İleri Seviye Fotoğrafçılık

Telekonvertör Nedir, Ne Zaman Kullanılır? Avantajları ve Dezavantajları

Fotoğrafçılar çerçevelerini doldurmak için konularına daha yakın mesafelerden çekim yapmak istemelerine rağmen, örneğin yaban hayatı veya spor etkinlikleri fotoğrafları çekerken nesnenin doğası gereği eylem belirli bir mesafede gerçekleşir, bu gibi durumlarda daha uzun odaklı bir objektife ihtiyaç duyulur. Elinizdekinden daha uzun odaklı objektifiniz yoksa ne olur? Bir Telekonvertör bu durumda size çok yardımcı olabilir. Telekonvertörler bu faydası nedeniyle çok kullanışlı olsalar da, aynı zamanda bulanıklık ve keskinlik kaybına yol açabilecek oldukça ciddi dezavantajlarının olabileceği unutulmamalıdır. Dilerseniz şimdi Telekonvertör nedir bir göz atalım, ne zaman kullanılır, avantajlarını ve dezavantajlarını daha ayrıntılı olarak gözden geçirelim.

İlk olarak telekonvertör nedir ve fotoğrafta nasıl kullanılılır bunu tanımlayacağız.

Telekonvertör nedir?

Bir “odak genişletici” olarak da bilinen telekonvertör, kamera gövdesi ve bir objektif arasına bağlanan ikinci bir mercektir. Fotoğrafçılık jargonunda tele-dönüştürücü ve kısaca “TC” olarak da adlandırılan bir telekonvertörün amacı lensin etkin odak uzaklığını arttırmaktır; bu da maalesef azalmış keskinlik ve ışık kaybına bağlı olarak da azalan maksimum diyafram değerine yol açmaktadır. Telekonvertörler yaygın olarak 1.2x ve 3.0x aralıklarında üretilirler ve bir telekonvertörün büyütme etkisi ve maksimum diyafram üzerindeki etkisi bu çarpım faktörüne bağlıdır. Piyasada en yaygın kullanılanlar 1.4x ve 2.0x olanlarıdır.

1.4x telekonvertör, lensinizde 1 durak ışık kaybına yol açar. 1.7x telekonvertör, 1,5 durak ve 2x telekonvertör, 2 durak ışık kaybı yaratır.

Örneğin, 2.0x Telekonvertör, 200mm f/2.8 bir tele-foto objektif ile kullanılırsa, odak uzunluğunu iki katına çıkarır ve maksimum Diyafram açıklığı iki tam durak azalır, bu da onu 400mm f/5.6 lens yapar. 1.4x telekonvertör f/5.6 lensi f/8’e dönüştürür!

Telekonvertörler aynı zamanda zum merceklerinde de aynı etkiye sahiptir, tüm zum aralığı büyür ve maksimum diyafram açıklığı azalır. Örneğin, 1.4x tele-dönüştürücü 70-200mm f/4 objektifi, 98-280mm f/5.6 lens yapar.

Bir telekonvertör çoklu optik elemanlardan oluşur, bunların toplam sayısı telekonvertörün optik tasarımına ve odak uzunluğu çarpım faktörüne bağlı olarak değişebilir. Tipik olarak çoğaltma faktörü / tele dönüştürücü oranı ne kadar uzun olursa telekonvertörün fiziksel boyutu o kadar büyük olur. Çoğu tele-dönüştürücüler birtakım farklı merceklerle kullanılmak üzere tasarlandığından, optik tasarımı normal olarak optik düzeltmeler olmaksızın standart mercek elemanlarını içerir, bu da ne yazık ki yanal kromatik sapma gibi artan optik sapmalara yol açar. Bununla birlikte bazı durumlarda üreticiler optik sapmaların etkisini asferik elemanlar gibi daha karmaşık mercek elemanlarını telekonvertör tasarımına dahil ederek en aza indirmeye çalışırlar.

Dağılımı engelleyen ekstra mercek elemanlarının kullanımı lenslerle olası uyumsuzluk sorunları nedeniyle telekonvertörlerde oldukça sınırlıdır. Bununla ilgili istisnalar da yok değil; bazen üreticiler teleconvertörleri tek bir lens için özel olarak üretirler ve bu durumlarda tele-foto lens grubunun bir parçası olarak uygun optik lens elemanlarını birleştirebilirler. Bilinen en etkileyici örneklerden biri, egzotik Nikon 800mm f/5.6E FL ED VR objektif için yapılan NIKKOR AF-S TC800-1.25E ED’dir, üretilen bu telekonvertör sadece 800mm lens ile çalışmak üzere tasarlanmıştır, başka bir objektif ile çalışmaz.

Sonuç olarak, birden fazla objektifle çalışmak üzere tasarlanan standart telekonvertörlerin her zaman bazı tavizleri beraberinde getirdiğini aklınızda bulundurun.

Ortak Telekonvertörler

Her ne kadar süper tele-foto lenslerin yapımında yer alan her bir lens üreticisi aynı zamanda kendi telekonvertörlerini üretmiş olsa da, piyasada en yaygın olanları genellikle 1.4x ve 2.0x çarpan faktörleri ile sınırlıdır. Bazı üreticiler diğer çarpma faktörleri ile seyrek de olsa telekonvertör üretmektedir, ancak bunların kullanımı ve etkinliği lens tarafında büyük ölçüde değişebilir. Örneğin, Nikon ve Hasselblad 1.7x teleconvertör üretir, Kenko gibi aksesuar üreticileri ise daha büyük 3.0x çarpma faktörü ile telekonvertörler üretirler. Ne yazık ki aşağıda açıklayacağım gibi telekonvertörler, hem genel keskinlik hem de otomatik odaklama hızı açısından lens performansı üzerinde oldukça olumsuz etkilere sahiptir, bu yüzden 1.4x’den daha uzun bir tele-dönüştürücü seçerken çok dikkatli olmak gerekir. Bazı durumlarda bir görüntüye telekonvertör kullanarak yakınlaşmaktan ziyade, özneye yaklaşmak veya post prodüksiyon aşamasında görüntüyü kırpmak daha iyi sonuçlar çıkarabilir.

Telekonvertör Lens Uyumluluğu

Yukarıda da bahsettiğim gibi, telekonvertörler tipik olarak birden fazla objektifle çalışacak şekilde üretilirken, piyasadaki her mercekle çalışabilen telekonvertör yoktur. Örneğin hem Nikon’un hem de Canon’un kendi telekonvertörleriyle uyumlu kendileri tarafından üretilen lenslerinin listesi çok küçüktür, çoğu objektifler telekonvertörlerle uyumlu tasarlanmamıştır. Bazı objektiflerin arka cam elemanlarında fiziksel sınırlamalar vardır, bazıları ise optik sınırlamalara sahiptir. Telekonvertörlerin çoğu özellikle profesyonel süper tele-foto lensler için tasarlandığından, çoğu geniş açı, standart ve tele-foto lensler bunlarla uyumlu değildir. Ancak bazı istisnalar da vardır; Nikon 105mm f/2.8G VR gibi bazı makro objektifler Nikon telekonvertörlerle oldukça iyi çalışır.

Buna ek olarak çok küçük istisnalar dışında, bir üretici tarafından yapılan telekonvertörlerin kamera montajı aynı olsa bile, sadece aynı üreticinin mercekleriyle çalışmak üzere tasarlandığını bilmek önemlidir.

Yanda objektif üreticilerinin lensleriyle telekonvertör uyumluluğunu gösteren sayfaların adresleri verilmiştir.

– Nikon Tele-dönüştürücü Lens Uyumluluğu
Canon Tele-dönüştürücü Lens Uyumluluğu
Sigma Tele-dönüştürücü Lens Uyumluluğu
– Kenko Tele-dönüştürücü Lens Uyumluluğu

Kullanmayı planladığınız tele-dönüştürücünün, kullanmayı planladığınız mevcut lenslerinizle uyumlu olduğundan mutlaka emin olun, aksi durumda objektifinize ciddi hasar verebilirsiniz.

Sabit odaklı (Prime) ve değişken odaklı (Zoom) lenslerle eşlenik telekonvertörler

Genel olarak telekonvertörler, süper tele-foto asal lenslerle zoom lenslerden çok daha başarılı çalışırlar. Bunun birkaç nedeni vardır:

Birinci nedeni, çok az istisnanın yanı sıra, zum objektifler asal lenslerden daha yavaştır, bu da kameranın otomatik odaklama sisteminin çalışması için daha az ışık aldıkları anlamına gelir. Sonuçta genel otomatik odaklama hızı ve doğruluğu üzerinde büyük bir etkisi olabilir. Telekonvertörler bazı durumlarda aşağıda açıkladığım gibi kameranın otomatik netleme özelliklerini tamamen devre dışı bırakacak şekilde lensin maksimum diyaframını önemli ölçüde azaltabilir.

İkincisi, tüm odak uzaklıklarında eşit bir performans elde etmek için bir zoom lensi optimize etmek çok zordur; bu, bir telekonvertör eklendiğinde zum seviyesinde eşitsizliğe ve tutarsızlığa neden olur.

Üçüncüsü, yakınlaştırma yaparken gruplarda hareket eden daha fazla mercek elemanı ile optik problemler daha da belirginleşir.

Ancak, telekonvertörlerin zum objektiflerle çok iyi çalıştığı durumlar da vardır. Örneğin, Nikon 70-200mm f/2.8G VR II’nin 1.4x çarpanlı “TC-14E II veya III” ile iyi bir şekilde çalıştığı, 1.7x çarpanlı “TC-17E II” ile çok iyi olduğu ve en fazla f/8 diyafram açıklığında çalışmak istenirse 2.0x çarpanlı “TC-20E III” bile oldukça kullanışlı bir kombinasyon olduğu bilinmektedir.

Yukarıdaki fotoğrafı 70-200mm’de telekonvertör kullanmadan çektim. Ardından Nikon TC-20E III 2.0x telekonvertörümü taktım. Aynı mesafeden ve aynı konumdan aşağıdaki fotoğrafı çektim.

