Resim yaparız, şiir yazarız, fotoğraf çekeriz. Neden?

Yaşamak için işe ihtiyaç duyarız. Mesleğiniz nedir? Öğretmen, tornacı, gazeteci, şoför, kasiyer vs… Severek ya da sevmeyerek yaparız. Sonrası iyilik, güzellik…

‘Teoria’ anlar, anlamlar: Umut arayışları

Hayatımızdaki anların tekrara düşmediği, zaman taneciklerinde sunulan umut lezzetleri… Ömrümüz anlar, anlamlar, umut arayışları ile geçiyor. Evet, Teoria, gerçekliği görmeyi ve onu kavramsallaştırmayı tanımlıyor. Hayatı kavramak, kabullenmek, kucaklamak ve değiştirebilmek yolunda arayışlar bunlar.

Bilimsel çalışmalar, sanatsal yapıtlar bu arayışlarımız sonucunda ortaya çıkıyor. Fotoğraf da diğer sanat dallarında olduğu gibi, hayatın karmaşası, değişkenliği ve belirsizliği içinden bir dilim güzellik bulup çıkarma, yaratma, dolayısıyla, olan biteni anlamlandırma çabalarımızın ürünü. İç dünyamızı, dış dünyamızı anlamlı kıldığınca çarpıcı, güzel, sevilesi. Evet, her şey gibi, bu güzellik algısı da geçici: Değişimin o muhteşem sürekliliği…

– Levent Küey

Resim yaparız, şiir yazarız, fotoğraf çekeriz. Neden?

Yaşamak için işe ihtiyaç duyarız. Mesleğiniz nedir? Öğretmen, tornacı, gazeteci, şoför, kasiyer vs… Severek ya da sevmeyerek yaparız. Sonrası iyilik, güzellik…

Bir de hayatla derdini anlatma yolunu seçenler var. Genel olarak sanat dallarıyla ilgilenirler. Ama para kazanamıyorlarsa, “hobi” ya da “amatörce” derler. İtirazlarını sanatın diliyle söylemek isterler. Müzik, resim, tiyatro ya da fotoğrafla uğraşırlar. Öyle ki uğraştıkları alanla tanınırlar. Meslekleri ikinci plana düşer. Birçok sanatçının mesleği farklıdır. Örneğin belgesel fotoğraf sanatçısı olarak bildiğimiz Sabit Kalfagil mimardı. Ara Güler gazeteci idi. Belgesel Fotoğraf Sanatçısı Şevket Şahintaş taksi şoförü ve halen devam ediyor…

Uğraştığımız sanat dalı aynı zamanda mesleğimiz de olabilir, ki benim için öyledir.

Sorun toplumsal hayatta söz söyleyebilmek ve itiraz etme hakkını kullanmak olabilir. Aslında yaşadığımız hayata anlam katma çabasıdır bütün yaptığımız.

İster işçi, ister memur, ister beyaz yakalı olalım söyleyecek sözümüz varsa, ki olmalıdır, neden ve nasıl sorularına cevap vermekle başlar her şey. Sonra ister müzik, ister resim ya da fotoğraf yap.

Gelelim Levent Küey’in “Teoria”isimli fotoğraf sergisine:

Levent hoca edindiği bilgi, birikim ve deneyimlerini uzun yıllardır yazarak, fotoğraflayarak biriktiren ve paylaşan bir akademisyen. Çalışmalarının kavramsal boyutunu ise yazı ve imgelere anlam katma çabasıyla ortaya koyuyor.

Nâzım’ın dediği gibi:

“Annelerin ninnilerinden / spikerin okuduğu habere kadar / yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı / anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık / anlamak gideni ve gelmekte olanı.”

Tıp Doktoru, Psikiyatr, Akademisyen, Fotoğrafçı Levent hocanın sergisi ve kitabı yayımlandı. 

Zaman kavramının hayatımızdaki anlamını sorgulayan, görsel ve işitsel bir sergi. Zaman kavramını anlar ve anlamlar üzerinden irdeleyerek umut arayışlarıyla bütünleşen fotoğraflarla 17 Aralık’tan itibaren 4 Ocak 2023’e kadar İstanbul’da Aynalı Geçit Avrupa Pasajı’nda izleyicisine sundu. Küey’in görsel dilin etkisinin ön planda olduğu fotoğrafları ve onlara eşlik eden kısa deyişleri, zaman kavramının buharlaşmasına bir gönderme niteliğinde. Zamanın hayatımızdan akıp gitmesini fark edemediğimizde yaşanan hayat parçalarını bizlere sunuyor. Fotoğraf sergisinin küratörlüğünü Yönetmen Fotoğrafçı Serkan Turaç üstlendi. Serginin Bağlam Yayınlarından çıkan “Teoria” kitabını da edinebilirsiniz.

Gelin Levent Küey’i tanıyalım.

