Çoğumuz RAW fotoğrafları etkileyen kamera ayarlarını iyi biliriz ya da öyle olduğunu düşünürüz. Ancak, işin derinine inildiğinde bu konunun karmaşıklaştığı görülür. Kameramız hakkında ne kadar bilgi sahibi olursak olalım, RAW fotoğrafları etkileyen kamera ayarları hakkında bazı yanlış anlamalar olması ihtimali yüksektir. “Yüksek ISO gürültü azaltma” kameramızın bir RAW dosyasını kaydetme şeklini değiştirir mi? “Uzun pozlama gürültü azaltma” RAW’u ne kadar etkiler? Renk alanı veya Nikon kullanıcıları için “Aktif D-Lighting”? Bu makalemde, kameramızın RAW dosyalarını etkileyen ve hiç tahmin edemeyeceğiniz bazı kamera ayarlarından bahsedeceğim.
RAW dosya formatını yeni öğrenmeye başlıyorsanız, daha da ilerlemeden önce “RAW ile JPEG Farkı, Avantajları ve Dezavantajları” başlıklı makalemi incelemenizde fayda olabilir.
Lensinizdeki, örneğin titreşim azaltma, odak mesafesi, odak uzaklığı, diyafram gibi her ayar her zaman RAW fotoğrafları etkiler. Aynı şey kameradaki tüm otomatik netleme ayarları için de geçerlidir, çünkü odağınızın yerini değiştirirler.
Bu tartışılmaz, Diyafram ve Enstantane seçiminiz RAW fotoğraflarınızı elbette etkiler.
Farklı ISO ayarlarında, aynı diyafram ve enstantane hızına sahip iki fotoğraf çekilirse, post prodüksiyonda daha koyu olan fotoğrafı bazen aydınlatamayabilirsiniz. En basit haliyle, ISO ayarınız yalnızca kameranızın kaydettiği verileri güçlendirir. Aynı şey, post prodüksiyonda bir fotoğrafı aydınlatırken de geçerlidir, sadece yakaladığınız verileri güçlendirebilirsiniz. Kameranız o ortamda yeterince veri kaydetmemişse, o verileri nasıl güçlendireceksiniz?
ISO makinenizin ölçümünü etkiler. Örneğin, Diyafram Öncelikli mod ile ISO 100’de kilitli kalırsanız ve ortamdaki ışık yetersizse son derece yavaş enstantane hızlarıyla karşılaşabilirsiniz. Manuel mod kullanırken bile, kamera ölçüm sistemi sizin için ayarları değiştirmeyecek olsa da, pozometre skalası sizi yanlış yönlendirebilir. ISO’yu çok yüksek bir değerde kullanırsanız, RAW fotoğrafları kesinlikle etkiler.
Uzun deklanşör hızında bir fotoğraf çektiğinizde, görüntünüz artan gürültü ve sıcak piksellere yani fotoğraftaki donmuş, parlak piksellere eğilimlidir. “Uzun pozlama gürültü azaltma” bunu düzeltmeyi amaçlamaktadır.
Bu ayar etkinleştirildiğinde, fotoğraf makineniz aynı pozlama değerlerinde iki fotoğraf çeker. İlk fotoğraf gerçek sahneyi kaydeder. İkinci fotoğraf için, fotoğraf makineniz deklanşör kapalı haldeyken bir fotoğraf daha çekerek tamamen siyah bir görüntü yani gürültü olmayan bir fotoğraf kaydeder.
Kameranız daha sonra siyah görüntüyü referans olarak kullanarak sıcak pikselleri ve gürültüyü orijinal fotoğraftan ayıklar, onları çıkarır. Bu çok kullanışlı bir özelliktir! Geceleri fotoğraf çektiğinizde, kameranızın “Uzun pozlama gürültü azaltma” işlevini kullanmanın dikkate değer çok faydasını görürsünüz.
