Ali Hikmet Varlık, “Gördüğüm; İNSAN” dedi.

Basılı bir materyalle, “Gördüğüm; İNSAN” albümüyle, tanıklıklarını ve elbette ki kendi duygu ve düşünce dünyasını paylaşan, sonraki kuşaklara aktaran, ölümsüzleştiren ustalar arasına Ali Hikmet Varlık da katıldı.

-

Memnuniyetle müşahade ediyoruz, Balıkesir’den usta bir foto-grafçı, basılı bir esere imza attı. Eser sahibi sayın Ali Hikmet Varlık daha ilk sayfada, “Bana Fotoğrafın teknik ABC’si ile birlikte insana, topluma, hayata bakmayı/görmeyi/göstermeyi öğreten ve beni sabırla eğiten sayın Gültekin Çizgen’e ithaf olunur” ifadesine yer vererek vefa borcu ödemeyi de ihmal etmemişler.

Kutluyoruz, alkışlıyoruz.

“Marifet iltifata tabidir” sözüne itibar eden ustaların güzel yazılarıyla desteklediği albüme naçizane yazdığımız yazıdan bir bölümü paylaşmak isteriz.   

“… Varlık ustanın yapıp etmelerini incelediğinizde, neresinden baksanız gerçek anlamda bir foto-graf emekçisiyle karşılaşırsınız. Balıkesir’deki foto-graf derneğinin ve foto-graf müzesinin kurucuları, emek verenleri arasında yer alması O’na gönüllü/amatör kulvarda önemli bir yer açar. Gültekin Çizgen ustanın yanında bulunarak deneyimlerinden, birikiminden feyz alması, basın mensubu olması ve çok sayıda foto-röportaja imza atması O’na profesyonel kulvarda önemli bir yer açar. Yarım yüzyılı aşan bir foto-grafik geçmiş ve onca birikim Ali Hikmet Varlık’ı hiç kuşkusuz ustalar arasında önemli bir yere konumlandırır.

Sessiz sedasız işini yapan, son derece mütevazı ve değerli bir şahsiyet, önemli bir usta, Ali Hikmet Varlık nam-ı ile ülkemizin foto-graf tarihinde yerini almıştır.

Eldeki her albüm gibi bu albüm de hayata dair veri içerir, bilgi iletir, başvuru kaynağıdır.

Foto-graf teknolojisinin hayatla buluştuğu ilk dönemleri bir yana bırakalım, şayet 19.Yy son çeyreği ile 20.Yy’ın ilk çeyreği arasında kalan zaman dilimine ilişkin üzerinde yaşadığımız toprakların doğasını, insanını, kültürünü önümüze serecek birkaç yüz (daha iyisi, birkaç bin) albüm olmasını, onların sayfaları arasında geçmişe yolculuk yapabilmeyi kim istemez?! Ne yazık ki arzu edilen miktarda görsel materyal yok. Geçmiş zamana dair görsel materyalin yetersizliği veya eksikliği nedeniyle haklı olarak hayıflanıyoruz. Hal böyle iken, bizden üç-beş kuşak sonrasının da bizler gibi hayıflanabileceği kaygısıyla bir kez daha düşünmekte yarar var. Maliyeti çok yüksek olduğu için basılı materyal (albüm/kitap) oluşturmak kolay değil elbet. Fakat bütün olumsuzluklara rağmen, koşullar sonuna kadar zorlandığı ve öncelikler doğru tespit edildiği takdirde görülecektir ki bunu gerçekleştirecek fırsat her zaman var.   

Sanal ortam uzun vadede belirsizlik içerirken, basılı ortam için belirsizlikten söz edilemez. Nihayetinde basılıdır ve eldedir. Kişisel veya kurumsal kütüphanelerde yerini bir kez aldığında, en azından üç-beş kopyanın birkaç yüzyıl sonraya erişeceği umut edilebilir. Tam da bu noktada, basılı ve sanal ortam meselesinde basılı ortam lehine tutucu bir yaklaşım göstermediğimizi, meseleyi sadece tedbirli olmak bağlamında ele aldığımızı belirtelim ki herhangi bir yanlış anlaşılma olmasın.

Ali Hikmet Varlık, “Gördüğüm; İNSAN” dedi.

Basılı bir materyalle, “Gördüğüm; İNSAN” albümüyle, tanıklıklarını ve elbette ki kendi duygu ve düşünce dünyasını paylaşan, sonraki kuşaklara aktaran, ölümsüzleştiren ustalar arasına Ali Hikmet Varlık da katıldı.

Malûmları olduğu üzere memleket sathında foto-graf ortamında her yıl onlarca, yüzlerce albüm/kitap basılmıyor. Binlerce amatörün, ileri amatör ve profesyonelin iştigal ettiği foto-graf ortamında her yıl basılan üç-beş kitabın, basıldıklarının ilk haftasında her foto-grafçının kütüphanesinde yerini alması yadırganmaz, mamafih yıl boyunca sadece üç-beş tanesinin kişisel kütüphanelere girmiş olması veya tamamına yakın kısmının depolarda beklemesi hayretle karşılanır. Kabul edelim ki medeni koşullarda işin aslı budur. Şunu da ilave edelim ki sözümüz eksik kalmasın: Her kitabın her satırının hıfzedilmesi gerekmez, ancak sayısı çok az olan kitapların, üretilmiş bir değer olarak ve/ya bir başvuru kaynağı olarak kişisel kütüphanelerde yerini alması gerekir.