Tele-Dönüştürücüleri kullanmanın artıları ve eksileri

Artıları

Telekonvertörleri kullanmanın bariz avantajı, nispeten düşük bir maliyetle odak uzunluğunun arttırılmış olmasıdır. Bu, özellikle yüksek kaliteli asal lensler kullanıldığında geçerlidir. Örneğin, Nikon 300mm f/2.8G VR II, üç modern Nikon telekonvertörü, TC-14E ​​III (1.4x), TC-17E II (1.7x) ve TC-20E III (2.0) ile iyi çalışan olağanüstü bir objektiftir. Bu lens bu telekonvertörler ile spor ve vahşi yaşam fotoğrafçılığı için çok yönlü bir seçenek yapan, 420mm f/4, 510mm f/4.8 ve 600mm f/5.6 lenslere dönüşebilir. 1.4x ve 1.7x telekonvertörler, otofokus performansı ve keskinliği üzerinde çok az etkiye sahiptir; çünkü lens, bu telekonvertörlerle iyi bir şekilde eşleşmesi için tasarımında özel olarak optimize edilmiştir. 2.0x telekonvertör, AF performansını ve keskinliği biraz bozuyor, ancak bazı zorlu durumlarda oldukça iyi işler çıkartıyor. Özünde 300mm’lik lensin odak uzunluğu, 420mm’den 600mm’ye kadar çıkartılabilir!

Telekonvertörlerin diğer bir avantajı, bir merceğin minimum odak mesafesini etkilememesidir. Telekonvertörler, lenslerin optik özelliklerine etki etmezler, sadece çerçevenin orta kısmını büyütürler. En yakın netleme mesafesi 1.2 metre olan bir tele-foto lens kullandığınızda, bu özellik Yakın Plan Çekim ve makro fotoğrafçılığı için mükemmel bir seçenek anlamına gelir. Örneğin, Nikon 300mm f/4E PF ED, 1.4 metrelik etkileyici bir minimum netleme mesafesine sahiptir. 1.7x telekonvertör, odak uzunluğunu 510 mm’ye kadar uzatır. Objektif 1.4 metreden 1.7x telekonvertör kullanarak çoğaltma oranını çarpım faktörü ile aynı şekilde arttırır, bu yüzden nesneniz aynı mesafeden tele dönüştürücü ile 1.7 kat daha büyük görünecektir. Zaman zaman makro çalışmaları için iyi bir seçenek olacağı kesin! Benzer şekilde makro lensler telekonvertörler ile birleştirildiğinde çoğaltma oranı da artar ve 1: 1 büyütmeden bile daha yakınlaşır.

Eğer bir objektifin minimum netleme mesafesini azaltmak isterseniz, bunu yalnızca uzatma tüpleri, yakın çekim mercekleri veya merceği ters bağlama hileleri yardımıyla elde etmek mümkündür. Telekonvertörler bu durumda size yardımcı olmazlar.

Eksileri

Telekonvertörlerin bazı dezavantajları var demiştik. Aynı markada bile olsalar lens uyumsuzluğu ve çapraz markaların uyumsuzluk sorunlarının yanı sıra, telekonvertörler lensin genel keskinliğini azaltır, objektif aberasyonlarını büyütür ve otomatik odaklama hızını ve doğruluğunu azaltırlar. Bunlar özellikle 2.0x ve daha büyük çarpanlı telekonvertörler için geçerlidir.

Telekonvertörlerin lens keskinliği ve kontrast üzerindeki etkisi

Aşağıda değişik telekonvertörler ile yapılan testler sonucunda çıkarılan sonuçları görebilirsiniz.

Nikon telekonvertörlerle yapılan testlerde ortaya çıkan sonuçta genel keskinlik üzerinde oldukça büyük bir etkiye sahip olduğu görülüyor. Nikon 70-200mm f/2.8G VR II objektif için telekonvertör keskinliğini aşağıda görüldüğü gibi %26’ya kadar etkiliyor.

Nikon TC-14E ​​II (1.4x) – % 5 Keskinlik kaybı
Nikon TC-17E II (1.7x) – % 17 Keskinlik kaybı
Nikon TC-20E III (2.0x) – % 26 Keskinlik kaybı

Üstelik bu sonuçlar bu telekonvertörlerle çalışması için tasarlanan hızlı bir lens içindir. Aynı telekonvertörler daha yavaş, daha düşük veya daha eski lenslerde kullanılacak olsaydı, özellikle 2.0x telekonvertörün etkisi daha da yıkıcı olurdu. Örneğin, yukarıda bahsedilen 300mm f/4E PF VR objektifi, TC-20E III (2.0x) telekonvertörü ile keskinlik açısından aynı sonuç vermez. Keskinlik kaybı %26’nın altında gerçekleşir. Dolayısıyla, telekonvertörlerin tüm objektifleri aynı şekilde etkiledikleri söylenemez, bazıları diğerlerinden daha iyi bir ikili oluşturacaktır. Performans değerlendirmesini daha da zorlaştıran şey, hem telekonvertörlerde hem de lenslerdeki örnek varyansların, özellikle 1,7x ve daha uzun telekonvertörler için çok ideal ya da kötü çalışabilmeleridir. İşte bu nedenle bazı fotoğrafçılar belirli bir telekonvertör ve objektif ikilisinin muhteşem olduklarını iddia ederlerken, diğerleri aynı ikili için aynı şeyleri söylemezler.

Netlik kaybına ek olarak lensin genel kontrastı da azalır, bu da özellikle 2.0x telekonvertörler kullanıldığında fark edilir.

Telekonvertörlerin Otofokus performansına etkisi

Yukarıda açıkladığım gibi telekonvertörler hem otomatik odaklama hızı hem de lensin ve kameranın doğruluğu üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir, çünkü lense Kameranın otomatik odaklama sistemi için daha az ışık girecektir. Özellikle düşük ışık koşullarında 1.4x’den daha uzun bir telekonvertör kullanıldığında ışık, bir de telekonvertörden geçtiğinden kameranın otomatik netleme sistemini karıştırabilecek, kameranın düşük ışık koşullarında AF performansı oldukça azalacaktır. Bu nedenle yavaş lensler ile 1.7x ve 2.0x telekonvertörlerin kullanılması tavsiye edilmez, çünkü bu tür kombinasyonlar sahada çekim yaparken çok sinir bozucu bir deneyim ile sonuçlanabilir.

İşte telekonvertörlerin AF hızı ve doğruluğu üzerindeki etkilerinin hızlı bir özeti:

  • 1.4x Telekonvertörler: AF hızındaki minimum etki ve çoğu lenste doğruluk sağlar.
  • 1.7x Telekonvertörler: AF hızına ve doğruluğuna etkisi kullanıldığı objektife bağlıdır. Genellikle daha yavaş olan f/4 objektifler 1.7x telekonvertörlerle iyi uyuşmaz.
  • 2.0x Telekonvertörler: Genellikle AF hızına ve çoğu lensin doğruluğuna ciddi etki ederler. Sadece f/2.0 ve f/2.8 ana lensleri 2.0x telekonvertörler ile ve sadece parlak ışık koşullarında iyi çalışır.
  • 3.0x Telekonvertörler ve birkaç telekonvertörün seri bağlanması: AF işlevleri devre dışı kalır, sadece manuel odaklama ile kullanılır.

Telekonvertörler ve Uzatma Tüpleri arasındaki farklar

Uzatma tüpleri telekonvertörler ile karıştırılmamalıdır, çünkü kullanımları ve amaçları tamamen farklıdır.

Telekonvertörler odak uzaklığını arttırmak amacıyla optik lens elemanlarından oluşurken, uzatma tüplerinde herhangi bir optik eleman bulunmaz ve tek amacı ışığın lens düzleminden görüntü düzlemine gitmesi gereken uzunluğu arttırmaktır ki bu da büyütmeyi arttırır (ters kare kanunu). Lens uzantısı yerinde olduğunda konu mesafesi, yani minimum odaklama mesafesi veya çalışma mesafesi sabit kalsa bile büyütme artar. Odaklanma mesafesindeki azalma yalnızca ince mercek denklemlerine uygun olarak zaten büyütülmüş nesnenin odağını korumak için gereklidir. Bu nedenle uzatma tüpleri makro çalışmalar için kullanılırken, telekonvertörler aksiyona daha yakın olmak için kullanılır.

Telekonvertör ve fotoğrafı kırpma arasındaki farklar

Bir telekonvertör ile yavaş zum objektifler kullanırken veya birkaç telekonvertörü bir arada kullanırken görüntü bozulmalarına çok sık rastlanır, bu nedenle telekonvertör kullanmak yerine görüntülerin post prodüksiyon aşamasında kırpılması daha iyi olabilir. Otomatik odaklama işlevlerinin bir telekonvertör tarafından ciddi şekilde etkilendiği ve sınırlandığı durumlarda, daha kısa bir telekonvertör kullanmak ya da telekonvertör kullanımını tamamen bırakmak daha iyidir. Sizin için hangisi öncelikliyse kararınızı buna göre verebilirsiniz; büyük ama keskinliği azalmış bir konu mu, yoksa daha az çözünürlüğe sahip keskin bir konu mu? Bu, telekonvertörleri kullanırken duruma göre değerlendirmek zorunda kalacağınız bir şeydir.

Yukarıdaki TC ile 400mm ile çekmiş olduğum fotoğraf ve bu fotoğrafın TC olmadan çektiğim 200mm’lik fotoğraftan kırpılmış halinin karşılaştırmasını aşağıda inceleyebilirsiniz.

Soldaki fotoğraf 2.0x telekonvertör ile 400mm’de çekilmiş fotoğraf, sağdaki ise aynı yer ve açıdan aynı ayarlar ile aynı yere netlenmiş, telekonvertör kullanmadan 200mm’de çektiğim fotoğraftan kırpılmış hali. Net bir şekilde görüleceği gibi, ışık ve ortam oldukça uygun olmasına karşın, kırpılmış ve dolayısıyla çözünürlüğü düşmüş olan fotoğraftaki detaylar çok daha iyi, çok daha keskin.

Her iki fotoğrafa %100 daha yaklaşırsak:

Kontrast ve netlik kaybı çok daha belirgin değil mi? “E o zaman neden telekonvertör kullandın” dediğinizi duyar gibiyim. Elbette bu gibi durumlarda telekonvertör kullanmak doğru bir seçenek olmayacaktır. Zaten telekonvertörler bu gibi koşullar için değildir, çiçeklere daha da yakınlaşacak fırsatım vardı çünkü.

