Henüz yaratılmamış eserin mali hakları devredilebilir mi? – Mardin örneği

Fotoğraf çekerken haklarımızı, yükümlülüklerimizi ne kadar biliyoruz nelere dikkat ediyoruz ya da yasal olarak neleri ihlal ediyoruz? Tüm bu sorulara cevap bulabilmek adına Yargıtay kararlarını incelediğimiz biz yazı dizisi başlatmıştım. Şimdi yeni bir Yargıtay kararını gelin birlikte inceleyelim.

_

Yargıtay kararında öncelikle davacının talepleri, ardından ihlalde bulunduğunu iddia ettiğimiz kişinin savunmaları ve ilk mahkemenin kararı bulunmaktadır. Mahkeme kararının ardından taraflardan birinin itirazları üzerine gidilen Yargıtay’ın nihai kararı bulunmaktadır. Yargıtay mahkeme üyelerinin arasında bir fikir ayrılığı olması halinde üyelerden bir kimse karşı oy vererek fikirlerini paylaşmaktadır.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2005/11995
Karar Numarası: 2006/12252
Karar Tarihi: 27.11.2006

Taraflar arasında görülen davada davacı vekili, müvekkilinin profesyonel fotoğraf sanatçısı olduğunu “Mardin” üzerine yaptığı çalışmalardan oluşan koleksiyonunun davalı tarafından düzenlediği etkinlikte Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı unvanı ve logosu altında “Taşın ve İnancın Şiiri Mardin Fotoğraf Sergisi – Bünyad Dinç” yazılı bir tabela ile müvekkiline ait 30 adet fotoğrafın sergilendiğini, müvekkilinin eserlerini sergileme hakkını kimseye devretmemiş olduğunu, davacı ile dava dışı kurumlar arasındaki sözleşmelerin müvekkilini bağlamayacağını, müvekkilinin Fikir ve Sanat Eserler Kanunu’nun (FSEK) 14, 22 ve 24. maddelere dayalı haklarının ihlal edildiğini, müvekkilinin eserlerinin kullanım izinlerini Amerikan Doları cinsinden ücretlendirdiğini ileri sürerek, 68. maddeye dayalı üç kat talep hakları da bulunduğunu ileri sürerek, 22.500 Amerikan Doları veya bu kabul edilmezse bu tutarın Türk Lirası karşılığı ile 3.000.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin gerçekleştirmek istediği organizasyon için dava dışı FYM …. Ltd. Şti ile anlaştığını, anılan şirketin kongrede düzenlenecek sergi konusunda Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı ile anlaştığını, bu vakıf ile davacı arasında yapılan anlaşma ile davacının telif hakkını vakfa devretmiş olduğunu, bu konuda tüm ücretleri ödemiş olduklarını, davanın muhatabı olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu fotoğrafların eser vasfında olduğu, davacı ile dava dışı vakıf arasındaki anlaşmanın çekilecek fotoğraflar için yani henüz fotoğraflar meydana getirilmemiş iken düzenlenmiş olması nedeniyle FSEK 48/3 maddesi uyarınca batıl olduğu, bu durumda mali hakların davacıda olup, 52. maddeye uygun bir devir bulunmadığı ve davacının mali haklarının davalı tarafından ihlal edildiği, her fotoğraf için talep edilebilecek mutad bedelin 200 Amerikan Doları olduğu, fotoğrafçılar için ayrı bir meslek birliği bulunmadığından bilirkişilerin bu konudaki beyanına itibar edildiği, davacının 68. maddeye göre üç kat talep hakkı da bulunduğu, serginin davacının şeref ve itibarını zedeleyecek mahiyette olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 18.000 Amerikan Doları maddi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve aynı resimlerle ilgili İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2002/306 esas, 2004/426 karar sayılı benzer davada bedelin fotoğrafçılar derneğinden sorulmuş olmasına ve taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisinin bulunduğunun kabulü gerektiğinden, yabancı para üzerinden karar verilmesinde de bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

KARAR İNCELEMESİ : Kararda davacı fotoğrafçı ile vakıf arasında bir anlaşma var ise de bu anlaşma imzalanırken fotoğrafçı henüz eserleri yaratmamış yani Mardin fotoğraflarını çekmemiştir. (Nihayet bir Yargıtay kararında eser tartışmasına girilmemiş, hali hazırda fotoğrafların eser olduğu kabul edilmiştir.) (Kararda vakıf ile fotoğrafçı arasındaki anlaşmanın içeriğini görememekteyiz.) Ancak fotoğrafçının vakıf ile anlaşma yapması diğer dava dışı şirketler de anlaşma yaptığı ya da telif haklarını devrettiği anlamına gelmeyecektir.

