Âşık Mahzuni Şerif’ten, Mustafa Ertekin’e uzanan süreç

“İyi bir fotoğraf etkili bir şiir gibidir. Tıpkı şairin bir şiirinin diğer şiirlerinin desteğine ihtiyacı olmadığı gibi, tek fotoğrafın da anlam kurmak ve duygu yaratmak için ikinci bir fotoğrafa ihtiyacı yoktur.

Fotoğraf gerek yapısıyla gerekse de etki biçimiyle en çok şiire benzer. Bir şiiri etkili kılan en temel özellikleri düşünceden çok duygu çağrıştırması ve bunu imge yaratarak yapmasıdır. Şiir metaforlarıyla, mecazlarıyla, uyaklarıyla hem anlamını hem melodisini yaratır."

Mustafa Ertekin

-

Anadolu halk ozanlarından Âşık Mahzuni Şerif’e yakınlığıyla bildiğimiz Mustafa Ertekin profesyonel fotograftan gelen bir ustadır. Sahada ve stüdyoda fotograf yaptı ve hayatını bununla kazandı. Fotografın amatör kulvarını da ihmal etmediğini, AFSAD (Ankara Fotograf Sanatçıları Derneği) üyeliği, yönetim kurulu üyeliği, başkanlığı ve TFSF (Türkiye Fotograf Sanatı Federasyonu) başkanlığına aday olma sürecinden biliyoruz.

AFSAD’ın önemli etkinliklerinde uzun zaman sorumluluk üstlendiği gibi, Kayaköy’deki sanat ortamında fotografik etkinliklerde de uzun yıllar aktif olarak görev aldığını, özellikle eğitim konusunda sorumluluk üstlendiğini biliyoruz.

Onu son yıllarda Malatya’daki “Fotokamp” etkinliğinin gerçekleşmesinde üstlendiği rol ile gene aktif şekilde fotografın içinde buluyoruz.

Ertekin hem insanla yanyana olur, toplumun bizatihi içinde yer alır ve fotografik eylemini bu düzlemde gerçekleştirir, yani psikolojik ve sosyolojik boyutu, ekonomik ve kültürel faktörü birlikte ele alır, hem de meseleyi felsefi yönüyle düşünür.  

Paylaştığı fotografik gösteriler; “Duvar Dediğin”, “Bu, Benim Dünyam”, “Kayaköy’ün Ruhu” gibi usta işi çalışmalar, Ertekin’in yaklaşımı için söylediklerimizi doğrular niteliktedir.


Mustafa Ertekin, bize ilettiği aşağıdaki metinle meramını şöyle paylaşır:

“İyi bir fotoğraf etkili bir şiir gibidir. Tıpkı şairin bir şiirinin diğer şiirlerinin desteğine ihtiyacı olmadığı gibi, tek fotoğrafın da anlam kurmak ve duygu yaratmak için ikinci bir fotoğrafa ihtiyacı yoktur.

Fotoğraf gerek yapısıyla gerekse de etki biçimiyle en çok şiire benzer. Bir şiiri etkili kılan en temel özellikleri düşünceden çok duygu çağrıştırması ve bunu imge yaratarak yapmasıdır. Şiir metaforlarıyla, mecazlarıyla, uyaklarıyla hem anlamını hem melodisini yaratır.

Etkili bir fotoğraf da biçimiyle ve imgeleriyle hem duygu çağrıştıran bir anlama hem de melodiye sahiptir.
Kuşkusuz bir sergi, bir gösterideki fotoğraflar açısından baktığımızda öyküyü, romanı çağrıştırır. Ana olay örgüsü, ana ve yan karakterler vs.nin oluşabilmesi için her bir fotoğrafın bir bütün içinde görevi olur. Tek başına bir değer taşımayan parçalar bir bütünü oluşturduklarında, yepyeni bir biçim ve anlama kavuşurlar. Bir binayı oluşturan taş, beton, demir, boya, dekor uyumlu bir biçimde ve anlam için biraraya geldiklerinde yepyeni bir kimliğe, ev’e dönüşür.

Fotoğrafı görsel söz olarak düşündüğümüzde, bu, söz şiir ya da roman biçimini alabilir…
Yine de atmosferi yaratılmış şiir gibi fotoğraflardan yanayım…”


Bu metinden sonra söz tükenir.


İlave olarak söylenebilecek şey; son dönem sayın Ertekin’in dokümanter nitelikli yazın alanıyla iştigal etmesi ve bunun yanısıra ilki bu yıl, Haziran 2021’de (pandemi vaziyeti makul bir sürece girerse) yapılacak olan Avşin-Elbistan yöresi ve civarını kapsayan yeni bir “Fotokamp” etkinliğini gerçekleştirebilmek üzere epey zamandır emek ve zaman koymasıdır.

Şayet salgından ötürü herhangi bir sorun çıkmaz ve etkinlik de beklendiği üzere sağlıklı bir şekilde hayata geçirilebilirse, iki yıla yaklaşan bir süre evlere tıkılıp kalan fotografçılar için adeta nefes alma fırsatı, hayata yeniden ‘merhaba’ deme olanağı ve dağı, taşı, ağacı, ovayı, çayırı, çimeni, çiçeği, böceği kucaklama şansı doğacaktır.