Bir kaç özel kombinasyonun dışında, kişisel olarak 2.0x telekonvertör kullanmaktan kaçınıyorum, yukarıda bahsedilen AF sorunları ve keskinlik / kontrastın ciddi şekilde kaybolması nedeniyle 2.0x’i kullanmamaya gayret ediyorum. Netlik ve kontrast post prodüksiyonda bir nebze artırılabilir, ancak odak sorunları halledilemez. Ancak her zaman akılda tutulması gereken bazı istisnalar vardır. Bazı lensler yeni teknolojileri sayesinde 2.0x telekonvertörler ile oldukça iyi çalışırlar. Bunun bir örneği olarak, zum aralığının en uzun ucunda bile 2.0x Sony telekonvertör ile şaşırtıcı derecede iyi çalışan Sony FE 100-400mm f/4.5-5.6 GM OSS gösterilebilir.

Telekonvertörler ve kroplu çekim yapabilen tam kare kameralar

Günümüzde birçok modern Tam Kare (Full Frame) DSLR kamera DX modunda Krop faktörlü çekim yapma imkanı verir. Nesneye yakınlaşmak için telekonvertör yerine bir kırpma modunun kullanılması mantıklı mıdır? Blogumdaki birçok makalemde belirttiğim gibi FX modda çekilmiş ve ardından Photoshop gibi yazılımlarla yapılan kırpma işlemi ile DX modunda çekilmiş ve böylece kamera içinde otomatik olarak uygulanmış kırpma işlemi birbirinden farklı değildir, benim yukarıdaki fotoğraf için yaptığım şeyi kameram yapacaktı, biraz daha yüksek kare hızları ve hafıza kartında daha az yer kaplayan dosyalardan başka ek avantajlar sunmaz.

Bu nedenle kamera içi kırpma bir telekonvertörün kullanımı ile aynı etkiye sahip olmayacaktır. Telekonvertörler odak uzunluğunu etkin bir şekilde arttırırken, kırpma sadece görüş alanını azaltır.

Sonuç

Çok zorunlu kalmadıkça çekimlerimde telekonvertör kullanmıyorum. Bazen öyle bir an oluyor ki, ne yaparsanız yapın aksiyonun olduğu yerin yakınına yaklaşamıyorsunuz, işte bu gibi durumlarda telekonvertörümü kullanmak isteyebiliyorum. Yurtdışı seyahatlerim dışında, fotoğraf çantamda yer olduğu ve 70-200mm objektifim çantamda olduğu sürece 2.0x telekonvertörümü her zaman yanımda taşıyorum.

Umarım bu makale telekonvertör nedir, nasıl çalışır ve onları ne zaman kullanabileceğinizi anlamanıza yardımcı olmuştur. Siz de bu konudaki deneyim, bilgi ve yorumlarınızı aşağıdaki “Yorumlar” kısmından benimle paylaşın.

Işığınız bol olsun.

Sebahattin Demir

Mühendis ama Tıp meraklısı. Seyahat etmeyi seven bir fotoğraf gönüllüsü. Okumayı, araştırmayı, sorgulamayı sever. İnsan ilişkilerine ve saygıya önem verir. Bildiklerini paylaşmaktan mutluluk duyar. "Bilmiyorum" demekten çekinmez. Türkçe yazım kurallarına uymayanlarla arası iyi değildir. Detay profil bilgisi için tıklayınız.

Yorumlar

  • Çok güzel hazırlanmış, örnekleri ile tamamen objektif mükemmel makale. D600 makinemde Sigma 150-600 ve Sigma TC-1401 konvertör kullanıyorum. AF neredeyse tüm koşullarda gayet iyi çalışıyor.

    Yüksek MP'li kameralarda kırpma yapmanın bir konvertör kullanımına benzer sonuçlar elde edip edemeyeceğini merak ediyordum. Bazı yorumcular konvertör ile keskinlik kaybının kabaca eşdeğer olduğunu iddia ediyorlar.

    Mükemmel makaleleriniz için teşekkürler.

    • Size katılıyorum.

      AF-S Nikkor 70-200mm f/2.8G ED VR II lensim ve TC-14E III (1.4x) telekonvertör ile yaptığım çekimlerde hayal kırıklığına uğruyorum, çünkü Nikon D850 kameramla yaptığım TC'siz ve kırpılmış haliyle aynı keskinliği veriyor, mükemmel yani :) Ama TC-20E III için aynı şeyi söyleyemiyorum, örnekleri gördünüz.

      Saygılar.

    • Hüseyin Bey merhaba!
      Sigma 150-600 sport objektifim için TC-1401 almayı düşünüyorum. Sizin Sigma 150-600'ünüz hangi versiyon (contemporary - sport)?

  • Harika yazı. Teşekkürler.

    Nikon TC 14 III ve 105 mm 2.8 makro ile bir deneyiminiz oldu mu? Bu lensin keskinliği çok iyi. Ama bir 1.4x TC ile kullanmak keskinliği ne kadar etkiler merak ediyorum.

    Cevap için teşekkür ederim...