FSEK Madde 48 – (1) “Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilirler. (2) Mali hakları sadece kullanma salahiyeti de diğer bir kimseye bırakılabilir. (3)  Yukardaki fıkralarda sayılan tasarruf muameleleri henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir esere taallük etmekte ise batıldır.” Denmiştir.

Maddenin 3. Fıkrasının kısaca anlamı; “Eserin henüz meydana getirilmemesi halinde devir işlemleri geçersizdir” denmektedir.

Ayrıca FSEK Madde 52 – “Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır” denmiştir.

Maddede kısaca devir hakkı kullanılırken yazılı olması gerektiği belirtilmiştir. Buradan hareketle Mardin fotoğraflarını henüz çekmeyen fotoğrafçı, eserleri meydana getirmediği için eserin mali haklarını devredemez, devretse bile geçersiz sayılır. Fotoğrafçının mali haklarının ihlal edilmesi nedeniyle fotoğraf başına hesaplanan bedelin 3 katına kadar tazminat hakkının olduğunu da daha önceki yazı içeriklerinden görmüştük. Yargıtay kararının verildiği tarihte fotoğrafçılar odası olmadığından bir bilirkişiye sorulup 1 eserin 200 Amerikan Doları üzerinden hesaplama yapılarak maddi tazminata hükmedilmiş ve manevi tazminat reddedilmiştir.

Yargıtay kararı içeriğinde yine en çok dikkatimi çeken başka bir noktaya değinmek istiyorum. Evet Kanun belli, mali haklar eser yaratılmadan devredilemiyor ve devredilse bile geçersiz sayılıyor, eserin değerinin 3 katı kadar maddi tazminat talep edilebiliyor ve şeref ve haysiyeti bozacak bir unsur yok ise manevi tazminat reddediliyor.

Peki ya siz Sayın Profesyonel Fotoğrafçı dostlarım; her ne kadar Yargıtay kararının oluştuğu tarihte bir oda mevcut değilse de şu anda mevcut olan İzmir Fotoğrafçılar Esnaf ve Sanatkarlar Odası ne kadar aktif? Aktif ise denetimleri yapılıyor mu? Denetimleri yapılıyorsa da bu miktarlar (bir eserin mali değeri) neye göre nasıl belirleniyor? Bu konuda üyelerin beyanı dikkate alınıyor mu? Profesyonel fotoğrafçıların bu odaya kaydı zorunlu mu?

Diyeceğim o ki; eğer ki bir uyuşmazlık yaşanılırsa bu odayla bağlarınızı güçlü tutmak gerekecek, her şey bu odanın belirleyeceği miktarda yatıyor.

Saygılarımla

Av. Fulden ELVERİR

Profilde paylaştığım Mardin fotoğrafı sevgili arkadaşım Özgecan Doğan Tezcan vasıtasıyla sizlerle buluşmuştur. Katkıları için kendisine çok teşekkür ederim.

Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsanız hemen abone olabilirsiniz.

Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

Abone ol
Bana bildir
guest
Makale Değerlendirme
Makaleyi 5 yıldız üzerinden değerlendirin
Yorum formu, web sitesinde yer alan yorumları takip etmemize izin vermek için Adınızı, e-Postanızı ve içeriğinizi kaydeder. Yorum göndermek için lütfen web sitemizdeki Koşulları ve Gizlilik Politikamızı okuyun ve kabul edin.
11 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Satır İçi Geribildirimler
Bütün yorumları göster
Sebahattin Demir

Fulden hanım merhaba,

Çok ilginç, bilgilendirici ve farkındalık yaratıcı konular buluyorsunuz. Bu yazı da tam yerinde ve zamanında olmuş. Evet, çok önemli bir konuya değinmiş ve asıl sorulması gereken soruyu yazınızın sonunda sormuşsunuz. Cevabını ben de çok merak ediyorum doğrusu, göreceğiz.

Selamlar, saygılar.

Fulden ELVERİR

Sebahattin Bey Merhabalar,

Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Gerçekten de herkes için çok faydalı olabileceğini düşündüğüm bir Yargıtay kararı oldu. Hem bazı cevapların bulunabileceği hem de yeni soru işaretleri doğuran bu karara dair herkesin yorumunu çok merak ediyorum.
Saygılar.