Umarız ve dileriz pandemi etkisini yitirir ve herhangi bir sorun çıkmaz, etkinlik arzu edildiği şekilde gerçekleşir, dileyen herkes sağlık-sıhhat içinde etkinlikte yerini alır ve sağlıklı şekilde evine döner.

Tekin ERTUĞ

Not-1: Usta fotografçı Mustafa Ertekin, yaşam öyküsü, fotograf serüveni, duygu ve düşünce dünyasıyla “Işıkla Resemedenler” adlı eserin 3.ncü cildinde yer almıştır. Söz konusu eser bir Alter Yayıncılık yayınıdır.

Not-2: Önceki yıllarda başka mecralarda yayınlanan bu yazı, Mayıs 2021 itibariyle güncellenmiştir. 

İLİŞKİLİ İÇERİKLER

Yapay Zekâ, Yapay Dünya, Yapay Fotoğraf

Fotoğraf, uzun bir süre boyunca gerçeğin yüzey üzerindeki görüntüsü olarak nitelendirilmiştir. Hatta net bir biçimde belge olarak kabul görmüştür. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte işler karışmış, fotoğraf ve gerçeklik arasındaki ilişki sorgulanır hale gelmiştir. Artık bugün bu ilişki tamamen kurgulanabilir düzeydedir.

Ali Durmaz’ın “ENSTRÜMANTAL” i

Kıymetli fotografçı dostumuz Ali Durmaz, Şubat 2026’da Ankara’da Fotokolektif Sanat Galerisi’nde son derece şık bir sergiyle, deyim yerindeyse renk-ahenk bir çalışmayla fotograf ortamında varlık inşa ettiğinin altını kalın çizgilerle çizdi.

Kumun fotoğrafçası

Bir Patara var: Uçsuz bucaksız kumsalıyla nefis bir Akdeniz plajı. Yaz aylarında herkesin masmavi sularında serinlediği, kıyısında kumların tepeler oluşturduğu uzun sahil. Eskiden, filmlerdeki çöl sahneleri burada çekilirmiş.

Çınar Fotoğrafhanesi

O yıllarda fotoğraf çektirmek zahmetli işti ama, fotoğraf çekmek de hiç kolay değildi. Dünya daha dijitalleşmemişti, fotoğraf da kimyasaldı. Şimdi cep telefonunun minik merceğine bakıyorum, bir de çevirip ekranına bakıyorum, ışık o mercekten girip bu ekranda şıp diye fotoğraf oluveriyor. Koskoca süreç bu ikisi arasında kotarılıveriyor.

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

YORUM YAPILDIĞINDA BANA BİLDİR
Bana bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En yeniler Beğenilenler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster

Makale yazarı

Tekin Ertuğ
Tekin Ertuğ
İlk gençlik yıllarında amatör olarak uzun süre resim ve karikatür yaptı, edebiyat dünyasına yakın durdu. Üniversite sonrası amatör olarak Halk Müziği ve Kültürü konusuna eğildi. 90’lı yılların başlarında amatör olarak fotografa başladı. Resmi ve Özel Kurum ve Kuruluşlarda Temel Fotoğraf Eğitimi Seminerleri ve İleri Düzey Fotograf Seminerleri verdi, Atölyeler gerçekleştirdi. Basılı ve sanal ortamda Felsefe, Yazın ve Fotograf dergilerinde fotografa ve sinemaya dair yazıları yayınlandı. Sinemaya, edebiyata, müziğe, fotografa ilişkin okumalarını sürdürmekte, çeşitli metinler kaleme almakta, denemeler ve/ya eleştirel denemelerle yazı serüveni devam etmektedir.Ulusal ve uluslararası fotograf yarışmalarında jüri üyesi oldu, çeşitli platformlarda gösteriler ve söyleşiler gerçekleştirdi, panelist oldu, çalıştaylarda bildiri sundu.Fotografın farklı kulvarlarındaki usta fotografçılarla bir dizi söyleşi/röportaj gerçekleştirmek suretiyle onların yaşam öykülerini, fotograf serüvenlerini, duygu ve düşünce dünyalarını kitaplaştırıp sonraki kuşaklara aktarmaya çalıştı. Kitapları: “Fotograf Sanatı Üzerine” 4 cilt. “Fotoğraf Ustaları” 10 cilt “Işıkla Resmedenler” 16 cilt “Handan Tunç ile Sanat (Özelde Fotograf) Üzerine Söyleşi “Kan Çiçekleri” (Ressam Hikmet Çetinkaya’nın otobiyografisi) “Sicim” (Ressam Ahmet Yeşil’in biyografisi) “Bir Lisan-ı Münasip Foto-Graf” “Dikensiz Kirpi” (Eleştirel Deneme) “Köhne Bahar” (Roman) “Demir Çıra” (Öykü) “Kırık Köşe Taşları” (Öykü) "Foto İntelijansiya" "Fotoloji / Fotologya"

MANŞET

POPÜLER İÇERİKLER