    • Evet bu ikiliyi kullandım. Doğrusu söylemek gerekirse %100 memnun kalmadım. Tamam, araya o kadar cam girmesine rağmen TC ile keskinliği gayet iyi, ama ben yine de 105mm macro lensimle TC kullanmayı pek sevmedim.

      Saygılar.

  • 70-200 2.8 vr II ve 300 2.8 vr lenslere sahibim. Hem 1.4 II hemde tc20eIII konverterlerim var. Her iki lensimde 1.4 ile çok iyi çalışıyor. Işık parlaksa tc20eIII şaşırtıcı sonuçlar üretiyor. 1.4 konverterimi çok daha sık kullanıyorum. Işığa bakıyorum ve hangisini kullanacağıma ona göre karar veriyorum.

    600mm Nikon şu anda bütçemin çok üstünde bu yüzden 300 ile tc20eIII sonuçları beni tatmin ediyor. Bir manfrotto gimbal ang ile monopod kullanıyorum bir combo olarak çok güzel çalışıyorlar. Çoğunlukla f8 bazen f11 de çekiyorum. D750 de ki sonuçlar D800 den daha iyi bende.

    • Yazımda da belirttiğim gibi, bazı kombinasyonlar bazı kameralarda çok iyi çalışırken, bazı kullanıcılar tam tersini söyleyebiliyorlar. Siz de buna çok iyi bir örnek oldunuz aslında. Aynı kombinasyonun sizde D750'de daha iyi çalıştığını, D800'de aynı sonuçları alamadığınız bunun sağlaması.

      • Aynen öyle :)
        Bu arada çok güzel bir makale daha olmuş, tebrik etmeyi unutmuşum heyecanla yazarken. Ellerinize emeğinize sağlık.
        Selamlar.

  • Her ne kadar bana çok uzak bir ekipman olsa da çok güzel ve faydalı bir yazı olmuş Sebahattin bey. Çok teşekkür ederim.
    Selamlar.

  • Her zamanki gibi çok akıcı ve anlaşılır bir dille yazılmış bilgilendirici bir yazı. Deneyimlerinizi paylaşın dediğiniz için ben de benim gerçek dünyamla ilgili gerçeklerimi paylaşmak istiyorum.

    Uzun odaklı lensler ve TC ler çoğu kuşların fotoğraflanması için max erişim arayışında olanların kullandığı ekipmanlar. Ben şu anda tercihini D810'dan yana kullanan bir Nikon kullanıcısıyım çünkü çekim sonrasında işlemede kırpmak için bana bir sürü seçenek bırakıyor.

    Kuş fotoğrafçılığım nedeniyle çok seyahat ederim bu nedenle ekipman ağırlığı benim için bir sorun. Ama 300mm f/2.8'im ve TC lerimle çok mutluyum. Hem 2.0TC III hem de 1.4TC III ile kesinlikle hiçbir sorunum yok. Bu kombinasyon D810 umda D800 ümdekinden daha iyi çalışıyor. D800 ümde önceki D700 ümden biraz daha iyi çalışmıştı. D700 ümde AF ince ayar yapamıyordum ama D800 de yapabilir hale gelmiştim. D810 umu ilk aldığımda AF ince ayarını kullandığım TC'ye bağlı olarak +8'e veya daha da yukarı kalibre etmek gerekti.

    Bu nedenle eğer TC kullanılacaksa tüm objektiflerin bir dereceye kadar front focus problemi olacağı unutulmamalı ve TC li hali ile mutlaka kalibre edilmeli diye düşünüyorum.

    Ben de sizinle aynı fikirdeyim bazı kameralar ve lensler diğerlerinden daha iyi bir şekilde kombin oluşturabiliyor. Aynı modeldeki kameralar aynı lens ve TC modeline sahip olsalar bile bir kişi için iyi çalışan başka biri için çalışmayabiliyor. Kesin olarak haklısınız.

    Çok güzel ve değerli bir makale
    Tebrikler.

    • Bu güzel katkılar için çok teşekkür ederim Umut bey.
      Evet bu makaledeki bir eksikliği dile getirmişsiniz. Telekonvertörler AF kararlılığı ve performansını etkiler dedim ve nedenlerini ekledim ama çözümünü eksik bırakmışım. Sayenizde onu da tamamlamış olduk.

      Tekrarlamak gerekirse: Telekonvertör kullanıldığı zaman, eğer kullandığınız kamera gövdesinde AF İnce Ayar özelliği varsa, mutlaka TC'li olarak AF kalibrasyonu yapılmalıdır.

      Tekrar teşekkürler.
      Saygılar.

  • "Bu nedenle kamera içi kırpma bir telekonvertörün kullanımı ile aynı etkiye sahip olmayacaktır. Telekonvertörler odak uzunluğunu etkin bir şekilde arttırırken, kırpma sadece görüş alanını azaltır."

    Ancak artan odak uzaklığı görüş alanının azalmasına yol açacaktır. Aynı bakış açısıyla etki aynı olacaktır ve ürün daha az piksel bırakacaktır...

    • Haklısınız, ama aynı şekilde görüntünün bir telekonvertörle de bir bakıma kırpıldığını unutmayın. Evet, ikisi tam olarak aynı şey değil. Haklı olduğunuz taraf; telekonvertör olmadan çekilen fotoğraf daha ağır bir şekilde kırpılacaktır.

