AdobeRGB ve sRGB – Hangi Renk Uzayını Kullanmalı ve Neden

12
AdobeRGB ve sRGB - Hangi Renk Uzayını Kullanmalı ve Neden
Görsel www.color-management-guide.com sitesinden alınmıştır.

Hatırlıyor musunuz, AdobeRGB ve sRGB renk uzayı arasında geçiş yapmak için ne kadar sıklıkla kameranızın ayarlarını değiştirdiniz? Peki, bu terimlerin ne anlama geldiğinin veya renk uzayının tam olarak ne olduğunun farkında mısınız? 5-6 yıl öncesine kadar bu teknik terimlerin farkında bile değildim ama önemini fark etmem pek uzun sürmedi.

Renk Uzayı nedir?

Adobe RGB ve sRGB - Hangi Renk Uzayı Kullanmalı ve Neden

Renk uzayı, temelde renk tonlarının evreni olan renk gamının bir parçasıdır. Böylece farklı renkteki gezegenlerin farklı büyüklükteki renk uzayları olduğunu varsayabilirsiniz. Bu birçok farklı renk uzayı arasında fotoğrafçılıkta en sık kullanılan iki renk uzayı vardır; AdobeRGB ve sRGB.

Tercihlerinize göre, istediğiniz renk uzayını seçebilir ve sonuçta sizin için uygun olan en iyi sonucu alabilirsiniz.

AdobeRGB ve sRGB renk uzayları nedir?

Hangisini kullanılacağını daha iyi anlamak için önce ikisi arasındaki farkı anlamak gerekir.

1998 yılında Adobe Systems tarafından CMYK yazıcılarla elde edilebilecek renklerin çoğunu kapsamak fikriyle yaratılan AdobeRGB, daha geniş bir renk yelpazesini temsil ettiği için daha büyük bir renk uzayıdır. Ne kadar daha iyi? AdobeRGB, sRGB’nin sağlayabileceğinden yaklaşık %35 daha fazla renk aralığı gösterebildiği söylenir. Bu da, AdobeRGB monitörlerinin fotoğrafçılar tarafından yoğun bir şekilde kullanılmasının nedenlerinden biridir, çünkü sRGB monitörüne kıyasla daha fazla renk gösterebilirler.

1996 yılında HP ve Microsoft tarafından ortaklaşa yaratılan bir renk uzayı olan sRGB geldiğinde bir bilgisayardaki hemen hemen her şey sRGB etrafında inşa edilmeye başlandı. İnternet, video oyunları, uygulamalar, kişisel cihazlar ve diğer her şeye sRGB’yi renk uzayı için standart olarak uyarlandı. Kullandığınız monitör büyük olasılıkla AdobeRGB’in tüm renklerini görüntüleyemiyordur. Bu çok normal, çünkü çoğu geleneksel bilgisayar monitörü sRGB renk uzayının sadece %97’sini ve AdobeRGB’nin ise yalnızca %76’sını görüntüleyebilir. Ekran kalibratörleri bile size çoğu zaman renk gamının hepsini değil, ne kadarını gösterebileceğinizi belirtir.

Çoğu web tarayıcısı renk uzayı olarak sRGB’yi uyarladığından, AdobeRGB gamı ​​ile internete bir görüntü yüklerseniz, tarayıcı bunu sRGB’ye dönüştürür.

Monitörler ve yazıcılar

AdobeRGB monitörler, günümüz yazıcı üreticilerinin çoğu tarafından da kullanılır, çünkü CMYK (camgöbeği macenta sarı ve anahtar siyah) yazıcı renk profiline doğru renkleri aktarma yeteneğine sahiptirler. Bu, AdobeRGB monitöründe görüntülenen renklerin CMYK renkli yazıcısından, dergiler ve basılı diğer yayınlar için çıkan baskıdaki renklere çok yakın olmasının sağlanmasına yardımcı olur.

Bu nedenle, fotoğraflarınızı düzenleyebilmeniz ve baskılarda ortaya çıkacak gerçek renkleri görebilmeniz için bir AdobeRGB monitör kullanmanız mantıklı olacaktır.

Eğer, çekeceğiniz fotoğrafları baskıya vermeyecekseniz, AdobeRGB monitör kullanmanın bir anlamı yoktur. Yalnızca kendiniz için fotoğraflar çekiyorsanız veya bu fotoğrafları web’e yüklüyorsanız, bir sRGB monitörü amaçlarınız için idealdir.

Kamera çekim renk uzayı

Ancak, monitörünüzde AdobeRGB veya sRGB renk uzayının gerçek renklerini görüntülemek için, ilk önce fotoğraflarınızı o belirli renk uzayında çekmeniz gerekir.

