17 Ağustos 2019 - Cumartesi

Fotoğraf çekerken haklarımızı, yükümlülüklerimizi ne kadar biliyoruz? – Bölüm 3

_

Fotoğraf çekerken haklarımızı, yükümlülüklerimizi ne kadar biliyoruz nelere dikkat ediyoruz ya da yasal olarak neleri ihlal ediyoruz? Tüm bu sorulara cevap bulabilmek adına geçtiğimiz aylarda Yargıtay kararlarını incelediğimiz biz yazı dizisi başlatmıştım. Şimdi yeni bir Yargıtay kararını gelin birlikte inceleyelim.

Yargıtay kararında öncelikle davacının talepleri, ardından ihlalde bulunduğunu iddia ettiğimiz kişinin savunmaları ve ilk mahkemenin kararı bulunmaktadır. Mahkeme kararının ardından taraflardan birinin itirazları üzerine gidilen Yargıtay’ın nihai kararı bulunmaktadır. Yargıtay mahkeme üyelerinin arasında bir fikir ayrılığı olması halinde üyelerden bir kimse karşı oy vererek fikirlerini paylaşmaktadır.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2015/13777
Karar Numarası: 2017/1847
Karar Tarihi: 28.03.2017

Davacı vekili; davalının internet sitesinde yer verdiği “Y04/01 07…” kodu altında satışı yapılan ürünün üzerinde müvekkili …’in satranç oynarken çekilmiş  fotoğrafının müvekkilinin izni olmaksızın kullanıldığını, bu durumun müvekkilinin kişilik haklarının ihlali ve… 86/1 hükmüne aykırılık oluşturduğunu, müvekkilinin çocuk olması nedeniyle olumsuz etkilerinin oluşturduğunu, bu nedenle 10.000TL manevi tazminata hükmedilmesini,… 68 uyarınca müvekkilleri ile sözleşme akdedilseydi ödenmesi gereken bedelin üç katına karşılık olmak 5.000TL tazminata hükmedilmesini, davalının anılan ürünün satışından elde etiği kara karşılık 5.000 TL’ye hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilinin ürünün tasarımı ve fotoğrafın kullanılmasıyla ilgili bir katkısı ve üretimi olmadığından kötü niyetli ve kusurlu olmadığını,… 68 hükmünün uygulanabilmesi için bir eserin meydana getirilmiş olması gerektiğini, ilgili fotoğrafın kullanılmış olmasının maddi kazanç bakımından bir etkisinin bulunmadığını, fotoğrafın kar oranıyla ilgili bir etkisi olmadığını, davacının fotoğrafının kullanılmasının kişilik haklarına saldırı olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; fotoğrafın.. 86. maddesi kapsamında koruma altında olduğu, fotoğrafın davacı tarafın izni olmadan ticari amaç olarak kullanıldığı, dosyaya emsal herhangi bir bedel ispat edilemediği, söz konusu kullanım nedeniyle fotoğrafın kullanım şekli, sektörel uygulama oranı, fotoğrafın ürün satışına katkısı dikkate alındığında 3.500 TL maddi tazminatın … ve hakkaniyet gereği davalı taraftan tahsili davacı tarafa ödenmesi gerektiği, söz konusu kullanım fikri eser niteliğinde olmayıp haksız rekabet çerçevesinde olduğu, bu nedenle davacı tarafın üç katı tazminat talebi ve fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiği, davalının kullanımı davacıya ait fotoğrafların izin alınmaksızın bir kullanım olduğu,.. 58 maddesi kişilik hakkının zedelenmesinde zarar gören uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebileceği, davalı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmaması ve fotoğrafların izinsiz olarak kullanımı dikkate alındığında 3.000 TL manevi tazminatın davalı taraftan tahsili gerektiği nedenleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava,… 86. maddesi yollamasıyla.. 49. ve MK 24. maddelerine dayalı maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacı …’in fotoğrafının izinsiz olarak kullanılmak suretiyle imal edilen satranç takımını satan davalının, dava dışı imalatçıdan, dava konusu fotoğrafın kullanılması için izin alınıp alınmadığını araştırmadığı, bu nedenle kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı şirket dava dışı kişi ya da kişiler tarafından üretilen satranç takımını ticari amaçla piyasaya sunan kişi olup sadece tacir olması nedeniyle satımını yaptığı ürünlerin üzerindeki fotoğrafla ilgili imalatçının izin alıp almadığını araştırma yükümü kendisine yüklenemez….49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı davranışının kusurlu kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.

İNCELEME : Davacı çocuk vekili, satranç oynarken fotoğrafının izinsiz çekildiğini, izinsiz olarak internet sitesinde satılan ürünün üzerinde fotoğrafının yayınlandığını, bu durum çocuğun kişilik haklarını ihlal etmiş olması sebebiyle 10.000 TL manevi tazminat ile 10.000 TL maddi tazminat talep etmiştir. Burada bahsedilen ürün satranç takımıdır. Davalı şirket ise, ( imal edilen satranç takımını satan şirket ise )  kötü niyetli ve kusurlu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Yerel mahkeme ise 3.500 TL maddi tazminata, 3.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Tarafların itirazları üzerine Yargıtayca yapılan incelemede; satranç takımını satan şirketin fotoğrafın kullanılması için izin alınıp alınmadığı konusunda bir araştırma yükümlülüğünün olmadığını, imalat yapan şirketin fotoğrafı izinsiz çeken kişi olmadığı, kusurun kendisine yüklenemeyeceği gerekçeleriyle davanın tümüyle reddine karar vermiştir.

Bakıldığında burada davacının davayı husumeten yanlış kişiye açtığını görmekteyiz. Dava izinsiz fotoğraf çeken fotoğrafçı yerine ürünü imal eden şirkete açılmıştır. Kişi gerçek hayatta da fotoğrafı çeken sanatçıyı bilemeyebilir/tespit edemeyebilir. Ancak bu nedenle kusuru ve bilgisi olmayan şirkete dava açması söz konusu değildir. Yerel mahkeme kusur durumu incelemesi yapmaksızın karar vermiştir. Bir önceki yazılarda da olduğu gibi tarafların itiraz etmesini, davayı temyize göndermesinin ne derece önemli olduğunu görüyoruz. Yargıtay  yerel mahkemeden tamamen farklı olarak davayı tümüyle reddetmiştir. Benim yorumum ise Yargıtayın görüşünde haklı olduğu yönündedir. Peki ya sizlerin düşünceleri nelerdir? İzinsiz fotoğrafı çekilen kişi bu hakkını başka şekilde kullanabilir miydi? Ya da fotoğrafçı nasıl tespit edebilirdi?   

Yakında sizlerle paylaşacağım diğer yazılarım yayınlandığında ilk siz haberdar olmak isterseniz, aşağıdaki bölüme e-posta adresini yazıp “Abone Ol” linkine tıklamanız yeterli.

Av. Fulden ELVERİR

Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

avatar
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bana bildir
Sebahattin Demir
Yönetici

Bu bilgiler gerçekten çok değerli Fulden hanım.
Fotoğraf çeken herkesin bunları okuması şart bence.

Ben satranç takımını satan şirket olsaydım ve böyle bir fotoğraf ile karşıma çıkılsaydı, önce fotoğrafı çeken kişiden fotoğraftaki çocuğun ve ailesinin yazılı izni var mı diye sorgulardım. Yargıtay böyle bir kararı nasıl vermiş anlayamadım, ben Yargıtay ile aynı fikirde değilim.

Düşünün; çocuğunuzu bir satranç turnuvasına götürüyorsunuz. Orada biri sizin çocuğunuzun habersiz fotoğrafını çekiyor. Bir gün internet sitesinin birinde satılan ürünlerin üzerinde çocuğunuzun fotoğrafını görüyorsunuz. Bunu kim normal karşılar?

Emeklerinize sağlık, teşekkür ederiz.
Selamlar.

Handan
Ziyaretçi
Handan

Sebahattin beye katılıyorum aynı fikirdeyim
Bence de yargıtay yanlış ve haksız bir karar vermiş

Fulden ELVERİR
Ziyaretçi

Sebahattin Bey değerli yorumlarınız için çok teşekkürler,

Bu tarz durumlarda davanın husumeten kime yönetildiği önemlidir. Çocuk ve ailesi açısından bakıldığında ciddi bir mağduriyet olduğu su götürmez bir gerçek. Ancak fotoğraf çekilmesine izin alma yükümlülüğü sadece fotoğrafçıya aittir, satranç takımı imal eden şirketin fotoğrafın izin alınarak çekilip çekilmediğini araştırma yükümlülüğü altına sokulması beklenemez. Bu nedenle ben Yargıtayın görüşüne katılıyorum. Davanın fotoğraf çeken sanatçıya açılması gerekirdi. Aksi takdirde satranç takımını imal eden kişinin yanı sıra, satranç takımı kartonu basan matbaa, basıp çoğaltan ve yayınlayan yayınevi vb kurumların da davaya dahil edilmesi gerekirdi ki hiç birinin bu özen yükümlülüğünün olduğunu düşünmüyorum.

Somut olayda fotoğrafçının kim olduğunun tespit edilmesi de oldukça zor.
Saygılarımla

Sebahattin Demir
Yönetici

Evet, yargı kararları yazılı bir kanun metnine göre alındığından böyle haksız sonuçlar da çıkıyor. Fotoğrafçının kim olduğunun tespiti mümkün değilse ve bu kişi benim çocuğum olsaydı, öylece izliyor olacaktık durumu, elimizden bir şey gelmeden.

Peki bu şu anlama mı geliyor; Ben bir ürün çıkartmak istiyorum, internetten bir fotoğraf buldum, ürünümün üzerine koyup ticaretini yapmaya başladım. Sonra fotoğraftaki kişi gelip bana bu kişinin kendisi olduğunu, bu fotoğrafın bilgisi dahilinde çekilmediğini belirtip dava açsa ve bu dava Yargıtay’a gitse, ben de fotoğrafı benim çekmediğimi, internetten aldığımı söyleyip işin içinden sıyrılabiliyor muyum?

Fulden ELVERİR
Ziyaretçi

Evet Sebahattin bey ürün sahibi olarak bu konuda çocuk ve ailesi davayı size yöneltemez. Aynı şekilde davayı fotoğrafçıya açması gerekecektir. Ancak verdiğiniz örnekte muhtemelen şu durum ile karşılaşılabilir ; fotoğrafçı ürünü internet sitesinden izinsiz alıdığınız gerekçesiyle size karşı dava açabilir malasef.

metin 1907
Ziyaretçi
metin 1907

meraaba
sebahattin beye katılıyorum bunları fotoğraf çeken herkez okumalı.teşekkürler fulden hanım.saygilar selamlar

Süleyman Kundak
Ziyaretçi
Süleyman Kundak

Bence çok doğru bir karar değil. Fotoğrafı kullanan şirketin araştırma yükümlülüğü yoktur demiş. Kesinlikle bu yükümlülük şirketindir. Yoksa gider Hülya Avşar’ın fotoğrafını çekerim, bir şirket kullanır, sonra “aaa ben ne bileyim” der. Mantıklı bir açıklaması yok. Shutterstock’a değil çocuk, yetişkin bir insan görüntüsü içeren fotoğraf koyduğunuzda, site bizden ilgili kişinin izin kağıdını ister.

Fulden ELVERİR
Ziyaretçi

Süleyman Bey Merhaba,

Yargıtay kararı içinde satranç takımı imal eden kişinin ve fotoğrafçının arasında bir bağ olup olmadığını göremiyoruz. Muhtemelen Yerel mahkeme dosyası incelendiğinde bir bağ olup olmadığı, bu konuda fotoğrafçı ile imal eden şirketin tanışık olup olmadığı netleşmiştir diye düşünüyorum. Bu konuda yorumlarımız kısıtlı oluyor malasef.

Emre KARAYAZGAN
Ziyaretçi
Emre KARAYAZGAN

Fulden Hanım merhaba;

Bu önemli konudaki değerli paylaşımlarınız için teşekkür ederim. Yayınladığınız bu 3. yazınız benim şu fikrimi iyice perçinledi: Eğer görselliğiyle para kazanan bir kişi ve/veya kurum varsa, ortada eser varsa bu eserin hakkı mutlaka korunmalı. Ancak; bu 3. olayda görüldüğü gibi ne fotoğrafı çeken ne de fotoğrafı çekilen etikten uzak hareket etmekte. Fotoğrafı çekilen muhtemelen kulaktan duyma bilgilerle hareket edip yanlış yeri dava etse de ilgili firma da suçsuz sayılmaz. Firmanın da fotoğrafçının kanun, kural ve etiklere uygun hareket emesinden sorumlu tutulması gerekir. Bence burada fotoğrafı çekilen kişi para koparmak için hareket etmiş, ama yanlış yöne gitmiştir. İçeriği oluşturan ve ve oluşturması için para veren kurum/firma da zaten anlaşıldığı kadarıyla etikten, kültürden habersiz oldukları için durumu kötüye kullanmıştır. Her iki tarafa da kamuyu oyaladıkları için, iş ahlakına uygun hareket etmedikleri için ceza verilmelidir.

Fulden ELVERİR
Ziyaretçi

Emre bey Merhabalar;

İş ahlakına uygun olup olmaması ve etik konusundaki yorumlarınıza katılıyorum Tabi tüm bunların cezai bir boyutu yok malaasef ki. Eğer çocuk ve ailesi fotoğrafçıyı bulup davayı ona açarlarsa muhtemelen davayı kazanacaklardır. Yukarıda yorumlarda yazdığım gibi usulen şirketin sorumluluğunun olmadığını düşünüyorum. ( Etik ve iş ahlakı konusu tabi ayrı)

Okyar Atilla
Ziyaretçi
Okyar Atilla

Merhaba,
Nasrettin Hoca gibi konuşacağım; Sebahattin de haklı Fulden de haklı. Yargıtay da haklı. Ancak Fulden’in dediği “usul” olarak hata var ve davanın reddi doğru. Ancak şunu sormadan da edemiyorum; davalı ile fotoğrafçı arasında ticari bir ilişki var mı? Yerel mahkeme ya da yargıtay bu noktadan hareketle fotoğrafçıya ulaşamaz mı? Ya da ulaşması gerekir mi? Ancak görünen o ki oldukça karmaşık bir durum. Benzer bir durumla değerli fotoğrafçı Yusuf Tuvi yüklü bir tazminat ödediğinden bahsediyordu. Benzer şekilde de Kazım Zaim’de fotoğrafını izinsiz kullanan bir şirketten yüklü bir tazminat aldığını anlatmıştı.
Önemli bilgiler. Ticari bir kaygımız olmadan fotoğraf çekiyor olsak da dikkat edilmesi gerekiyor.

Fulden ELVERİR
Ziyaretçi

Evet Okyar bey,

Hukukta “Usul” “Esas”tan önce gelir kuralı gereğince önce usulen davanın doğru kişiye açılıp açılmadığına bakmak gerekecektir. Bu yargıtay kararında davalı ile fotoğrafçı arasında ticari ilişki olup olmadığını bilemiyoruz daha doğrusu buna ulaşamıyoruz. Yerel mahkeme dosyası incelendiğinde fotoğrafçı ile davalı arasında bir ilişki olmadığı sonucuna varmış olmalı ki Yargıtay davayı reddetmiş. Ayrıca Yargıtay inceleme yaparken sadece ONAMA veya BOZMA kararı verebilir. Fotoğrafçıya ulaşması veya inceleme yapması söz konusu değildir. Tüm incelemeleri ve delil toplama işini yerel mahkeme yapar, bu nedenle Yargıtayın önüne elimizde hangi delillerle gittiğimiz çok önemlidir.

Dikkat çekmek istediğim nokta ; fotoğrafçının kim olduğu tespit edilse bile yerel mahkeme bu konuda kendiliğinden bir karar verip fotoğrafçıyı davaya dahil edemez. Tüm sürecin baştan başlayarak davacının yeni bir dava ile davayı tespit edilen fotoğrafçıya açması gerekir. Bu yeni bir davadır. Diğer davanın devamı niteliğinde değildir.

Okyar Atilla
Ziyaretçi
Okyar Atilla

Çok teşekkürler. Ben de yazdığınız gibi tahmin etmiştim. Mesleğiniz olması nedeniyle sizden tekrar duymak istedim. Önemli bilgiler veriyorsunuz. Elinize sağlık. Fotoğrafçılığın bu yanı hiç bu kadar ciddi dillendirilmedi.

Okyar Atilla
Ziyaretçi
Okyar Atilla

Tekrar merhaba,
Burada aklıma gelen bir durum var: fotoğrafta yer alan “modelden izin almak” için bir yol, usul, yöntem var mı? Yani modele bir sözleşme mi imzalatmak gerekiyor? Genel de fotoğraf çekimin de modelin izin verdiği onun objektife bakması ve yüz ifadesi ile de mümkün. “Göz teması ve gülümseme” modelin izin verdiğinin bir işareti olarak kabul edilir mi? Yine de bu durum çocuk fotoğrafında çok riskli. Ben çocuk fotoğrafı çekersem muhakkak ebeveynleri ile konuşup çocuğun onlarla birlikte fotoğrafını da çekiyor ve kendileriyle hemen paylaşıyorum.

Fulden ELVERİR
Ziyaretçi

Okyar Bey,

Eğer ki fotoğraflarımız bir şirketin fotoğraflarını çekmek gibi büyük çaplı bir işse izin kağıdının yanı sıra şirket yetkililerin imza sirkülerine kadar almamız şart. Aynı şekilde bir düğün fotoğrafçılığında da damat ve gelinin onaylarını almak şart. Ancak vermiş olduğunuz örnekte yoldan geçen bir kimseyi fotoğraf çekerken her zaman izin kağıdını yanımızda taşımamız elbette ki mümkün değil, bu durum ile ilgili yasalarda ve yönetmeliklerde bir usul belirlenmiş değil, ancak tam da bahsettiğiniz gibi “göz teması ve gülümse” bu konuda çok iyi bir delil olacaktır.