    • Evet kırpılmış asıl görüntünün boyutlarında bir kayıp yaşanacak ama keskinliğini koruyacaktır. Fakat kırpılmış TC li görüntü hem keskinliğini hem de piksel çözünürlüğünü kaybedecektir.

      Bu argüman bir kısır döngü gibi 🙂 Ama Sebahattin hocamın dediği gibi, siz hangisini tercih ederseniz onu yapacaksınız. Keskin ama boyutları küçülmüş bir fotoğraf mı yoksa biraz bulanık ama büyük boyutta bir fotoğraf mı.

    • İlgileriniz ve takibiniz için ben teşekkür ederim Ünsal bey.
      Selamlar.

  • Üstadım selam,

    Telekonvertör kullanımıyla ilgili bu çok iyi kaleme alınmış makale için teşekkür ederim. Çok zevk aldım. Uzatma tüplerinin kullanımının teknik açıklamasında ufak bir hataya dikkat çekmek istiyorum iznin olursa:

    "Telekonvertörler odak uzaklığını arttırmak amacıyla optik lens elemanlarından oluşurken, uzatma tüplerinde herhangi bir optik eleman bulunmaz ve tek amacı nesneyi daha da büyük almak için en yakın netleme mesafesini azaltmaktır." diye yazmışsın.

    Aslında uzatma tüplerinin tek amacı ışığın lens düzleminden görüntü düzlemine gitmesi gereken uzunluğu arttırmaktır ki bu da büyütmeyi arttırır (yani ters kare kanunu). Lens uzantısı yerinde olduğunda konu mesafesi (yani, minimum odaklama mesafesi veya çalışma mesafesi) sabit kalsa bile büyütme artar. Odaklanma mesafesindeki azalma yalnızca ince mercek denklemlerine uygun olarak zaten büyütülmüş nesnenin odağını korumak için gereklidir.

    Selamlar.

    • Uyarı için teşekkürler.
      Yazdıklarımı herkesin kolay anlayabilmesi için olabildiğince basitleştirmeye çalıştım, ama haklısınız aşırı basitleştirme sonucu yanlış anlaşılabilir.
      Sizin cümlelerinizle gerekli düzeltmeyi yaptım.
      Tekrar teşekkürler.
      Selamlar.

  • Merhaba
    Makalenizin başlığı “Telekonvertör nedir, ne zaman kullanılır” ama “nasıl” kullanılacağı konusunda bir bölüme rastlamadım. Sorum şu: ilk olarak neyi monte edersiniz? Telekonvertörü objektife takar ve sonra bunları makineyemi monte edersiniz yoksa önce telekonvertörü makineye takar arkasından lensimi takarsınız? Eski nikonlarda makineye mekanik bir bağlantıya sahip bir lens takarken tamamen elektronik bir sisteme sahip bunun gibi cihazları takarken korkuyorum. Önce lens + telekonvertörmü çıkarılmalı sonra onları biribirinden ayırmalı yoksa lensi önce konvertörden çıkarıp sonra konvertörü kameradanmı çıkarırsınız? Yada bu sıralama önemlimi?
    Teşekkürler!

    • Aslında çok güzel bir soru, teşekkür ederim.

      Telekonvertör her zaman ilk önce kameraya bağlanır, daha sonra lens telekonvertöre bağlanır. Bu sıra önemli. Telekonvertör kameraya lensin gireceği bir yol eklemek içindir, zaten fiziksel olarak başka bir şekilde monte edemezsiniz.

      Son olarak lensi ve ardından TC'yi ayırmanız veya ikisini birden çıkarmanız ve bunları ayrı ayrı ayırmanız önemli değildir, ben ikincisini tercih ediyorum.

      NOT: Ben tüm bu işlemleri yaparken mutlaka kameramın kapalı olduğundan emin oluyorum, eğer imkanım varsa pilini çıkarıp öyle yapıyorum. Nedenini tam bilmiyorum, ama sonuçta mikrovolt ve mikroamper seviyelerinde çalışan cihazlar bunlar, sanırım mühendislik içgüdüm yaptırıyor bana bunu :)

  • Sabahattin bey merhaba,

    Ben 70 yaşını devirmiş fotoğrafa yeni başlayan bir kullanıcıyım. Yeni aldığım Nikon D500 cihazımın kullanım kılavuzunda kuşlar gibi düzensiz hareket eden nesneler için AF-C d153'ün kullanılmasını söylüyor. Bu yüzden belki sizi ya da el kitabını ya da her ikisini de yanlış anladım. D500'den önce kısa bir süre D3300 ile çekiyordum. Her ikisinde de Nikon 200-500mm zoom lens kullanıyordum ve kameranın 11 odak noktası ile kuşlara odaklanmada zorluklar yaşadım arkasından bir dostumun tavsiyesi ile D500 aldım. Bana bu konuda yardımlarınız dokunursa çok mutlu edersiniz. Bu konu bu yazı için uygun değil derseniz de kabulümdür.

    • Nurullah bey merhaba,

      İlk olarak şunu belirtmeliyim, evet kullanma kılavuzunda yazdığı gibi böyle durumlarda 153 odak noktasını kullanın, ancak netleme modlarında manuel olarak seçtiğiniz tek bir noktanın, ilk odağı elde eden nokta olduğunu unutmayın. Eğer takip ettiğiniz nesneniz birincil odak noktasından kayarsa veya özne hareket ederse, diğer noktalar görevi devralır. Yani eğer hedefinizi birincil nokta ile izliyorsanız, diğerleri size yardımcı olmayacaktır ya da yanlış yerde kilitli kalmanıza neden olacaklardır!

      Otomatik Alan ve 3D İzleme otomatik netleme:

      3D-izleme AF'de tüm odak noktaları aktiftir ve büyük ölçüde renk bilgilerine göre odaklanır. Kulağa ilk bakışta hoş geliyor, ancak arka plan temiz değilse netlemede ve izlemede başarısız olabilir ve aynı zamanda daha yavaştır.

      Otomatik Alan AF'de sistem hangi AF noktasının kullanılması gerektiğini otomatik olarak belirler, genellikle en yakın konu veya en fazla kontrast olanı seçer. Bu da kulağa hoş geliyor, ama bu da daha yavaştır ve nereye odaklanacağı önceden tahmin edilemez. Odaklanmanın normalde imkansız olduğu temiz bir gökyüzünde uçan kırlangıçlar gibi çok hızlı küçük kuşlarda iyi çalışabilir. Bazen Otomatik Alan noktalarından biri şansınıza doğru yere kilitlenir, ama buna çok güvenmeyin.

      Ancak vahşi yaşam fotoğrafçılığında, gözleri keskin almak esastır fakat bunu başarmak o kadar kolay değildir. Uzun odaklı objektifler kullanmak bunu en aza indirebilir ancak zum etkisiyle gökte hızlı uçan bir kuş çerçeveyi doldurduğunda onu çerçevede tutmak ve takip etmek iyice zorlaşır.

      D500 tüm bu açılardan gayet başarılı bir gövdedir.

      Deneyimli yaban hayatı fotoğrafçıları genellikle minimum odak noktası sayısını seçerler. Statik bir öznedeki göze odaklanıyorsa Tek Nokta ve hareketli hedefler için 9 ile 21 arasında nokta seçerler. Bazıları ise her zaman tek nokta kullanır. Ben o kadar başarılı değilim, çünkü tek nokta ile hızlı hareket eden bir konuyu kadrajımda kaybetmeden takip edebileceğimi pek zannetmiyorum doğrusu.

      Kişisel olarak böyle durumlarda ben 9 veya 25 nokta AF kullanıyorum. Bu, ana odak noktasını, hareketli bir konunun gözüne odaklanmayı sürdürürken aynı anda nesneyi çerçeve içinde doğru yerde tuttuğunuzda daha geniş bir izleme alanında hızlı bir şekilde takip etmemi sağlar.

      Kısa bir süre önce Dijital kameralarda AF Sisteminin nasıl çalıştığını detaylıca anlatan bir makale yayınlamıştım. Aşağıda linkini verdiğim bu yazıma göz atabilirsiniz.

      https://www.arthenos.com/af-sistemi-ve-kullanim-alanlari/

      Saygılar.

      • Sevgili Sabahattin bey,

        Cevabınızı ve makalenizi büyük bir zevk ile okudum. Bilmem gereken ama bilmediğim ne kadar çok mevzu olduğunu anladım sayenizde. Ne kadar akıcı ve anlaşılır bir diliniz var, imrendim. Bu çok kaliteli yardımlarınız için teşekkür ediyorum ve sizi kutluyorum.

        Lütfen bu çizginizi bozmayın ve
        Sevgiyle kalın.

  • yakın zamanda gönderilenler

    5’nci Fethiye Fotoğraf Festivali; Geçiş…

    Festivalin her etkinliğinde tek te bahsetmenin güçlüğünü ve uzun olacağını takdir edersiniz. FEFSAD instagram sayfasında…

    % gün önce

    Dynamic Range (dinamik aralık) nereye koşuyor?

    Ancak Adams’ın yöntemini uygulamak için çok iyi karanlık odacı olmak gerekiyordu. Günümüzde telefonla şipşak fotoğrafları…

    % gün önce

    Yaş alan ama yaşlanmayan Ustaların Ustası Gültekin Çizgen’den Yapay Zeka

    Kitap, hakikaten incelemeye değer bilgilerle donanmış. Görsel Kültür sürecinde ortaya çıkan çeşitli yaklaşımların yanında, temel…

    % gün önce

    Hüseyin Kekiç ile; İstanbul düşlü / yorum

    Dünya öylece dururmuş, fotoğrafçı türlü türlü görürmüş. Her bakışta kendinden bir şeyler vardır, Hüseyin usta,…

    % gün önce

    Paris bir şenliktir…

    Paris’le ilk buluşmam iş seyahati için Seul’a giderken oldu. O çağda direkt uçuş yoktu ve…

    % gün önce

    Filmi zorlamak (Push Film) Nedir, Nasıl Yapılır?

    Dayanamadım kameramı çıkardım, yan gözle baktı, gördü. "Ben amatör bir fotoğrafçıyım, sizin bir fotoğrafınızı çekmek…

    % gün önce