Neyse ki, bu ayar RAW fotoğrafları etkiler. Gece yıldız ve samanyolu çekimleri için her zaman kullanmanız önerilir.
Görüntü Alanı, fotoğrafların kamera sensöründeki kaydedilebileceği toplam alandır.
Örneğin, tam çerçeve (FF) Nikon fotoğraf makineniz varsa, tercihen kullanabileceğiniz DX görüntü formatına aşina olabilirsiniz. Nikon D800E modelinde ayrıca, 24×36 milimetrelik tipik bir sensörü, çerçevenin sol ve sağ uçlarındaki herhangi bir veriyi görmezden gelerek, 24x30mm’lik bir sensöre etkili bir şekilde değiştiren 4×5 kırpma ayarı vardır.
Bazı yönlerden baktığınızda bu iyi bir şeydir. Fotoğraflarınızı post prodüksiyonda biraz kırpmanız gerektiğini biliyorsanız, DX formatına geçebilir ve daha sonra kırpmak için harcanan zamandan tasarruf etmenin yanısıra biraz da dosya boyutundan kazanabilirsiniz. Ancak, yanlışlıkla 4×5 bir manzara fotoğrafı çekiyorsanız, kaybettiğiniz alandaki verileri geri alamazsınız.
Tüm kameralarda dahili kırpma modları yoktur. Örneğin, Canon 5D Mark IV, RAW çekiyorsanız her zaman 6720 x 4480 piksel boyutlarında bir fotoğraf kaydeder.
Ancak, kameranızda yerleşik kırpma modu varsa, kameranızın kaydettiği RAW verilerini etkiler.
İşte eğlenceli yere geldik!
Fotoğraf makinenizin ölçümünün canlı görüntüde vizörde olduğundan farklı olduğunu fark ettiniz mi?
Bir test yaptım. Vizör kullanarak ölçüm aldığımda makinem 4 saniye ile üç saniye arasında pozlama ölçümü aldı. Bu sorun değildi, doğru pozlama muhtemelen ikisi arasındaki bir yerdi ve fotoğraf makinesinin pozometresinin biraz şaşırması çok olağandışı bir durum değildi.
Asıl ilginç olan şey, canlı görüntüye geçtiğimde sayacın tamamen farklı değerleri göstermesiydi. Aynı ışık koşullarında 3 ve 4 saniye arasında bir değer göstermek yerine, 2,5 saniye önerdi. Bu yaklaşık yarım duraklık bir fark demek.
Peki neden böyle oldu? Aslında, canlı görüntüye geçildiğinde temel ölçüm sistemi değişir! Vizörle çekim yaptığınızda, fotoğraf makinesinde özel bir ışık ölçer pozunuzu ölçer. Canlı görüntüde çekim yaptığınızda, kamera gerçekte görüntü sensörünün üzerindeki verileri okur, buradan bir ölçüm değeri hesaplar. Çoğu zaman, iki okuma arasında böyle küçük farklar oluşur.
Bu fark genellikle önemli değildir. Neredeyse her durumda iki poz aynı veya çok benzer olacaktır. Ancak, özellikle ışık koşullarının iyi olmadığı bir ortamdaysanız, canlı görüntü ile vizör arasındaki seçimin aslında ölçüm sistemi üzerinde bir etkisi olduğunu unutmayın.
Yani, seçiminiz kameranızın ölçüm cihazını etkilediği için RAW fotoğrafları etkiler. Ancak, tüm diğer ayarlarınız aynıysa, örneğin, manuel modda çekim yaparsanız, canlı görüntüye geçiş yaptığınızda RAW verileri değişmez.
Bir Nikon kameranız varsa, “Aktif D-Lighting” ayarına rastlamışsınızdır. “Aktif D-Lighting” özelliğinin açık olmasının RAW verileri üzerinde direkt hiçbir etkisi yoktur. Ancak, durum bundan biraz daha karmaşıktır.
