Dijital çağın 2020’li yıllara tekabül eden ve teknolojinin hızına ayak uydurmakta zorlandığımız bu aşamasında, neredeyse her bireyin cebinde bir görüntü kayıt cihazı bulunduğu için, hemen her şeye dair türlü hal ve görünümleri kaydedip paylaşmak konusunda yeryüzündeki hiçbir diyar diğer diyarlardan geride sayılmaz. Bu alanda bir bakıma eşitlik söz konusu; üç aşağı beş yukarı herkes aynı avantajı elinde tutuyor. Herkesin bîla istisna aynı ölçüde sahip olduğu gün 24 saat (zaman) gibi bir eşitlik adeta.
Nitelik mi?
İşte o konuda kimi diyar epeyce zenginlik barındırıyorken, kimi diyar hayli fukara, ne yazık ki.
Ve tabii ki aslolan niteliktir.
Üzerinde hayat bulduğumuz, düşünen insan ve birey olarak varlık inşa etmeye çalıştığımız, dedelerimizin, onların dedesinin ve onların da atalarının yaşadığı bu güzel diyarda, foto-graf alanında nitelikli çabalara imza atmaya çalışan, kültür-sanat hayatımıza zenginlik katmak için ömür tüketen isimsiz kahramanlardan biri de Kadir Ekinci’dir.
Doğup büyüdüğü kente (Kars’a) vefa borcunu ödemek için emek veren foto-grafçılardandır. Amatör bir tutumla, profesyonel bir disiplinle ve bir kültür-sanat insanının donanımıyla yol alır çalışmalarında.
Ekinci’nin “Sessiz & Uzak Işık” isimli albümü ve sergisi için vaktiyle birkaç şey söylemişiz:
“… S/B fotografta, teknik bağlamda hangi önemli nitelikleri arıyorsanız, hepsini yerli yerinde bulabileceğiniz fotograflardan oluşan bir albüm olmasının da ötesinde, bu coğrafyanın uzak köşelerinden ülkemize özgü ama yitip gitmekte olan yaşam ögelerini geleceğe taşıyor olması, övgüye değer doğrusu. …
Uzun beyaz kış mevsiminin ıssızlığına, toprağı saran kalın beyaz örtünün günbegün inişine; Toprak damları çatırdatmak istercesine sabahlara dek aralıksız yağan ‘kar’ın saatlerce tahta küreklerle atılışına, toprağa loğ çekilişine; Ağır hastaların kızaklı atlarla götürülüşüne, fırtınada nefessiz kalan küheylanın kişnemesine; Sürü başının çıngırak sesine, cesur ‘kangal’ ın sürünün çevresinde dört dönüşüne; Ak saçlı ninelerin uzun kış akşamlarını masalla süsleyişine; Aksakallı dedelerin ihtimamla tütün sarışına; Genç kızların yün eğirişine, kilim dokuyuşuna; Eli kınalı gelinlerin süt sağışına, yayık yayışına; Gözü yaşlı anaların gece yarılarına değin sac üzerinde ekmek pişirişine, salgında yitirdiği çocuğu için ağıt yakışına, …ve daha nelere tanıklık etmiştir kimbilir, Kadir Ekinci.
Ozanı olmak ister besbelli, doğup büyüdüğü toprakların.
Gün varoldukta, toprak damlı evin aydınlatmasından her daim süzülen narin ışığa âşık bir ozan.
O’nu karanlıklardan kurtaran, ışıl ışıl gün huzmesinin peşinde bir ozan.
‘Divane’ bir adam.
‘Mecnun’…
Malûmdur bizce; ‘Nazlı bir yâr’ peşindedir Kadir Ekinci.
‘Maşuk’unun (ışığın) peşinde…
Çocukluğunun, alabildiğine özgür zamanlarının hasretinde…
Kar vardır, …hem de bolca, çocukluğunun geçtiği topraklarda.
Ama yumuşak, ama ılık…
Esip gürlemeyen, paralamayan…
Öyle bir kar, öyle bir kıştır oradaki.
Onun peşindedir Ozan.
O insanın, o tabiatın peşindedir;
Çocukluğunun…
Dere tepe, …uçsuz bucaksız, …sınırsız çocukluğunun.
Göz alabildiğine geniş düzlüklerde, tay gibi özgür koşturmanın düşünde.
Onun için, şiir tadında fotoğraflar.
Onun için, Veysel’in bağlamasının telinden süzülen ezgi gibi fotoğraflar.
Onun için, Cengiz Aytmatof’un kaleminden sökün eden cümle gibi fotoğraflar.
‘Bu topraklar ozansız olmadı hiç, …ozansız da kalmayacak’, der gibidir Kadir Ekinci.
‘Sessiz & Uzak Işık’ isimli ilk muhteşem S/B çalışmasından sonra, kendi memleketi olan Kars’ta (kendi deyimiyle) bir yaşam kültürü olan ‘Mal Meydanı’ konusunu çalışmıştır. Uzun soluklu ve sağlam çalışmaların fotoğrafçısıdır Kadir Ekinci. Sabırlıdır. Emektardır. Kars şehrinin yetiştirdiği çok kıymetli bir kültür ve sanat insanıdır. Ne yaptığını bilen, nereden bakması gerektiğinin ayırdında olan ve fotoğrafçılarda en fazla görmeyi arzu ettiğimiz kendine has bir üslup içinde fotoğraf yapma becerisini gösteren ender fotoğrafçılardandır.

Klasik fotoğrafın büyük bir ustasıdır.”
Yeri geldiğinde altını çizerek söyleriz; Ara Güler foto-graf düzleminde İstanbul için ne ifade ediyorsa, Kadir Ekinci de Kars için onu ifade eder.
Tekin ERTUĞ


Teşekkür ederiz Tekin Hocam. Ellerinize emeğinize sağlık.
A. Kadir Ekinci ile “Mal Meydanı” sergisinin İzmir’de açılışında tanışma, kısa sohbet etme fırsatını yakalamıştım. Tekin Bey çok güzel ifadelerine gönülden katılıyorum. Sayın Ekinci mütevazi kişiliği ile değerli bir insan ve iyi bir fotoğrafçı.
Sevgi ve saygılarımla
Kadir Usta’nın İzmir’deki “Mal Meydanı” sergi açılışında Okyar ile birlikteydik. Çok özel ve güzel bir görsel şölendi bizler için. Ustayla ayaküstü samimi bir sohbetimiz de olmuştu. Sunumunda kullandığı ve belli ki onun için çok özel bir yeri olan plastik ayakkabılarını hiç unutmayacağım, çok etkilenmiştim.
Sayenizde ustamızı bir kez daha hatırlamış ve kulaklarını çınlatmış olduk Tekin bey. Bu çok özel katkılarınızdan dolayı size de gönülden teşekkürler.
Sağlıkla alın, saygılar.