Gönüllü Emek / Amatör Foto-Graf – Lütfi Özgünaydın

Üstad Lütfi Özgünaydın’ın kaleme aldığı metinlerde de benzer bir tad var. Özünde evrensel ögeleri işlediği öykü ve romanları, okuyucuyu alıp uzak-yakın yerel geçmişe götürüyor ve yurt edindiğimiz bu eşsiz coğrafyanın insanıyla, mekânıyla, doğasıyla, kültürel değerleriyle buluşturuyor ve böylece, bir yandan nostalji duygusu yaşatırken, bir yandan da tarihe not düşüp ölümsüzleştiriyor.

-

Geç sayılabilecek bir zamanda tanışmakla birlikte, sağlam bir dostluğa dönüşen iletişimimizin hemen ertesinde değerli ağabeyim usta foto-grafçı Lütfi Özgünaydın’ın imzasını taşıyan kıymetli eserler kargo ile bize ulaştı. Birkaç yıl önceydi, İstanbul’da sayın Gültekin Çizgen için düzenlenen anlamlı törene konuk edilmiştik. Çizgen ustanın ilişkileri iyidir, iletişimi güçlüdür. Salon tamamen doluydu. Böyle bir kalabalığı çeyrek asrı geçkin bir zaman önce Ankara’da usta foto-grafçı sayın Çerkes Karadağ’ın dia gösterisi ve söyleşisinde görmüştük. Foto-graf dünyasında gerçekleşen kişisel etkinliklerde daha fazla kalabalığa başka bir zaman hiç rastlamadık. Gönül ister ki, karma veya kişisel foto-grafik etkinliklerin hepsi öyle kalabalık olsun, şen olsun.

Sayın Çizgen için düzenlenen gecede çok kibar bir beyefendi yanımıza gelip bizimle tanışma nezaketi gösterdiler. İsmini çokça duymuş olmamıza karşın, yolumuz hiç kesişmemişti, yüzyüze tanışmamıştık değerli ağabeyimiz Lütfi Özgünaydın’la. Foto-grafımızın hâzâ beyefendi insanlarından biriyle tanışmış olmak bizi ziyadesiyle mutlu etmişti. Sonra iletişimiz devam etti ve kendi güzel cümleleriyle kaleme aldıkları yaşam öykülerini, foto-graf serüvenlerini, duygu ve düşünce dünyalarını “Işıkla Resmedenler” serisinin 16.cildine aldık. Yıllar önce merhum Sıtkı Fırat ustadan hazır bir metin almıştık; öğrendik ki, onda da sayın Özgünaydın’ın katkısı çok büyük.

Sadece usta bir foto-grafçı değil, usta bir metin yazarı aynı zamanda Lütfi Özgünaydın. Ulusal basında ve dergilerde yazıları yayınlanıyor. Usta foto-grafçılarla röportaj/söyleşi yapıp yayınlayan Özgünaydın usta, bunu yaparak foto-graf dünyamıza çok ciddi katkı vermekteler. Eksik olmasınlar bendenizi de bir röportajla onurlandırdılar ve ilgili metni yayınladılar.

Farklı disiplinlerden basılı eserleri bulunan ustanın foto-graf albümlerinden, öykü ve romanlarından oluşan 11 kitabı kütüphanemizde yerini aldı. Bu eserlerden birinde Lütfi ağabeyin foto-grafları ile usta kalem merhum Yaşar Kemal’in metinleri birlikte yer alıyor.

Bazen kamerayı omuzlayıp Anadolu’yu gezmiş, bazen entelektüel ortamın önemli isimleriyle biraraya gelip sohbet etmiş, okumuş, araştırmış, analizler yapmış; velhasıl harıl harıl çalışıp üretmiş bir insan. Ülkemizin önemli yazarlarıyla röportajlar/söyleşiler gerçekleştirdiği ve onların portrelerini foto-graf ile yaptığı için, doğal olarak sık aralıklarla görüşüp dostluklar geliştirmiş.

Multidisipliner yaklaşımın kıymetli isimlerinden ve foto-graf dünyamızın en zarif insanlarından biriyle ilgili bu mütevazı metni kaleme almış olmaktan ötürü hakikaten kendimizi çok iyi hissediyoruz.

Hakkari’den Edirne’ye kadar bütün Anadolu coğrafyasını çok iyi bilen, insanı iyi tanıyan, toprak anaya, doğaya, coğrafyaya vakıf, oldukça yüklü bir görsel arşivi ve sıcak-samimi edebi eserleri bulunan son derece deneyimli bir ustadan söz etmek, takdir edersiniz ki hiç kolay değil. Üstelik hakkında üç-beş kelam etmeye niyetlendiğimiz insan usta bir foto-grafçı.

Üzerinde yaşadığımız toprakların geriye dönük yarım asırlık zamanıyla bağlı foto-graf arşivinde, kadim coğrafyanın sosyo-kültürel vaziyetiyle ilgili son derece net ve çok sağlam bilgiler bulmak mümkün. Birkaç yıl önce Ankara’da değerli ressamımız üstad Mustafa Ayaz’ın mekânında (müze/galeri) Lütfi ağabey sözünü ettiğimiz eski dönemlere ilişkin foto-graflarından oluşan harika bir sergi yaptılar. Sergi tek kelime ile büyüleyiciydi. Foto-graflar izleyiciye çok ciddi nostalji duygusu yaşatmakla birlikte, aynı zamanda her foto-graf bir hikâyeyle bağı bulunduğunu da hissettiriyordu. Öyle ki, oturup saatlerce bakmak ve her birinin öyküsünü tahayyül etmek arzusu uyandırdıklarını söylersek, katiyen abartmış olmayız.

Gönüllü Emek / Amatör Foto-Graf - Lütfi Özgünaydın

Üstad Lütfi Özgünaydın’ın kaleme aldığı metinlerde de benzer bir tad var. Özünde evrensel ögeleri işlediği öykü ve romanları, okuyucuyu alıp uzak-yakın yerel geçmişe götürüyor ve yurt edindiğimiz bu eşsiz coğrafyanın insanıyla, mekânıyla, doğasıyla, kültürel değerleriyle buluşturuyor ve böylece, bir yandan nostalji duygusu yaşatırken, bir yandan da tarihe not düşüp ölümsüzleştiriyor.  

Öte yandan, hakiki anlamıyla sanat ortamında kendisine yer açmak arzusunda olan bir insanın tek başına foto-grafla yetinemeyeceğini, diğer disiplinlerle sıkı sıkıya bağ kurması gerektiğini, sanatın bütün alanlarıyla, kültür ortamıyla ve düşün alanıyla gelişip olgunlaşabileceğini, yapıp etmeleriyle kanıtlar.

Lütfi Özgünaydın usta tam anlamıyla bir yazın ve foto-graf emekçisidir. Kültür-sanat ortamına yaptığı katkılar bağlamında ciddi bir gönüllü-amatör, sağlam bir disiplinle yol alıp durmaksızın üreten tavrıyla da ciddi bir profesyonel olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Yeni kitapların eli kulağında, nicelerini diliyor ve saygıyla selamlıyoruz.

Tekin ERTUĞ

İlişkili İçerikler

E-POSTA ABONELİĞİ

Yorum Politikamız: Arthenos.com ekibi olarak tüm okuyucularımızı tartışmalara aktif olarak katılmaya teşvik etsek de, Davranış Kurallarımıza uymayan veya yayınlanan materyalin editoryal standartlarını karşılamayan herhangi bir içeriği Silme / Değiştirme hakkını saklı tutarız.

Abone ol
Bana bildir
guest
1 Yorum
Beğenilenler
En yeniler Eskiler
Satır içi geribildirimler
Bütün yorumları göster
Öner BÜYÜKYILDIZ
Öner BÜYÜKYILDIZ
6 ay önce
Makale Değerlendirme :
     

Bizleri değerli ustalarımızla tanıştırmaya devam ettiğiniz için çok teşekkür ederiz Tekin hocam.