Usta foto-grafçı sayın Ali Hikmet Varlık’ın foto-graf ortamında ürettikleri değerin somut göstergesi olan “Gördüğüm; İNSAN” albümü, çorak olduğu çok sık dillendirilen foto-graf ortamına kuşkusuz son derece önemli bir katkıdır ve foto-grafçıların iltifatına mazhar olmayı, kişisel kütüphanelerde yerini almayı beklemektedir.

Saygıyla selamlıyoruz.

Tekin ERTUĞ

İLİŞKİLİ İÇERİKLER

Eleştirel Fotoğraf Okuma

Biz “fotoğrafa baktım, fotoğrafı izledim, seyrettim” demeyiz, yaptığımıza “fotoğraf okuma” deriz. Çünkü fotoğraf bir şeyler anlatır, bunu sesle, sözle değil, görsel biçimiyle anlatır, öyleyse onu okumak gerekir.

İnce Gren

Analog dönemin filmli fotografik kayıt teknolojisine ait ‘İri Gren’ ve ‘İnce Gren’ ifadesinin teknik olarak nasıl bir görünüme tekabül ettiğini, dijital teknoloji öncesi uzun yıllar film teknolojisi kullanarak fotografik kayıt yapan dostlar bilirler

Yaş alan ama yaşlanmayan Ustaların Ustası Gültekin Çizgen’den Yapay Zeka

Kitap, hakikaten incelemeye değer bilgilerle donanmış. Görsel Kültür sürecinde ortaya çıkan çeşitli yaklaşımların yanında, temel tezlere ve bilgilere Yapay Zekâ marifetiyle üretilmiş S/B görsel materyal eşlik ediyor. Yapay Zekâ’nın fotografçıya sağladığı olanakları araştırıp yorumlamakla kalmamış, Yapay Zekâ’nın zaaflarını da araştırıp yorumlamış ve değerlendirmiş.

Hüseyin Kekiç ile; İstanbul düşlü / yorum

Dünya öylece dururmuş, fotoğrafçı türlü türlü görürmüş. Her bakışta kendinden bir şeyler vardır, Hüseyin usta, sen ne anlatırsan anlat, hepsi benim anladığım kadardır.

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

YORUM YAPILDIĞINDA BANA BİLDİR
Bana bildir
guest

1 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Öner BÜYÜKYILDIZ
Öner BÜYÜKYILDIZ
Makale Puanlama :
     

Hayırlı olsun. Hak ettiği ilgiyi görmesi dileği ile…

Makale yazarı

Tekin Ertuğ
Tekin Ertuğ
İlk gençlik yıllarında amatör olarak uzun süre resim ve karikatür yaptı, edebiyat dünyasına yakın durdu. Üniversite sonrası amatör olarak Halk Müziği ve Kültürü konusuna eğildi. 90’lı yılların başlarında amatör olarak fotografa başladı. Resmi ve Özel Kurum ve Kuruluşlarda Temel Fotoğraf Eğitimi Seminerleri ve İleri Düzey Fotograf Seminerleri verdi, Atölyeler gerçekleştirdi. Basılı ve sanal ortamda Felsefe, Yazın ve Fotograf dergilerinde fotografa ve sinemaya dair yazıları yayınlandı. Sinemaya, edebiyata, müziğe, fotografa ilişkin okumalarını sürdürmekte, çeşitli metinler kaleme almakta, denemeler ve/ya eleştirel denemelerle yazı serüveni devam etmektedir.Ulusal ve uluslararası fotograf yarışmalarında jüri üyesi oldu, çeşitli platformlarda gösteriler ve söyleşiler gerçekleştirdi, panelist oldu, çalıştaylarda bildiri sundu.Fotografın farklı kulvarlarındaki usta fotografçılarla bir dizi söyleşi/röportaj gerçekleştirmek suretiyle onların yaşam öykülerini, fotograf serüvenlerini, duygu ve düşünce dünyalarını kitaplaştırıp sonraki kuşaklara aktarmaya çalıştı. Kitapları: “Fotograf Sanatı Üzerine” 4 cilt. “Fotoğraf Ustaları” 10 cilt “Işıkla Resmedenler” 16 cilt “Handan Tunç ile Sanat (Özelde Fotograf) Üzerine Söyleşi “Kan Çiçekleri” (Ressam Hikmet Çetinkaya’nın otobiyografisi) “Sicim” (Ressam Ahmet Yeşil’in biyografisi) “Bir Lisan-ı Münasip Foto-Graf” “Dikensiz Kirpi” (Eleştirel Deneme) “Köhne Bahar” (Roman) “Demir Çıra” (Öykü) “Kırık Köşe Taşları” (Öykü) "Foto İntelijansiya" "Fotoloji / Fotologya"

MANŞET

POPÜLER İÇERİKLER