Aktif D-Lighting ayarlarınıza bağlı olarak, kameranızın ölçümünü önemli ölçüde değiştirirsiniz. Nikon’un neden JPEG için yapılan bir ayarın RAW fotoğraflarının metrajını etkilemesini seçtiğini bilmiyorum, ama sonuç bu.
Fotoğraf makinemdeki mümkün olan en yüksek Aktif D-Lighting ayarında, ölçülen pozum normalden tam 1 durak daha koyu oldu! Aktif D-Lighting olmadan 1/5 saniye aldığım poz, açtığımda 1/10 saniye oldu.
Yine de Aktif D-Lighting, RAW verilerine hiçbir şey yapmaz. Sadece kameranızın ölçüm sensörünü etkiler, bu da dolaylı olarak RAW fotoğrafları etkiler. Bu etki çok önemlidir, çünkü RAW’da çekim yaparsanız Active D-Lighting ayarlarınızdan emin olmanız gerekir.
Resim kontrol ayarlarının RAW fotoğrafı veya kameranızın ölçümü üzerinde etkisi yoktur. Canlı, Sephia veya Nötr modda çekim yapın, RAW fotoğraflarınız aynı kalacaktır. Çünkü bunlar JPEG çıktılar için yapılırlar.
Burada küçük bir ayrıntı var. RAW’de bile, Resim kontrol ayarı fotoğrafınızın kameranın LCD ekranında nasıl görüleceğini etkiler. Dolayısıyla, Monokrom seçerseniz, çektiğiniz fotoğraf LCD’nizde siyah beyaz görünür. Fotoğrafları Lightroom veya Photoshop’a aktardığınızda, normal renkli sürümlerine geri dönerler. Ancak, Nikon’un kendi yazılımını kullanacak olursanız, varsayılan olarak siyah beyaz versiyonu görürsünüz, dilerseniz renkli olarak değiştirebilirsiniz.
Ayrıca, kamera ekranınızda histogram veya blinkieslere güveniyorsanız, Resim kontrol ayarlarınızın bir etkisi olur. Örneğin, ek kontrastı olan “Canlı mod” vurgularınızın gerçekte olduklarından daha fazla beyaz görünmesini sağlar. Bu nedenle, Sağa Dayalı Pozlama Tekniği ile çekim yapmaya çalışıyorsanız, kullandığınız Resim ayarlarına dikkat edin.
Genel olarak, Resim Kontrol Ayarının RAW fotoğraflarınız üzerinde bir etkisi yoktur.
Uzun pozlama gürültü azaltmanın aksine, bu ayar RAW fotoğraflar için hiçbir şey yapmaz. Bu özellik aktif ve pasifken yaptığınız çekimlerde RAW fotoğrafta değişiklik olmaz. Resim kontrol ayarları gibi, kameranızın LCD’sindeki fotoğraf farklı görünecektir. Ancak bu, RAW verilerinin kendisinin değil, son fotoğrafınızın bir önizlemesidir.
Bu da aslında Resim kontrol ayarı ile aynı şekilde çalışır, RAW verileri veya ölçümleriniz üzerinde hiçbir etkisi yoktur, ancak resimlerinizin kameranın LCD’sinde fotoğraf makinesinin histogramının yanı sıra görünümünü değiştirir.
Tek fark, Nikon olmayan yazılımların da RAW dosyalar üzerinde Beyaz Dengesi ayarını yapabilmesidir. Yani, bir düğün fotoğrafçısı gibi bir kerede çok fotoğraf çektiğinizde doğru beyaz dengesi elde etmek için bir ayar yaparsınız. Bunu daha sonra RAW dosyalar üzerinde yapmak için zaman harcamamış olursunuz. Ama bu ayarı yapmasınız da sorun olmaz, bunu daha sonra kolaylıkla ve topluca bir defada yapabilirsiniz.
Beyaz dengesinin kameranızın yakaladığı gerçek RAW verileri üzerinde hiçbir etkisi yoktur.
