çok kötü menü yapısını es geçemem. Ama yeni gövdede bunu düzeltmişler, hatta baya iyi olmuş bence de.
Video ağırlıklı bir beklentim olsaydı A7S III'ü ben de kesinlikle radarıma alırdım. 12MP de ısrarcı olmasını da çok doğru buluyorum. Çok yüksek ISO başarımı gövde içi sabitlemenin rakiplerinden biraz eksik kalmasının açığını kapatmış görünüyor. Bu kamera videocular için olmuş, çok belli.
Biri ne zaman yeni bir şey getirse, internet cambazları hemen devreye giriyor. Bunun en yakın örneğini Canon EOS R5 için de gördük birkaç gün önce. "Abovvv çok ısınıyor bu alet, bununla bırak video çekmeyi canlı önizleme bile yapılmaz" diyen kelli felli vloggerlar hemen çıktı piyasaya.
Hatırı sayılır gövde ve objektif kullandım şimdiye kadar. İmkanlarım uygun olduğundan çoğunu bolca deneme fırsatı buldum. Ne zamandır fotoğraf alanında bulduğum her yazıyı okumaya, her kaliteli kanalın videolarını izlemeye çalışırım. Şimdiye kadar kimseye, onu alma bunu al demişliğim yoktur. Bu haddi kendimde hiç bulmadım. Bana göre iyi olan özellik bir başkası için önemsiz kalabilir. Tersi olsaydı, şu anda okuduğumuz bu sayfalar o markaların reklam bannerlardan geçilmez olurdu.
Bu güzel inceleme yazısı için emeğine sağlık Ertan hocam.
Açık soru kalmamış neredeyse.
Selamlar, sevgiler.
Bence "öncü adımlar hep Sony'den gelir" lafı da ilüzyon. Böyle bir hikaye yaratıldı zıpır Youtuberlar tarafından. Yukarıda A7S III'te "düzeltildi" dediğim birçok dert rakiplerinde senelerdir olan şey zaten.
BSI, IBIS, göze odaklama gibi teknolojilerin hepsini başkasından lisansladı Sony. İlk aynasız APSC makine de Samsung'dan geldi (Sony'den 2-3 ay önce galiba).
Ama piyasadaki boşluğu görüp büyük algılayıcılı tam çerçeve gövdeyi yapmaları büyük atılımdı. A9'daki kesiksiz elektronik bakaç ve katmanlı/istifli (stacked) algılayıcı da önemli atılım.
Ben yenilikçilik alanında hiçbirini diğerinden ayırmıyorum. En gelenekçi diyebileceğim Nikon bile kendi algılayıcısını tasarlayıp sipariş ediyor.
Sanırım herşey sizin ihtiyaç ve beklentilerinizle alakalı. Hiçbir zaman kusursuz ve hatasız bir makina üretilmeyeceğine göre, piyasada sizin ihtiyaçlarınıza en yüksek oranda cevap veren makina sizin için en iyi makina.
Sony ile ilgili bir anımı paylaşmak istiyorum müsadenizle. Sony HX400v diye megazoom'lu diye tabir edilen kompak bir makinam var. Bu makinayı özelliklerini internetten, kendi sitesinden araştırmış ve almıştım. Ancak aldıktan sonra bazı özelliklerin benim makinamda olmadığını, yada anlatıldığından farklı şekilde çalıştığını gördüm. Sony Türkiye'ye mail attığımda "bazı özelliklerin bölgesel olarak değişebileceği"ni söylediler. "Hangi özelliğin hangi bölgede kullanılabilir olduğunu, yada ben alırken, satın alma kararımı verirken hangi özelliklere sahip olup olmayacağımı nereden bileceğim" diye sorduğumda ise cevap alamamıştım.
Böyle üst seviye gövdelerde buna benzer sorunlar yaşanmaz belki ama, Sony gibi bir markanın herhangi bir ürününe bile böyle gayriciddi bir durum yakışmıyor bence.
Video ile ilgilenenler için çok faydalı bir yazı ve inceleme olmuş. Ellerinize sağlık Ertan bey.
Selam ve saygılarımla.