Öner BÜYÜKYILDIZ

Merhaba Fulden hanım, yine çok ilginç bir dava ve mahmeke kararı paylaşmışsınız. Teşekkür ederim.
Ancak bu defa biraz aklım karıştı doğrusu, yazıyı ikinci, hatta bazı bölümlerini üçüncü defa okudum.
Şimdi, bir fotoğrafçı bir vakıf ile anlaşarak bir çekim işi alıyor. Bu iş sözleşmesi fotoğraflar henüz çekilmeden önce yapılmış. Bu vakıf da daha daha sonra çekilen bu fotoğrafları üçüncü bir tarafa satıyor yada kullandırıyor. Fotoğrafçı da vakıf ile üçüncü taraf arasındaki alışverişin kendisini bağlamadığını söyleyerek dava açıyor ve kazanıyor. Burada mahkeme, fotoğrafçı ile vakıf arasındaki fotoğraf çekim işi ile ilgili anlaşmayı değil, vakıf ile üçüncü şahıs (sergiyi açan) arasındaki devir anlaşmasını geçersiz sayıyor değil mi? (fotoğraflar bu anlaşma yapılırken henüz çekilmemiş olduğu için).
Peki ama sonrasında fotoğrafçı çekimi yapıyor ve vakıfa veriyor. Yaptığı anlaşma gereği ücretini de alıyor. Bunda bir sorun yok. Vakıf’da kullanım haklarını satın almış olduğu fotoğrafları ve o an artık hayat bulmuş olan fotoğrafları daha önce yaptığı anlaşmaya istinaden (anlaşmayı o an da yapabilir/yenileyebilir/güncelleyebilirdi istese) devrediyor. Bunda neden sıkıntı olsun ki?
Aynı örneği düğün fotoğrafçılığı üzerine uyarlayalım. Çiftlerin bir fotoğrafçı ile henüz fotoğraflar çekilmemiş iken yaptığı anlaşma geçersiz mi? Yeni evli çiftimiz, örnek veriyorum; düğün fotoğraflarını daha sonra bir dergide kullanılmak üzere belli bir bedel karşılığı satmış olsa, bu fotoğrafçıyı ilgilendirir mi? Fotoğrafçı genç çiftin bu dergi ile yaptığı anlaşmanın fotoğraflar çekilmeden önce mi yoksa çekildikten sonra mı yaptığını nereden bilecek? Fotoğrafçı dergiyi “fotoğrafları ben çektim, çift ile aranızdaki anlaşma
beni bağlamaz” diyerek dergiyi dava edebilir mi?
Sanırım bende devreler yandı, yazıyı bir kez daha salim kafa ile okuyayım en iyisi 🙂
Selam ve saygılarımla.

Fulden ELVERİR

Öner bey aslında aslında söylediğinizin aksine burada mahkeme, fotoğrafçı ile vakıf arasındaki sözleşmeyi geçersiz sayıyor ve buna bağlı olarak zaten asıl taraflar arasında yapılan sözleşme batıl ise dava dışı 3. kişiler ile yapılan sözleşme zaten geçersizdir diyor. Dolayısıyla fotoğrafçı daha sonradan fotoğraf çekse ve bu fotoğrafları vakfa verse bile aslında başlangıçta sözleşme hukuk düzeninde doğmamış, hiç var olmamış yani batıl. ( Yazı içeriğinde de söylediğim gibi vakıf ile fotoğrafçı arasındaki sözleşme içeriğini göremediğimiz için kafamızı karışıyor. Her türlü ayrıntı net değil. )

Düğün sözleşmesine şu yönden bakalım. Fotoğrafçı henüz fotoğrafları çekmeden gelin ve damat ile sözleşme yaptı ve mali hakları kendilerine devretti (!) gelin ve damat daha sonradan bir dergi ile anlaşma sağlayıp bu fotoğrafları dergiye gönderdi. Fotoğrafçı dergiye dava açarak aslında “mali haklar hala bende çünkü o sırada eserler yaratılmamıştı yani bizim gelin ve damat ile arasındaki yaptığımız sözleşme batıl, dolayısıyla sizin derginizin gelin ve damat arasındaki sözleşme de batıldır. diyerek maddi tazminat talebinde bulunabilir diye düşünüyorum.

Anlıyoruz ki ancak vücut bulmuş eserin mali hakları devredilebilir. Aksi halde yapılan tüm sözleşmeler geçersizdir.

Saygılarımla

Okyar Atilla

Fulden Merhaba,
Çok güzel bir konu. Bana “doğmamış çocuğa don biçmek” ya da “kasaptaki ete soğan doğramak” deyimlerini anımsatıp gülümsetti. Ancak ilginç bir durum.

Burada fotoğrafçı ile vakıf arasında yapılan anlaşmanın şartlarında çekilecek fotoğraf tanımlarının “genel” olduğunu yani daha doğrusu tanımsız bir şekilde “Mardin” ifadesiyle ucu açık olması dikkati çekiyor. Eğer vakıf şartnamede, mesela “Deyrulzafaran manastırında üç fotoğraf”, “Zinciriye medresesinden iki fotoğraf” gibi henüz çekilmemiş olmasına rağmen bu kadar net tanımlar olsaydı acaba ne olurdu?

Eline sağlık
Sevgi ve saygılarımla

Fulden Elverir

Okyar bey merhabalar,

Evet çok doğru bir tespit. Gerçekten de sözleşme içeriği ve ifadeleri daha net olsaydı eminim şartlar değişecekti ve mali hakların devri konusu tartışılabilirdi diye düşünüyorum.

Saygılarımla

Salih KAYHAN

Sebahattin bey benim de 2008 yılında başıma buna benzer olay geldi, dava dilekçesi, vs karar göndermek ve değerlendirmenizi isteyeceğim …

Ayrıca mağdur olan ben oldum…
Selamlar…

Önder Köktürk

Fulden hn, ilginç bir yazı olmuş, elinize sağlık. bende anlamak için bir kaç kez okuyanlardanım. Fotoğrafçılar odası, sanırım ticari olarak fotoğrafçılık ile uğraşan kişilerin üye olduğu bir meslek odası. benim ve benzeri pek çok arkadaşım gibi ana işi bu olmayan fotoğrafçılar için çok yakın ilişki ve iletişimde olunabilecek bir yer değil diye biliyorum?

Fulden ELVERİR

Önder Bey Merhabalar, haklı olabilirsiniz, benim ise hiç bir fikrim yok. Tek bildiğim fotoğrafı yaratan sanatçının (profesyonel olması şart olmamakla birlikte) ileride bir uyuşmazlık çıktığında maddi haklardan yana bir problem olduğunda uyuşmazlığın çözümüne ilişkin sorulacak yerin Fotoğrafçılar Odası olduğu. Bu nedenle aslında Odayı takip etmekte ve aktif olmakta fayda olabilir diye düşünüyorum.

Nurullah

Saygıdeğer Fulden hanımefendi!
Fotoğraf merakımız ve geçmişimiz vasıtası ile sitenizi büyük bir haz ve merakla takip ediyorum. Buradaki en mühim gördüğüm konulardan biri de zat-ı alilerinizin uzmanlığındaki işin hukuki tarafı oluyor. Fekat ne yazık ki uzun bir vakitten beri sizden yeni yazı görememenin üzüntüsü ve heyecanını taşıyorum. Bizi daha fazla heyecanda bırakmayacağını ümit ediyorum.
Hürmetlerimi kabul buyurunuz.
Sağlıcakla kalınız

Fulden ELVERİR

Nurullah bey düşünceleriniz ve yorumlarınız için teşekkür ederim. Umuyorum ki en kısa zamanda yeni Yargıtay kararları ile yazılarımıza devam edeceğiz.
Saygılarımla

Bu makaleyi paylaş

Av. Fulden Elverirhttp://www.elverirhukuk.com.tr
Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, İzmir’de Elverir Hukuk & Danışmanlık Bürosunun kurucusu. Zorlu ve stresli meslek hayatının yanında AIESEC, YGA, TEDX, ELSA gibi kuruluşlarda da üyeliğini yürüterek kendisine sosyal bir alan yaratmaya çalışıyor. İzmir Barosu Kadın Hakları Hukuk ve Araştırma Merkezinin aktif üyesi ve aynı zamanda yerel bir gazetede hukuk alanında konuk köşe yazarlığı da yapıyor. Noterlik ve Uzlaştırmacı unvanlarına hak kazandı. Çocukluğundan bu yana yağlı boya resim ile ilgileniyor. Folklorik danslar ve latin danslara da olan merakı nedeniyle bu alanlarda da amatör şekilde uğraşısını devam ettiriyor. Üniversitede okuduğu dönemde Fotoğrafçılık Topluğuna üye olarak ilk defa fotoğraf ile tanıştı, fotoğraf çekmeye olan merakının artmasıyla en son Yönetim Kurulunda da görev aldı.

POPÜLER İÇERİKLER

Diyafram Nedir? Fotoğrafta Diyafram Ayarları

Diyafram Nedir? Fotoğrafta Diyafram Ayarları

Diyaframın kökeni dilimize Fransızca “diaphragme” kelimesinden gelmiştir, İngilizcede "Aperture" olarak tanımlanır ve “açıklık” anlamına gelir.

Fotoğrafta diyafram ayarlarını çekmek istediğiniz sahnenin ne olacağına göre siz belirlersiniz. Fotoğrafınızda nelere etki edeceğini anlamak için okumaya devam edin.

Buna benzer birçok yazı
E-Posta Kutunuza
gelsin ister misiniz?

Bültenimize abone olun, yeni içerikler ilk size gelsin.

Teşekkürler. Abonelik kaydınız başarıyla alınmıştır.

Bir hata meydana geldi, lütfen daha sonra tekrar deneyin.

11
0
Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x