İstenilen renk uzayında bir fotoğraf çekmiyorsanız, AdobeRGB veya sRGB olsun, o fotoğrafı tam potansiyeliyle kullanamazsınız. Fotoğrafların AdobeRGB renk uzayında çekilmesi, daha fazla renk tonu yakalamanıza olanak sağlayarak AdobeRGB monitörlerde ve baskılarda doğru renkleri görmenize yardımcı olur. sRGB renk uzayında çekmek, renkleri herhangi bir değişiklik yapmadan web’e görüntü yüklemenize izin verir.

Bu iki renk alanından birinde çekim yaparken, her birinin kendine göre avantajları ve dezavantajı vardır.

AdobeRGB’de çekimin avantajları ve dezavantajları

Avantajları:

  1. Fotoğraflarınızda daha geniş renk tonlarını yakalarsınız.
  2. Bu renk uzayı, bir CMYK yazıcısından çıkan renk tonlarını gösterme yeteneğine sahiptir, bu nedenle fotoğraflarınızdan baskı alırsanız ideal renk uzayıdır.

Dezavantajları:

  1. Web’e AdobeRGB renk alanında çekilen bir fotoğrafı yüklediğinizde, renkler doygun hale gelir ve “koyu ve kapalı” görünebilir.
  2. Adobe RGB monitörler pahalıdır, bu nedenle AdobeRGB renkli alan görüntüsünü düzenlemek için monitör yatırımı yapmanız gerekir.
AdobeRGB renk profili görüntüsünü Photoshop ve Lightroom gibi bir yazılımı kullanarak sRGB renk uzayına dönüştürebilirsiniz.
Adobe RGB ve sRGB - Hangi Renk Uzayı Kullanmalı ve Neden
AdobeRGB ile çekilmiş fotoğrafı Photoshop’ta sRGB’ye çevirme

Yukarıda, AdobeRGB renk uzayı kullanılarak çekilmiş bir fotoğrafın, Photoshop’da sRGB renk uzayına dönüştürülerek kaydedilmesi için gerekli ayarı görüyorsunuz.

Adobe RGB ve sRGB - Hangi Renk Uzayı Kullanmalı ve Neden
AdobeRGB ile çekilmiş fotoğrafı Lightroom’da sRGB’ye çevirme

Aynı işlemin Lightroom’da nasıl yapılacağını yukarıda görebilirsiniz.

SRGB’de çekim yapmanın avantajları ve dezavantajları

Avantajları:

  1. Web’e sRGB renk uzayında çekilmiş bir fotoğraf yüklediğinizde, renkler aynı kalır ve AdobeRGB görüntüsünün aksine doygun hale gelmez.
  2. Piyasadaki monitörlerin çoğu sRGB renk uzayını kullanır ve AdobeRGB monitörlerin aksine onlar kadar pahalı değildir. Bu, kendi kullandığınız monitörde deneyimlediğiniz renklerin, diğer tüm sRGB monitörlerde neredeyse aynı olmasını sağlar.

Dezavantajları:

  1. sRGB’deki renk tonları AdobeRGB’den daha az olduğundan, baskılarınızda doğru renkler elde edemezsiniz.
  2. Fotoğraflarınızı fotoğrafçılık yarışmalarına gönderirseniz, bu fotoğrafların bir AdobeRGB monitörde görüntülenme olasılığı yüksektir. Bu da, AdobeRGB’de çekilen ve düzenlenen bir fotoğrafa göre kazanma şansınızı azaltabilir ve jüri için AdobeRGB’de çekilenler daha hoş görünecektir.

Peki, AdobeRGB ve sRGB arasından hangisini seçmeli?

Bunu sizin için cevaplayamam, çünkü cevabı yukarıda belirttiğim faktörlere bağlı. Sizin için yararlı olacağı düşündüğüm, kendim için verdiğim cevabı sizinle paylaşabilirim. Benim burada temel üç seçeneğim var, ancak bunlardan sadece ikisi gerçekten uygulanabilir. İşte onlar:

  • Seçenek 1 – sRGB:

    İlk seçenek yalnızca sRGB’ye bağlı kalmaktır. Güvenlidir ve renk sıkıştırmada hiçbir zaman sorun yaşamazsınız. Fotoğraflarınızın çoğunu veya tamamını çevrimiçi yayınlarsanız, bu muhtemelen en iyi seçimdir. Baskı söz konusu olduğunda bile iyi bir iş çıkarır ve muhtemelen hiçbir fark görmezsiniz. Evet, daha küçük bir renk uzayıdır, ancak hem çevrimiçi fotoğraflar hem de baskılar için gerçekten iyi çalışır. Şu şekilde düşünün; Hiç inanılmaz göz alıcı renklere sahip bir çevrimiçi galerideki bir resme baktınız mı? Çevrimiçi olduğu için sRGB’de olduğunu artık biliyorsunuz.

  • Seçenek 2 – Her ikisini de kullanmayı denemek:

    İkinci seçenek her ikisini de denemek ve kullanmaktır. Özellikle, yazdırmayı planlıyorsanız web’de ve AdobeRGB’de yayınlamayı planlıyorsanız, sRGB kullanmanızı önerirler. Bu biraz mantıklı geliyor, ancak eğer benim gibi, bazen web’e gönderir ve bazen fotoğrafın nasıl kullanılacağına bağlı olarak yazdırırsınız, o zaman bu tavsiye çok yardımcı olmaz. Fotoğraf makinenizdeki ayara gelince, daha büyük gamı ​​korumak için AdobeRGB’yi seçmeniz önerilir, şu an için RAW kayıt etmeyi bir kenara koyun. O zaman yazdıracaksanız AdobeRGB’de tutarsınız veya dijital ekran için sRGB’ye dönüştürürsünüz. Bu temelde üçüncü seçeneğimiz olan AdobeRGB’yi kullanmakla aynı iş akışıdır, bu yüzden bu seçeneği gözardı edebiliriz.

  • Seçenek 3 – AdobeRGB:

    Üçüncü seçenek, yalnızca AdobeRGB’yi kullanmak ve yalnızca web’e gönderdiğiniz fotoğraflar için sRGB’ye dönüştürmektir. Bu, fotoğrafınız için en büyük renk gamını korur. Daha önce de belirttiğim gibi, AdobeRGB baskı için tasarlandı ve herkes bunun daha iyi bir seçenek olduğu konusunda hemfikir, bu yüzden böyle bir yararı var. Tek dezavantajı, web’e gönderirken sRGB’ye dönüştürmeyi hatırlamanız gerektiğidir. Bunu yapmak da hiç zor değil, yukarıda gösterdim. Mümkün olan en iyi görüntüleri elde etmekle istiyorsanız, bunu yapıp en büyük renk gamını elde etmelisiniz.

Ben üçüncü seçeneği uyguluyorum ve Nikon D850 kameramda da AdobeRGB ayarlıyorum.

Ancak yalnızca web’e yüklemek için fotoğraf çekiyorsanız, sRGB renk uzayında çekim yapmak sizin için ideal seçimdir. AdobeRGB renkli alan fotoğraflarını web’e yüklerseniz, renklerin doymamış olduğunu fark edeceksiniz.

Adobe RGB ve sRGB - Hangi Renk Uzayı Kullanmalı ve Neden

Solda: AdobeRGB ile çekilmiş fotoğrafın, kaydederken sRGB’ye dönüştürülmüş halini görüyorsunuz. Bu fotoğrafı web’e yüklediğinizde, buradan görebileceğiniz gibi doğru renkleri elde edersiniz. Sağdaki fotoğraf ise aynı fotoğrafın, AdobeRGB ile kaydedilmiş halidir. Gördüğünüz gibi renkler soluk ve doğru değil.

Siz hangi renk uzayını hangi amaçla ve neden kullanıyorsunuz? Bu konudaki görüş, bilgi ve yorumlarınızı aşağıdaki “Yorumlar” kısmından benimle paylaşır mısınız?

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Yazılanların ilgisini çekecek birini tanıyorsanız lütfen "Paylaş" kısmından onlara iletin.


Sizlerden gelecek yorumları çok önemsiyorum.
Lütfen aşağıdaki "Siz de yorum ya da cevap yazın" kısmından benimle paylaşın.


Yeni içeriklerden ilk siz haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Mühendis ama Tıp meraklısı. Profesyonel yönetici. Seyahat etmeyi seven bir fotoğraf gönüllüsü. Okumayı, araştırmayı, sorgulamayı sever. İnsan ilişkilerine ve saygıya önem verir. Bildiklerini paylaşmaktan mutluluk duyar. "Bilmiyorum" demekten çekinmez.
avatar
5 Yorum konuları
7 Cevaplar
6 Takipçiler
 
En çok tepki verilen yorum
En yeni yorum dizisi
6 Yorum yazarları
Okyar AtillaÖner BÜYÜKYILDIZOsman Zihni ERENLERErdal ÖzgürSebahattin Demir Son yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bana bildir
Süleyman
Ziyaretçi
Süleyman

sebahattin bey bunu bilmiyordum. yazınızı okuduktan sonra benim canon makineme baktım srgb ayarlıymış. ben baskı almadığım için sanırım bu ayar normal. bir de ben jpeg çekiyorum raw değil. emeklerinize sağlık teşekkürler

Erdal Özgür
Ziyaretçi
Erdal Özgür

hocam iyi geceler..yazinizi 2 defa okudum ama bir karar veremedim.. ben raw çekerim genelde. bu durumda hangisini ayarlamam gerek..cevap icin tesekkurler

Osman Zihni ERENLER
Ziyaretçi
Osman Zihni ERENLER

Merhaba, Sayın Demir.
Yine çok işimize yarayacak bir makale için size teşekkür ederim. Adobe RGB renk uzayında fotoğraf çekmenin, bir fotoğrafın kayıt ortamındaki sığasını çok fazla değiştirmeyeceğini düşünüyorum. Yanlış mıyım? Eğer doğruysam bu renk uzayını tercih etmek ve eğer webde paylaşacaksam sRGB ye dönüştürmek sanırım benim için uygun olanı. Bir de sRGB’yi Adobe RGB’ye dönüştürmek mümkün değildir diye düşünüyorum ama yine de dijital teknolojiye akıl sır ermediği veçhiile şüphelerim var. Hani var olanı kırpar, silersiniz veya sıkıştırırsınız da olmayanı var edemeyeceğimiz için bunun mümkün olmadığını düşünüyorum. Tabii ki “interpolasyon” gibi bir uygulamayı da hatırdan çıkartmamak gerekiyor.
Saygılarımı sunar, makalelerinizi yazmaktaki motivasyon ve kararlılığınızın devamını dilerim. Çünkü fevkalade yararlanıyorum.

Öner BÜYÜKYILDIZ
Ziyaretçi
Öner BÜYÜKYILDIZ

Her ne kadar baskı almıyor olsam da makinamın ayarlarını AdobeRGB’de tutuyorum. Web’de yayınlayacaklarımı sRBY’ye dönüştürüyorum.
Hatta bir süre önce monitörümü değiştirirken de AdobeRGB renk uzayını görüntüleyebilen profesyonel bir monitör almak yerine normal bir monitör tercih ettim. Arada bariz bir fiyat farkı var.
Faydalı bir yazı olmuş, emeğiniz için teşekkür ederim Sebahattin bey.

Okyar Atilla
Üye

Merhaba,
İkisinin farkını bilerek gövdede AdobeRGB tercih etmeme rağmen yayınlama (sadece iki mecrada paylaşıyorum: 500px ve instagram) esnasında da değişiklik yapmıyorum. Kolayıma geliyor herhalde. Burada sığındığım iki tez var
1. Nasılsa Adobe PS de ekranda görerek renk ayarlarını yapıyorum ve benim hoşuma gidecek şekilde ayarlıyorum.
2. Nasılsa göz olan tüm renkleri -kusurlarından dolayı- algılayamıyor. Bu arada bunun doğru olduğuna da emin değilim.

Ancak baskıya vermeye kalktığımda (son zamanlarda sergi için renkli baskı almadım) ise direkt “raw” formatından “tif” e çevirerek kaydediyorum. Dolayısıyla baskıda renk ayrımını çok detaylı yapabiliyorlar. Ve baskı öncesi muhakkak baskı sisteminin renk kalibrasyonunu (SB da da yaptırıyorum) yaptırıp deneme baskısı aldırıyorum.

Ayrıca kullandığım monitörlerimi Windows 10 un “görüntü ayarları” fonksiyonu ile yaklaşık bir kalibrasyon yapıyorum. Böylece ekranlar arası farklılığı en aza indirmiş oluyorum.Bu her ne kadar bu işi yapan profesyonel kalibrasyon cihazları kadar iyi sonuç vermese de hiç yoktan iyidir.

Bugüne kadar da renk konusunda ciddi bir eleştiri almadım. Ara sıra gelenleri de “fotoğrafçı olarak benim tercihim” (!) seçeneği ile savuşturdum. Baktığım fotoğraflarda düşüncem renk eleştirisi noktasına kaymışsa aynı seçeneği sunumu yapan fotoğrafçı için kullanıyorum.

Ben sadece “raw” çekiyorum. Sebahattin’in dediği gibi her türlü temel bilgi elinizin altında duruyor. Adobe PS nin son versiyonları -zorda kaldığım zaman- harika işler çıkarıyor. Bu noktada da artık PS de çok fazla işlem yapmayıp (bazen kadrajı bile ellemiyorum) ve sadece basit kontrast, parlaklık ve renk ayarlarını düzeltiyorum.

Ancak ve ancak APC sensörlü gövde (Sony) kullandığım dönemlerde yükse “asa” değerine çıkmam (1000 <fotoğraf<6400) gerektiğinde "jpeg" tercihim oluyordu. Bunun nedeni de gövdede yer alan yazılım çok daha iyi görüntü işlemesi yapıyordu. Şu anda kullandığım D850 ve Olympus OMD E-10 Mark-III gövdede buna ihtiyaç duymuyorum.

Sevgi ve saygılarımla