Sizin de çocuklar için ebeveynlerden almış olduğunuz izni çok haklı buluyorum.

Harun SAĞSÖZ
Ziyaretçi
Harun SAĞSÖZ

Teşekkürler.Bence doğa fotoğrafçılığı, makro fotoğrafçılığı yapalım en azından çiçekler böcekler şikayetçi olmuyor.

Öner BÜYÜKYILDIZ
Ziyaretçi
Öner BÜYÜKYILDIZ

Yazıyı okurken insan davaya konu fotoğrafı merak ediyor, bulup paylaşsak bizi de dava ederler mi acep 🙂

Şaka bir yana, elinde silah taşıyıp tetiğe basanların, fotoğraf makinası taşıyıp deklanşöre basanlardan daha az ceza aldığı bir dünyada yaşıyoruz maalesef …

İlgili davaya gelirsek; bence burada satranç takımını satan değil ama imal eden firma kesinlikle suçlu ve fotoğrafı çeken kişi tespit edilemiyorsa bile ürettiği üründe bu fotoğrafı kullanan firmanın bu tazminatı ödemeye mahkum edilmesi lazım. Bir çocuk ve ailesinin kanun karşısında bu kadar çaresiz kalması içime sinmiyor açıkçası. Satan firma bunu bilmekle mükellef değil, ama üreten firma, dolayısıyla fotoğrafı kullanan firma kesinlikle bu konuda kusurlu.

Yazılarınızdan çok faydalanıyoruz Fulden Hanım, ellerinize sağlık. Çok teşekkür ederiz.
Saygılarımla.

Fulden ELVERİR
Ziyaretçi

Öner Bey Merhabalar, ben teşekkür ederim.

Daha farklı Yargıtay kararlarını birlikte tartışalım ve yorumlayalım istiyorum. Çok daha ufkumuzu açan şeyler olduğunu ve Yargıtayın aslında nasıl bakış açılarında olduğunu görüyoruz. Bu platformda zamanlama Yargıtay kararlarını okudukça Fotoğraf Hukuku alanında birer hukukçu gibi olabileceğiz. İnanıyorum ki 🙂

Saygılarımla

Bu makaleyi paylaş

Av. Fulden Elverirhttp://www.elverirhukuk.com.tr
Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, İzmir’de Elverir Hukuk & Danışmanlık Bürosunun kurucusu. Zorlu ve stresli meslek hayatının yanında AIESEC, YGA, TEDX, ELSA gibi kuruluşlarda da üyeliğini yürüterek kendisine sosyal bir alan yaratmaya çalışıyor. İzmir Barosu Kadın Hakları Hukuk ve Araştırma Merkezinin aktif üyesi ve aynı zamanda yerel bir gazetede hukuk alanında konuk köşe yazarlığı da yapıyor. Noterlik ve Uzlaştırmacı unvanlarına hak kazandı. Çocukluğundan bu yana yağlı boya resim ile ilgileniyor. Folklorik danslar ve latin danslara da olan merakı nedeniyle bu alanlarda da amatör şekilde uğraşısını devam ettiriyor. Üniversitede okuduğu dönemde Fotoğrafçılık Topluğuna üye olarak ilk defa fotoğraf ile tanıştı, fotoğraf çekmeye olan merakının artmasıyla en son Yönetim Kurulunda da görev aldı.

POPÜLER İÇERİKLER

Cebimdeki Fotoğraflar

Cebimdeki Fotoğraflar

Tüm sanat dallarının ve bu dalların akımlarının sırtını felsefeye dayamış bir şekilde insanlara/insanlığa farkındalık yaratmak için uğraş verdiğimiz alanlar olduğunu göz önünde tutarsak hangi teknolojiyi kullanırsak kullanalım sanatın esas amacı değişmeyecektir. Unutmamamız gereken bir şey de fotoğrafı sanat yapan fotoğrafçıdır.
Arthenos | Diyafram nedir, fotoğrafta diyafram ayarları nasıl yapılır, alan derinliği nedir, ISO nedir, perde hızı nedir, doğru pozlama nedir

Diyafram Nedir? Fotoğrafta Diyafram Ayarları

Nikon D810 Ayarları

Nikon D810 Ayarları