Lütfi bey’e de bundan sonraki çalışmalarında başarılar, ve sanat dolu nice yıllar diliyorum.

Selam ve saygılarımla…

Makale yazarı

Tekin Ertuğ
İlk gençlik yıllarında amatör olarak uzun süre resim ve karikatür yaptı ve edebiyat dünyasına yakın durdu. Gençlik yıllarının olgun sayılabilecek 5-6 yıllık bir döneminde ise amatör olarak Halk Müziği ve Kültürü konusuna eğildi.Resmi ve Özel Kurum ve Kuruluşlarda Temel Fotoğraf Eğitimi Seminerleri ve İleri Düzey Fotoğraf Seminerleri verdi, Atölyeler gerçekleştirdi. Yaptığı atölyeler daha çok “Kuram” ve “Kurgu” öncelikli atölye çalışmalarıdır. Atölye çalışmalarının sonuçları gösteri, söyleşi ve seminer olarak çeşitli platformlarda paylaşıldı.Bu süreç içinde kaleme aldığı yazılar basılı ve sanal ortamda Felsefe, Yazın ve Fotoğraf dergilerinde yayınlandı. İlerleyen zamanda kitap çalışmalarına yöneldi. Şu ana kadar basılan kitapları: Sanat yazılarından oluşan 4 cilt “Fotograf Sanatı Üzerine”, Röportaj-Anı ve Biyografi yazılarından oluşan 10 cilt “Fotoğraf Ustaları” (Masters of Photography) ve 16 cilt “Işıkla Resmedenler” (Photographers), (Ressam Hikmet Çetinkaya'nın Biyografisi) “Kan Çiçekleri” ve en son ressam Ahmet Yeşil’in biyografisi olan “Sicim” isimli eser.Hazırladığı biyografik/otobiyografik metinlerin yanısıra fotograf, sinema, edebiyat ve müziğe dair metinler üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Manşet

Âşık Mahzuni Şerif’ten, Mustafa Ertekin’e uzanan süreç

Âşık Mahzuni Şerif’ten, Mustafa Ertekin’e uzanan süreç

“İyi bir fotoğraf etkili bir şiir gibidir. Tıpkı şairin bir şiirinin diğer şiirlerinin desteğine ihtiyacı olmadığı gibi, tek fotoğrafın da anlam kurmak ve duygu yaratmak için ikinci bir fotoğrafa ihtiyacı yoktur.

Fotoğraf gerek yapısıyla gerekse de etki biçimiyle en çok şiire benzer. Bir şiiri etkili kılan en temel özellikleri düşünceden çok duygu çağrıştırması ve bunu imge yaratarak yapmasıdır. Şiir metaforlarıyla, mecazlarıyla, uyaklarıyla hem anlamını hem melodisini yaratır."
Mustafa Ertekin

EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ

Back Button Focus / AF-ON Tekniği ile Ustalaşın

Back Button Focus / AF-ON Tekniği ile Ustalaşın

Back Button Focus, otomatik netleme işlevini deklanşör düğmesinden alıp kameranın arkasındaki başka bir düğmeye atama işlemidir. Bu yazıyı okuduktan sonra kameranızı daha çok seveceksiniz ve fotoğraf çekmekten çok daha fazla zevk alacaksınız, iddia ediyorum.

POPÜLER İÇERİKLER

Belgesel fotoğraflardan belgesel sinemaya: Sokağın Çocukları

Belgesel fotoğraflardan belgesel sinemaya: Sokağın Çocukları

Muhammed Suriyeli mülteci bir çocuk. Savaşın bölüp parçaladığı çocukluğun acı bir gerçekliğinin de karakteri olmuş.

Muhammed çok merak ediyormuş Galata Kulesi’ni. Hatta birkaç arkadaş sıraya girip ziyaretçilerin çocuklarıymış gibi girmeye çalışmışlar. Bir keresinde birinci kata kadar çıkabilmişler ama yakalanmışlar. Bir gün Muhammed’le çıktık.
1
0
Düşünceleriniz bizim için önemli. Belirtmek ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x