1957 İzmir doğumlu. Bornova Anadolu Lisesi (BAL’75), Gridley High School (AFS’75), Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (‘81), aynı üniversitenin Psikiyatri Bölümü (‘85) mezunu. Fotoğrafa merakı üniversite yıllarında başladı; dünyayı değiştirmeye, sanata, şiire, psikiyatriye merakı da aynı yıllara rastlar. 1989’da Psikiyatri doçenti oldu. Bilgi Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı (2002-2021), ulusal, uluslararası meslek örgütlerinde görevler aldı, Dünya Psikiyatri Birliği Genel Sekreterliği (2008-2014) yaptı, yüzün üzerinde ülkede konferans verdi, makale, kitap bölümleri yayımladı.

Altmışından sonra, İFSAK’ta kurs görmeye zaman bulabildi; ardından seminerler, projeler, karma sergiler ve ortak kitaplar geldi. Fotoğraf öğreneceğim diye sabırlı olmayı, zamana ve ışığa inanmayı öğrendi. Bazı ulusal, uluslararası yarışmalarda ödüller aldı. Şimdilerde, İFSAK Blog’da yazmayı seviyor. Fotoğrafın makineyle çekilen bir şey değil, fotoğrafçının yarattığı bir sanat formu olduğunu düşünüyor. Tekniğin önceliği, estetiğin üstünlüğü, yaratıcılığın hazzı peşinde. Hayatına “fotoğrafça anlamlar” katma arzusunda.

İLİŞKİLİ İÇERİKLER

Gölyazı’da Bir Gün Batımı…

Fotoğrafçı Bülent Terzi, sıradan bir gün batımını belgelemek yerine, ışığın ve uzun pozlamanın sağladığı estetik olanakları ustalıkla kullanarak izleyiciyi dinginliğin içine davet eden zamansız bir kompozisyon oluşturmuş.

Mimari Fotoğrafın Görünmeyen Matematiği

Peter Li'nin bazı fotoğrafları tek kare değildir. Özellikle katedral gibi yüksek hacimli yapılarda, giriş kapısından başlayarak kamerayı dikey eksende adım adım yukarı taşır; kubbeyi, ardından karşı cepheyi kapsayacak şekilde onlarca kare çeker. Daha sonra bu kareleri kusursuz biçimde birleştirerek tek bir fotoğrafa dönüştürür.

Fotoğraf Okumaları (Enver Şengül)

Fotoğrafçı, sıradan görünen bir mahalle evinden evrensel bir insanlık hikâyesi çıkarmayı başarmıştır. Başarılı kompozisyonu, renk kullanımı, ışık dengesi ve simgesel anlatımıyla bu kare, uzun süre hafızalarda kalacak nitelikte güçlü bir belgesel fotoğraf örneğidir.

Eleştirel Fotoğraf Okuma

Biz “fotoğrafa baktım, fotoğrafı izledim, seyrettim” demeyiz, yaptığımıza “fotoğraf okuma” deriz. Çünkü fotoğraf bir şeyler anlatır, bunu sesle, sözle değil, görsel biçimiyle anlatır, öyleyse onu okumak gerekir.

E-POSTA ABONELİĞİ

Makale yazarı

Özcan Yaman
Özcan Yamanhttp://ozcanyaman.blogspot.com/
1963 Samsun/Bafra doğumlu. 1988 yılında Mimar Sinan Üniversitesi GSF Fotoğraf Ana Sanat Dalı’ndan mezun oldu. 1985-1991 yıllarında İBB Şehir Tiyatrolarında Sahne fotoğrafçılığı yaptı. 1991-2008 yıllarında reklam fotoğrafçılığı yaptı. 2008-2014 yıllarında Evrensel Gazetesi'nde foto muhabiri ve köşe yazarlığı yaptı. Halen “Kadraj” köşesinde fotoğrafın sanat ve hayatla ilişkileri konusunda güncel yazılar yazmaktadır. Ayrıca değişik dergi ve mecralarda fotoğraf üzerine yazılar yazmaktadır. 2014 yılında Evrensel Gazetesinden emekli oldu. Ulusal ve uluslararası birçok karma sergilere katıldı. Kişisel sergiler açtı. 2015 yılı AFP'nin (Agence France-Presse / Fransa Fotoğraf Ajansı) “En İyi Basın Fotoğrafları" seçkisinde yer almış, Atlanta’da yapılan Dünya Basın Fotoğrafları Yarışması'nda ikinci oldu. 2006 yılından beri Yeditepe Üniversitesi’nde Grafik Sanatlar Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak fotoğraf dersleri verdi. Halen serbest olarak çalışmaktadır. Söyleşi ve sunumlar: Bilim ve sanatı fotoğrafla ilişkisi. 80’lerde fotoğraf. İzler ve Sözler (Sennur Sezen’in fotoğraflarıma yaptığı yorumlar). Sovyetler’de fotoğraf (1917 Sovyet Ekim devriminin 100ç Yılı dolayısıyla, 2017). Anonimlik ve Fotoğraf.

POPÜLER İÇERİKLER

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

YORUM YAPILDIĞINDA BANA BİLDİR
Bana bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler