10 Kasım’da Atatürk’ü düşünmek

Bugün yine 10 Kasım. Muhtemelen yine Anıtkabir ziyaretlerinde birçok yazı yazılıp, Atatürk’ün fikirleri ve işaret ettiği yol hakkında en ufak bilgisi olmayanların “Atam izindeyiz” dediği bir gün olacak. Ve görev savmanın dayanılmaz hafifliği ile hayata devam edilecek.

Atatürk ile ne zaman ve nasıl tanıştık? Anılarımı yokladığımda ne yazık ki çok net konuşmak zor. Herhalde ilkokul döneminde sabah ilk derse girmeden önce bütün okul sınıflarının bahçede sıra halinde andımızı okumak olabilir mi? Ne yazık ki bununla ilgili hafızamda bir kayıt yok. Geçmişi düşündüğümde, 23 Nisan bizim için eğlenceli çocuk bayramı, 19 Mayıs hoplayıp zıpladığımız, 30 Ağustos asker yürüyüşü yaptığımız bayram gibi duruyor. 10 Kasım’da saygı duruşu ve üzüntü vardı. Bütün bu törenlerde takım elbise giymiş büyükler konuşurdu. Biz çocuklara kalan ezberlediğimiz çocuk, kahramanlık ya da Atatürk şiirlerini okumaktı.

O günleri sorgulamaya devam ettikçe sanki Kurtuluş savaşı ve Atatürk hakkında biz çocukları bilinçli bir şekilde bilgilendirmeye yeteri kadar çaba harcanmadığını düşünmeden edemiyorum.

Atatürk’ü bize anlatmışlar mıydı? Kesinlikle. Aklımda kalan neydi? Çok fazla bir şey değil. Üstelik ailemde iki dedem kurtuluş savaşının değişik cephelerinde savaşmışlar, anneannem Alaşehir’de Yunan’a karşı çete savaşına girip kurşun atmış. Torunlarına yani bize bir şeyler anlattılar mı? Sanırım o günlerden pek bahsetmek istemiyorlardı. Bizim çocuk aklımız büyüklerimizin tepesine binip anlattırıp not tutmaya ermiyordu. Hayal meyal kifayetsiz bir iki anı kalmıştır aklımda.

Çok net hatırladığım, evdeki Atatürk kitapları arasında İş Bankası Kültür Yayınlarının bir Atatürk kitabını ara sıra elime alıp sayfaları çevirip fotoğrafların altındaki açıklamaları okurdum: Atatürk şu cephede, Atatürk bu cephede, Atatürk Erzurum’da, Atatürk mecliste konuşurken…

İlkokul öğretmenimiz köy enstitülü idi. Bunun ne demek olduğunu çok ileride anlayacaktık. Mesela müzik dersini keman çalarak işlerdi. Ve bu bizi nedense şaşırtmazdı. Dolayısıyla öğretmenimizin yakın zamana kadar (bunu yazdığımda sanırım kendisi 98 yaşına ermişti. Üç sene öncesine kadar Atatürk ve Cumhuriyet üzerine konuşmalar yapması için birçok şehirden davet alır ve giderdi) Atatürk’ten yeterli bahsetmemesini düşünmek sevgili öğretmenime haksızlık olur.

O halde hem ailemiz hem de öğretmenimiz bizi bilinçlendirmek için neden yeteri kadar çaba sarf etmedi? Yoksa çocukluğumuzu yaşamamıza öncelik mi verdiler? O zaman ortaokul ve lise döneminde -güya- okutulan “Cumhuriyet Tarihi” dersinde neden moral motivasyonumuz yükselmezdi? Sanki eksik olan bir şey vardı…

Ne olursa olsun şu anki bakış açısı ile, o günlerin ne yazık ki boş geçerek yazık olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bunun için büyüklerimi ve öğretmenlerimi suçlamayı da doğru bulmuyorum. Muhtemelen bize göstermeye çalıştıkları yolu anlamak için yeterli çaba sarf etmedik. Çocukluk etmek daha güzel geldi bize.

Bugün yine on Kasım. Muhtemelen yine Anıtkabir ziyaretlerinde birçok yazı yazılıp, Atatürk’ün fikirleri ve işaret ettiği yol hakkında en ufak bilgisi olmayanların “Atam izindeyiz” dediği bir gün olacak. Ve görev savmanın dayanılmaz hafifliği ile hayata devam edilecek. On Kasım’da artık içine düştüğüm üzüntüyü üzerine sürdüğüm Atatürk fikirlerinden ve ilkelerinden yaptığım merhem ile nispeten daha az acıyla yaşıyorum.

Günümüzdeki dış etkenlerin, özellikle sosyal medyanın cazibesinin ve internette arama yapıp zaman zaman yalan yanlış bilgi edinilmesinin kolaylığının, rahatlığının, ilgi çekiciliğinin çocuklar üzerinde etkisini göz önünde bulundurmak gerekir. Dolayısıyla;

Atatürk’ü sadece özel günlerde anmanın yanında yapılması gereken çok daha önemli iş, fikirlerini ve işaret ettiği yolu çocuklara ve gençlere anlatacak yöntemler bulmak ve uygulamak olacaktır.

Cumhuriyetin sürekliliği ve bağımsızlığımızın bize emanet edilen şekliyle hak ettiğimiz gibi olması için hepimizin çaba göstermesi gerekecektir.

İLİŞKİLİ İÇERİKLER

“Yok Oluştan Var Edilen” bir ulusun Cumhuriyet Bayramı kutlamaları

Atatürk ve arkadaşlarının yok olmuş bir milletten yeni bir ulus hedefiyle çıktıkları yolda Türkiye Cumhuriyeti’nin 29 Ekim 1923 yılında kurulması ile toplumda oluşturdukları maya ve coşku günümüze kadar artarak süregelmektedir. Biraz farklı bir açıdan Türkiye’nin Cumhuriyete evrilmesine değineceğim. Yazıda yer alan fotoğrafların hepsi babamın arşivinden ilk kez gün yüzüne çıkıyor.

Cumhuriyetin 100. Yılı

Cumhuriyetin 100’ncü yılı için kayda geçecek bir yazımız olmalıydı. Ancak ana fikir belli olsa da yazı içeriğine karar vermek oldukça zor olacaktı. İttihat ve Terakki’nin ortaya çıkmasıyla cumhuriyete giden yolda yürüyüş başlamıştı.

Bir Tutam Selanik Toprağı – 100. Yıl Anısına

Atatürk’ün anılarında sürgüne gönderildiği Trablus’u anlattığı bir bölüm var. Mustafa Kemal, Trablus’da iken bir kere gizlice Selanik’e gelir. Uzun bir süre kalır ve gider. Bir daha Selanik’e hiçbir şekilde gidemez. Kendime dedim ki; "İlk Selanik seyahatinde Atatürk’ün evinden toprak alıyor ve Anıtkabir’e getiriyorsun!"...

Atatürk – 100. Yıl Anısına

Hepimizin yüreğine bir ok gibi saplanan şu sözleri söyledi; “Siz bu insanı ve ideallerini anlayamadınız. Anlamış olsaydınız bugün Avrupa kapılarında sürünmez, Avrupalılar sizin kapılarınızda bekleşirlerdi”…

E-POSTA ABONELİĞİ

Makale yazarı

Okyar Atilla
Okyar Atilla
Geçmişte bir ara mühendisti. Şimdi tam zamanlı yönetici, gerçek zamanlı fotoğrafçı. Gündem "Fotoğraf" ise akan suları durdurur. Seyahat denildiğinde kapının önündedir. Klasik müzik ve kitap olmazsa olmazıdır. İki sokak köpeği, muhtelif sayıda kedi ile sürekli temas halindedir. Hızını alamadı mı dağda bayırda bulduğu gerçek köpeklerle konuşur. Sürekli sorgular. Merak ettiği bir konu olursa elinden kimse alamaz. "Bilgi ve sevgi paylaştıkça çoğalır" ilişkilerinin ana fikridir.

POPÜLER İÇERİKLER

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

YORUM YAPILDIĞINDA BANA BİLDİR
Bana bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster