Ana SayfaBLOGTürkiye mi çok pahalı yoksa Norveç mi daha ucuz?

Türkiye mi çok pahalı yoksa Norveç mi daha ucuz?

Türkiye'de tatildeyim. Gelmişken malum sarı site ve bazı başka ikinci el sitelerine girip fotoğraf makinesi ve lens fiyatlarına baktım. Alacağımdan değil, ben bakıcıyım. Dudak tiryakisi gibi yani 😀. Fiyatların yüksekliğine inanamayıp, toplam 30 aynasız makine ve lens belirledim ve Türkiye - Norveç fiyatlarını yan yana yazdım (ikinci el). Sonuç şu: Sadece bir gövde ve bir lens haricinde Norveç çok daha ucuz! Özellikle bazı lenslerde fiyatlar ciddi farklı.

-

Örneğin Fujifilm 50-140mm f2.8 Türkiye’de ortalama 30-40 bin bandındayken Norveç’te 24-28 binlerde (Türk lirası olarak). Bunlar istenen fiyatlar, tahminen iki ülkede de biraz pazarlık payı olabilir. Norveç’te gördüğüm bir Fujifilm 50-140mm ilanında ilanı verene biraz indir dedim, adam 22 bine indi (TL’ye çevirince). Sigma 12-24mm HSM II de bu şekilde: Türkiye’de 18 binlere kadar ilan gördüm ama en düşük 8.000 TL civarındaydı. Bu fark biraz fazla, yani fiyatlar hala oturmamış. Norveç’te neredeyse hiç kullanılmamış bir Sigma 12-24mm HSM II’yi 6000 TL civarında bulabiliyorsunuz. Bir önceki nesil GoPro makineler de aynı şekilde Türkiye’de ikinci elde bayağı pahalı. Diğer yandan bazı Sigma Art lenslerin ortalama fiyatları Türkiye ve Norveç’te aynı (ikinci el).

Geçen ay Norveç’te Canon EOS R5’te kampanya vardı. Oradaki sıfır fiyatı bugün Türkiye’de ikinci elde istenen fiyatlardan bile azdı mesela. Nikon Z6 II, Olympus E-M1 (tüm modelleri) ve OM-1 fiyatları keza aynı şekilde. Norveç’te ve genel olarak Avrupa’da ikinci elde Nikon DSLRlar zaten neredeyse bedavaya gidiyor, Canon DSLR fiyatları hızla düşüyor ama Türkiye’de bunlar hala deli pahalı. Yeni çıkan ürünlerin fiyatları Türkiye ve Norveç’te çok farklı değil ama ürün eskidikçe dünyada ciddi kampanyalar oluyor, böyle indirimleri Türkiye’de göremiyorum. Bahsettiğim EOS R5 en vurucu örneği, benzerlerini diğer markalarda da görüyorum.

Norveç’te indirimde Türkiye’deki ikinci el fiyatının altına inen enteresan makine

İkinci el enteresan

Sarı sitedeki ilanlar zaten bozuktu ama artık iyice zıvanadan çıkmış. Eski uyduruk lenslere “efsane” diyenler; 15 yıldan eski makineye “Classic” deyip deli para isteyenler; sıfır fiyatının üstünü isteyenler; her yeri çizik ve kirli lenslere “mekanik olarak güzel, alana hayırlı olsun” yazanlar; “az kullanılmış, dosta gider” denilen gövde 250 bin çekimde ve kaplamalar iyice soyulmuş; 10 kere okuyup anlayamadığım ilanlar, Norveç’te 5.000 TL’lere zor sattığım lense 15.000 TL isteyenler vs… Neler neler. Ayrıca gövde satan kalmamış, herkes “Body” satıyor. Türkçe düşmanı Türk milleti…

Bazı satıcılara da dikkat etmek lazım. Uygun fiyata bir Fujifilm GFX lens ilanı gördüm (çok uzak bir ilde), satıcıyla bir kaç kere yazıştık. En son “lenste sorun yok, değil mi?” sorumdan sonra yanıt vermeyi bıraktı 😀. Halbuki araba kiralayıp gidip almayı planlıyordum (asıl amaç Anadolu’yu gezmek ama çaktırmayın 😉 ). Satıcı hiç yanıt vermedi. Demek ki lens bozuk, ama bu ne ilanda belirtilmiş ne de satıcı “sapasağlam” diyebildi. Belki lens bile yok adamda 🤔.

Türkiye-Norveç ikinci el fiyatları farklı olmayan lenslerden biri

Peki diğer fiyatlar?

Türkiye’de bir otel fiyatına üç ülkede gezi (uçak fiyatı, araç kirası ve benzin, Dubrovnik’te otel dahil)

Yiyecek, ayakkabı, gömlek gibi ürünlerde Türkiye – Norveç fiyatları yakın; spor araç gereçleri, güneş ve güzellik kremleri ve özellikle elektronikte Türkiye daha pahalı (hem sıfır hem kullanılmış ürünlerde). Norveç’te indirim olunca gerçekten indirim oluyor, Türkiye’de “indirim” denen şey tamamen hikaye. Gıdada bazı döner sandviçlerde et miktarı azalmış, ambalaj boyutları ufalmış, ufacık çay kahve meyve suyu astronomik fiyatlara satılıyor (İstanbul’dan bahsediyorum).

Tatil bölgelerindeki fiyatlar zaten kafayı yemiş durumda.

Türkiye’ye gelmeden önce bir haftalık bir tatil planlayalım dedik. Fiyatlara bakınca ve iki sene önceki kötü Kaş macerasını (*) da düşününce rotayı Hırvatistan’a çevirdik. Türkiye’de sadece otele vereceğimiz parayla uçak + otel + kiralık araba + benzin ödeyip Dubrovnik’te tatil yaptık. Ek olarak Mostar (Bosna Hersek) ve Kotor’u da (Karadağ) gördük. Hırvatistan, Portekiz, İspanya, Yunanistan’da benzer koşullarda daha uygun fiyatlara tatil bulunuyor (servis kalitesi de daha yüksek ve insanlar genel olarak daha güler yüzlü). Arnavutluk, Romanya, Bulgaristan zaten daha ucuz ama kalite olarak her zaman yüksek değiller. Millet boşuna Yunan adalarına kaçmıyormuş.

Türkiye’de Ocak’ta sattığımız kullanılmış aracın parasıyla Norveç’te aynı aracın sıfırını alabiliyoruz, ki Norveç Avrupa’da en pahalı araçların satıldığı ülkelerden.

Gülümsemek iyi bir şey

Markette veya fırında, en son ne zaman gülümseyen bir satıcı gördünüz?

Servis kalitesi ve dükkan çalışanlarının size tavırları zaten eskiden de çok süper değildi. Artık iyice kötü. İstanbul Beylikdüzü’nde bir Vodafone şubesine gidip Turkcell faturalıdan Vodafone faturasız hatta geçmek istediğimi, fiyatları öğrenmek istediğimi söyledim. Çalışan kız yüzüme bile bakmadan “en düşük paket xxx lira, ondan sonrası artıyor zaten” dedi. Hmmmmm, “ondan sonrası artıyor. Tekrar nazikçe “…. diğer paketler nasıl oluyor, eğer fiyatı uygunsa faturalıya da geçebileceğim” dedim. “En düşük faturalı hat xxx lira, ondan sonra artıyor zaten” dedi gene 😀. “Hanımefendi, ondan sonra arttığını anladım zaten de yüzüme bakıp yardım edecek misiniz onu merak ediyorum” dedim, ama gene nazikçe. İstemeden yüzüme bakıp birkaç fiyat daha söyledi. Teşekkür edip çıktım, bedavaya bile verse Vodafone almamaya karar verdim. Sonra sırasıyla Turk Telekom ve Turkcell mağazalarına uğradım ve bana en çok yardımcı olan firmayı seçmeye karar verdim. Bu arada telefon hat ücretleri de saçma sapan pahalı.

Yanlış anlamayın, her insanın kötü bir zamanı olabilir. Evde eşiyle kavga etmiştir, hastadır, genel ekonomik sorunlardan sıkıntılıdır, başka derdi vardır vs.. ama bu bahsettiğim “odun surat” modeli çalışanı bir çok işletmede gördüm. Halbuki ufak bir gülümseme, samimiyet herkese lazım. Firmaların, müşteri ile ilk temas eden çalışanlarını el üstünde tutmaları ve bunları ciddi şekilde eğitmeleri şart.

Fiyat artışının mekaniği

Aranızdaki finans uzmanları “enflasyonist ortamda fiyatların değişimi nasıl olur?” sorusuna daha bilimsel yanıt verebilir ama ben daha farklı bir konuya değineceğim. Sadece fotoğraf ekipmanı değil, giysi, gıda, servis, otel-konaklama gibi şeylerin fiyatlarındaki artışa bakınca, bu artışın yarısının enflasyon, diğer yarısının açgözlülüğe bağlı olduğunu düşünüyorum. “Nasıl olsa enflasyon var, daya fiyatı gitsin” anlayışı, fiyatları artıran en büyük etkenlerden biri. Avro cinsinden bile ciddi artan fiyatlar, enflasyon ile açıklanamaz. Bunun altında kötü niyet, açgözlülük yatıyor. Türkiye’deki ortalama bir otel fiyatına ben Avrupa’da uçak + otel + araba kirası + benzin fiyatına tatil yapabiliyorsam (Hırvatistan, Dubrovnik’te), bu işte bir sorun vardır. Türkiye’de ilk başlarda uygun fiyatları sayesinde orta ve alt gelirliler arasında çok popüler olan bir giyim mağazasında bugün basit bir gömleğe veya şorta verdiğim parayla Londra’da daha iyisini alabiliyorsam, buradaki sorun enflasyon değil açgözlülüktür. En uyduruk özel okul fiyatı Avrupa-Amerika’yla yarışıyorsa buradaki sorun “ama maliyetler arttı” değil başka bir şeydir. “Daya fiyatı gitsin” anlayışı Türkiye için felaket.

Arazi bedelleri, dükkan kiraları Türkiye’de inanılmaz seviyelerde. Özellikle büyük şehirler ve tatll bölgelerindeki kiralar dünyanın en pahalı yerleriyle yarışır, hatta ilk 3’e oynar. Buna rağmen, yüksek kiralar ve satın alma bedelleri tek başına saçma sapan fiyatları açıklayamaz.

“Türkiye’de esnafa güveniyor musun?” sorusunu duyunca yüzünüzde ekşi bir ifade beliriyorsa ya da bıyık altından gülümsüyorsanız, burada bir sorun vardır.

Fiyatlar düşer mi?

Ekonomist değilim ama gördüğüm kadarıyla Türkiye’de 2024 yaz itibariyle bir dezenflasyon başladı. Ev, araba fiyatları mecburen düşüyor (yüksek kredi faizleri yüzünden olsa gerek) ya da fiyat artış hızı ciddi yavaşlıyor. Bu düşüşün diğer ürünlere ve hizmetlere de yansıması kaçınılmaz ama bu ne zaman olur bilemem. İkinci el fotoğraf ekipmanı fiyatlarının da ortalama %25 azalması gerektiğini düşünüyorum (ortalama olarak, her fiyat kötü değil). Ben olsam, mecbur olmadan hiçbir şey almazdım. Hele aşırı fiyatlı ürünlerden ve bunları satanlardan uzak dururdum. Nasıl ev veya araba almayınca fiyatlar iniyorsa (özellikle ikinci eller), fotoğrafta da benzeri olacak ve olmalı.

Fotoğraf ekipmanında “iyi fiyat” nedir?

Ben Norveç’te bir ekipman alacaksam önce EBay fiyatlarına bakıyorum. Eğer istenen fiyat EBay’deki aynı lens/gövdenin ortalama fiyatından çok yüksekse onu almıyorum. Tabi garantili ürünler biraz daha pahalı olabilir. Ayrıca bir lens veya gövde alacaksanız bir süre sıfırının fiyatını takip edin, çünkü ikinci el piyasası öyle karışık ki bazen sıfır fiyattan bile çok istiyorlar.

Sonuç

Sonuçta, Türkiye cennet cennet. Değerini bilin 😀. Kaldırımda deli gibi giden yol teröristlerinden (motorlardan) kaçabilirsem bir Fujifilm GFX 50S II ve iki Fujinon lens incelemesi yazıyorum. Umuyorum Temmuz ayı içinde onu da yayınlarım.

İlk izlenimim: Çok iyi

(*) 2 sene önce yazın Kaş’ta havuzu olan bir sitede ev tuttuk. Yerel kiralamalar yapan (Airbnb benzeri) bir Türk sitesinden. Arabayla Kaş yolundaydık, iki saat kala telefon ettiler, “Sizin evi ev sahibi başkasına vermiş. İsterseniz Kaş’a 15 dk mesafede bir ev verelim” dediler. Sinirden öldüm ama mecburen kabul ettik. Bize önerdikleri yeni eve gitmeye kalktığımızda gördük ki evin yolu daha bitmemiş. Hatta arabanın altı vurdu bir kere, yol o kadar bozuk. Şantiye yolları geldi aklıma (8 yıl yol inşaatlarında çalıştım). Firmayı arayıp bizi mağdur ettiklerini, evin yolunun berbat olduğunu ve fiyatın da yüksek olduğunu söyledim. Birkaç aramadan sonra firma sahibi bayağı kaba bir dille “beğenmezsen git” benzeri şeyler söyledi. Zar zor kendi çabamızla başka bir yer bulduk. Kaş’taki yemek ve dondurma fiyatlarını da düşününce, Kaş’a bir daha gitmem. Hele bu fiyatlara asla gitmem, hele hele o uyduruk firmanın yanından bile geçmem.

İLİŞKİLİ İÇERİKLER

Yapay Zekâ, Yapay Dünya, Yapay Fotoğraf

Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde belge olarak kabul görmüştür. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte işler karışmış, fotoğraf ve gerçeklik arasındaki ilişki sorgulanır hale gelmiştir. Artık bugün bu ilişki tamamen kurgulanabilir düzeydedir.

Eksikliğini hissetmemek, muhtaç olmamak; Doktorlarımız…

Tabii bu sadece temenni olarak kalmaktan öteye gidemiyor. Üstüne üstlük basın, sürekli taciz edilen ve yurtdışına giden doktorlardan bahsediyor. Buna bir de gençlerin üniversite sınavlarında tıp seçmemesini ekleyin. Bu yeteri kadar karamsar bir tasvir oldu.

Kumun fotoğrafçası

Bir Patara var: Uçsuz bucaksız kumsalıyla nefis bir Akdeniz plajı. Yaz aylarında herkesin masmavi sularında serinlediği, kıyısında kumların tepeler oluşturduğu uzun sahil. Eskiden, filmlerdeki çöl sahneleri burada çekilirmiş.

Çınar Sineması

Olup biten her şey film gibiydi, adı da “Bir Zamanlar Ağlasun’da” olmalıydı. Filmler mi daha güzeldi o zamanlar? Şarkılar mı? Sanmam. İnsanlar daha güzeldi.

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

YORUM YAPILDIĞINDA BANA BİLDİR
Bana bildir
guest

3 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Osman Zihni ERENLER
Osman Zihni ERENLER
Makale Puanlama :
     

Hoş geldin Ertan Bey kardeşim. Keşke yazdıklarında haklı olmasan, keşke hepsi doğru olmasa… ama ne yazık ki böyle. Ve şu cümlen de müthiş isabetli. “Ayrıca gövde satan kalmamış, herkes “Body” satıyor. Türkçe düşmanı Türk milleti…” Maalesef. 🙂

Ersoy
Ersoy
Makale Puanlama :
     

Sanırım bahsettiğiniz sarı site’deki fiyatlamalar konusunda Türkiye’de yaşayanlar da suyun ısındığını fark edemeyen kurbağa durumu oluşmuş. Bizim gibi yılda bir izine gelenler deyişimi çok daha net fark edyoruz.10-15 yıl önce alınıp, belki de üretimi sonlandırılmış ve yıllarca tepe tepe kullanılmış bir ürün için alındığı dönemdeki döviz bazlı fiyatında veya daha üstünde bir fiyatlan satılamaya çalışılıyor. Türk Lirasını geçtim sanki, bizdeki USD’nin enflasyon oranı ABD’denki daha yüksek.

Bu makaleyi paylaş

Ertan Öztürk
Ertan Öztürk
X tarihinde doğdum Y tarihinde öleceğim. Bu iki an arasında insanlara bildiklerimi aktarmak istiyorum. Şu anda Norveç’te yaşıyorum. Yedisi uzun süreli olmak üzere 12 ülkede çalıştım. Proje yönetimi, nicel (quantitative) risk analizi, iş planı, maliyet analizi, projede iş takibi (ilerlemesi), fotoğraf, bisiklet, Uzay Yolu 😊 gibi konularda bildiğim kadarıyla yardımcı olabilirim; konuyu bilmesem bile beraber araştırıp öğreniriz. Olabildiğince düzgün yazmaya çalışırsanız iyi anlaşırız.

MANŞET

POPÜLER İÇERİKLER