Bu da, Resim kontrol ayarlarınız ile tamamen aynıdır. Bazı önemli fotoğrafçıların söylediklerinin aksine, histogramınız üzerindeki nispeten küçük olan etkilerle ilgilenmediğiniz sürece, RAW fotoğraflar için fotoğraf makinesinde AdobeRGB ve sRGB arasından herhangi birini tercih etmenizin bir önemi yoktur.
Ben bu ayarı “AdobeRGB”de tutuyorum, çünkü histogramı bozmadığı ve bazen biraz daha geliştirdiği söyleniyor. Her iki durumda da, Renk Alanının RAW verilerinin kendisi üzerinde kesinlikle bir etkisi yoktur. Bu ayar ne olursa olsun, RAW dosyaları, sRGB veya AdobeRGB’ye nazaran çok daha fazla renk yakalar.
Umarım, bu yazı yararlı olmuştur. Bu ayarların tam adları, kamera markanıza bağlı olarak farklılık gösterebilir. Bu yazıdaki tüm isimler Nikon’a göre yazılmıştır.
Diğer markalar için ufak farklılıklar olabilir – örneğin Nikon, Aktif D-Lighting özelliği ile kameranın ölçüm cihazını etkileyen tek üretici olabilir. Şu anda bunu test etmemin herhangi bir yolu yok. En kolayı ve emin yolu: hangi kamerayı kullanırsanız kullanın, RAW fotoğrafları için bu ayarı kapatmanız yeterli.
Bu konularda veya diğer ayarlar hakkında sorularınız, görüş ve yorumlarınız varsa aşağıdaki “Yorumlar” kısmında lütfen bana bildirin.
Işığınız bol olsun.
Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde…
Evet, zordur.İç mekan çekimlerinde filmle fotoğraf çekmek dijitale göre daha zordur. Bunun nedeni çok basit;…
Ara sıra evde kendi kendime flaş deneme çekimleri yaparken her ne kadar alaylı fotoğrafçı olarak…
Bu makalede, günümüz fotoğrafçılık trendlerini, kariyer fırsatlarını ve profesyonel gelişim yollarını ele alarak, hem görsel…
Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve…
Çektiğiniz fotoğrafların kendi çabanızla negatif üzerinde belirmesini görmek adeta bir sihir gibi! Teknik yönün yaratıcılıkla…
Yorumlar
Sebahattin bey merhaba,
Doğru mu anlıyorum acaba: kameramız görüntüyü RAW'da kaydediyor. Kamerada yalnızca JPG seçilirse, fotoğraf makinesi önce çektiği RAW'ı JPEG'ye dönüştürüyor ve arkasından RAW dosyayı siliyor. Kamera RAW + JPEG için ayarlanmışsa, görüntü RAW olarak kaydediliyor ve JPEG'e dönüştürülüyor. Her iki dosya formatı korunur.
İşte benim sorum bu. Tüm ayarlar RAW dosyasının kaydını etkiler mi, yoksa sadece JPG'ye dönüştürme sırasında uygulanan ayarlardan bazıları mı etkiler?
Ufuk bey mantığınız doğru.
Sorunuzun cevabına gelince; bazı ayarlar RAW görüntüsünün yakalama öncesinde veya yakalanma esnasında uygulanır, diğer ayarlar ise RAW'dan JPEG'e dönüştürme sırasında uygulanır.
“RAW verisini doğrudan etkileyen” ayarların tümü (Odaklama ve objektifle ilgili ayarlar, enstantane hızı ve diyafram, ISO, uzun pozlama gürültü azaltma ve Görüntü Alanı) doğrudan RAW dosyasının kaydını etkiler.
Diğer ayarlar (Etkin D-Lighting, Picture Control ayarları, yüksek ISO gürültü azaltma, beyaz dengesi ve renk alanı) sadece RAW'dan JPEG'e dönüştürme işlemi sırasında dosyanıza “işlenir”.
Aktif D-Lighting'in farklı olmasının tek nedeni, kameranın bir sahneyi okumayı etkilemesidir. JPEG'de çekim yapmadığınız sürece dosyada değişiklik uygulamamasına rağmen, ölçüm sensörlerine etkisi nedeniyle RAW fotoğrafını dolaylı olarak etkiler.
Umarım bu yardımcı olmuştur.
Merhaba,
Çok güzel bir özet teşekkürler.
Bir soru:
Parlak bir gün ışığında Nikon fotoğraf makinem ile ISO 100, 1/100 sn ve f/16 değerleriyle bir fotoğraf çektim ve bu durumda gölgeler çok koyu çıktı diyelim. Gölgeleri kurtarmak için fotoğrafı işleme sırasında +3 pozlama vermektense çekim sırasında ISOyu 800 e çıkarmak aynı şey değil mi?
(Enstantane ve diyaframı farklı başka ayarlar ile kullanmak istemiyorum diyelim)
Teorik olarak Evet!
Doğru pozlama açısından baktığınızda; 1/100 saniyede f/16 ve ISO 800 değerlerinde çekilen bir fotoğrafın pozlaması, 1/100 saniye, f/16 ve ISO 100 değerlerinde çekilen fotoğraf ile tam olarak aynıdır.
Ancak, pratikte, tüm kameralar bu şekilde çalışmıyorlar. Yani verdiğiniz ISO değerlerinin RAW fotoğrafa yansıması her kamerada benzer şekilde olmaz. Bu aslında farklı bir teknik makale konusu, ISO-Less kameralar.
Bunu kendi başınıza test etmek en iyisidir.
"raw fotoğraf çekim ayarları" diye aradığımda karşıma makaleniz çıktı. Tüm sorularımın yanıtlarını aldım. Teşekkürlerimle.
Geç geri dönüş için kusura bakmayın Sezai bey.
Siz gibi değerli dostlarımızdan o kadar çok yorum geliyor ki, gündelik koşuşturmadan şimdi gözüme çarptı.
Biz de takibiniz için size çok teşekkür ederiz.
Saygılar.
Merhaba hocam.
JPEG çekerken Aktif D-Lighting ayarını, konuyu iyi bilmediğim için otomatik ayarına getirmiştim.
Makalenizde belirttiğiniz gibi kapalı konumuna getirdim.
Her zamanki gibi çok faydalı bir makale .Emeğinize saglik Çok teşekkürler ederim
Teşekkür ederiz Güler hanım.
Saygılar.
Merhaba hocam
RAW verilerini doğrudan etkileyen ayarlarin en başında lensimdeki titreşim azaltma özelliği geliyor .Kameramda otomatik netleme ayarları var
Ayrıca kameramda yerleşik kırpma modu var .A modunda çekim yapıyorum ve diyafram ile enstantane seçiminin fotoğrafları etkilediğini anlattınız .
Anladığım kadarıyla bu ayarların telafisi yok ve ben RAW formatında fotoğraf çekmekten vazgeçmeliyim hocam
Bu konudaki fikrinizi öğrenebilirmiyim.
Çok teşekkürler ederim.
RAW fotoğrafları etkileyen her şey JPEG'leri de etkiler. Çünkü JPEG çıktılar kameranız tarafından RAW yani ham dosyasından türetilir.
Yukarıdaki saydığınız kamera özelliklerinize göre JPEG çekim yapmanız bu etkenleri ortadan kaldırmaz.
Birçok yerde şöyle bir yanlış bilgi dolaşır;
"RAW çekersen, hangi kamera ayarlarını kullanırsan kullan sonucu etkilemez. Etkilenen JPEG olur"
Bu söylem kısmen doğrudur, ama tam değildir. Bu makalemde neden tam olmadığını anlatmaktı amacım.
Saygılar.
Çok teşekkürler hocam